The first 200 lines.
Cannes Film Festivali Belirli Bir Bakış Bölümü 2021 Resmî Seçkisi
Çeviri: Dikistutmaz iapetos | Letterboxd: moandor
Öldün mü? Neden cevap vermiyorsun?
Ne var, Rony? Daha uyanmadın mı?
Bu da ne demek oluyor? Saatin kaç olduğunu biliyor musun?
Emu'yu okuldan almalısın. Babam gelemez. Ben de rahatsızım.
Neden bu kadar işe yaramaz bir kardeşim var?
Pazartesi. Neden? Ne önemi var ki?
Kızımı okulda tek başına oturtup ağlatırsan, buna pişman olursun.
Emu'yu kimliksiz alamazsın.
Nereden bilebilirler ki?
Neyi "saçma" bunun? Çocukları tanımadıkları insanlara mı teslim edeceklerdi?
Tamam, hadi. Oraya vardığında beni ara.
Kartının limiti niye ağzına kadar dolu?
O zaman daha fazla dakika al.
İnanılır gibi değil.
Ne?! Cidden benden mi istiyorsun!
- Oturun. - Selamün aleyküm.
Eee?
Sınav nasıl gidiyor?
Chinmoy! Sorular, beklediğin yerden gelmedi mi?
Bu derece zor olmamaları gerekiyordu.
- Her şey yolunda mı? - Evet.
- Moralin mi bozuk? Bir sıkıntın mı var? - Hayır hocam.
Bir şeye ihtiyacın olursa, odamda olacağım.
Bunun öğretmenle hiçbir ilgisi yok. O neden kötü oluyor?
Onu telefona ver. Kendim hallederim.
Neden konuşmak istemiyor?
Pekâlâ. Ona aramasını bekleyeceğimi söyle.
Mimi'nin konsantrasyonunu bozuyorsunuz. Bu yaptığınız, hiç doğru değil.
Eğer onu taciz etmeyi bırakmazsanız, sizi Dr. Arefin'e şikayet edeceğim...
Adın ne senin?
Sana adını sordum.
- Duyamadım? - Annie.
Bir kelime daha edersen, Annie, seni sınıftan atarım.
Cetveli yerden al.
Ne dediğimi duyuyor musun?
Lütfen...
Cetveli kaldır yerden.
Benim değil.
- Eşyalarını topla ve çık. - Hocam, lütfen...
Bir daha olmayacak. Çok özür dilerim.
Teşekkürler.
Bebeğim? Evet, okuldayım.
Üzgünüm, dersim vardı.
Roni Amca'nla eve git. Birazdan geleceğim.
Dağcı, sosyal hizmet uzmanı ve yazar Wasfia Nazreen 2011 yılında...
...Bangladeş'in bağımsızlığının 40. yıldönümünü ve kadınların başarılarını...
...kutlamak için ülkenin en yüksek yedi zirvesine tırmanmaya karar verdi...
Kızımın öğle yemeği boyunca uyumasına neden izin verdin anne?
Hayır. Neden telefonumu kapatayım ki?
Yemek yediğinden emin olmak için aramam mı gerekiyor illa?
Kapatıyorum anne. Dakikalarım bitti.
Üçüncü kat.
Annie?
Çengelli iğneniz var mı?
Merhaba, anne.
Tamam.
Hayır.
Biraz üşüttüm.
Evet, battaniyem var. Merak etme.
Kütüphanedeyim. Seni sonra arasam olur mu?
Öksürüğü ve nefes darlığı nedeniyle onu birkaç gün gözetim altında tuttuk.
Hastayı muayene ettik. Kan basıncı yüz yetmişin üzerinde.
Nabız: Dakikada 100 atım.
Solunum sayısı: Dakikada 22.
Bayan?
Yine duş mu aldın?
- Çorbanı iç. - İçemiyorum. Midem bulanıyor.
Ateşin tekrar çıktı mı?
- Hayır. - Islak saçla oturma.
Kütüphaneye gidiyorum. Bir şey olursa beni ara.
Boşuna geldiniz.
Mimi sorular sormaya başlayacak şimdi.
- Ona söylemedin mi? - Neyi söylemedim mi?
- Dün olanları. - Dün ne oldu ki?
Ne kadar sıkıntılı olduğunu biliyorum ama söyle, ne oldu?
Bir şey olmadı.
İyiyim ben.
Merhaba. Halledebildin mi?
Burs başvurunu diyorum?
- Hallettim. - İlk denemende mi?
Dün neler olduğunu anlatır mısın?
Mimi'yi neden sınavdan attın?
- Eminim zaten biliyorsunuzdur. - Açıklamanı duymak isterim.
Açıklanacak bir şey yok. Kopya çekiyordu.
Kopya dediğin, cetvele not almak mı?
- Herkes yapar bunu. - Hayır, yapmaz.
Hepimiz hata yapıyoruz.
Yakında, insanların hayatlarını kurtaracaklar.
Bu şekilde mezun olmalarını mı istiyorsunuz?
Bu kadar da saf olamazsın.
Anlamıyor musun?
Paraya ne kadar önem verdiklerini bilmiyor musun?
Ona yarım saat verebilirdin.
Atmasaydım, tekrar kopya çekebilirdi.
Ve diğerlerini cesaretlendirirdi.
Ona ikinci bir şans tanımalıydın.
Kimse o üzücü olayı unutmaz.
- Eğer aptalca bir şey yaptıysa... - İkinci şansı mansı geçeceksiniz!
Hayırdır, Rehana?
Neden benimle böyle konuşuyorsun?
Benimle bir sıkıntın mı var?
Eve geç dönmeye ben de bayılmıyorum herhalde, anne.
Sınava burada çalışıyorum, çünkü evde çalışamıyorum.
Gelemem. Emu'yu Rony alacak.
Hocanın odasına.
- Kızın nasıl? - İyi, teşekkür ederim.
Tamam anne. Babamın ilacını alırım.
Burada kalamazsın, Emu. Çalışmam lazım.
Sen çalış, sessizce okurum.
Odamda durmayacağım. Hastalarım var.
- O zaman seninle geleyim. - Gelemezsin.
Gıkımı çıkarmayacağım, söz.
Roni amcanla eve git lütfen. Sana KitKat alacağım.
KitKat istemiyorum.
- Ne istiyorsun peki? - Nic.
Yanlış yaptın. Artık hep buraya gelmek isteyecek.
"Annemi görmek istiyorum!" diye çığlık atıp durdu. Ne yapsaydım?
- Gittikçe inatçı oluyor. - Kime çekmiş acaba...
Eve dön. Benimle kalsın.
- Mesaj geldi mi? - Kimden?
- Tanya nasıl? - Ateşi var.
- Ne zamandır? - İki gündür.
Doktora gitti mi? Dang humması salgını var.
Gideceğiz.
Anneme ne zaman ondan bahsedeceksin?
Sana artık para veremem.
Vermene gerek yok zaten. Yeterince verdin.
Öğretmen...
...müsamerede ne giyeceğimizi sordu.
- Ne giymek istiyorsun peki? - Bilmiyorum. Sence ne giymeliyim?
Komedyen kostümleri hakkında fazla bir bilgim yok.
Önemli değil. Komedyenlerin büyücüler gibi büyük şapkalar takmasına gerek yok.
- Üzgünüm. - Sorun değil.
- Teşekkürler. - Şu an nasılsın?
Daha iyiyim.
- Onu sık sık buraya getirir misin? - Arada.
Adın ne senin?
"Adın ne senin"?
- Ben Ayşe. - - "Ben Ayşe."
- Yaramaz kız. - "Yaramaz kız."
- Sık sık nefes darlığı çekiyor musun? - Arada sırada.
Çok pardon. Kocam arıyor.
Neredesin?
Üniversitedeyim.
Arkadaşının odasında.
Ne var bunda? Evde tek sıkıldım, Arefin.
- Sen miydin, ne oldu? - Konuşmamız lazım.
- Ne hakkında? - Önemli.
- On dakika bekleyebilir misin? İşim var. - Acil bir mesele.
On dakika bekleyemez mi?
Pekâlâ. Odanızda bekleyeceğim.
Hayır, kendi odana geç, işim bitince gelirim.
Neden böyle tuhaf davranıyorsun?
Ben mi garip davranıyorum? Kendine bak asıl.
Aynen öyle davranıyorsunuz.
Rehana, son kez söylüyorum...
İşim var.
Odanda bekle. On dakika içinde gelirim.
Neyle meşgulsün bu kadar?
- Şansını zorluyorsun. - Özür mü dilemeliyim?
İçeri girmeme izin verecek misiniz?
Neymiş bu kadar acil olan?
- Müdire bana inanmazsa ne olacak? - Eminim inanacaktır.
- Ya inanmazsa? - O zaman da şahitlik ederim.
Bunu nasıl anlatacağımı hiç bilmiyorum.
Sadece gerçeği söyle. Tüm gerçeği.
Sizin için söylemesi kolay. Sizin başınıza gelmedi sonuçta.
Bu bir hataydı. Boşa geldim.
Sineye mi çekeceksin bunu? Ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu?
- Cezalandırılmazsa, tekrar yapar. - Ceza alması zor.
Hiç umurumda değil.
- Endişelerini anlıyorum. - Hayır, anlamıyorsunuz.
Nasıl cezalandırılabilir ki?
Şikâyet edersem herkes öğrenir ve beni suçlar.
Ben bir kızım.
Neden odasına yalnız gittiğimi...
Arandığımı vs. söyleyecekler.
Dışlanan kızlara ne olduğunu bilmiyor musunuz?
Dışlanmayacaksın. Müdireyle konuşacağım.
Lütfen durumumu anlayın.
Mezun olmalıyım.
Lütfen, kimseye söylemeyeceğinize söz verin.
Ne olursa olsun.
Lütfen.
Allah şahidim olsun...
...eğer birine söylerseniz, okulun çatısından atlarım.
Emu'nun öğretmeni seninle konuşmak istiyor.
- Ne hakkında? - Bana söylemedi.
Ama herhalde önemli bir şeydir.
- Onu ararım. - Yüz yüze görüşmek istiyor.
Bir litre soya yağı, bir kilo şeker, bir düzine yumurta ve ekmek al.
Ve varsa amaranth. Aklında tutar mısın, yoksa mesaj atayım mı?
- Bu para yetmez ki. - Yeter, hesapladım.
Yetmez işte. Alışverişleri ben yapıyorum, sen değil.
Paralar hep yırtılmış...
- Bunu da anneme ver. - Yok, bende kalsa daha iyi.
Taş, kâğıt, makas!
Ayşe teyzene teşekkür ettin mi?
No comments yet. Be the first to leave one.