The first 200 lines.
İKİ DENİZİN VE İKİ KITANIN BİRLEŞTİĞİ YERDEKİ O ŞEHİR
İKİ FİRUZEYLE İKİ ZÜMRÜTÜN ARASINDAKİ BİR ELMAS GİBİYDİ
VE DEV İMPARATORLUKLARDAN OLUŞAN YÜZÜĞÜN EN DEĞERLİ TAŞIYDI
OSMAN'IN KONSTANTİNOPOLİS RÜYASI, 1280
Şehir bizimdir!
Konstantinopolis.
Ya ben seni fethedeceğim
ya da sen beni.
Gel.
Oğlum.
Baba?
Konstantinopolis.
Neden bana inanmadın?
Sana ihanet ettiler.
Oğlum.
...İnanmadın.
Delilik bu!
-Oğlum. -Konstantinopolis.
-Mehmet. -Konstantinopolis.
Konstantinopolis'i mi alacağım?
Hayır!
Konstantinopolis.
NETFLIX ORİJİNAL DİZİSİ
Her imparatorluğun başlangıcı
kan, çelik, servet ve fetihle örülüdür.
1453'te Roma İmparatoru XI. Konstantin ile Osmanlı Padişahı II. Mehmet,
Konstantinopolis için destansı bir savaşa girerler.
O zamana dek efsanevi şehri 23 ordu almaya çalışmıştır.
Hepsi başarısız olmuştur.
Bu katliamdan bir hükümdar zaferle çıkacak
ve sonraki 300 yıl boyunca tarihin akışını değiştirecektir.
Bir imparatorluğun yükselmesi için bir diğeri yıkılmalıdır.
Konstantinopolis dünyanın merkezi olmak için yaratılmış bir şehir.
Asya'yı, Avrupa'yı, Karadeniz'i, Akdeniz'i,
Balkanları ve İtalyan şehir devletlerini birleştiren nokta.
Sanki bir kelebek varmış da
Konstantinopolis de gövdesiymiş gibi.
Konstantinopolis bir kavramdır.
Sedace stratejik bir nokta değil.
İmparatorluk katmanlarını temsil ediyor.
İçinde saklı olan medeniyetlerin katmanlarını temsil ediyor.
Akdeniz'in en büyük şehri hep Konstantinopolis olmuştur.
Buraya hep vaat edilmiş topraklar denmiştir.
Konstantinopolis'i elinde tutan kişi dünyaya hükmeder.
1451'de Konstantinopolis'in koruyucusu ve hükümdarı
İmparator XI. Konstantin'di.
Doğu Roma imparatorlarından daha otokratik ve mutlakçı olan
çok az insan vardır.
Tanrıyla insan arasında, cennete giden yolun ortasında dururlardı.
Tanrı'nın dünyada kılıç tutan eliydiler.
XI. Konstantin çok cesurdur
ve Konstantinopolis'i korumak uğruna her şeyi feda edebilir.
23 düşman ordusu surlarla çevrili bu efsanevi kenti almayı denemiş
ve başarısız olmuştu.
Romalıların 1100 yıllık saltanatının karşısındaki en büyük tehdit
ebedi düşmanları Osmanlılardı.
Osmanlı, Anadolu'nun eski savaş ağalarının ve göçebelerinin kurduğu,
Doğu Avrupa'ya kadar uzanan, gelişmekte olan bir imparatorluktu.
Osmanlı Padişahı II. Murat'ın 1451'deki vefatı Osmanlılarla Romalıları
savaşın eşiğine getirecek bir dizi olaya sebep olmuştu.
Padişah Murat'ın oğlu II. Mehmet 300 kilometre ötede,
Ege'nin Manisa sancağında sancak beyliği yapıyordu.
EGE EYALETİ KUŞATMADAN İKİ BUÇUK YIL ÖNCE
Veliaht, padişahın maiyetiyle anlaşmazlığa düşünce
yıllar boyu yarı sürgün hayatı yaşamıştı.
Şehzade.
Sancakta çürüyüp gidiyorum.
Şehzadem.
Büyük İskender benim yaşımdayken bütün buraları fethetmişti.
Şehzadem.
Evet, Zağanos Paşa. Ne oldu?
Babanız.
Sadrazamın ve saraydakilerin
bir veliaht çıkarma planları yaptığı söyleniyor.
Yapıyorlardır elbet.
Yalancı pislik.
Ortadan kaybolmamı nasıl da istiyor.
Atları hazırlayın.
Başkente gitmeliyiz.
Mehmet tahta çıkmak üzere Edirne'ye doğru yola çıkarken
Osmanlı İmparatorluğu'na padişah olarak seçilecek mi,
yoksa tahtı zorla mı alacak, bilmemektedir.
Osmanlı'da hanedanın bütün üyeleri tahtta eşit hakka sahiptir.
Belirli bir halefiyet sırası yok.
Hükümdar olmak için birbirlerini alt etmeleri gerekiyor.
Güçlü olan sağ kalıyordu.
EDİRNE OSMANLI BAŞKENTİ
Mehmet, babasının sağ kolu Sadrazam Çandarlı Halil Paşa
tarafından karşılanır.
Sadrazam imparatorluğun başbakanı sayılır.
Yeni padişah sadrazamı babasından miras alırken
hep çatışma yaşanır ve o sadrazama hükmedilmesi gerekirdi.
O oyunu kaybederseniz kukla padişah olursunuz.
Halil Paşa.
Yıllar oldu görüşmeyeli.
Keşke daha iyi bir sebeple görüşseydik.
Sadrazam Efendi.
Sultanım.
Yıllarca babasının gölgesinde yaşadıktan sonra
19 yaşındaki sancak beyinin beklentileri boşa çıkar.
Görmeyeli epey büyümüşsün.
Baba?
Senden çok şey istedim.
Hazır olduğunda taht senin olacak.
Sabrımı sınama evlat!
Çok gençti ve insanlar ondan emin değildi. Altından kalkabilecek miydi?
Belki de iyi bir savaşçı olan babasının izinden gidemeyecekti.
Senin de sıranın geleceğini söylemiştim.
Mara Ana.
Mehmet'in üvey annesi Mara Branković başkentteki en yakın müttefiğidir
ve genç şehzadenin başa geçtiğini görmek için sabırsızlanmaktadır.
Büyük İskender tahta çıktığında ne demiş, biliyor musun?
''Nihayetinde her şey bittiğinde
mühim olan tek şey yaptıklarındır.''
Taht senin.
Sonunda tahta çıktığında babasının beklediği gibi biri olduğunu
kanıtlaması gerektiğini fark etmişti.
Peki bu çocuk ne yapacaktı?
"Parlak bir başarıya ihtiyacım var." diyor.
Peki bu ne olabilir?
Konstantinopolis'i fethetmek.
Herkesin hayali.
Seni dünkü çocuk gibi göstermeye uğraşacaklardır, Sultanım.
Anca uğraşırlar.
Mehmet'in maiyeti Manisa'dan getirdiği,
Zağanos Paşa liderliğindeki genç danışmanlar ile
babasının liderliğinden şüphe eden yaşlıca vezirleri arasında bölünmüştür.
Bu şüpheler Osmanlı'nın çok sayıdaki düşmanının kulağına kadar gitmiştir.
Rakip bir Türk beyi, 19 yaşındaki padişahı sınamaya kalkar
ve Anadolu'daki Osmanlı topraklarına akın yapar.
Mehmet ve ordusu isyanı bastırır.
Mehmet'in egemenliğine en büyük tehdit 1451'in sonlarında
Osmanlı'nın eski düşmanı Roma'dan gelir.
Hasan Paşa, Konstantinopolis'ten ne haber?
Casuslarımız ne diyor?
Rumların...
...bir talebi var.
Ne talebiymiş o?
Güvenliği ve bakımı için yaptığımız ödemeleri
üç katına çıkarmazsak amcanız Orhan'ı serbest bırakacaklarmış.
Şehzade Orhan, Bizans'taki eski diplomasi geleneğini temsil ediyordu.
Şehzade Orhan'ın tahtta hakkı vardır
ama Romalılar, Osmanlı'dan aldıkları yıllık ücret karşılığında
onu Konstantinopolis'te saklamaktadır.
Şehzade Orhan ilginç bir vaka.
Esir tutuluyordu.
Romalılar onu Osmanlılara karşı kullanmak istedi.
Mehmet tahta çıktığında daha 19 yaşındaydı.
Kimse nasıl bir hükümdar olacağını bilmiyordu
ve o yüzden de Konstantin onu tehdit etmeye çalıştı.
Her zaman, "Agresif bir şey yaparsan
Orhan'ı biraz para ve destekle birlikte geri göndeririz
ve seni tahttan indiririz." tehdidi var.
Romalılar askeri güç, toprak ve iktidar konusundaki zayıflıklarını
Osmanlı İmparatorluğu'nda iç savaş çıkarma becerileriyle
telâfi ediyorlardı.
Soru şuydu: Böyle bir durumda ne yaparsınız?
Bu, Konstantin'in yanlış hesap yaptığı nadir anlardan biri.
Epey kötü bir hata olduğu ortaya çıktı.
Kalemi buraya inşa edeceğim.
Sultanım, bu diplomasi değil, savaş nedeni.
Boğaziçi'ni ve oradan geçen her gemiyi kontrol edeceğiz.
Roma'nın tehdidine karşılık olarak Mehmet "Roma topraklarındaki kale"
anlamına gelen Rumeli Hisarı'yla ilgili planlarını açıklar.
Boğazın Avrupa kıyısında stratejik bir noktada yer alan kale
Karadeniz'deki Roma müttefiklerinden gelen bütün tedariği
ve askeri yardımı engelleyecekti.
Kalenin uğursuz bir takma adı da vardır: Boğazkesen.
Sultanım, lütfen bir daha düşünün.
Rum tarafına kale yapmak onları kışkırtır.
Konstantinopolis surlarının içindeki her şey Rumlara,
dışındaki her şey de bana ait.
Çandarlı bu fikri beğenmemişti çünkü şöyle dedi:
"Bakın Hünkârım.
Avrupalılar bize karşı birleşebilir.
Papa bize karşı bir ordu gönderebilir
ve Konstantinopolis'i almaya çalışırken her şeyi kaybedebiliriz."
Mehmet de, "Çekil başımdan." dedi.
Boğazkesen dört buçuk ay gibi müthiş bir sürede tamamlanır
ve Osmanlılarla Romalıları savaşa bir adım daha yaklaştırır.
İmparator Konstantin kalenin inşasına karşı çıkmak için
Mehmet'in sarayına elçiler gönderir.
Bazı elçiler "Burası Roma toprağı." der.
''En azından baban böyle bir şey yapmadan önce
izin isteyecek kadar nazikti."
Mehmet onları gönderir, dinlemez bile.
Konstantin de daha fazla elçi gönderir.
Bu kez hediyeler getirir ve sorarlar:
"En azından Konstantinopolis'e
saldırmayacağınızdan emin olabilir miyiz?"
KONSTANTİNOPOLİS DOĞU ROMA İMPARATORLUĞU'NUN BAŞKENTİ
Mehmet danışmanların kafasını keser ve Konstantin'in anlamasını bekler.
Güvendeyiz!
-Güvendeyiz. -Bu cevapsız kalamaz!
Karşılık vermeliyiz.
Çocuğa bir ders vermeliyiz.
Romalı tokadını tatsın o zaman.
O tokadı kim atacak, söylesene.
Sen mi?
Mehmet bir tehdit ama kaba kuvvet işe yaramaz.
No comments yet. Be the first to leave one.