The first 179 lines.
NETFLIX ORİJİNAL DİZİSİ
Sonucunun lehimize olmasına imkân yoktu Gary.
Dolandırmadan söyle HUE.
Bu karmaşadan kurtulma ihtimalim nedir?
Şu anki durumunda, on dakikaya kurtarılamayacak noktaya geleceksin.
Ayrıca oksijen sızdırıyorsun Gary.
Şuna bak sen.
Kırmızı alarm için yeşil kullanmışlar.
Yani ben olsam kırmızı kullanırdım, pervane çiçeği rengi.
Lanet olsun, yumurta likörü rengi bile olur.
Böyle bir renk olup olmadığını bilmiyorum ama Tanrım, canım likör çekiyor.
Bu sızıntı oranıyla dokuz dakika sonra cansız olacaksın.
Muhteşem haberlerle beni gerçekten şımartıyorsun.
Maalesef Gary, öngörülebilir sonuçlar arasında hayatta kaldığın bir durum yok.
Bu biletler rezaletmiş, en uzak koltuğu vermişler.
BÖLÜM 463G
KAPTAN GARY
Günaydın Gary. 1818. gün.
Yataktan kalkmıyorum desem?
Bu normalden biraz daha sertti HUE!
GARY BURADAYDI
KURABİYENİN TADINI ÇIKARIN
Merhaba sevgili dostum.
Ne zamandır görüşmüyoruz.
Hank! Evet! Nasıl gidiyor Hank?
Evet, Beth bugün çok güzel görünüyor.
Şuna bak, o ateşli gözlerini üzerimden alamıyor.
Sen ve ben, bir ara.
Kart oynamak ister misin Hank?
Biriyle oynamak gerekiyor. O yüzden oynayacaksın.
Destelerim bitmek üzere Hank.
Selam Gary! Merhaba! Kurabiye varmış, nefis!
-HUE? -Evet Gary?
-Ben de bir kurabiye alabilir miyim? -Olmaz Gary.
Niye ki?
KVN için açtın sonuçta.
O pislik torbası kurabiye yiyemiyor bile!
İşlemci giriş yerine sokmaya çalışırken parçalıyor.
KVN'den nefret ediyorum, acı veriyor. Hayatımın en büyük felaketi.
Bir kurabiye alacak olursan cezana bir gün daha eklemek zorunda kalacağım.
Sence kaptan bir günden korkar mı?
Gary, bunu sana geçtiğimiz beş yıldır her gün açıklıyorum.
Sen kaptan değilsin. Bu gemideki bir mahkûmsun.
Tanıdık geldi sanki.
Şimdi hemen şu dolabı aç!
Çok güzeller!
Cezana bir gün daha eklendi.
Birine dokundum! Kaptan bir tanesine dokundu!
Kaptanın günlüğü, 80085.
Merhaba Quinn! Bil bakalım, ben kimim? Benim, yine Gary.
Quinn, bu konuda bayağı düşündüm ve önemli bir gün olduğundan,
bildiğin gibi bugün yıl dönümümüz, gerçekleri ortaya koymaya karar verdim.
Quinn, bu gerçek, saf Gary.
Gerçek, saf Gary'yi sana gösterememek beni içten içe yiyip bitiriyordu.
Beş yıldır gerçek, saf Gary seni aklındaki kaleden bir türlü çıkaramadı.
O gün tanıştığımızda senin o kişi olduğunu anladım.
Bizim olanı bize geri ver Gary!
Teknik olarak bu benim Doktor Bluestein ve Derek!
DÜNYA BEŞ YIL ÖNCE
Biraz kilo ver! Haydi Derek, bana yetiş!
Bana maden suyu mu verdiler?
Niye maden suyu verirler ki? Ben istemediysem tabii.
Ben mi istemiştim? Evet, ben istedim!
Senin dizlerini kıracağım Gary!
Gözlerime inanamıyorum.
Şuradaki muy bueno fena çıtır hanımefendi de kim?
Kaptan Quinn Aragone.
Ama zahmet etme. Sonsuzluk Bekçisi değilsen yüzüne bakmaz.
Aslında ben komuta zincirinde hayli yukarılardayım.
-Gerçekten mi? -Gerçekten.
-Ciddi misin? -Ciddiyim.
Yüzüne daha da yaklaşamam artık dostum.
O zaman üniforman nerede kanka?
-Üniformam var ahbap. -Hayır, yok adamım.
Evet, var arkadaş! Tuvalette. Lanet olsun!
Güzel görünüyorsun Gary!
Onu orada öylece bırakacak mısın? Seni çük, seni çük kafalı!
Aspirin aşkına.
Üç dropnoid, tam bozukluk çıktı! Gıcır!
EKSTRA MÜTHİŞ!
Yut!
İyi birisin Gary.
Şimdi de fena hâlde havalı olalım...
İlk defa selam bile vermeden bir kızın numarasını alıyorum.
Bak, bunu severim. Bir sürü telefonu olan kızları severim.
Aslında bu, Planck sabitindeki
çözülememiş dâhilî bir tutarsızlığın çözümü
çünkü şimdiye dek kimse bu sorunu fark etmemiş.
Ayrıca sorun demişken
belki sen de bir sorun yaratmadan gitmelisin, mesela hemen şimdi.
-Ya da içki ısmarlayabilirim. -Cidden mi?
Haydi çıldıralım. Sen bana bir içki ısmarlamaya ne dersin?
Vay canına! Yani, hayır tabii ama vay canına.
Tüm Sonsuzluk Bekçileri, derhâl üsse rapor verin.
-Gidelim! -Sana mı gidiyoruz?
Çita hızında ilerliyorsun. Hoşuma gitti.
Uçurman gereken bir F71 Hawk var pilot.
Şimdi sıçtık.
Şu Hawk'ı hemen uçur pilot.
Bunu başarabilirsin Gary. Derhâl daha zeki birine dönüş.
Şimdi iki kere sıçtık!
-Sen pilot değilsin, değil mi? -Evet, pilotum.
Yumruk!
Dersimi aldım. Bütün hükûmeti kızdırmak istiyorsan
92 Yıldız Gemisi ile aile işletmesi,
ufak Meksika restoranını yok etmen yetiyor.
Üzgünüm Guadalupe.
Merhaba Gary. Benim adım KVN.
Ben derin uzayda delilikten kaçınma arkadaşınım.
-Memnun oldum. -Senden şimdiden nefret ettim.
İyi haber ise, bu rezil sıçan deliğindeki cezamın
sadece bir haftasının kalmış olması.
Ve gönder!
Bu sefer cevap verecek HUE.
Vermeme ihtimali hayli yüksek.
Ama hayli düşük bir ihtimalle verecek. Bu bana yeter.
Başardım.
Halen tamir edilmesi gereken üç sıra var.
-Yakamdan düş artık be HUE. -Sen benim yakamdan düş Gary.
1891C tekrar faal.
HUE, hâlâ perşembe gününde olma ihtimalimiz var mı?
Geçtiğimiz yetmiş iki saattir perşembeydi zaten.
Güzel. Hâlâ yayınlanıyor o zaman.
Benim adım Eduardo Montoya Caraquinto Ta Lacara Poligia.
Babamı öldürdün. Şimdi ölmeye hazır ol.
Gary, molan bitti.
Ama Eduardo Talakinto Tala Pacia'nın babasını öldüren herif
daha ölmeye hazırlanmadı!
İşe bak, dolanan bir tane piksel var.
Yüzümü yiyor yahu!
Yüz yiyenlerden bu!
Sen yüzümü yemiyorsun, yüzüme sarılıyorsun.
-Çukiti. -Yüzüme sarılacak birine ihtiyacım var.
Uzun zaman önce yanımda olan bir dostumu anımsatıyorsun.
Mooncake ismi hoşuna gider mi?
Mooncake o zaman.
Gaza geldim. Heyecanlıyım.
Acaba normal konuşabiliyor musun?
-Çukiti-pağ. -Bana uyar.
BÖLÜM 18650
Hoş geldin.
Çok küçüksün be dostum! Bu ne...
Diğerlerine söyleyene kadar bekle.
Otur.
O nerede?
-Ne? -E-351.
Bilmiyorum. Size asla yalan söylemem Lord Kumandan.
Özür dilerim, o kadar küçüksün ki! Ondan...
Onu nerede buldun?
Ben bulmadım.
O beni buldu.
HUE, aramızda kalsın ama biraz ayak bağıdır, sana dair ne kadar az şey
bilirse o kadar iyi.
-Tamam, seni şuraya koyalım. Hazır mısın? -Çukiti!
Çukiti, çuk! Çuki.
Lütfen kapan. Tamam, sığmıyor. İşe yaramıyor.
Bazen ben de oraya saklanırım. Yatak hayaleti gibiyim.
Sakın kimseye söyleme.
Mükemmel. Hayır, mükemmel falan değil. Berbat.
Niye bu kadar berbat oldu? Peki şu nasıl olur?
Bazen ben de...
Başımın çevresine iç çamaşırı takarak
kendimden saklanmayı severim.
-Bu nasıl oldu? Uydu mu? -Çukiti.
Mükemmel.
Lütfen.
Beni öldürme!
Aklımdan bile geçmez. Çok kabalık etmiş olurum.
Onu ye.
HUE, neler oluyor?
Niye gemi sessiz bir dans partisine dönüştü?
Bilinmeyen dört araç bulunduğumuz noktaya doğru iniş yapıyor.
Üzerindeki işaretler Ventrexialı kelle avcıları olduklarını düşündürüyor.
Vay canına yandığım, karmaşık yaşam formlarından bahsediyoruz.
Evet be! HUE, kart oynayıp oynamadıklarını öğren.
Buna ihtiyacım var HUE! Oynayacak birine ihtiyacım var.
Güvenlik protokolü başlatılıyor.
HUE, ne yaptın?
Kendi güvenliğin için kantinde kalmalısın.
No comments yet. Be the first to leave one.