The first 200 lines.
Hemen uzaklaş.
Stajyerimden.
Şimdi mutlu musun?
Yoksa biraz daha uzaklaşmalı mıyım?
Pekala. Orada görüşürüz.
Artık gitmem lazım.
Görüşürüz.
Dr. Kang.
Yalnızca yarı başarı ve yarı başarısızlık.
Bunu bana hiç söyledin mi?
Bu bir başarı çünkü; sana hapis cezası verdim.
Ama ayrıca bir başarısızlık çünkü;...
...10 yıl istememe rağmen 3 yıl aldın.
Yani? Zaten cezamı çektim.
Şimdi ne yapabilirim?
Zaman sabıka kaydını silemez.
Sadece toplumun affı silebilir.
Yaptığım şey için asla toplumun affını istemedim.
Sadece, toplumun kabul etmesini istedim.
Ki bunu elde edemedin.
Çünkü; mahkum oldun.
Benden ne istiyorsun?
Yetkimi almak? İşten çıkarmak?
Kesinlikle hayır.
Bunu sana yapmak için hakkım yok.
Ne o zaman? Beni yakalamak ve önlüğümü çıkarıp almak için...
tekrar ötanazi yapana kadar bekleyecek misin?
-Hayır. -O zaman istediğin ne?
İstediğim tek bir şey var.
Hiçbir şey yapmadın.
Lütfen hiçbir şey yapma.
Neden?
Senden korkuyorum.
-Benden korkuyor musun? -Evet.
Bir savcı...
enim gibi eski mahkum bir doktordan mı korkuyor?
Bu neden olsun ki?
Bilmiyorum.
Cinayet ani bir dürtüye değil...
sağlam bir inanca dayanır.
Ve bu inancı yasaların üstünde tutan kişidir.
Böyle bir insan etrafındakileri lekeler.
Özellikle, hala eğitim alanlar ve...
hala kendi görüşlerini geliştiremeyen insanlar.
Gözlerinde...
kendini feda ettin ve kan kaybndan ölene kadar kendini adadın.
Sen onlar için...
bir kurbansın.
Bu yüzden lütfen hiçbir şey yapma.
Hiçbir şey.
Görüşürüz, Dr. Cha.
Umrumda değil.
Senin görüşlerin...
ve benim hakkımdaki yargıların benim için önemli değil.
Benim için önemli olan...
Benim için önemli olan...
senin için nasıl bir doktor olduğum değil.
Hastalarım için ne tür bir doktor olduğum.
Onları öldüren ya da kurtaran bir doktor muyum?
Bu değerlendirmeyi hastalarıma bırakacağım, sana değil.
Sana bir tavsiye vereyim.
Bir doktor...
...Tanrı olamaz.
Yalnızca Azrail olabilir.
Alo?
Nasıl gitti? Savcı Son ne dedi?
Kavga mı etmek istiyor? Yine mi savaşıyoruz?
Öyle değil. Yarın konuşuruz.
Tamam. Bu arada, başka bir haberim var.
-Ne oldu? -Joo Hyung Woo'yla röportaj yapan...
yayın istasyonundan bir yapımcı tanıyorum.
Beni aradı ve seninle röportaj yapmak istediğini söyledi.
Televizyona çıkman uygun olur mu?
Bunu savcı olarak mı yapıyorsun?
-Ya da... -Savcı olarak...
-bunu yapıyorum. -Sanmıyorum.
-Alo. -Savcı Son, benim.
-Onunla buluştun mu? -Evet, buluştum.
O nasıldı?
Hala aynı mı?
Yüz yüze anlatacağım.
Peki. Benim de sana bir şey söylemem gerek zaten.
Han Myung Oh.
Seul Hanse Tıp Merkezi'nin hukuk ekibinde avukat.
Bildiğiniz gibi, Yoon Seong Kyu davasında Cha Yo Han'ı...
savunmaya gönüllü oldu.
Min Tae Kyung.
Seoul Hanse Tıp Merkezinde Anesteziyoloji Şefi.
Hastanenin muhalefetine rağmen Cha Yo Han'ı...
işe almakta ısrar etti.
Ama sorun şu ki, ne kadar çok bakarsam bakayım...
Cha Yo Han'la kişisel bir ilişkisi...
yok gibi görünüyor.
O zaman onu işe almakta neden bu kadar çok ısrar etti?
Sebebini burada bulabiliriz.
Kang Yi Soo. Seul Hanse Tıp Merkezi Başkanı.
Min Tae Kyung'un kocası.
Kazadan sonra komaya girdi.
Solunum cihazını bağlı ömür boyu tedavi görüyor.
Ne...
hissediyordur şu an?
İkiniz burada ne yapıyorsunuz?
Babamın şu an nasıl hissedeceği hakkında konuşuyorduk.
Kız kardeşim olarak aynı mı düşünüyorsun?
Bundan hoşlanmıyorum.
Bir şeyden hoşlanmadığın zaman,
anlamaya bile çalışmıyor musun?
Doktorun kararının, hoşlanıp hoşlanmamanızla alakası yoktur.
Bu anlamda,
sanırım Si Young en azından deniyor.
Alo?
Hey, Dr. Cha. Benim, Si Young.
-Neredesin? -Anlamadım.
Şu anda neredesin?
Yani onun kızı...
Kang Si Young, anesteziyolojide asistan mı?
Evet, bu doğru.
Ve şu anda, Cha Yo Han'ın stajyeri mi?
Evet.
Tıpkı Postma olayı gibi.
"Postma"?
(Andries Postma: Annesini ötenazi yapan Hollandalı bir doktor)
Andries Postma? Hollandalı doktor mu?
O bir doktor; ama aynı zamanda hastanın kızı.
Babasının tedavisini sonlandırmaya karar verirse ve...
onu ölüme terk ederse...
bu, Postma olayının Kore versiyonu olur.
Yani eğer birisi böyle görünmesini sağlarsa ve...
bunu kamuoyu duyarlılığı için kullanırsa?
Bu gerçekten bir tesadüf olabilir mi?
Değilse, kesin bir bağlantı olması gerek.
Aynı okuldan değiller ve...
herhangi bir şekilde birbirleriyle tanışmıyorlar.
Ama, bir çeşit bağlantı olmalı.
Savcı neden seninle görüşmek istedi?
Beni korkutmak için.
Yine aynı şeyi yapmayacağımdan emin olmak istedi.
Eğer...
Ve umarım asla olmaz.
Ama eğer...
aynı tür bir hastayla karşılaşırsan...
Yine aynı seçimi yapar mıyım?
Evet.
O olaydan sonra insanların bana en çok ne sorduğunu biliyor musun?
Bana hasta için...
en iyisini düşündüğümden değil, kendimi rahatlatmak ve...
hastadan kurtulmak istediğim için mi öldürdüğümü sordular.
Onun için neyin iyi olduğunu önemsiyor musun ki?
Rahat hissetmek istediğin için olmadığından emin misin?
Onun gitmesine izin vermek için bir sürü neden vardı.
Ama, insanlara kesinlikle kendim için yapmadığımı söyleyebilirim.
Aynı duruma düşersem ve farklı bir...
karar verirsem...
o zaman benim düşüncem olarak görünmeyecek.
Sadece fevri bir cinayet olacak.
Üzgünüm.
Sanırım saçma bir soruydu.
Ben de saçma bir hipotez yapabilir miyim?
Eğer, bir ihtimal,
babanın tedavisine son vermeyi düşünmek zorunda kalırsan ve...
gerçekten sonlandırmaya karar verirsen...
aynı şeyleri duymaya başlayacaksın.
İçinin rahatlaması için yaptığını söyleyecekler.
Ve buna bir şey daha ekleyecekler.
Kendi babandan vazgeçtiğin için seni eleştirecekler.
Bir cevap bulman lazım.
Kimsenin seni bir daha eleştirememesi için...
bu sorulara bir cevap...
...bulmalısın.
Bulacağım. Kendi cevabımı bulmak için...
...çok uğraşacağım.
Ve bunun çizgiyi aşmak gibi olduğunu biliyorum.
Ama siz de insanlara gerçekte kim olduğunu göstermelisiniz.
Daha çok insanın sizin nasıl bir doktor olduğunuzu....
öğrenmesini istiyorum.
Devam et.
Dikkatli git.
Bunu yapabiliriz!
Merhaba.
Bir resmini çek.
Öyle değil.
Hadi ama!
Çekime başlayacağız.
İnsanların Ağrı Yönetim Merkezine gelmesinin nedeni...
ağrılarından kurtulmak istedikleri için, değil mi?
Şöyle ünlü bir alıntı var;
"İnsanın geçmişi acının geçmişidir."
İnsanlar acı ile doğarlar ve sonunda acı içinde ölürler.
Ve hayatları boyunca acıyla savaşırlar.
Tanrım, kamerada harika görünüyor ve çok etkili konuşuyor.
Tv'de olmak için doğmuş gibi.
Ne yazıyorsun?
Gi Seok'un annesi gerçekten bunun hakkında heyecanlıydı.
Dünyaya hastalığından bahsetmek için harika bir fırsat olduğunu düşünüyor.
Konsantre ol.
O zaman size bir soru sorayım.
Acı tanımınız nedir?
Bence acı...
vücudumuzun bizimle iletişim kurma şeklidir.
-Bir iletişim yolu mu? -Evet.
No comments yet. Be the first to leave one.