Welcome to Marwen

Welcome to Marwen

Download Turkish Subtitle

Release info

Welcome To Marwen 2018 BDRip x264-DiAMOND
A Commentary by sub.Trader

Tags

bdrip
bdr
x264
BDR
Published on: 2020-05-21
Downloads: 19
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

GERÇEK BİR HİKÂYEYE DAYANMAKTADIR

İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI, BELÇİKA SEMALARI

Merkez, lanet olsun.

Az önce fark etmeden çok fena bir bokun içine girdim.

Sanki Dört Temmuz kutlaması yapıyorlar.

Her yerde uçaksavar atışı var.

Lanet olsun!

Mayday, mayday, vuruldum!

Alev aldım. Her yer duman içinde!

Duman çıkıyor!

Kontrolü kaybettim!

Altımda bir nehirle bataklık var.

Oraya iniyorum!

Aferin bebeğime!

İniyorum!

Hay ben senin...

Kıytırık asker botları hemen yanıyor.

Fırfırlı iç çamaşırı.

Fena değil.

Hiç fena değil.

Aynen, Fritz. Ben bir Ameri-kanlı-yım.

Affedersin, Nazice bilmiyorum.

Eller yukarı.

Ne?

Durmayın!

İyice gül, Heinie.

Ama bu ayakkabıları kimseye vermem.

Kadın olmayı bu kadar çok istediğine göre

senin sosisi bir kessek fena olmayacak.

Öyle mi?

Al sana sosis.

Kimsin sen?

Benim adım Wendy.

Ve artık kurtuldun.

Fena görünmüyor.

Hayır! Hayır, hayır!

Tanrım!

Lanet olsun!

Şaka yapıyorsun.

Peki...

Lanet olsun.

Galiba becerdim.

Sonunda istediğim gibi oldu galiba.

Bunca yıl sonra...

Kaç yıl olmuştur?

Üç mü? Üç yıl, Tanrım!

Üç yıl...

Eğlenirken zaman uçup gidiyor. Değil mi, Hogie?

Topukluları bara götüreyim.

Affedersin, Wendy. Sen geri dönüyorsun.

O eskidendi, artık değişti.

HUZUR İÇİNDE YATIN

Nasıl gidiyor, Deja?

Merhaba!

Ne kadar çabuk geldin.

Bir saniye, kapıyı açayım.

Ortalıkta görünme, Deja.

Galiba yeni komşumuz.

Kızıl.

Kıskanıyorsun. Sen hep böylesin zaten.

Hadi oradan, dalga mı geçiyorsun?

Yüzyıllardır aynı şeyi sen yapıyorsun.

Bela geliyor.

Nicol.

Ne oluyor?

Yeter artık, buradan gitmeni istiyorum.

-Gideyim mi? -Git artık.

-Neden? -Beni rahatsız etmekten vazgeç.

Adı Nicol. Güzelmiş.

Güzel güzel istiyorum işte.

Nicol. Rahatsız mı ediyorum? Gerçekten mi?

-Evet, gerçekten. -Eve geldim, yoktun.

Ne diyorsun, Deja?

Gideceğim. Çok istiyorsan gideceğim.

Evet, gitmeni istiyorum, Kurt.

Tamam, gidiyorum. Gidiyorum.

Adı Kurt.

Piçin teki.

-Merhaba, Anna. -Merhaba, Mark.

Alıveriş yaptım, postanı getirdim.

Al, alarmlı saatini de getirdim.

Bununla nefes al. Anksiyete krizi olursa 30 saniyeye kur,

bir dakikayı geçmesin.

Mark, nasılsın? İyi misin?

İyi. Bayağı iyiyim, galiba.

Yüzbaşı Hogie nasıl peki?

-SS askerleri dövdü. -Yine mi?

Ama Wendy ile diğer kadınlar kurtardı.

Wendy mi?

Marwen'e döndü mü?

Hayır. Bir daha dönemeyecek.

Düzeltme yapacağım eski bir fotoğraf için onu tekrar çıkardım.

Fotoğraf, sergi için mi?

Sergi iyi görünüyor. Gidecek misin?

İmkansız.

O işi Roberta ve kuzeni ayarladı.

Ben sergi falan istemiyordum.

Gitmemek aptallık olur. Yanlış karar.

Yeni ilaçlarını getirdim.

Ne oldu? Neden yenilerini istedin?

İlaçları lavaboya düşürdüm.

Yine mi?

Günde bir tane al, tamam mı? Günde bir.

Çok alırsan kötü olur. Tehlikeli.

Doktor sana neden hâlâ veriyor, anlamıyorum.

İyi değil.

Bağımlılık yapıyor. Bağımlı olursun.

Peki, el egzersizlerini yapıyor musun?

Evet.

Peki ya yemek? Yemek yiyor musun?

Hayır!

Sen çırpı gibinski! Kemiklerin etlensin biraz!

Kalk!

Dur, dur.

Güzel.

Pekâlâ.

Tamam, gidiyorum.

Unutmuşum.

Julie'yi gördüm.

Selam söyledi. Rochester Maratonu koşacakmış.

Julie... Nasılmış? Hâlâ Ithaca'da mı?

Evet! Çocuklar da büyümüş. Biri altı, biri sekiz.

-Biri altı, biri sekiz, vay canına. -Tamam, gidiyorum artık.

Lütfen, ilaçlarını kaybetme.

Ayrıca aptallık yapma. Sen sanatçısın.

Sergine git. Gurur duy.

HEMEN İYİLEŞMEN DİLEĞİYLE

İYİ Kİ DOĞDUN

Tamam, peki.

Artık oyun yok.

Ne olacak, biliyorsun.

İşte bu. Oluyor, Mark.

Teker teker adım atacaksın. Hadi, bebeğim. Oluyor.

Yaparsın sen. Bir aya kalmaz tango yaparız.

Tuttum. Tutuyorum.

Ben tutuyorum, düşmeyeceksin.

-Acayip canım yandı. -Biliyorum.

Ama bu acıyı kabullenmelisin, Mark.

Acıyı sevmelisin.

Acıyı sevmelisin. Acıyı sev.

AFFEDERSİN ANNE... UMUTSUZ VAKA - "SON KEZ İÇİYORUM"

BOŞANMA KARARI

YİNE! YİNE YİNE

YALNIZ KIRGIN

BENCE BUNU BİTİRELİM! DEĞERSİZ

ARTIK BENİMSİN

GALİBA EVLİYDİM

KORKUNÇ SALDIRI SEMT SAKİNLERİNDEN BİR ADAM DARP EDİLDİ

ÇİRKİN SALDIRI SONRASI ADAM ÖLÜME TERK EDİLDİ

SEMT SAKİNLERİNDEN BİR ADAM SABAH SAATLERİNDE DARP EDİLDİ

KURBANIN DURUMU CİDDİ

Hogie...

Bu, Elsa.

SÜT

Kendisi bir sütçü kız.

Nehrin iki kilometre doğusunda buldun.

Bir SS birliği kızla eğlenmek istiyordu...

Ama sen hepsini vurdun.

Bayım...

Adınız ne?

Hogancamp. Yüzbaşı Mark Hogancamp. Birleşik Devletler Hava Kuvvetleri.

Ama bana herkes Hogie der.

Emrinizdeyim, matmazel.

MARWEN'E HOŞ GELDİNİZ

Matmazel, önden buyurun.

İşte geldik.

Marwen'in güzel çarşısı.

Belçika'nın en yeşil yeri.

Ve benim cennet köşem.

İhtiyacınız olan her şey var.

Çeşme, fırın, elbette bir kilise,

market, otel, yol kenarı bir kafe.

Ve şurası da benim yerim.

Dünyaca ünlü Yırtık Çorap.

Avrupa'nın en dostane barı.

Bu da, Julie. Hey, Jules, nasıl gidiyor?

Suzette, merhaba. İşler ne âlemde?

Bu güzel bebekler,

Marwen'in Kadınları.

Yeni arkadaş kim?

Sütçü kız. Nehrin iki kilometre doğusunda buldum.

Pis Alman askerleri kızı aralarına alıp eğlenecekti

ama hepsini vurdum.

İneği var mı?

Çapraz ateşte kaldım.

İnek-senmeyen zayiat.

Olayı ne peki?

Evet, tüfek kullanabiliyor mu?

Hayır ama inek sağmayı bildiği kesin.

Kız bir sütçü, tek bildiği şey inek sağmak.

Ama o pis Nazilerin canını bedenlerinden ayırmayı da

ona siz öğreteceksiniz.

Ama kız çok narin.

Hayatı boyunca süt banyosu yapmış olmalı.

Çok çırpı gibinski.

-Kemikleri etli değil. -Tamam, tamam.

Bırak şimdi çalıyı çırpıyı. Siz de çırpı gibinski.

Ayrıca emir vermiş gibi olmayayım ama burada kalacak.

Tamam mı?

Gel, tatlım. Sana göre bir bluzum olacaktı.

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left