American Exit

American Exit

Download Turkish Subtitle

Release info

A Quiet Place 2018 720p BluRay x264-[YTS AM]
A Commentary by ubasarsahin

Tags

BluRay
x264
720p
720
TS
YTS
Published on: 2019-08-18
Downloads: 24
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Çeviri: Utku Başar Şahin İyi Seyirler Altyazı argo içermektedir*

Polisler seni arıyor.

Leo babamın Palm Springs'deki evinde. Ben bıraktım.

Niye böyle bir şey yaptın?

Sadece onu görmek istedim.

Charlie, iyi misin?

Hayır.

Değilim.

Merhabalar, Garcia-Marquez'i arıyordum.

Charlie Bond.

Tamam. Evet. Ona aradığı malın bende olduğunu...

...söyleyebilir misiniz lütfen?

Harika. Teşekkürler. Teşekkürler.

Merhaba.

Evet. Pazartesi öğleden sonra ...

...Nogales'de olacabileceğimi söylemek istedim.

Evet. Şey... Anlaşmamızın...

...detaylarını onaylamak.. istemiştim.

Tamam. Evet, Pazartesi.

Teşekkür ederim.

- Yakalandın. - Hadi ama, çocuklar.

- Kaçmaya çalışıyorsun demek, ha? - Şimdi ne diyeceksin, serseri?

- Param nerede, kaltak? - Param yok.

- Geçen hafta söylemiştin. - Size bir şey borçlu değilim.

Bana para borçlusun. İddialaştık ve sen kaybettin. Öde.

- Hiç param yok. - Telefonunu alın.

- Telefon bizim, kaltak. - Kesin şunu.

- Telefonun nerede? - Seni beklemekten yoruldum.

- İddiaayı kaybettin. Öde şimdi. - Bırak beni!

- Öde yoksa olürsün!. - Hey! Hey, hey.

İyi misin?

Problem nedşr?

Peki.

Şanslı ki babası kurtardı.

Evet, şanslı. Gidin buradan.

Hey, iyi misin?

Her neyse.

Leo, bekle. Gel bir tur atalım.

Seninle gelmek istemiyorum.

Oh, gerçekten mi?

Onlarla mı gitmek istersin?

Annem burada olduğunu biliyor mu?

Tabii ki biliyor.

Gidelim.

Haydi.

- Ne hakkındaydı? - Hiçbir şey.

Hiçbir şeymiş gibi görünmüyordu.

İyiyim. Tamam mı?

Neyse, neden buradasın?

Hayal kırıklığına uğramış gibisin.

Az önce kıçını kurtardım.

Etraftaydım, seni almak iyi olur diye düşündüm.

Evet, harika.

Ne olduğunu anlatacak mısın? Seni döveceklerdi.

- Başımın çaresine bakabilirdim. - Oh, gerçekten mi?

Bu tür şeylere kapılmak istemezsin. Tamam mı?

İnan bana. Bir faydası olmaz.

Ne demek, "Bir faydası olmaz"?

Daha ne olduğunu bile bilmiyorsun.

Anlat o zaman.

Bir iddia kaybettim.

Şimdi ona para borçluyum.

- Tamam. Ne kadar? - Üç yüz.

- Üç yüz dolar mı? - Her neyse.

Ne için iddialaşıyordunuz?

Beyzbol.

- Bu annemin sokağıydı. - Biliyorum. Bir yere uğramam gerek.

Anton?

Evet?

Hey, Charlie. Geç kaldın.

- Bunu kaçıramazdım. Tüm biletler satıldı mı? - İyi görünüyor.

Kapıyı kapat.

Geldi demek?

Evet.

"The Eclipse."

Mondschein olduğunu düşünmüştüm.

Nazilerin çaldıktan sonra söyledikleri buydu..

Ben de öyle söyleyeceğim.

- Henüz alıcın var mı? - Belki.

Biliyorsun, Anton, iki yıl daha beklersen, değeri ikiye katlanacak.

Sen kendi komisyonun için iki yıl bekler miydin?

Eik olarak meydan okuyorsun, arkadaşım.

Ve sen de finansal olarak meydan okuyorsun, arkadaşım.

Beraber çalıştığım insanlar yüzünden.

Ondan bahsediyorken, Rivas resimleri için komisyonum var mı?

Beni yarın ara.

Larry Greenburg, lütfen.

Evet.

Bana bir iylik yap, olur mu? Şurdaki galeriyi görüyor musun?

Şuan kapalı. Ama içeride biri var. Adı Anton.

Benim için bir çeki var.

Yani?

Yani, kapıyı çal ve al.

Neden almam gerekiyor?

Çünkü. Sadece al, tamam mı? Çeke ihtiyacım var.

- Kendin al. - Ben almışım, sen almışsın.

Ne fark eder? Neden beni zorluyorsun, Leo?

O annen için bir ödeme.

Pisliğin tekisin.

Kapalıyız.

Babam için bir çekiniz varmış.

- Sen de kimsin? - Leo Jackson.

- Kim? - Leo Jackson.

Charlie Bond'ın oğluyum.

Öyle mi?

Neden çeki veremiyorsun ki?

Çünkü seni tanımıyorum.

- Git buradan, serseri. - Hey. Hayır, dur.

Haydi, gidelim!

- Şu herif tam bir pislik. - Evet. Çeki aldın mı?

- Hayır. Seni almanı istedi. - Tamam. Önemli değil. Alırım

- Tamam, gidelim. - Çekin ne olacak?

Yarın alırım. Haydi, gidelim, aç mısın?

- Yani, almayacak mısın? - Hayır.

Sonra alırım. Aç mısın? Haydi yiyecek bir şeyler alalım.

Evet.

Seni görmek güzel.

Benim için çok şey ifade ediyor.

Biliyorum uzun zaman oldu.

Seninle alakası olmayan bir şey oldu.

Ve bununla başa çıkmalıyım.

Ne oldu?

Ne yapıyorsun burada?

İçeri gelebilir miyim?

Hayır, gelemezsin.

Lütfen. Konuşmalıyız.

Önemli.

Konuşmak istediysen, neden aramadın?

Arayacaktım, ama bizzat konuşmamız gerektiğini düşündüm.

Açacak nerede?

Hayır. Bunu yapmıyoruz.

Hey.

Ne istiyorsun?

Leo'yu haftasonu için almak istiyorum.

Öyle mi?

- Peki, öyle bir şey olmayacak. - O benim de çocuğum.

Ne diyorsun? Onu bir yıldır görmedin.

Evet, peki, nedenlerim vardı. Bana inanmanı beklemiyorum.

Ama üzgünüm.

Ödemelerini yapmadığın için mi üzgünsün?

İşe yaramazın tekisin. Onun hayatına girip çıkabileceğini mi düşünüyorsun,

sırf bir anın var diye.

Hadi.

Onu bir kaç gün almama izin ver.

Bu konuşmayı mahkemede yapmıştık.

Gitmeni istiyorum.

- Gerçekten mi? - Gerçekten.

Bu bizimle ilgili değil.

Benden istediğin kadar nefret edebilirsin. Önemli değil.

Belki hak ettim, belki etmedim

Bu onunla ilgili, bu onunla ilgili! Onun geleceği ile ilgili!

Onun geleceği? Sen onun geleceğinde yoksun.

- Sen bu aileyi istemedin. - Bu saçmalık.

Ve beni oğlumu görmekten alıkoyamazsın!

İzle de gör.

- Hey, dur. - Bana dokunma!

Defol.

Defol!

Bu benim.

Boşver. Boşver

Leo.

- Cevap verme. - Annem arıyor.

- Evet. Cevap verme. - Anne.

Ver şunu bana.

Siktir!

Merhaba?

Lanet olsun. Ne yapıyorsun?

Sof, ne?

Charlie, ne oluyor? Neredesin?

Sadece hamburger yiyoruz, tamam mı? Her şey yolunda.

Telefonu Leo'ya ver. Telefonu Leo'ya ver.

- Onunla konuşamazsın... - Annemle konuşmak istiyorum.

- Onunla sonra konuşabilirsin. - Annemle konuşmak istiyorum!

Dinle, sadece beraber biraz zaman geçiriyoruz.

Hayır, geçirmiyorsunuz. Onu hemen eve getiriyorsun.

Kapat çeneni.

- Telefonum. O benimdi. - Sana yenisini alırım.

Geri dön.

Telefonumu alıcam.

Kes şunu.

- Leo. - Ne?

Biraz yardımcı ol, tamam mı?

Ehliyet ruhsat lütfen.

Evet.

- Buyrun. Hepsi bu. - Sizi neden durdurdum biliyor musunuz, efendim?

Hayır, Memur bey.

Orda akmakta olan trafiğe girdiniz, neredeyse bir kazaya neden oluyordunuz.

Evet, üzgünüm Yemekle ilgili bir durumumuz oldu.

Sen iyi misin?

Orada bir karmaşa var gibi görünüyor.

Elimden gelmedi.

Babam bakmıyorken boğazıma yumruk attı.

Bu bir şaka mı, çocuk?

Senin suratın bir şaka mı?

Bekle burda.

Ne yapıyorsun?

Favori pantalonumun içine ettin.

Başka bir şey söyleme, tamam mı?

"Kıyafetler erkeği yaratır" sözünü duydun mu hiç?

Bunlar nasıl?

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left