The first 200 lines.
Alain Delon Filmi -ŞOK- Çeviri:dalgii
Christian? Benim.
Bir gün, bu kadar şanslı olmayacaksın.
O kadar da kötü olmayabilir.
Kahretsin karanlıkta oturmuş ne yapıyorsun?
Bir sorun mu var?
Oldukça kötü, evet.
Annem öldü.
Garip.
Bu kadar zor olacağını asla düşünmemiştim.
Michel,bırak şunu.
Buradayım.
- Evet? - Ben Mathilde.
Sonra gel. Misafirim var.
Şaka mı yapıyorsun? Bütün gece burada kalmayacağım!
- Yemeğe gidiyoruz. - Unut gitsin.
Kendimi daha iyi hissediyorum.
Biriyle konuşmaya ihtiyacım vardı.
Şimdi iyiyim.
Ayrıca,seni rahatsız etmek istemiyorum.
Bekle.
Ben de sana bir şey söyleyeceğim.
- Bırakıyorum. - Neyi bırakıyorsun?
İstifa ediyorum. Çıkıyorum.
- Cox biliyor mu? - Henüz değil.
Onun hoşuna gitmeyecek. Hata yapıyorsun.
- Göreceğiz. - Dikkatli ol, Christian.
Organizasyondan öylece çekip gidemezsin.
Cox gerçek bir piç.
Şüphesiz her şeyi planlamışsın.
Benim için endişelenme.
Bütün gece oturup duracak mısın?
Ne sıcak bir karşılama!
Sana biraz pasta biraz tavuk getirdim,tatlım!
- Ne? - Senin "tatlın" değilim!
Yolculuğun nasıldı?
Korkunç!
Beni yanına almalısın. Sana söylemiştim.
- Bu paket nedir? - Senin için.
Benim için mi? İnanamıyorum!
Bu da ne böyle?
Christian?
- Seninle duş alabilir miyim? - Hayır.
Bornozu ver.
Bir öpücük alabilir miyim?
Beni öpmedin bile.
- Bu senin ilk hediyen. - Sonuncusu da.
Bu ne anlama geliyor?
Demek oluyor ki aramızdaki her şey bitti.
Bir gün gideceğimi söylemiştim.
Şimdi gidiyorum.
Başka bir kız için mi?
Saçmalama.
- Beni de götür. - Yapamam.
- Peki ya kedi? - Benimle geliyor.
Lütfen benimle seviş.
Lütfen. Son bir kez.
Ağlama , Mathilde.
Sudan'ın benimle kalmasına izin ver.
Tam bir pisliksin.
Seni uyarıyorum. Evet. Yüzlerce erkeğim olacak!
Hakkın var.
Senden nefret ediyorum, seni pislik!
Ve senin aptal hediyenden nefret ediyorum!
İşte,Sudan'dan da.
Merak etmeyin.
Kadınlar böyle.
Uzun yolculuk için özür dilerim, Christian.
Doktor şimdilik evde kalmamı istiyor.
Bacağım, biliyorsun...
Benimle kahvaltı yapar mısın Bay Morelli?
Hayır, teşekkürler.
Lütfen, otur.
İyi işti, Christian.
Çok memnunuz.
Sylvio, parayı ver.
Senin için ekstra ödül ekledik, Bay Morelli.
Çok iyi işti.
Gerçekten.
Organizasyonun hala sana ihtiyacı var, Bay Morelli.
Senin için oldukça önemli ve beklenmedik bir görev var.
Ne dersin?
İlgilenmiyorum.
- 250,000 frank. -Hayır,teşekkürler.
300.000 yapabiliriz.
Ama bu kadar.
Bırakıyorum, Bay Cox.
Emekli oluyorum.
Bana söylemeliydin.
Şimdi söylüyorum.
Organizasyonı bırakma,Bay Morelli.
Ama bunu yapacağım .
Şuna bak:
büyük, güçlü...
ve aptal.
Senin yerini alamaz.
Michel artık başka birini bulacaktır.
Hayır.
Çok geç.
Sensiz yapamayız, en iyisi sensin.
Bunu biliyorsun, biz de biliyoruz.
Tartışmanın sonu.
Sylvio?
Gördün mü, sen en iyisisin.
Bolivya'nın başkenti neresidir?
La Paz.
Kazanmayacaksın.
Amerikan film yapımcısı, aslen Almanya'dan,
- "Mavi Melek!in yazarı kim?" - Saçmalık.
Josef von Lindberg.
- Josef von Sternberg. - Evet, von Sternberg.
Radyo Taksi. Sizin için ne yapabilirim??
Delestraint Caddesine saat 15'te taksiye ihtiyacım var, lütfen.
Lütfen bekleyin.
Hangisi daha büyük: Ördek yumurtası mı tavuk yumurtası mı?
Ördek yumurtası.
Hiç ördek yumurtası gördün mü?
Bonusu kaybettiniz,
ama yine desüper masa oyunumuzda kazanabilirsiniz.
Benim küçük paşam.
İçeri biri girerse sadece miyavla.
- Beni mi arıyorsun evlat? - Hayır.
- Adın ne, evlat? - Neyin var?
Sevgili Bay Cox'a söyle:
Hayır. hayır demektir.
Ayağa kalk!
- Şimdi tekrarla. -Hayır,hayır demektir.
- Bir kere daha. - Hayır,hayır demektir.
İyi çocuk!
Bayan Faulques, lütfen.
Niçin?
Kişisel. Randevumuz var.
Beklemek zorundasınız.
O zaman kasaya gideceğim.
Bay Fournier,sizi görmek isteyen biri var.
Bu iğrenç bir alışkanlık. Onun yerine gülümsemeyi dene.
- Merhaba. - Merhaba, Bay Morelli.
Teşekkürler.
-Bayan Faulques geliyor, efendim. -Zamanında geldi.
Martin, üzgünüm ama ..
- Ne kadar? - 300.
-Toplamı 600. - 615.
- Ve gerisi ne olacak? - Bana yatırım yapmamı söylemiştin, değil mi?
Evet, ama şimdi hepsini istiyorum.
- Bir ısırık ister misin? - Hayır.
Dinle, şimdilik bunun iyi bir fikir olduğunu düşünmüyorum.
Sana bir şey göstermeliyim.
- Nerede? - Evimde.
Hayır.
Gerçekten,hayır!
Taksi olmaz.
Otobüse binelim.
Daha ucuz ve daha hızlı.
Sahip olduğum şey güvende, taksiye binebilirim.
Unut gitsin,acele et!
Bekleyin!
Para şimdi değersiz, ve altında öyle.
Bu yüzden güvenilir bir şeye yatırım yapmaya karar verdim.
Bir çiftlik aldım.
- Ne tür bir çiftlik? - Hindi çiftliği.
Hindi mi?
Ne istiyorsan onu yap.
fakat sanırım hata yapıyorsun.
Paranı yönetmemi istedin. Ben de öyle yapıyorum.
- Aptalca bir şey yaparsan... - Hindi çitfliği istemedim!
Selam, bebeklerim.
Seni yaramaz çocuk! Her yeri ıslatmışsın!
Adımlarına dikkat et.
O şey hala burada mı?
Kurtul ondan!
- Hangisinden? - Hayır, bu canavar!
Beber? Olamaz!
Hey, kitty. Seni asla bırakmayacağım.
Bu harika bir fırsat ve gelecek vaat eden bir şirket.
Japonlar bile ilgileniyor. Merhaba, Nini.
-Japonları kim önemsiyor? - Ne?
- Kurtul ondan! - Bir düşün.
Şimdi satamayız, ya da her şeyi kaybedebilirsin.
Nereye koymuştum-- al, bir dakika tut şunu..
Teşekkürler.
İşte burada. İmzalamalısın.
Buyur. İmzala şunu.
Neden gidip Brittany'de ziyaret etmiyorsun?
Burası Faulques ofisi.
Bu otomatik yanıttır. Lütfen bir saat sonra tekrar arayın.
Lanet olası insanlar. Hadi, imzala!
Tamam pekala. Saçlarını kaybediyor!
Nasıl bu kadar acımasız olabilirsin?
- Hadi, imzala! - Nerede?
İşte. İlk harflerin de.
Sen bir delisin.
Sudan?
Sudan?
Mathilde, kedi seninle mi?
Lanet olsun!
Seni uyarıyorum, mobilyalarını da, daireni de ateşe vereceğim!
Kapı açıktı, ben de girdim.
Burası çok dağınık.
Bırak o şeyi.
Aptalca bir şey yapma!
No comments yet. Be the first to leave one.