The first 200 lines.
Çeviri: Clark KENT İyi Seyirler
- Kız senindir. - Ne?
Shaun.
Rahatla bebeğim. Bir yere gitmiyorsun.
Buraya geliş amacın nedir?
Hafta sonu gezisi sadece.
Tek misin?
Kocam yarın gelecek.
- Evli misin? - Evet.
Buraya tek başına gelmene kocan nasıl izin veriyor?
Kusura bakma. Merakım tuttu.
Önemli değil.
Orada bırakabilirsin.
Sizinle tanıştığıma memnun oldum hanfendi.
- Barrett - Joe.
- Adım Joe. - Joe, teşekkür ederim.
Biliyor musun? Bazen buraya ava geliyorum.
Bu evi hiç fark etmemiştim.
Yoldan epey uzakta.
Bana bahşiş verirsiniz artık.
Tabii ki.
Gönderdim.
Çok teşekkürler, Bayan Barrett.
- Kocanız yarın gelir mi? - Evet.
İyi.
Keyifli vakit geçirin, Bayan Barrett.
Kahretsin.
Uyumamışsın.
Burası harika.
Gönderdiğim güvenlik şifrelerini aldın mı?
Evet, mesajını aldım. Sağol.
Evet.
Yarına kadar gelmezsin sanıyordum.
Bazı değişiklikler oldu.
Bu hafta sonu benim için önemli.
Benim için de.
Biraz akşam sefası yapmak ister misin?
Bir şişe daha buldum.
Yolculuk nasıldı?
İyidi. Biraz yazı yazdım.
Sahiden mi? Göstermek ister misin?
Notebook'umu bulamıyorum. Sanırım arabada kaldı.
Sana demiştim. Laptop kullanman lazım.
Yedekleyebilirsin.
Biliyorum.
Şu bahçeye baksana. Aynısını evde de yapmalıyız.
Güzel olur.
Monterey'deki evi hatırlıyor musun?
- Nasıl unuturum. - En sevdiğim yer orasıydı.
Peki, yatak odasının manzarası?
Okyanusun sesini duymak harikaydı.
Harika bir hafta sonu olmuştu. Eminim bu da öyle olur.
Dokuz yıl geçti. Bu kadar çok uğraşma.
Uğraşsak fena mı olur?
Üçüncü ve beşinci yılımız harikaydı.
Burası biraz soğuk geldi bana.
Isınmana yardım edebilirim.
Serin esiyor.
Evet.
- Henry. - Uzun bir gece oldu.
Bir içki daha içmem lazım.
Viski.
Harikaydı.
Daha iyisi olamazdı.
Kız çok şaşırdı.
Tebrikler. O harika bir kız.
Annem de onu çok sevecektir.
Evet, evet.
Ortak bir yön bulurlar.
Bu arada yüzük çok hoşuna gitti.
- Öyle mi? - Evet.
Güzel, zaten...
...o da bunu istiyordu.
Laura için çok anlam taşıyor.
Tamam, ikinizi bırakayım artık...
- kutlama yapın. - İyi olur.
Yıl dönümünüz kutlu olsun.
Evet, sağol.
Bugün Pazar değil miydi?
MIT'e geri döndüm. Proje lideri oldum.
- Tamam, yakında görüşürüz o zaman. - Tamam.
İyi olur.
- Tamam. - Tamam, baba. Hoşçakal.
Tamam. Görüşürüz.
- Hoşçakal. - Hoşçakal.
Laura kabul mu etmiş?
- Etmiş. - Harika haber.
Birbirlerine yakışıyorlar.
Evet.
Emily de bizimle olsun isterdin.
Hey, iyi misin?
Biraz başım döndü.
Hey, hey, hey... Yat bakalım.
Tamam, tamam.
- Oda dönüyor. - Çakır keyif olmuşsun.
Çakır keyif.
- İyi geceler. - Sana da.
Henry.
- Hmm. - Henry, uyan.
- Emma, yorgunum. - Henry.
Sabah uyandın mı sen?
Tatlım, uyanmadım.
Kahve yapmışsın.
Hayır.
Henry, bak bana.
Bunu sen mi giydirdin?
Ne diyorsun ya?
Yatağa girdiğimde üstümde bu yoktu.
Dün gece çok içtik.
Güzel olmuşsun.
Uyandığımda bunları gördüm.
Her zaman beraber olun ve kıymetinizi bilin.
Yıl dönümünüz kutlu olsun, Bay ve Bayan Barrett.
Gece bir rüya gördüm fakat...
...sanırım...
...rüya değilmiş.
Bir şeyler gördüm sanırım.
Ne gördün?
Bulanıktı ama sanki odanın içerisinde...
...birisi vardı.
- Kapıları kilitlemiş miydin? - Evet.
- Alarmı kurdun mu? - Sanırım.
Alarmın öttüğünü duymadım.
Tamam, önce bir sakinleş.
- Henry... - Hemen bir...
- sonuca varma. - Bana inanmalısın.
- İçeride birisi vardı. - Çok fazla
- içtin. - Birisi vardı diyorum.
Bana bu geceliği giydirmişler.
Kimbilir bana daha neler yaptılar.
Tamam, sakinleş.
Nefeslen.
Dün evin çevresinde birilerini gördün mü hiç?
Hayır.
Senin gönderdiğin çiçekleri aldım.
Koridorda duruyorlardı.
Ben çiçek yollamadım ki.
Tamam, yöneticiyi arayalım.
- Telefonun nerede? - Buradaydı.
Benimki de yok.
Bunlar benim ayakkabılarım değil.
Benim elbiselerim değil bunlar.
Bir ayakkabı giy şuradan. Ne olursa işte.
Hadi, hadi.
- Anahtarlarım yok. - Nasıl yani?
Hay anasını.
- Ne yapacağız? - Anahtarlarım yok.
Dışrıda birisi var.
Eve gir.
Henry, benimle gel.
Anahtarları bul ve kapıyı kilitle.
Emma, hemen.
Tanrım.
Bize itaat et.
Emma!
Emma!
Alarmı kur.
- Ne oldu? - Alarmı kur.
- Konuş benimle. - Birisi üstüme atladı.
- Kim olduğunu göremedim. - Henry, kanıyorsun.
Başıma vurdu.
İyi misin?
Ne haltlar dönüyor böyle?
Bir dakika önce yine çaldı.
Bir daha evden dışarı çıkmayacakısn.
Uymanız gereken kurallar var.
Bize uymazsanız sonuçları kötü olur.
Siz mi?
Kimsin?
Bay ve Bayan Barret, siz sadece uyacaksınız.
Eğer uyarsanız, güvende olursunuz.
Eğer uyarsanız, gitmenize izin veririz.
Ne istiyorsun?
Tüm yaptıklarınızı biliyoruz.
Ne demek bu?
- Bilmiyorum. - İtaat etmek zorundasınız.
İtaat etmek zorundasınız. İtaat etmek zorundasınız.
İtaat etmek zorundasınız.
Hadi.
Kahretsin.
Burada kal.
Henry...
Her yer kilitli.
Her yer kilitlenmiş.
Henry!
Cam kapıyı açmayı dene.
Ne oldu? Ne oldu?
Bakayım şuna.
O nedir?
Cildinin altında bir şey var.
Gidemeyeceğinizi size söyledik.
İtaatsizliğinizin sonuçları kötü olur.
Ne halt işliyorsunuz?
Kendinizi bu duruma siz soktunuz.
Sizi inciltmeyi istemeyiz.
İtaat ederseniz, güvende kalacaksınız.
Siktir git.
Sizi tepeden gözetliyoruz.
Kemeralara dokunma.
Henry!
No comments yet. Be the first to leave one.