The first 200 lines.
Çeviri ve altyazý: atillaegemen@hotmail. Com
** Bu filmdeki diyaloglarýn çoðu, Hýristiyanlýk dini ve kültürü ile ilgili olup...**
**... çeviride basitleþtirilmeye çalýþýlmakla beraber, eksiklik ve anlam kopukluðu...*
*... olarak görülürse, uyarý ve önerilerinizi belirtebilirsiniz...*
Ben, SS Hücum Kýtasý Komutaný Rolf Kessel.
Bu, benim adamlarýmdan biri.
Bir hendekte, sýrtýndan býçaklanmýþ olarak bulduk.
Ýçinizden biri tarafýndan öldürüldü.
Alman Ordusu' nun geri çekilmesi, sizi umutlandýrýyor.
Ama, umutlandýrmamalý.
Þimdi, bunun sorumlusu kim?
Sen, Rahip!
- Adýn ne? - Ben Peder Merrin.
Peder Merrin. Bu insanlar sana mý günah çýkartýr?
- Evet. - Konu, bu iþin sorumlusu.
Buradaki hiç kimse yapmadý, Teðmen.
Bunu yapacak güçleri yok.
Peder, bana yardým etmek zorundasýn.
- Ama nasýl? - Bana birisi gerekiyor.
Anlayabiliyor musun?
Muhakkak aralarýnda, karýsýný ve çocuklarýn döven biri vardýr.
Ya da bir hýrsýz.
Her þehirde istenmeyen, dýþlanacak biri vardýr.
Bu þehirde hiç katil yok.
Size iyi haberlerim var.
Hepiniz masumsunuz. Çünkü rahibiniz öyle söylüyor.
Katil, baþka Alman Askerlerine saldýrmak için...
... saklanabileceðinden emin olarak bekliyor.
Ýçinizden on kiþiyi...
... bu alçaklýðý size göstermek ve cinayetin...
... sorumluluðunu almasý için vuracaðým.
- Bir iþçi eli. - Çiftçiyim.
- Mükemmel. - Hayýr!
- Seninle baþlayacaðýz. - Durun!
- Ýtirazýn mý var, Peder? - Tanrý adýna, bunu yapamazsýnýz.
Sen seç.
- Ne? - Madem senin cemaatin.
Aralarýnda yaþayan sensin. Sen seç.
Yapmayacaðým.
Ya on kiþi seçersin, ya da hepsini öldürürüm.
Kadýn, erkek ve çocuklarý.
- Beni öldür. - Beþ saniyen var.
- Yapamam. - Neyi yapamazsýn?
- Kimin feda edileceðini seçemez misin?
Tarih, bu kolay iþi yapan rahiplerle dolu.
Beni kýzdýrmaya baþladýn, Peder.
Bu vaktimi aldýðýn içindi.
Hala on isim bekliyorum.
Ne yapýyorsun, Peder? Dua mý ediyorsun?
Tanrý' ya mý?
Pekala, Peder. Býrakayým da dua et.
Bildiðim bir þey varsa...
Anlayacaksýnýz ki...
Tanrý bugün burada deðil.
Sen kazandýn.
- Hepsini vurun. - Hayýr, durun!
Joost Harmensz, O' nu alýn.
Çok geç, Peder. Þansýný harcadýn.
Joost' u alýn. Ve Jon' u.
Þimdi oldu.
Sonraki kim olacak?
Þuradaki, O.
ÝNGÝLÝZ SÖMÜRGESÝNDEKÝ GÜNEY AFRÝKA - 1947 - Hollandalý mý demiþtin?
ÝNGÝLÝZ SÖMÜRGESÝNDEKÝ GÜNEY AFRÝKA - 1947 - Yarý Hollandalý. Annesi Ýngiliz' miþ.
Belki sebebini öðrenince ikna olmaya baþlar.
Sebepler beni ilgilendirmezdi, Albay.
Bilgili biri.
Maryknoll Merkezi' neki çalýþmalarýný izlemiþtik.
Oh, evet.
Siz, Maryknoll' lüler...
Bu günlerde her yerde karþýmýza çýkýyorsunuz.
Cizvit Papaz' larýnýn av sahasýna girdiðinde sana kýzmamalarýna þaþýrdým.
Hepimiz ayný amaca hizmet ediyoruz, Albay Granville.
- O sizden biri deðil, deðil mi? - Hayýr.
Hollanda' da bir mahalle rahibi.
Arkeoloji yeteneðini ne zaman geliþtirmiþ?
Savaþtan hemen sonra.
- Bazý olaylar yaþamýþ. - Evet.
Evet, duydum.
Hala kilise mensubu mu?
Henüz kararý alýnmadý.
Kazý yeri, Lake Rudolf Gölü' nün batýsýnda, Turkana Bölgesi' nde.
Erken Hýristiyanlýk dönemine ait, oldukça gizemli bir yerde.
Yine de...
Ýçine girmeden, daha fazlasýný bilemeyiz.
Çatýnýn sadece küçük bir kýsmýný çýkarabilmiþtim.
Gelmem emredilene kadar.
Emir olarak mý düþündünüz?
Üzgünüm.
Statünüzle ilgili bir sorun, anlayabilirsiniz.
Statüm?
Hala resmi olarak, sürgün edilmiþ kabul ediliyorsunuz.
Merak ettiðim þey...
... Masumiyetinizi anlatmak için...
... neden bir þeyler yapmadýðýnýz.
Çok meþguldüm.
Onlar deðil miydi?
Evet, oldukça.
- Pulkanatlýlarla mý ilgilisiniz? - Sadece bir merak.
Okul günlerimden kalan...
Meþgulmüþsünüz.
Savaþtan bu yana altý arkeolojik kazý.
Uzun bir süre.
Madem resmi bir konu ise...
... O' nun burada ne iþi var? - Peder Francis mi?
Sadece çalýþmalarýnýzýn bir hayraný.
Turkana' da misyonerlik faaliyetlerine baþlýyorum.
Birbirimize yardým edebiliriz diye düþündüm.
- Oradaki halký iyi tanýyorsunuz. - Tercih etmem, teþekkür ederim.
Belki uygunsuz gelebilir, ama...
Kardinal Jenkins, bu anlamlý keþfin baþýnda...
... Kiliseden uzaklaþtýrýlmýþ...
... bir rahip olmasýndan rahatsýz.
- Geçici olarak uzaklaþtým. - Durumu yakýnda görüþülecek bir rahibin...
Belki de, konuyu Valilik' le görüþmem gerek.
Gidersen, seni yine bana gönderirler.
Neden biraz oturmuyorsun, Merrin?
Ýçki içmek istemediðinden emin misin?
Kardinal, bu yerin dini kuralla yakýþan...
... saygýnýn gösterildiðinden emin olmak istiyor.
Peder Francis'in bir görevi de...
-... bunu anlamak olacak. - Siz arkeolog musunuz?
Konuyla ilgili olan tek kiþi siz deðilsiniz.
Oxford' daki sponsorlarýnýzla görüþtüm. Ýtirazlarý yok.
Siz de kabul ederseniz, derhal vizenizi yenileyebilirim.
Bazen þeytanla küçük anlaþmalar yapmalýyýz, Merrin.
Madenlerden önce, tüccarlar buraya su için gelirdi.
Yine geliyorlar.
Ama yaþamak çok zor.
Neden, Tanrý için þu hayvana eziyet ediyorlar?
O hayvan, kurban için.
Yaþlý Reis Sebutana' nýn karýsý...
... yakýnda doðum yapacak.
Sebituana' nýn henüz varisi yok.
Bu yüzden halký, Tanrý' nýn...
... bir varis vermesi için kurban kesiyor.
Bu gerekli bir þey.
Zulüm, asla gerekli bir þey deðil, Chuma.
Vahþi olduðumuzu mu düþünüyorsun?
Bazýlarýnýzýn iyi ama, yanýlgý içinde...
... kaybolduðunuzu düþünüyorum.
Bu olayda yanýlgý filan yok, Peder.
Birinin yaklaþabilmesi için, hayvaný yoruyorlar.
Ve Turkana'daki vahþiler için daha dikkatli konuþmanýz gerekebilir.
Sebituana' nýn yanýndakiler, Chuma'nýn kuzenleri.
Hoþgeldiniz.
- Malzemeleri getirdiniz mi? - Evet, kamyonun arkasýnda.
Chuma, Rachel'in týbbi malzemelerini getirir misin?
Ýþte mektuplarýn.
Nairobi nasýldý?
Merhaba. Siz doktor musunuz?
Habari Kani, Lankester.
Sizi tekrar görmek çok güzel.
- Teþekkür ederim. - Odanýz hazýrlandý.
Bir oda daha gerekiyor, Emekwei. Bu Peder Francis.
- Lankester'in arkadaþý mýsýnýz, Peder? - Merhaba. Umarým öyle olurum.
Aslýnda, bir misyoner okulu açmak için geldim.
- Bu otel sizin mi? - Darati' nin en iyi müessesesidir.
Emekwi, bir Hýristiyandýr. Belki sana yardýmcý olabilir.
Yapabileceðim her þekilde.
James, Joseph. Bunlar benim oðullarým, Peder.
Kabul ederseniz, Ýlk öðrencileriniz olabilirler.
Harika olur, Emekwi. Teþekkür ederim.
Pekala, kazý yerinden ne kadar uzaktayýz?
Merrin.
Sence kaç yýllýktýr?
Mimarisine bakarak, beþinci yy' dan kalma.
Bizans Ýmparatorluðu, Hýristiyanlýðý bu tarihlerde benimsedi.
Ama hiç bu kadar güneyi fethetmemiþlerdi.
Bakmak ister misin?
Bir þey olmaz, deðil mi?
Hiçbir þeye dokunmayacaksan, fazla uzaktan geldin.
Ve dikkatini topla.
Malzemeleri bu kadar uzaða taþýmak için çok çaba göstermiþ olmalýlar.
Uzaða mý?
Evet. Taþlar gölün yakýnýndan çýkýyor.
Bu da millerce...
... yol demek.
Bu mümkün deðil.
Taþlar, daha yeni görünüyor.
Ama rüzgar ve güneþ yüzünden...
Evet, daha çok etkilenmeliydiler.
Kilise inþa edildikten hemen sonra, özellikle gömülmüþ olmalý.
Neden, sadece inþa edip gömmek için buraya kadar gelsinler?
Bilmiyorum. Chuma, daha çok adam tut.
Çift vardiya çalýþsýnlar. Bu duvarlarýn açýlmasýný istiyorum.
Anlayamýyorum. Bunu kim haber vermiþ olabilir?
Bu hariç.
Cömertliðin için ne kadar teþekkür etsem azdýr, Emekwi.
Lütfen Peder. Bina zaten kullanýlmýyordu.
Ayrýca, Tanrý'mýzýn bizden bekledikleri yanýnda, bu nedir ki?
Neye ihtiyacýnýz olursa, söylemeniz yeter.
Keþke diðer inançlarýmýz da bu kadar anlamlý olsa.
Elbette, yakýnda uygun bir okul binasý yapýnca...
-... burayý geri vereceðiz. - Oh, lütfen Peder.
Beni kuþkucu bir inanan sanmayýn, Peder.
Ama zaten...
...yeni bir okula þu an ihtiyacýmýz olmayabilir.
Merhaba, baba.
Merhaba, Joseph.
No comments yet. Be the first to leave one.