The Mountain II (Dag II)

The Mountain II (Dag II) (Dağ II)

Download Turkish Subtitle

Release info

Dağ II WEBRip Netflix tr
A Commentary by YakisiliTalat

Tags

webrip
web
BRip
Published on: 2020-05-24
Downloads: 62
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 137 lines.

Kara Koyun 44-19. Düşman belirlendi.

Referans güney.

Kara Koyun 2; Melekler 15. Alpha Check.

Onaylandı. Tahmini mesafe dört mil.

Yakıcıları kapatın.

Hedef açık.

Düşmana ateş izni.

Break, break! Kara Koyun 44-1, Burası Türk AWACS Güney.

NATO müttefikleri bölgede.

Break, break! Kara Koyun 44-1, Burası Türk AWACS Güney.

NATO müttefikleri bölgede.

Beklemede kal 2. Dinlemedeyiz Güney.

Dağ yakınında operasyon. Güvenlik tehlikesi olabilir. Lütfen uyun.

- -

- -

Küffar Koalisyonunun bir parçası olarak...

- -

- -

...sivillerle röportaj yaptığım...

...ve putperestleri ekibimle çektiğim için.

...piş...

...pişman...

...pişman değilim. Pişman değilim!

-Bu hayvanların yaptıklarını... -

Kes! Kes şerefsiz! Kes! Korkumu size verir miyim sandın? Kes!

- -

Rüzgâr üç yönünden iki şiddetinde.

Mesafe 800 metre.

Gerilir zorlu bir yay

Oku fırlatmak için

- -

- -

- -

Ceyda Hanım.

Ceyda Hanım, iyi misiniz?

Bir yerinizde sancı var mı?

-Ne? -Bir ağrınız, sancınız var mı?

Yok.

Bizimle gelin lütfen. Sizin için buradayız.

Kasabaya gitmemiz gerek Burası kabak gibi açıkta.

- -Mustafa, zaman ver.

Taş çatlasa beş dakika komutanım.

Eşref, vakit kazandır. Sokaklara in. Silahlı varsa kes.

- - Kulakçı sokaklara indi.

-Kimsiniz siz? -Özel Kuvvetler.

Muharebe Arama Kurtarma.

Oğuz, Bekir. Ceyda'nın sivil kıyafetleri bulun.

Baybars, şarjörü topla, gidiyoruz.

Nereye?

Eve Ceyda Hanım. Eve gidiyoruz.

- -

- -

Gene bir bok yiyoruz ama dur bakalım.

Eminsen katıl bana.

Benim bacağı görünce hemen elerler beni be!

Asılınca bile ağrıyor amına koyayım ya!

İstemiyor musun?

Asılmayı mı?

Bekir!

Hadi hadi! Az laf, çok yudum.

Ne oldu seninki?

Hani şu rölede anlattığın bir kız vardı. Hastasıydın. Ne oldu?

Lan nasıl da hatırlıyorsun ha!

İki ay önce evlenmiş.

Şöyle, sesi kadeh gibi çınlayan bir Sebahat'imiz olmadı be Oğuz!

-Sen yine sarhoş oldun ha! -Kimseyi unutmuyoruz, biliyor musun?

Çuval gibi sırtımızda taşıyoruz kaybettiklerimizi.

Hamal gibiyiz oğlum.

Şükrediyoruz, küfrediyoruz, sabrediyoruz. Ama tilki gibi kafamızda dolanıyorlar.

Ölen de aynı, terk eden de aynı.

İkisini de hayal olarak hatırlıyorsun.

Bazen rüyamda Yaşar Yüzbaşı'yı görüyorum.

Son bakışını hatırlıyorum.

Endişe vardı o bakışında ama...

...kendisi için değil, biliyor musun?

Bana bir şey olacak diye korkuyordu.

Sence ne derdi bu yaptığımıza?

Özel Kuvvetler kursuna katıldığımızı duysaydı eğer...

...önce gelir, şöyle güzelce bir sırtımızı sıvazlardı.

Bir de fıkra anlatırdı.

Sonra da muhtemelen ağzımıza sıçardı.

Muhtemelen.

Oğuz.

Onun ve Kemal Başçavuş'un yaşattığı heriflerin adam olması lazım oğlum.

Yoksa biz ziyanız.

Unutulmayanlara!

- Arif, ne görüyorsun? -

Irak, komutanım.

Beled el nifak vel şikak.

Dağın 24 kilometre güneydoğusundayız.

Yakında gelirler.

Cephane durumumuz ne?

Topladık bir şeyler ama hep keleş komutanım.

Bunlar yedekti. Gerçek taarruz birlikleri güneyde.

- -

Bir an önce tahliye alanına intikal etmemiz lazım.

-Bekir. -Emredin komutanım.

Keleşlerden birini al, tuzaklarız.

Neden sadece ben?

Neden?

Ekibim de oradaydı. Neden sadece ben?

Kameramanım Philip, yapımcım Neçirvan şu anda bizimle burada olabilirlerdi.

Türk değiller diye...

...hiçbir şey yapmadınız.

O kadar basit değil Ceyda Hanım.

"Hanım"a gerek yok. Ceyda yeterli.

Merak etmeyin, o ırkçı seçiciliğinizi yüzünüze vurmayacağım.

Vurun isterseniz.

Türk vatandaşı olmayanlar için adamlarımı tehlikeye atamam.

-Kim olduğumu, yaz... -İyi biliyoruz.

Görüşleriniz, yazılarınız, muhalifliğiniz bizi ilgilendirmiyor. Görev görevdir.

-Bekir. -Emredin komutanım.

Oğuz'la siz öncüsünüz. Biz Ceyda'yla arkadan çıkacağız.

10 km batıdaki köylerden geçeceğiz. Gözünüzü açık tutun.

Ceyda, benim kaskımı ve şefin getirdiği yeleği giyecek.

Çıkartırsa zorla giydireceksiniz.

Hazır mıyız?

Kulak ne durumda?

İki haftaya, bir onarım ameliyatına gireceğim komutanım.

Siz benimle dalga mı geçiyorsunuz ya? Ha?

Terhis belgenizi alın gidin. Neden hâlâ buradasınız?

Birinizin omuzunda platin takılı.

Diğeriniz yarı aksak. Ne kursu, ne elemesi ya?

Komutanım, eğer anlatmamıza izin verirseniz...

Bence esas siz anlamıyorsunuz.

İşlevi olmayan, yanındakini riske atacak adamla işimiz yok bizim.

Hadi seni aldık!

Bunu ne yapacağız? Yemek mi pişirecek sınır ötesinde?

- Ne dedin sen? - Selim.

- Dikkat! -

- Ben devralırım. - Emredersiniz komutanım.

Oturun.

Buradaki birlikler bireylerle alakalı değil. O birliğin bütünüyle alakalı.

Bir adam iflas ederse tüm tim tehlikeye girer.

Eski yaralarınız bu yüzden önemli.

"Kısa Dönem'in tüfeği yok. Diğeri de zaten Bekir."

Yaşar'ın bana son cümlesi.

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left