Four Good Days

Four Good Days

Download Turkish Subtitle

Release info

Four Good Days 2020 1080p AMZN WEB-DL DDP5 1 H 264-TEPES
A Commentary by sub.Trader

Tags

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
1080
Published on: 2021-09-06
Downloads: 25
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

-Bir kadeh koyuyorum. İster misin? -Hayır, böyle iyiyim.

Kim o?

-Merhaba? -Anne, benim.

Anne!

Kapı bir.

Anahtarımla açılmadı.

Hayır, biz...

Geçen yıl Eric'le sen gitarları çalınca kapı kilidini değiştirdik.

Uyuşturucuyu bırakana dek buraya dönmeyeceksin diye anlaşmıştık.

Bekle... Bu yüzden geldim. Ben...

Bitirdim. Eve gelmek istiyorum.

Bitti mi? Uyuşturucuyu bıraktın mı?

Eric'ten ayrıldım. Onunla bitti.

Bir hafta, belki daha fazladır

sokakta yaşıyorum.

Olan biten her şeyi düşünüyorum da.

Ben küçükken bana söylediklerini ve büyük aydınlanmalar yaşıyorum.

Okula geri dönmek ve bir işe girmek istiyorum.

Ve çocuklarımı geri almak istiyorum.

Molly, dur. Dur.

-On senedir bu lafları dinliyorum. -Anne, eve gelmeliyim.

Biliyorsun ki yalnız kaldığımda pek bir şey beceremiyorum.

Ve bırakmak istiyorum.

Burada bunu başarabilirim.

Hayır.

-Bırakınca geri gel. -Hayır anne, lütfen.

Bırakınca görüşürüz.

Anne! Lütfen anne!

Benim!

Buraya gel. Doğru olanı yapıyorsun. Ona izin verirsen hayatını mahvedecek.

Ondan böyle bahsetme, bomba değil ya!

Sadece diyorum ki yapman gereken şey bu.

-Sen onu taşıdıkça kendi yürümez. -Siktir git!

Peki.

-Bana polisi aratma! -Tanrım! Sen kimsin?

Ne zaman bu eve girsen bir şeyler kayboluyor.

Otelde kalırım!

Sadece bırakabileceğim güvenli bir yer lazım.

Otel için de biraz para lazım.

Sana para vermemi mi istiyorsun? Sen delirdin mi?

Ayakkabı ve gözlük için aldığın paralar gibi mi?

Ya da şey... Çevrim içi kozmetoloji dersleri için.

Ya da forma girmek için istediğin zumba derslerinin parası gibi mi?

-Ne kadar eroin parası verdim sana? -Haklısın.

Bir köprünün altında fahişeler ve farelerle bırakmam

-şüphesiz ki daha iyi bir plan. -Ağzını niye kapıyorsun?

Bakayım...

Göster.

Tanrım...

En azından bir battaniye ve yastık alabilir miyim?

Geceleri gerçekten soğuk oluyor.

İyileş Molly.

Alarmı kurdum.

Neden hayatımı mahvettiğini söyledin?

Bizim hayatımız demek istedin.

-Evet. -O zaman niye bizim demedin?

Buna gerek var mı?

Yaşananlardan yoruldum. Ne zaman etrafta olsa senin için korkuyorum.

Seni kandırmasına izin verme.

Beni kandırmıyor.

Ne zaman onunla tekrar bir araya gelsem

bunu gözlerimi dört açarak yapıyorum.

Kapı bir.

Acıma bekliyorsan sana acımayacağım.

-Barınağa git. -Evde olmam lazım.

Git. Lütfen.

Lanet olsun, ne kadar inatçısın. Katır gibisin.

Eroinden daha acımasız biri

ya da bir şey varsa o da sensin.

Tek umut ışığım bu. Al.

Ciddiysen seni hemen detoksa götüreceğim.

Tamam.

Ama önce birkaç gün kalabilir miyim?

-Hayır. -Detoksa girmek kolay değil.

Kesinlikle deneyebiliriz. Her gün yeni bir yer açılıyor.

-Her gün açmıyorlar. -Ya şimdi gideriz

ya da verandada yatmaya alışırsın.

Siktir! Hep mi böyle kalpsiz bir orospuydun sen?

Unutmuşum herhâlde.

En azından gelip duş alabilir miyim? Haftalardır yıkanmadım.

Ben... Reglim.

Hayır.

Eşyalarımı alacağım.

-Burada bekle. -Seninle geleceğim.

Burada bekle!

Emniyet kemeri.

Yolda tampon alırız, olur mu?

-Hayır. İhtiyacım yok. -Regl değil misin?

Tamam.

-Merhaba. -Merhaba.

-İsim? -Molly...

Molly Wheeler. Margaret.

-Medicaid kartınız var mı? -Evet.

-Hangi uyuşturucuları kullanıyorsunuz? -Eroin, metadon, biraz taş.

Bulursam yani, bazen Aderall.

-En son ne zaman kullandınız? -Dün sabah. Yani acı çekiyorum.

Ne zamandır bağımlısınız?

On yıl. Daha fazla.

Hiç detoksa girdiniz mi?

Kaç kez?

-14. -Pardon?

14 kez.

Peki. Yani süreci biliyorsunuz.

Medicaid üç geceyi ödüyor. Sonrası size ait.

Bir yatak, iki havlu, üç öğün yemek verilecek. Eğer hazmedebilirseniz.

Kas spazmları, soğuk terlemeler,

ateş, kusma, paranoya, uykusuzluk, bunlar normaldir.

Ama nefes almakta zorlanırsanız haber verin.

Tek müsait yatak, paylaşımlı bir odada var.

Burayı imzalayın.

HAYAT AĞACI

Tamam. Gidelim.

TEMİZ UFUKLAR

Pekâlâ. Amacına ulaştın. Artık eve gelebilir miyim?

-Hayır. Üç gün sonra seni alırım. -Cidden mi? Yardım etmeyecek misin?

Yürüyüp gidecek misin? Senin olayın bu, değil mi?

Siktirip gitmek!

Gelin.

Sikeyim...

Seni... Orospu çocuğu.

Şu an cehennemde.

Ne?

Tepeden tırnağa acı çekiyor.

Ve ben onu kapı dışarı ettim.

Anneler grubunu aramalısın.

Onların acımasına ihtiyacım yok.

Yardımcı oluyor, biliyorsun.

-Hepiniz aynı gemidesiniz. -Evet, 7/24 batıyoruz.

Bazen şey gibi hissediyorum...

Artık onu sevmek istemiyormuşum gibi. Bu beni çok korkutuyor.

-Onu sevmeye devam edeceğim, değil mi? -Elbette.

İşte sen bununla evlendin.

-Benim için sorun yok. -Evet, gerçekten aptalsın.

Ne zaman etrafımızda olsa böyle konuşuyorsun.

Bunu fark ettin mi?

Bunu yapmayı bırak.

Tamam mı?

Affedersin.

PECHANGA KUMARHANE OTEL

Çok iyi geliyor.

Sen bir harikasın Deb.

Napa tatilinden yeni döndük, söylemiş miydim?

-Öyle mi? Nasıl geçti? -Muhteşemdi.

Walter'ın müşterisi evinde kalmamıza izin verdi.

Ev demek eksik kalır. İnanılmazdı.

Seninle açık konuşacağım Molly çünkü saçmalığa vaktin yok.

Bunu 15'inci kez yaşıyorsun.

İstatistiksel olarak buraya geri dönmen olası.

Eroinde tekrar başlama yüzdesi 97'dir.

Kol, ayak bileği, el ve ayaklarındaki damarları çoktan mahvetmişsin.

Şimdiye dek boyna yapmamışsın ama er ya da geç oraya da gelinir.

-Kendini zor bir duruma sokmuşsun. -Onu bu duruma siz soktunuz.

Tanrım. Anne, lütfen.

Sorunu böyle bir doktor muayenehanesinde başlamıştı.

17 yaşında su kayağı yaparken dizini incitmişti

ve ona 75'lik Oxy yazdılar, bunu da sürekli devam ettirdiler.

Bu... Gerçekten korkunç. Üzgünüm.

İkimiz de üzgünüz.

Seni tetikleyen şeyler neler?

Sıkıntı, kaygı, utanç, yalnızlık.

Hayatım. Kısaca hayatım tetikliyor.

Yalnız değilsin.

31 yaşındayım ve hayatımda batmak dışında bir şey yapmadım.

Oturup tüm bunları hissedebilir

ya da bir şeyler yapıp iyi ve uyuşmuş hissedebilirim.

Böyle şeylere karşı her zaman çok hassastır.

Hislere karşı.

-Gençliğinden beri böyleydi. -Nereden biliyorsun? Yanımda yoktun!

-Molly, şu an buradayım. -Seçeneklerimizden bahsedelim mi?

İkinizden biri, opiyat antagonisti ne demek biliyor mu?

-Hayır. -Ayda bir yapılan bir iğne

ve opiyatların sistemine girmesini engelliyor.

Eroin, oksikodon, Norco.

Yani bu iğne kafanın güzel olmasını engelliyor.

Sihirli bir değnek değil. Yine de iyileşmeye devam etmek zorundasın.

12 adıma, terapiye, tümüne.

Güvenli mi?

Sen dalga mı geçiyorsun?

On yıldır eroin enjekte ediyorsun,

içinde neler vardır, fare zehri, talk pudrası ve kim bilir daha neler?

Ve aniden bedenin bir tapınak mı oldu?

Güvenli miymiş? Tanrım. Tanrı aşkına Molly.

Evet, güvenli. FDA onaylı.

En az bir hafta temiz kalmalısın.

İğne olduğunda vücudunda uyuşturucu kalıntısı varsa

bu seni hızlı yoksunluğa sokar.

Bu çok tehlikelidir. Acil servislik olursun.

Sonrası, ayda bir iğne.

Bu bir fırsat.

-Kullan bu fırsatı Molly. -Buna ben karar veririm.

-İyi. Tamam. -Bence bu iyi bir seçim.

Dört gündür temizsin.

Dört gün daha temiz kalmalısın.

-Cuma 9.00'da iğneyi yapalım. -Dört gün mü? Cidden mi?

Bir saat içinde tekrar kullanabilir.

-Güven için sağ ol. -Burada kalamaz mı?

-Hayır! -Hayır. Maalesef yatak lazım.

Diğer bağımlılardan uzak bir yerde olmalı ve yalnız kalmamalısın.

Dört gün daha.

Bunu yapabilirim, değil mi?

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left