The first 189 lines.
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimle Derneği'ne yaptırılmıştır.
-Hesabınız. -Teşekkür ederim.
Evet ilk müşterimizi aldığımıza göre, şimdi ne yapıyoruz?
Çalışacağız.
Çalışacağız tabii, çalışmak çok önemli Demir Bey.
Çalışan kazanır, elması kızarır diye bir laf vardır, siz bilir misiniz?
Bilmezsiniz, evet neyse çalışmak diyorduk.
Vallahi, önce uygun bir ofis bulmak lazım.
Ben birkaç tane emlakçıyla görüştüm, bize uygun yerleri hemen gösterecekler.
-Hemen derken. -Hemen şimdi.
Hadi.
Ay ben bayılırım ya ev bakmaya, ayy ofis bakmaya.
Hadi bakalım.
Ayy Demir Bey, bu sokak ne kadar güzelmiş.
Böyle yemyeşil, ferah. Ay böyle...
...sabahları mesela çıkarız, köpeğimizi gezdiririz, ondan sonra eğer sıkılırsak...
...böyle hava almaya çıkarız. Çok güzel ya, çok nezih, harika.
-Gökçe sana iki sorum var. -Buyurun Demir Bey.
-Birincisi, bizim köpeğimiz mi var? -Cık!
İkincisi, sen daha çalışmaya başlamadan sıkıldın mı?
Ayy yok hayır, misal diyorum. Tabii ki köpeğimiz yok ama eğer olsaydı işte...
...sabah akşam, rahat rahat gezdirirdik. Çünkü gezdirmezsek köpekler...
...çok mutsuz oluyor, ikincisi yaa tabii ki sıkılmadım...
...o da misal diyorum mesela yani. Oldu da sıkıldık böyle hava...
...almaya çıkarız, güzel güzel.
Yürü, yürü hadi yürü.
Ha burası.
Merhaba, Demir Cerrahoğlu, telefonla konuşmuştuk.
Hoş geldiniz.
Kusura bakmayın bir trafik vardı.
Sizin vaktiniz benimkinden daha mı değerli? Geç kaldınız.
Ayy yok hayır, eşit yani, tabii ki değerli...
...sizinki ne kadar değerliyse bizimki de o kadar değerli, eşit.
Ben hayatta geç kalmayı sevmem, hiçbir yere de geç kalmam...
...ayrıyeten geç kalanı da sevmem.
Ben de hiç sevmem ama bugün bir istisna oldu.
Onu bilemem.
Ay siz emekli albay falan mısınız?
O nereden çıktı?
Benim dedem de öyleydi de. Böyle mizacınız, tarzınız böyle çok benziyor.
Matematik öğretmeniyim.
Peki halâ çalışmaya devam ediyor musunuz?
-Emekliyim. -Aynı zamanda zeki, çevik ve dakiksiniz.
Güzel açıkladınız öyleyim. Ne demişler "hayatta vakit nakittir"
Bu yüzden ben bugüne kadar hiç geç kalmadım. Ha...
...okuldaki lakabım da "tiktak Zeki"ydi.
Çok hoş, çok güzel ee artık içeri, girip baksak mı Zikzak Bey?
Tiktak, buyurun.
Tiktak Bey.
Tavanımız iki elli.
Pencereler bir sıfır yedi.
Salonumuz tamı tamına, otuz beş metre kare.
Şuraya yüz yirmi santim eninde bir masa koyarsınız.
Şuraya da bir... Hanımefendi ne oldu?
Ayy yani beyefendi, şimdiden masalarımızın boyutunu nereden bilelim acaba?
Bileceksiniz hanımefendi, bileceksiniz ki burayı tutacaksınız.
O değil de ıı içerisi bayağı tadilat istiyor.
Biz hazır bir yer bekliyorduk, hani hemen taşınmak için.
Siz benimle dalga mı geçiyorsunuz?
Hayır canım ne münasebet
Beyefendi ilan ortada, mal ortada, ee resme bakıp da geldiniz.
Eğer başka bir yerle ilgileniyorsanız, beni niye buraya getirdiniz?
Hem ben nereden geliyorum biliyor musunuz? Taa Zekeriyaköy’den.
Zekeriyaköy'den taksi buraya ne kadar yazar biliyor musunuz? Bilmezsiniz.
Çünkü siz metrobüse de biniyorsunuz...
...muhtemelen onun da zamanını kaçırıyorsunuzdur. Bu ne kepazelik!
Bu ne rezillik! Bu ne vakit almak! Bu ne göz belertmek!
Yeter yahu ayıp, çok ayıp! Yapmayın böyle şeyler.
Hanımefendi halâ belertiyorsunuz. Belertme!
Konuştukları kişiyi de araştırdık Duru Hanım...
...Dündar Emektar diye biri, bütün bilgileri bende.
Ne zaman lazım olursa paylaşmaya hazırım.
-Aferin Ayça. -Şimdi ne yapıyoruz?
Acele etmeyeceğiz, aklımda var bir şeyler.
Anladım efendim, ben sizden haber bekliyorum o zaman.
Hı hı.
Adam kafayı yemiş resmen ya! Ya zaten bütün...
...emekli adamlar deliriyor bence.
O ne demek şimdi ya?
Kadının çenelisinden, adamın da emeklisinden korkacaksın derdi annem.
Gökçe.
-Ne? Komik mi? -Değil de işte. Tam sana göre bir laf.
Ay çok sağ olun Demir Bey.
Saat kaç ya?
On ikiye yirmi var.
Öff bunların biri de yani azıcık geç kaldık diye bizi haşlar...
...diğeri saatlerce bekletir, ortası yok mu bunun acaba?
Ne bileyim ya? Sen bekle de ben içecek bir şeyler alayım.
Tamam.
Gökçe, ne haber, nasılsın kızım?
Aa Halise teyze! İyiyim, sen nasılsın?
İyiyim, hayırdır ne işin var buralarda?
Şey ya bir emlakçıyla buluşmaya geldim, kiralık of.
Bak tabii, atık vakti geldi.
Kırkına da geldin, ailenin yanından taşın artık.
Kaçıma geldim pardon?
Sen benim büyük oğlumlasın ya.
...yetmiş altılısın ya yavrum.
Seksen altı o Halise teyze, seksen altı.
Hadi öyle olsun.
Ayy sana yalan borcum mu var acaba benim?
Sinirlenme, kötü bir şey söylemedim kızım...
...kendi evin barkın olsun diye. Ehh evlenmediysen...
...ne yapalım? Dünyanın sonu değil ya.
Yani değil mi?
Yalnızlık Allah'a mahsustur derler yavrum.
Ahh, sen de kendi evinde artık...
...bir kedi, bir kuş, bir köpek alırsın yanına.
Ya değil mi?
Sevgilim.
Ben Demir, Gökçe'nin nişanlısıyım.
Aa! E be kızım, insan haber vermez mi?
Ya ya değil mi Halise teyze? Haklısın.
Çok ani oldu herhalde.
Evet çok ani oldu, ben de şimdi öğendim.
Ne demek o?
Ay yani evet ani oldu ıı, yoksa tabii haber verecektik.
Haa anladım.
Hamilesin, doğum yakın galiba.
-Tebrik ederim. -Ne?
Sağ olun.
Şimdi herkes öyle yapıyor, önce bebek sonra nikâh.
Ee ona da alıştık artık. Ne yapalım?
Ayy Halise teyze, ben hamile falan değilim. Kırk yaşında da değilim ya.
Ben her şeyi yoluyla yordamıyla yapacağım tamam mı?
Önce flört edeceğim, ondan sonra efendime söyleyeyim...
...eve istemeye gelecekler sonra söz, nişan yapacağız, tercihen evde değil.
Ki yapmadık da zaten, dışarıda yapacağız, yemekli, içecekli falan.
Evet, ondan sonra düğün.
Yani o da böyle en az üç yüz, en fazla altı yüz kişilik...
...sonra Dominik’te balayı ondan sonra çocuk...
...anlatabildim mi Halise teyze? Ondan sonra çocuk.
Anlamadıysan bir daha anlatayım.
Hazırsan gidelim.
Ay sinir oldum ya, kadın neler söyledi.
Ay size de çok teşekkür ederim Demir Bey, öyle bir anda kurtardınız ki beni.
Ne demek canım, her zaman.
Ayy her zaman tabii ki her zaman ben de sizin yanınızdayım.
Anca beraber kanca beraber.
Çok tatlısın biliyor musun?
Çok tatlıyım, ben tatlıyım, çok ben tatlı, ben tatlı çok...
...tatlıyım, ayy çok tatlıyım.
Gökçe ne oldu, iyi misin?
-Gökçe. -Ayy.
İyiyim çok iyiyim Demir Bey, hiç bu kadar iyi olmamıştım ben.
Ne bileyim böyle durdun bir an.
Evet ya ben bazen öyle kalıyorum, sonra start yapıp devam.
Ha, iyi hadi devam edelim.
Merhaba kusura bakmayın beklettim...
...ama nasıl bir trafik var, anlatsam inanmazsınız.
Hiç sorun değil.
Sorun değil mi, nasıl sorun değil? Kaç saattir bekliyoruz Demir Bey, ayıp ama yani.
Gökçe şimdi geldik, nerede bekledik ya?
Hadi vaktimiz yok zaten.
-Ben yardım edeyim size. -Yok!
Kendi açar ya, çok mu prezantabl?
Ayy yok, olmaz burası çok basık bence gidelim.
Ya bir dakika, daha odalara bakmadık.
Tavanlarımızın yüksekliği üç metre Demir Bey.
İçerideki odalarımızın, tavan yükseklikleri de biraz daha farklı.
Ya yüksek olabilir hanımefendi ama çok ruhsuz burası.
Ruhsuz ya bayağı.
Storları kaldırınca, güneşini çok güzel alıyor
Gün ışığı alması tabii ki önemli ama...
...toplantı odası olarak kullanacağımız odayı görmemiz şart.
Ayy şu odaya bakın Demir Bey mesela...
...hiçbir şeyimizi yerleştiremeyiz yani sıkılsak bir, iki, üç adım.
Bu kadarcık odada, bu kadar.
Ya sen bu odayı niye taktın? Muharrem'in odası olur burası.
Baksana ne kadar büyük bir yer, her yeri değerlendiririz.
-Öyle mi? -Evet.
Arka taraftaki odalara bakabiliriz isterseniz.
Metre kare olarak, biraz daha farklı.
Hanımefendi, sizde ezber diye bir şey var mı acaba?
Anlamadım.
Her şeyi, şu elinizdeki kağıttan söylüyorsunuz da.
Hayır hanımefendi ben size yanlış bilgi vermemek adına.
Vallahi hanımefendi samimiyet bizim için her şeyden önemli.
Değil mi Demir Bey?
Doğrudur.
O yüzden her şeyi baştan konuşmakta fayda var.
Ben şuna bir bakayım.
Mesela buranın ısınmasına ne kadar gidiyor?
Tam olarak bilemeyeceğim.
Aidat, ortak giderler, özel park yeri, internet.
Iıı...
Ya dersinize iyi çalışmamışsınız hanımefendi.
Böyle olmaz.
Gidelim Demir Bey.
No comments yet. Be the first to leave one.