The first 200 lines.
Vinton ile 20. cadde kesişiminden...
- Şu tarafa bak, olur mu? - Tamamdır.
...hurdalık tarafına doğru ilerliyorlar.
Anlaşıldı, beş dakikam var.
Kadife kaban giymiş bir adam gördünüz mü?
Bayım? Bayım?
Genç bir çocuk, siyah saçlı, kadife kabanlı.
Gördünüz mü?
Nick, buraya gel.
Dışarı çıkmak ister misin?
Benim için montunu açar mısın?
Sizi gözaltına alıyorum bayım. Ellerinizi başınızın arkasına koyun lütfen.
- Nick, benim için şunları alır mısın? - Tamamdır.
Bu kadar, gidelim.
İyiydi.
Sakın bir şey söyleme, tamam mı? Avukat tut!
Avukat tut.
Orospu çocuğu.
- Hanımlar. - Selam Gene.
Yemeğin iyi miydi?
Evet, ne lazım?
Çörekler çıkmak üzere.
Tamamdır.
Better Call Saul, 3. Sezon, 1. Bölüm "Mabel"
Çeviri: eşekherif & Orhun Ergül. İyi seyirler dileriz.
Howard'a emekli olmadığını ya da bırakmadığını söyleyebilir miyim?
Şu saçmalıkları da duvardan indirebilir miyiz?
Howard'ı arayacağım ben.
Jimmy.
Az önce suçunu itiraf ettiğinin farkında mısın?
Evet.
Ama sen daha iyisin, değil mi?
Hem senin sözüne karşı benimki.
Aynen öyle.
Geri dönüyor.
Ne söylediğimin bir önemi yok Howard. Üzümünü ye, bağını sorma.
O şimdi...
Evet, her neyse işte artık sorunu aştı, tamam mı?
Bu arada, rica ederim.
Howard kendine geldi, haberini alınca çok sevindi.
Jimmy!
Jimmy, madem yardım edeceksin...
...biraz marifetli olmaya çalış, olur mu? - Marifet mi? Ne diye...
Hızlıca çekme öyle.
- Ahşabın cilasını da söküp atıyorsun. - Cilayı söktüğüm falan yok.
Söküyorsun tabii! Baksana, bak! Gördün mü?
Bu değerli ahşabını her tarafını bantlamadan önce düşünecektin.
Yardımına ihtiyacım yok!
- İstediğimi de hatırlamıyorum. - Özür dilerim, tamam.
Marifet, doğru. Öğret bana, göster.
Bu şekilde.
Nazikçe...
...baş parmaklarınla yuvarla.
Önce sol, sonra sağ. Gördün mü?
Parmakları değiştir, yukarıdan aşağı.
Güzel, sıkıca yuvarla.
Chuck, asıl bence seni sıkıca yuvarlamak lazım.
Hadi o zaman, göster.
- Nazikçe. - Nazikçe.
Önce sol, sonra sağ.
- Sol, sağ. - Anladım. Cilala, parlat.
Bay Miyagi.
Karate Kid.
O da mı yok?
İnanmıyorum.
"Mabel'ın Maceraları."
Yıllardır aklıma bile gelmiyordu.
- Hatırlıyor musun Chuck? - Evet.
- Harry Thurston Peck. - Aynen!
Mabel dağa tırmanır...
...orada Brownie Kralı ile tanışır, kral da ona aşırı leziz...
...bir tür şeker verir...
Oha, 1912!
Evet, Davenport ninenin kitabıydı.
Adını da yazmış.
Titanic'in battığı sene bu kitabı öğrencilerine okuyormuş.
Öh.
Annem de bana okudu.
Ben okudum sana.
- Hatırlamıyorsun. - Yok, yok...
...sen söyleyince hatırladım şimdi, evet.
Kaç yaşındaydım, beş mi, altı mı?
Çok acayip bir gece lamban vardı.
Nasıl sevdiğin belli değildi.
Neydi...
- Daffy Duck'tı! - Daffy Duck çakmasıydı.
- Tuhaf da kırmızı bir gagası vardı. - Ağzı.
- Evet, evet gagası, aynen. - Aynen aynen, evet.
O kadar ısınırdı ki evi yakacağını sanırdık...
...ama kimsenin dokunmasına izin vermezdin.
Evet, yani... Hafızan inanılmaz Chuck.
Kırmızı gagasına kadar yani...
Peki bizden üç ev yukarıda oturan o ufak kızın adı neydi?
- Kısa kâküllü saçları vardı. - Jimmy.
Sürekli pislik içindeydi ama, hep pisti.
- Jimmy! Jimmy! - Severdim ama, her zaman...
Bugün burada olanları unutacağımı aklından bile geçirme.
Cezasını çekeceksin.
Bahçemden bahsetmemişsin.
Bahçeniz, arka avlunun bir parçası olduğu için...
...otomatik olarak Jenn'e verilecek mülkiyete dâhil ediliyor.
Evle birlikte geliyor anne.
Olur da üçkağıtçı hâkimin biri numara yapmaya kalkarsa diye...
...alenen bahçe yazmanız gerekiyor bence.
Pekâlâ, yazarız tabii.
Bakalım...
Bahçe.
Selam, ben geldim. Merhaba hanımlar, Jimmy McGill.
Hoş geldin Jimmy. İşimiz bitmek üzere.
- Çok iyi, ben de... - İşimiz bitmek üzere.
Bir dakikaya geliyorum.
Zambak havuzum da yazsın.
Bahçede.
Zambak havuzu.
Tamamdır hanımlar.
- Yardımınız için çok teşekkür ederiz. - Rica ederim...
...asıl sabrınız için ben teşekkür ederim.
Bayan Aherne, siz ya da Margaret...
...bir şeye ihtiyaç duyarsanız, ne olursa olsun beni gece gündüz arayabilirsiniz.
Kendileri Bayan Siemasko ile kızı Jenn.
Kusura bakmayın, hatlar karıştı biraz.
Güle güle.
- Hoşça kalın, sağ olun. - Dikkatli gidin.
Tamam, çok teşekkürler.
Kahramanımsın. Hakkını ödeyemem.
Chuck ne alemde?
Kriz çözüldü...
Gibi.
Yani her zamanki Chuck olmaya geri döndü.
- Konuşmak ister misin? - Duruma göre.
Bir daha asla, hiçbir şekilde...
...konuşmak istemediğini söylediğin konuyu içeriyor olabilir.
Tamam o zaman, kalsın. Ben işe döneyim.
Bugünü burada bitirmesek mi? Yemek ısmarlarım sana.
Ciddi olamazsın, ne kadar geri kaldığımın farkında mısın?
Şimdi bir de sekiz tane vasiyet bitirmem gerekiyor.
Ne alakası var? Vasiyetleri ben yapacağım.
- Hayır, yapmayacaksın. - Tabii ki yapacağım.
Vasiyetler bende, benim müvekkillerim zaten.
Benim müvekkillerim. İkimiz ortak değiliz, unuttun mu?
Bu insanları aldıktan sonra öylesine yeniden sana atayamam.
Yapma ya, şimdi ne diye hukuku olaya karıştırıyorsun ki?
Ne olacak?
Bak, hepsine tek tek senin yerine...
...benimle çalışacaklarının sözünü verdim.
Hepsini bir gün daha uğramaları için ikna etmeye çalıştım.
Altı tanesi gitti, belki onları geri alırsın.
Mesele paraysa, sana bir şeyler...
Para falan değil, para sende kalsın.
Bunu ben istemişim gibi davranma. Sanki daha fazlasına ihtiyacım var.
Kızdın mı?
Kızmadım.
Bazı...
...konuları düşünüyordum.
Bugün 10 dakikalığına Chuck benden nefret etmedi.
Nasıl hissettirdiğini unutmuşum.
Jimmy.
Az önce suçunu itiraf ettiğinin farkında mısın?
Evet.
Ama sen daha iyisin, değil mi?
Hem senin sözüne karşı benimki.
Burada bitiyor.
Howard? Burada bitiyor.
Onu da...
Tabii.
Şimdi bana inanıyor musun?
Nereden başlasam bilmiyorum.
Ama evet, inanıyorum.
Kardeşin eşi benzeri olmayan bir orospu çocuğu.
Meclisten dışarı.
Ama, keşke kalkıp kendi başına...
...uygulamaya geçmeden önce bu planlarından bana da bahsetseydin.
Biliyorum Howard, seni yanılttığıma pişmanım.
Ancak bir şekilde...
...hakikatin ortaya çıkarılması gerekiyordu.
Az kalsın senin yüzünden geçireceğim kalp krizinden bahsetmiyorum.
Chuck, bu kayıt...
Ne kazandırdığından emin değilim.
Bak, delil niteliğini benden iyi biliyorsun zaten...
...ama sorunlu bir delil zincirinde gizlice kaydedilmiş bir kaset bu.
Bunu kabul ettirmek için çok uğraşman gerekecek.
Katılıyorum.
Oldu da bir şekilde jürinin huzuruna çıkardın diyelim...
...Jimmy onlarca uzman çağırıp sesin ona ait olmadığını...
...kasetin montaj olduğunu söyleyecek. - Bence de söyler.
Bunu Mesa Verde'den Kevin Wachtell'e dinletmeyi mi düşünüyorsun?
Çünkü ne kadar istesem de, o treni kaçırdık.
Ne olursa olsun onları geri alamıyoruz.
O kapıdan geçebileceğimizi bile sanmıyorum.
Chuck, bu kaset mahkemede bir işe yaramayacaksa...
...ve kamuoyunda da etki yaratmayacaksa...
...amacı ne?
Aklıma bunu kullanabileceğin tek bir yer gelmiyor.
Benim geliyor.
YAPMA
Bayım 15 dakikaya kapatıyoruz.
Bana bir taksi çağır, olur mu?
Araç ne olacak?
Sende kalsın.
Five J hurdalığı.
No comments yet. Be the first to leave one.