Welcome II the Terrordome

Welcome II the Terrordome

Download Turkish Subtitle

Release info

Welcome II The Terrordome 1995 1080p WEBRip x264 AAC-[YTS MX]
A Commentary by dikistutmaz
24 fps

Tags

webdl
Published on: 2026-07-25
Downloads: 16
Hearing Impaired: No
FPS: 24

Turkish subtitle preview

The first 186 lines.

IBO ÇIKARMASI

Batı Afrika'da yaşayan Ibo halkının oğulları ve kızları...

...iki yüz yılı aşkın bir süre boyunca...

...Yeni Dünya'nın köle tüccarları tarafından zorla ellerinden alındı.

Ibolara göre geçmiş ile bugün, atalarının ruhları aracılığıyla birbirine bağlıdır.

Ölüm bir son değil, ruhani yurtlarına yapılan yolculuğun başlangıcıdır.

Yolunu kaybedenlerse ebediyen lanetlenmiştir...

17. yüzyılın sonlarında, bir grup Ibo'nun kaderi...

...“Ibo Çıkarması” efsanesini doğurdu.

Her şey çok uzun zaman önceymiş gibi geliyor ama daha dün bile değildi...

...öfkeli yabancılar tarafından bir gemiye sürüklendik...

...ve uzak bir gezegenin kıyısına atıldık.

Kan ve ölüm kokusunun yoğun olduğu, rüzgârda canavarca çığlıkların yankılandığı...

...ve rengini yitirmiş sakinlerin ölmekte olan hayaletlere benzediği bir yere.

Yaşlılar bize, ölüler diyarının atalarımızın yaşadığı...

...ve ruhların dolaştığı yer olduğunu söylememiş olsalardı...

...ölüler diyarında olduğumuzu düşünürdük.

Oysa bu insanlar atalarımız değildi.

Geldiğimiz topraklarda derler ki...

...“İnsan yalnızca gözleriyle bakarsa tehlikeyi çok geç olana kadar asla göremez.”

Bize baktılar ve hiçbir şey görmediler.

Biz onlara baktık ve her şeyi gördük.

Burası ölümün ötesinde bir yerdi.

Hasta gibi görünüyor, Jason.

En iyisi, zayıf olanları geride bırakmak. Maliyetleri azaltmış oluruz.

Buraya gel! Nereye gittiğini sanıyorsun?

- Şu haline bir bak. Yardıma ihtiyacı var. - İyileşecektir.

Baksana, Jason, karın o zencileri seven tiplerden biri çıkmayacak, değil mi?

Gördün mü?

Çok şükür o yaşlı canavarı yakaladılar.

Bu gece kesinlikle daha rahat uyuyacağım.

Kumbaya...

Rabbim, kumbaya...

Tanrım... Rabbim, kumbayah...

Rabbim, kumbaya...

Baksana, evlat.

Bu sefer onları düzgünce damgaladığından emin ol.

Başüstüne, efendim. Benim için bir zevktir, efendim.

Kes sesini!

Yabancı bir dil konuşuyordu, ama mesajı netti.

Çok geç olmadan buradan gitmeliydik.

Az önce tanık olduğumuz şey, yaşlı bir adamın bedeninin acımasızca dağlanması değildi...

Bir insan ruhunun sonsuza dek damgalanmasıydı...

...ve sıra bize gelecekti.

Çocukken annelerimiz bize, öldüğümüzde başlangıca geri döndüğümüzü...

...ve yeryüzünün bizi yeniden doğurma zamanı gelene kadar...

...ruhlar diyarında yaşadığımızı söylemişlerdi.

Kötü kalpli savaşçılar bizi buraya getirmişti.

Şimdi kendi yolumuzu bulup geri dönmeliydik.

Bana ne istersen yapabilirsin, zenci çocuk.

Ama onlara dokunamazsın.

Onlar özgür.

Evlerine dönüyorlar.

Kimsenin gitmesini istemem...

...ama hayattan bıktığını söyleyen, benden önce gitsin de...

...ruhlar diyarında durumun nasıl olduğunu görsün.

İşler değişir. Nerede ve ne zaman olacağına halkın çoğunluğu karar verecek.

Bu komünizm değil...

...demokrasi.

Ve hepimiz yasalara uyacağız, ya da bedelini ödeyeceğiz.

O yasayı çok iyi biliyorum, sizi alçaklar.

Afrika mitolojisine göre...

...denizin altında şarkı söylerken...

...ruhlarımız dalgalar tarafından atalarımızın diyarına geri taşındı.

Günümüzde çoğu insan, bizim sadece boğulduğumuzu düşünüyor.

Ama o uzak günde, herkesin yanıldığını kanıtladık.

Çünkü yeryüzünün derinliklerine doğru batarken...

...bedenlerimiz uçuruma sürüklendi...

...ve şehrin, Babil’in kapılarına doğru ilerledi.

Kimsenin toprağı olmayan...

...ne ruhlarımızın özgür olduğu ne de bedenlerimizin öldüğü bir yere...

Burası, iki dünya arasındaki geçiş bölgesi.

Resmî adı Transdean...

...ama biz ona Terrordome diyoruz.

Geçmişi kontrol eden ırk, yaşanılan bugünü...

...ve dolayısıyla geleceği de kontrol eder.

Asıl soru şudur...

Geçmişinizi bilmiyorsanız, geleceğinizi de bilemezsiniz.

Ne zaman uyanacaksın, siyah adam?

Artık bizim zamanımızın geldiğini ne zaman anlayacaksın?

Malcolm sana öğretmişti.

Şunlara bak, sürekli mahallimize geliyor...

...botlarını boynumuza bastırıyorlar, bu acımasız, ırkçı domuzlar!

Yeniden yüksel. Doğru Zaman. Doğru Yer. Şimdi.

Zenci! Peki, sen orada onlarla ne yapıyorsun?

Neden o şeytanlarla iş birliği yapıyorsun?

Eve dönmelisin! Eve dön, kardeşim.

Yuvana... Hey, beni rahat bırak!

- Siktir git buradan. - Bana saygı göster, ben siyahiyim.

Station X.

Station X'tesiniz...

...Transdean sokaklarından canlı ve doğrudan sizlere yayın yapıyoruz.

Transdean'e Hoş Geldiniz Sigara İçilmeyen Bölge

Vay be, ne acı...

Vergilerinizi alıp ozon tabakasını düzelteceklerini söylüyorlar...

...ama güneş battı ve hava hâlâ ısınıyor.

Şimdi bir şarkıya geçmem gerekiyor, ama radyonuzu değiştirmeyin.

Ben Soul Sister, en popüler şarkılar...

...ve canlı yayınlanan korku hikayeleriyle tekrar sizlerle beraber olacağım.

Tatlım, gitmem lazım, biliyorsun.

Oğlan dışarıda.

Sonra görüşürüz.

- Tamam mı? - Tamam.

Tamam.

“Çocuklarla buluşmam lazım” dediğimde...

...Angela bana ne yaptığımı ya da nereye gittiğimi asla sormazdı.

Sorsa, ona gerçeği söyleyeceğimi...

...ve bu gerçeğin hiç de hoş olmayacağını biliyordu.

Lanet Terrordome'da hiçbir şey hoş değildi zaten.

Burası kirli, kokuşmuş, pis kokan bir çöplüktü.

Son duraktı...

Ölme vaktin gelene kadar kafan dumanlı halde kaldığın bir yer.

Kimse Terrordome'da gerçekten yaşamıyordu...

Umabileceğin en iyi şey sadece hayatta kalmaktı.

Ve ben de ailemin hayatta kalmasını sağlamak için ne gerekiyorsa yapıyordum.

Hayır, hayır, boş ver.

Hey, G. Siktir et şunu, dostum. Gitmeliyiz.

O gece de, her zamanki gibi, ben işlerimi halletmeye gittim...

...Angela'ysa çocuklarla ilgilenmek için eve döndü.

Tamam artık, hadi. Televizyon faslı bitti.

Angela, çocukların hayatında bir değişiklik yaratmak için elinden gelen her şeyi yaptı.

Sanki bu, onun yaşam amacıymış gibi.

Öğretmenler umursamadığı için onlara okumayı öğretti.

Onları sokaklardan uzak tuttu ve hatta uygun bir saatte yatmalarını sağladı.

Ama kazanamayacağı bir mücadele veriyordu.

Çocukların okula ihtiyacı vardı.

Babaları bir çete lideriydi. Geçimini uyuşturucu satarak sağlıyordu.

Spike amcaları, babalarının sağ koluydu...

Chrissie teyzeleriyse oturma odasında uyuşturucu kullanıyordu.

Bugün erken saatlerde yapılan basın açıklamasında...

...Silahlı Kuvvetler Başkomutanı General Ted Forstadt...

...bu adımı memnuniyetle karşıladığını belirtti...

...ve çok zorlu bir soruşturmada...

...somut çözümler bulunması konusunda tavsiyelerde...

...ve önerilerde bulunan sivil toplum kuruluşlarına...

...ve bireylere minnettar olduğunu ekledi.

Ancak, bu tür olaylara müsamaha gösterilmeyeceğini...

...ve güvenlik güçlerinin, hapishane ayaklanmalarının elebaşlarını...

...her türlü gücü kullanarak engelleyip olayları kökünden...

- Chrissie, sana bunu yapmamanı... - “Çocukların önünde yapmamamı...”

Çocukların önünde yapmıyorum ki, hayırdır, sıkıntın ne senin?

Ayrıca, komşuda da yapamam... Büyükannem yine çılgına döner.

...orduya ulusal karargâhı kuşatma emri vermesi üzerine...

...öfkeli kalabalıklar kısa sürede toplanıp askerlere hakaret etmeye başladı.

Belki de büyükannem haklıdır.

...ve molotof kokteylleri atılması nedeniyle...

...güvenlik güçleri durumu kontrol altına almak için karşılık vermek zorunda kaldı...

...kalabalığa plastik mermiler sıkıldı, birkaç sivil hayatını kaybetti...

- Of, bu ne sıcak ya... - Bu sikik yer hep böyle cehennem gibi...

Tik tak, tik tak.

Saat 22.10 ve ölü sayısı artıyor.

Araçtan açılan ateş sonucu 9 kardeş öldü.

Bu gece dışarıdaysanız, dikkatli olun.

Sizi uyarıyorum, havada bir şeyler var.

Station X.

Station X.

İçine gerçekten uyuşturucu koyuyor musun?

Kimin umurunda...

Bu mal bizimkiler için değil.

- Beyaz serseriler farkı anlamaz bile. - Ha, öyle mi... o zaman sıkıntı yok.

Bak, beyazlar konusunda bana ahlak dersi verme.

Yıllardır bize bu boku satıyorlar.

Biz sadece işi öğreniyoruz, hepsi bu.

Şimdi onlar kafayı buluyor, mangırı biz kaldırıyoruz.

Ve paran oldu mu zaten kafayı bulmana gerek kalmaz. Basit.

- Bunu Chrissie’ye de söyle sen... - Chrissie cinsin teki amına koyayım.

- O senin kardeşin. - Biliyorum.

Bu yüzden bebek pudrasız saf malı o alıyor.

Ha, beyaz serseriler gibi kalbinin patlamasıyla değil...

...güzelce ve yavaşça ölebilsin diye yani...

Bak Jodie, beyazlara acımamı falan bekleme.

Bana göre iyi beyaz, ölü beyazdır.

Hiç mi istisnası yok?

Michael Jackson var.

Anladım...

Bak Jodie, sen sayılmazsın.

Karnındaki bebek siyah. Sen artık bizdensin.

Tamam, o zaman sorun yok.

Orada hepiniz terliyor musunuz? Harika.

Şimdi dans zamanı geliyor ve Soul Sister...

...evdeki tüm aşıklar için tempoyu biraz düşürecek.

N'apıyorsun...

İyi misin?

İyiyim.

Çeteden hiç kimse, iki numaralarının beyaz bir kızı sikmesinden hoşnut değildi.

Tabii, bu yüzyılın aşk hikâyesi de olabilir.

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left