The first 175 lines.
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
...adresinden izleyebilirsiniz.
-Alo? -Ayhan Hanım.
Hayırdır Ferhat, bir şey mi oldu?
Kusura bakmayın, bu saatte rahatsız ettim sizi.
Estağfurullah. Bir sorun mu var?
Aslı'yla boşanmak istiyorum. Dava açar mısınız?
Ferhat bak, ben zor zamanlar geçirdiğinizi biliyorum.
-Ama üzerime vazife olmasa da-- -Açar mısınız?
-Efendim Ayhan? -Uyandırmadım inşallah?
Yo.
Uyumadım.
Ferhat aradı beni biraz önce.
Öyle mi?
Avukatı olmam için.
Niçin?
Senden boşanmak için.
Öyle mi?
Aslı bak bence, Ferhat boşanmak isteyen bir adamdan daha çok...
...köşeye sıkışmış, çaresiz bir adam.
Kafasına koyduysa yapar o.
Yaptırma.
-Ayhan, ben kapatmak istiyorum. -Tamam.
Uyumadın mı sen hâlâ?
Uyku tutmadı.
Uyku topluyorumdur belki.
Uyuyunca geçer.
Uyuyunca geçmez.
İşe yaramayacağını bile bile yapıyorumdur belki.
Saçma.
Öyle.
Açım ben. Sen aç mısın?
Hülya'ya söyle, sana bir şeyler hazırlasın.
Birlikte yemek yapalım mı?
Ne yapalım?
Makarna olur.
Menemen olur.
Bu saate dolma saracak değiliz ya!
Ağlıyor musun sen?
Yok, hayır soğandan.
Öldürmeden olmuyordu değil mi?
Hı hı.
Diri kalıyorlar sonra.
Evet.
O yüzden öldürmek lazım.
Kafam karışıyor bazen.
Yeterince karışmamış.
Daha mı karıştırmak istiyorsun, anlamadım?
Yumurtalardan bahsediyorum. İstersen biraz daha karıştır.
-İyi mi böyle? -İyi.
Uyumadı mı daha Gülsüm?
Yok, uyumuyor.
Gazı mı var acaba, ha?
Yok, hayır çıkardım aslında.
Ver bakayım sen onu bana bir.
Gel, gel.
Gel.
Yiğit, bir battaniye getirir misin içeriden hayatım.
Kuzum.
Özgür de böyleydi, hiç uyumazdı.
Yalvarırdık, oğlum ne olur birazcık uyusana.
Ne olur Allah'ım uyusun diye.
Aç hayatım onu.
Gülsüm, ucundan tutsana sen de.
Çekil bakayım.
Özgür'ü de böyle sallayacağız diye kolumuz kopardı.
Değil mi Yiğit?
Ben üçünüzü de böyle battaniyeyle uyuttum.
Armut dibine düşüyor demek.
Yeter Hanım, ben içeriyi hazırladım size.
Anne, kız birazcık sıkışırsınız belki ama.
Yok, yok olmaz öyle şey.
Oldu bile, hallettim ben.
-(Yeter) E siz? -Tamam, halettim işte.
Her şey güzel olacak, merak etmeyin.
Hadi bitir şunu.
Yok ben doydum, sen bitir.
Nezaket lokması hep çöpe gider zaten.
İşte o yüzden diyorum, sen bitir.
Böyle olur yani sonunda.
Ama ben izin vermem, yerim yani.
Olmuş mu?
Olmuş, eline sağlık.
-Afiyet olsun. -Eyvallah
Öyle bırakıp, gidecek misin?
Sofrayı diyorum.
Hülya'ya söyle, yani söyle sabah toparlar buraları.
Öyle darmadağın bırakıp gideceksin yani?
Ya da boş ver, bırak dağınık kalsın.
Teşekkür ederim.
Niçin?
Beni kırmadın işte, Yiğitlere geldin.
Onun için.
Bir şey değil.
Gülsüm için çok önemliydi.
Sen ona kızgınsın ama ona iyi geldi.
İyi.
-Onun için teşekkür ettim. -Ettin işte.
Meyve getireyim mi, yer misiniz ha?
Suna sen, Özgür'e bak istersen.
En son öksürüyordu.
Tamam hayatım.
Rahatsız ettik sizi.
Sağ olun, kapınızı açtınız.
Namık Emirhan'ı sen mi vurdun?
Bu soruyu savcı olarak mı soruyorsun, yoksa evlat olarak mı?
Bana cevap verir misin?
Susma hakkı mı kullanıyorum.
Sen söylemiştin ya...
...oğlumun sözünü dinliyorum.
Peki neden, neden böyle bir şey yaptın?
Sen hükmünü vermişsin çoktan oğlum.
Susmak bazen en net cevaptır.
Meslek hayatım bana bunu öğretti.
Bana da hayat susmayı öğretti.
Katlanmayı öğretti.
Bende saklı kalsın diyorsun yani?
Ne diyorsan o.
Hem, ben Namık Emirhan'ı vurmuşum, vurmamışım...
...ne fark eder?
Kurşun çıkartılır, yarası iyileşir.
Öbür yaralara bir çaren var mı?
Peki, Gülsüm, o ne olacak?
Bilmiyorum.
Nasıl yaptınız böyle bir şeyi? Yani onca zaman nasıl sakladınız?
Oluyor işte oğlum, analık insana her şey yaptırıyor.
Ama gerçekler, er ya da geç ortaya çıkıyor.
Hayatın gizlisi, saklısı yok.
Öyle.
Babası kimmiş?
Söylemedi.
Söylemedi?
Ne oldu, çok mu telaşlandın kardeşin için?
Mesele o değil.
Babasının kim olduğunun ne önemi var?
Kız, kucağında çocukla ortada kaldı.
Olan bu.
Haklısın, konu bundan sonra ne yapacağınız.
Başımızın çaresine bakarız biz.
Sen merak etme.
Müsaadenle.
Hayırdır uykun mu kaçtı doktor?
Evet, uykum gelmedi bir türlü.
Bir şey mi oldu?
Bu evde hep bir sıkıntı var, sorman tuhaf.
Ama senin bilip, bana söylemek istediğin bir şey varsa, ben seni dinlerim.
Yok bir şey.
Senin niye uykun kaçtı?
Benim uykumla aram yoktur.
Gülsüm'e mi takıldı kafan?
Takılacak çok şey var da, öyle yani.
Bolu'ya gidecekler galiba.
Gitsinler.
Sıkıntı yok diyorsun yani?
Baksınlar çaresine.
Başlarına dert almışlar ya, bana mı sordular!
Gülsüm'ün, sana ihtiyacı var Ferhat.
Benim de verilecek cevaplara.
Bu mu ya senin hayatın?
Sorular, cevaplar üzerine mi kurulu, bu kadar mı yani?
Aynen öyle.
İyi madem, o zaman bana da cevap ver.
Benim veremeyeceğim bir cevap yok doktor.
Duydun mu beni?
Benim veremeyeceğim bir cevap yok.
Neden arkanı dönüp gidiyorsun o zaman?
Müsait misin?
Evet.
Uyumuş.
Uyudu.
Seni sevenlere, sevdiklerine arkanı dönmek bu kadar kolay mı Ferhat?
Benim kimseye arka mı döndüğüm falan yok.
Emin misin?
Bak sıkıldım bu soru, cevaplardan ha, tamam mı.
Normal, çünkü cevapları çok zor.
No comments yet. Be the first to leave one.