Big Mouth

Big Mouth (빅마우스)

Download Turkish Subtitle

Season 1

Release info

Big Mouth S01E01 1080p HS WEB-DL AAC2 0 H 264-MARK-NonSDH TRSUB
A Commentary by IDPeaceM
twitter.com/IDPeaceM id-peacem.blogspot.com

Tags

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
1080
Published on: 2022-07-29
Downloads: 11
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Bu dizi tamamen hayal ürünüdür.

Dizide yer alan olay ve kurumların tamamı kurgudur.

Son dakik haberi.

Paranın Big Mouse tarafından çalındığı

... ve NR Forum üyelerine ait olduğu açıklandı.

Kaybın 100 milyar won olduğu söyleniyor.

Kolombiya menşeli uyuşturucunun Asyalı baş satıcısının

Big Mouse'a mensup olduğu ortaya çıktı.

Big Mouse'un, yeni şehir apartmanları programını

zorla uygulatan çete ile bağlantısı ortaya çıktı.

Savcılık ve polis Big Mouse'u yakalamak için ortak birim oluşturdu.

- Milyarlarca won... - En büyük kaçak telefon

ve kayıt dışı araç satan organize suç zincirinin

Big Mouse ile bağlantısı ortaya çıktı.

...yasa dışı uyuşturucu satan...

...yasa dışı yollardan 50 milyar won bağış toplayan...

Dokuz nehri bulunan bu büyük şehir, Kore'nin en kalabalık ilk on şehri arasında.

İnsanlar buraya güzel, harika ve huzurlu der.

NINE RIVERS FORUMU YENİ YIL AREFESİ GALASI

Ama biliyor muydunuz?

Böyle diyenlerin çoğu

paranın içine doğmuş ayrıcalıklı insanlardır.

Dışarıdan hoş görünen insanın içini yakabilir.

Burası da tam olarak böyle bir yer.

Yakından bakınca

her türlü suç ve yolsuzlukla içten çürümüş olduğunu görürsünüz.

Hakkımız olanı verin!

GUCHEON'U DERHAL KURTARIN

Ama çoğu insan iyiyi kötüden ayırt edemez.

Sosyal konulara ilgileri yoktur.

Niye mi? Çünkü geçim derdindedir hepsi.

Benim hayattaki amacım çok basit.

Başarılı olmak

ve sevgili ailemle uzun ve mutlu bir hayat yaşamak.

Sosyal adalet mi?

Saçmalığın daniskası.

Bu ne ya?

1. Bölüm

Domuz göbeği istiyorum demiştim.

Buna verecek paramız yok bizim.

Evlilik yıl dönümümüz, karı-koca olduğumuz gün bugün.

En büyük saçmalık böyle önemli bir günde evde domuz göbeği yemek olurdu, değil mi babacığım?

Tabii canım. Avukat adam neticede.

Kredi anaparası 259 milyon won, aylık 7,8 milyon won faizi var.

Her dakika borcumuzun katlandığının farkında mısınız acaba Avukat Bey?

Aç bakayım. Bak nasıl güzel tadı.

Aferin. İşte böyle.

Hele bekle sen. Yakında bütün televizyon kanallarında yüzümü göreceksin.

Anca konuşuyor.

SAVCI CHO DONGHWA

Evet?

Cho Donghwa Savcım?

Ben Park Changho, Gucheon Hastanesi cinayetinin müdafiiyim.

Önemli bir mevzu, yüz yüze görüşmek isterim.

Peki, orada görüşürüz.

Gucheon Hastanesi davası sende mi?

Büyük isimler var diyorlardı işin içinde.

Bahşişine kadar her şeyi ödedim o yüzden muhakkak tatlınızı yiyin.

- Şunu bana uzat o zaman. - Tabii.

Öyle bile olsa yıl dönümünüz. Biraz daha kalmak icap eder.

Tebrik ederim seni benimle evlendiğin için hayatım.

Eve erken gel. Evde biraz şarap içeriz.

Olur.

Hemen gidiyor musunuz?

Giderken içersiniz.

Sağ olun.

BIG MOUTH

7 GÜN ÖNCE

Şu alarmı değiştir demiştim.

Niye bunu kuruyorsun? Çok sinirimi bozuyor.

Çekil, çekil.

Sırtım. Sırtım kırıldı.

Kalk, yoğun olacak bugün.

Cidden gitti ama belim.

Külahıma anlat. Bırak bu ayakları.

Kalk.

İyi uyumuşum.

Miho. Aman.

Tamamdır.

Bu, kadınlara daha güzel gelir.

"Göz kremi."

Bana bak!

Kaç para bu, biliyor musun sen?

Nasıl hoyratça kullanırsın, göz kremi bu!

Ben bile gıdım gıdım kullanıyorum.

Azıcık.

Hiç oldu resmen.

Miho. Kravatıma yardım etsene.

- Ne? - Kravatım diyorum. Bir garip oldu.

İşim var.

Ama kravatım...

Bir gariplik var.

- Duruşma kaçta? - Saat 10:00'da.

Beni şirret bir kadına çevirmeden o parayı geri alsan iyi edersin.

Fazla takıyorsun gene.

Bu davayı benden daha iyi bilen bir avukat daha bulamazsın Kore'de.

Avukat dediğin dolandırıldım diye hava atar mı hiç?

Neyse, mahkemeyi kaybedersen

sakın evime adımını atayım deme. Anlaşıldı mı?

Hele, hele, hele.

Nereden senin evin oluyormuş. Burası benim evim.

Bu dolandırılırken sen ne yapıyordun baba?

Güya ofisin başısın.

Gecikeceğiz. Çıkalım hemen.

Miho'yla konuşamıyorum bile.

Sürekli canı sıkkın.

Bir kendini onun yerine koy.

Canı çıkana kadar çalışıp biriktirmiş

sen de gidip ondan habersiz almışsın dolandırılmışsın.

Sen olsan kızmaz mıydın?

Ben dedektifken

bu sebepten birbirini öldüren karı-kocalar bile vardı.

İnsanı korkutmayın.

Yargıç Yoon'un gönlünü gördün, değil mi?

Pahalıya patladı bana.

Sakın Miho'ya tefeciden para aldığımı söylemeyin.

Davayı kazanırsak bir şey olmaz.

Önce kazanmaya bakalım.

Rast gele!

Bana bak.

Sanık avukatı başından bunlar mıydı?

Değil mi? Yeni büroyla anlaşmışlar gibi.

Ayağa kalkın lütfen.

Oturun lütfen.

Bu Yargıç Yoon değil. Ne oluyor?

Bilmiyorum.

Dava numarası 2021-4576.

Yargıç Yoon Sangsoo davadan alınmıştır.

Bundan sonra davadan ben sorumlu olacağım.

Neden alındı?

Dava numarası 2021-4576.

Kripto para davasına ilişkin kararı açıklayacağım.

Sayın Yargıç, sebebini söyleyin.

Sayın vekil.

Tek kelime daha ederseniz sizi dışarı attıracağım.

Sessizlik!

Bana bak!

- Seni adi! - Lan!

Kazanacağız, büyük firmalara güvenmeyin demiştin!

Şimdi ne olacak? Ne olacak paramız?

Bir dakika, durun!

O da sizin gibi mağdur.

Önce bir sakinleşip konuşalım.

Millet!

Temyize gideceğiz. Söz veriyorum.

Böyle zamanlarda kenetlenip...

Big Mouth'muş adın.

Ne?

Elinden hiçbir halt gelmeyip

anca ağzın çalıştığı için takma adın Big Mouth'muş.

Bu nasıl saçmalık?

Seni pis dolandırıcı!

Paramı geri ver!

- Nelerlikle biriktirdim ben onu! - Durun lütfen!

- Ne olacak şimdi? - Kayınbabamı bırakın!

- Paramı geri ver! - Durun!

- Hay zıkkım. - Damadımı öldüreceksiniz!

Durun. Öldüreceksiniz.

Eşiniz çok iyi bir avukatmış.

Çok mu matah bir şey ki?

Tabii ki de öyle.

Benim kocam avukat olsa çoktan işi bırakmıştım.

Para için olsa ben de bırakırdım.

İnsan hayatını ilgilendiren kutsal bir meslek bu.

Bizim gibi beyaz melek adını alan başka meslek var mı?

Çok harikasınız. Sizden çok şey öğrenmem lazım.

Yok canım.

Duruşmanın bitmiş olması lazım.

Takma adımın Big Mouth olduğunu biliyordunuz, değil mi?

Anca konuşuyorlar bakma sen onlara.

Bıraksam mı bu işi acaba?

Mani olmam.

Ama bana olan borcunu ödemen lazım.

Telefon çalıyor.

HANIMIM

Korkumdan açamayacağım. Siz açın.

Ben de korkuyorum.

Sizin kızınız, niye korkuyorsunuz? Açın hadi.

- Aynı anası, açmam ben. - Lütfen.

Duruşma nasıl geçti?

Ne? Paramızı alamadın o zaman?

Bunun için başka avukat tutalım demiştim.

Bu ayki borcu nasıl ödeyeceğiz?

Bu borcun ardı arkası nasıl kesilecek?

Boşanma avukatlığına mı geçsem?

- Daha iyi kazandırıyormuş... - İyi fikir.

Benim boşanma evraklarını da hazırlarsın. İyi para öderim.

Yapma Miho. Şakası olmaz bunun. İnciniyorum bak.

Beni görmek ister misin bir de?

Kalbim senin yüzünden paramparça.

Evrakları akşam getir. Artık seninle yaşayamam ben.

Tamam, boşanalım o zaman. Boşanalım gitsin.

Delirdin mi sen?

Boşanırsak ben kayınbabamla kalırım yalnız, bilesin.

- Ne? - Seninle ayrılırım...

...ama ondan ayrılamam.

Bana senden daha çok güveniyor.

Yanlış mıyım?

Beni karıştırmasana!

Canına mı susadın sen?

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left