The first 200 lines.
Sabah Alev Tanrısı nihayet bizi biraz ısıtmak için doğdu Prenses.
Günaydın Majesteleri.
Güzel bir gün Maghra.
Tüm şehir seninle birlikte sevinecek.
Düğününü kutlamak için babamızın burada olamaması çok yazık.
Leylak, lavanta ve bal.
Çok çekici bir gelin olacaksın.
Bırak onu.
Evlilik töreni için üstünüzde hiç süs olmamalı prenses.
-Hayır. Bu kolluğu çıkarmayacağım. -Gelenekler böyle.
Adın ne hizmetçi?
Harmony Majesteleri.
Harmony mi? Güzel bir isim.
Elini uzat Harmony.
Harmony,
prenseslere ne yapıp yapamayacaklarını söylemek gibi bir huyun mu var?
Kraliçe'ne de söylersin belki.
Hayır, Majesteleri, asla.
O zaman sus ve çık.
Prenses tamamen yıkanmış. Gidebilirsin Harmony.
Peki, Majesteleri.
Pennsalılar, yani hepsi,
önemsiz hizmetçiler bile bu evliliğin gerçek olduğuna inanmalı.
Endişelenme. Rolümü oynayacağım.
Bu işte yalnız değilsin.
Evet, öyleyim. Sadakatsizlik eden sen değilsin.
Bu evliliğin hepimize faydası olacak.
Çocukların bulunup sana getirildiğinde
onları koruyacak olan şey bu evlilik.
Kardeşlerinin kendilerini dinlememesini hakaret sayanlar olabilir.
Seni susturmak imkânsız Sibeth.
Tanrı biliyor ya, çok denedim.
Dur.
Çocukluğunda saçlarını yıkardım, hatırlar mısın?
Durma.
Lütfen.
Lütfen biraz… biraz geriden gelir misin?
Sana söz, kimse bu yolda beni öldürmeyecek.
Evet, ben buradayken öldüremezler.
Haniwa, beni bekle.
Dinle, adanmış bir savaşçının yanında olmasının zararı yok.
Ben sana ve oklarına müteşekkirim mesela.
Düşündüğünü duyabiliyorum.
Dün annemin yasını tutuyordum.
Bugünse yaşayan bir prenses oldu
ve çocukluğumun her anını düşünüp
o zamanlar ve hâlâ neyin doğru olduğunu merak etmeye başladım.
Yakında öğreneceğiz aşkım.
Yeterince yakında değil.
Sana zarar vermem.
İğrenmemi korku sanıyorsun.
Söylesene Cadı Avcıları Generali, kaç can aldın?
Ruhumu defalarca lanetlemeye yetecek kadar.
Ama yine de hizmet ettiğin kraliçeyi öldüreceksin.
Hiçbir lanet yetmez sana.
Evet, öyle sanırım.
-İyi misin? -Evet, iyiyim.
-Bir gece daha kalmalıydık. -Hayır, bir şeyim yok.
Kafan kopsa kaldırıp Pennsa'ya kadar taşırdın.
Hayır, sana taşıtırdım.
Bu cesur askerler
katil Baba Voss'un Trivantes'ten kaçmasını önlemeye çalışırken öldüler.
Kahramanca öldüler ve intikamları alınacak.
Cumhuriyetin sonsuza dek hatırlanacak cesur bir askeri.
Trivantes'in kutsal bir evladı artık bizimle bir oldu.
Rendayo. Oğlum.
Orrie Hanım.
Rendayo bir vatansever ve kahramandı.
Onu kendi oğlummuş gibi çok takdir ederdim.
Ölümünden sorumlu olanlar acı çekecek. Size söz veriyorum.
Bana haber mi getirdin?
Evet, General Voss. İltica etmek isteyen bir Cadı Avcısı.
Bir Cadı Avcısı.
Doğruysa ilk kez
Tamacti Jun'un bir askeri firar etmiş olacak.
Ne satıyor?
Sadece sizinle konuşmakta ısrar ediyor.
Muhtemelen buna pişman olacak.
Bana getirin.
Yürü.
Ben Kumandan General Edo Voss. Benimle konuşmak istiyormuşsun.
Evet, efendim.
Kraliçe'nin Cadı Avcılarından biriyle
ilk kez kılıcımı saplamadan önce tanışıyorum.
İsteyeceğiniz bilgilere sahibim efendim.
Kendi krallığına ihanet eden bir askere neden güveneyim peki?
Orası artık savunmak için yemin ettiğim krallık değil.
O, nasıl oluyor?
Payan Krallığı'nı büyünün kötülüklerinden
korumaya yemin ettim ve bu yüzden…
Cadı Avcılarını bilirim çocuk.
Görebilenler ya da görmeyi geri getirmeye çalışanlar dâhil.
Ve şimdi Kraliçe'niz görebilenlerin
cadı olmadığını ilan etti.
Evet, efendim.
Hatta rahminde gören bir çocuk olduğunu da iddia ediyor.
Evet, efendim.
Bana casuslarımın günler önce bildirdiği bir şeyi söylemek için mi
kendi ordundan firar edip kesin ölümü göze alarak buraya geldin yani çocuk?
-Sakatlayıp kölecilere satın. -Hayır.
-Yürü. -Efendim.
-Başkaları da var Kumandan Voss. -Dur!
Başkaları mı?
Onunki Payan kraliyet ailesinin ilk gören çocuğu olmayacak.
İki çocuk daha var, yetişkin oldular bile.
Ve bu çocuklar büyüdü bile…
Biri Haniwa adlı bir kız mı?
Evet.
Pennsa burası mı?
Evet.
Hep bu kadar sessiz midir?
Hayır. Asla.
Bir terslik var.
İleride askerler var.
Burada kal ve tek kelime etme.
-Endişelenmeli miyiz? -Biz değil, sen.
-Bu iş zor olacak. -Neden? Annem burada değil mi?
-Burada. -Sorun ne o zaman?
Konu şu ki
bugün evleniyor anlaşılan.
Baba, aşkım…
affet beni.
Anne?
Anne!
Kofun?
Anne. Anne!
Vay canına. Yaşıyorsun.
Bebeğim.
Ayrıldığımızdan beri her gün sizi aradım.
Hiç durmadım.
Bugün evleneceğini söylediler anne.
Bu, doğru olamaz, değil mi?
Her şeyi açıklayacağım.
Baban nerede? Ya Haniwa?
Haniwa'yı kurtarmaya Trivantes'e gitti.
Trivantes mi?
Vakit geldi Prenses Maghra.
Dur. Neden… Neden Trivantes'e gitti?
-Jerlamarel'le neler oldu? -Bugün nasıl evlenebilirsin?
Lort Harlan bekliyor ve Kraliçe sabırsızlanıyor.
-Geliyorum. -Lort Harlan kim?
Her şeyi daha sonra açıklayacağım Gitmem gerek Kofun.
-Sadece bana güven. -Anne? Bunu yapamazsın anne.
Bunu durduramam.
Baban olsa anlardı.
Hayır, bence ölen karısının neden başkasıyla evlendiğini anlamazdı.
-Kofun… -Bırak adımı söylemeyi
ve bunu toparlayacak bir şey yap!
Neler oluyor bilmiyorum anne ama bunu yapamazsın.
Sessiz ol!
Ben hâlâ tanıdığın annenim, sen de hâlâ oğlumsun
ama durumlar değişti.
Bunu senin ve hepimiz için yapıyorum.
O yüzden burada kal. Odamda kal ve kimseyle konuşma.
Sonra her şey bitince konuşacağız. Söz veriyorum.
-Söz. -Yapma bunu.
-Yapma. -Mecburum.
Çok fazla sorum var.
Tamam, bu kadar yeter.
-Şimdi geçer. -Paris?
Kadın.
Ateşini giysinin üstünden hissettim.
-Beni öldürmez. -Sana bir şifacı lazım.
Pennsa'da birini buluruz.
Baba. Oraya vardığımızda ölmüş olursun.
Şu anda Göller Bölgesi'ndeyiz ve Valierlara yaklaştık.
Bize barınacak yer ve şifacı sağlarlar.
Baba?
Lütfen.
Tamam, aşkım.
Valier Bölgesi'nde size eşlik edemem.
Biz oraya gidiyoruz ama.
Anlayın, gizli kabileler benden gizli değildi.
Valier elimden çok çekti.
Sessiz ol ve yakınlara kamp kur. Çıkarken seni buluruz.
Ya da bulmayız.
Tanrımız, yukarıdaki alevinin ötesinde…
birleşmelerin bu en kutsalında,
bu özel günde senin istediğin olsun.
Rehberlik et, yolları aç,
bize kötülük edenleri ateşin ve dumanın içinde kıvranmaya mahkûm et
çünkü karanlık, güç ve şan sonsuza dek
senindir.
Prenses Maghra Ve Lort Harlan…
kokulu bir görkemle süslenmiş bu birlikteliğe başlıyorsunuz.
Tanrı'nın önünde vücut ve ruhlarınızı birleştirerek
birbirinize bağlılık yemini ettiniz.
Bana bahşedilen kutsal yetki uyarınca birliğinizi mühürleyebilirsiniz.
Teşekkür ederim, sana da.
Prenses Maghra.
-Harlan'ın her eşi kardeşim sayılır. -Kardeşimi hatırlarsın Maghra.
-Teşekkür ederim. -Kerrigan. Altını değiştirirdim.
Neyse ki artık onu yapacak hizmetçilerim var.
Teşekkür ederim.
Çok teşekkür ederim.
Özür dilerim. Üzgünüm.
Tamam. Git, git. Hadi. Git.
-Yaklaştık mı? -Evet.
Çünkü bence koca adam daha fazla ilerleyemez
ve taşıyabileceğimizi sanmıyorum.
No comments yet. Be the first to leave one.