Labyrinth of Flames (Honoo no Labyrinth)

Labyrinth of Flames (Honoo no Labyrinth)

Download Turkish Subtitle

Release info

[Fansubber] [A] [2000] Labyrinth of Flames (Honoo no Labyrinth) - Dual audio
A Commentary by Animan

Tags

other
Published on: 2023-02-15
Downloads: 35
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Seni bekliyordum.

Efendi seni ölü istiyor!

Bu duruşu biliyorum!

Klıcını Puslu Ay tarzında çektin.

Hazır olun!

İmdat!

Leydi Natsu! Bekle beni!

Kasumi.

Tanrım!

Bu kadar zorlanıyorsan peşimden gelme.

Bunu nasıl söylersin?

Sürekli yanında olup seninle ilgilenmek benim görevim.

Tanrı sana bir şey olmasını yasaklıyor.

Bu arada Leydi Natsu.

Şu Galan herifiyle tekrar görüşecek misin?

Görüşürsem ne olur ki?

Görüşmemelisin.

Sen evlenmek üzere olan bir kadınsın! Lütfen uslu dur.

Aniden başım dönmeye başladı.

Ama dinlemiyorsun!

Leydi Natsu! Dikkat et!

Kasumi?

Şükürler olsun! Neredeyse su birikintisine basıp ayağını ıslatıyordun.

Karşıya geçmek için üzerime bas. Lütfen hiç çekinme, Leydi Natsu!

Lütfen! Lütfen!

Amanın, ne sadık bir hizmetkârım.

Leydi Natsu'yu korumak için kendimi feda ediyorum.

Tanrım, neredeyse kendimle övüneceğim!

Yine ani baş dönmesi.

Sana söylemiştim!

Kendi kocamı kendim bulacağım!

Babamın rızam olmadan seçtiği bir adamla evlenme niyetinde değilim.

Ama evlenmezsen benim başım belaya girer.

Dinle! Senin iyiliğin için evlenmiyorum.

Şey, bu doğru ama...

Olası talibin için ne düşünüyorsun?

Bir erkekte isteyebileceğin her şeye sahip.

Adama yazık olur!

O zaman onunla sen evlen.

Ne? Olur mu?

Tabii.

Ama bu mümkün değil.

Neden olmasın? Benim için sorun değil.

Bekçi

Leydi Natsu, senin için tıklamama izin ver.

Rahatsız olma. Kendim tıklayabilirim.

Ama leydim...

...son nefesime kadar...

...sana faydalı olmaya çalışıyorum!

Böyle duygularımı incitiyorsun!

Peki! Buyur, sen tıkla.

Yalvarıyorum, Kasumi. Lütfen tıkla!

Elbette. Bir dakika, lütfen.

Her tıklayışta yere çökemezsin!

Evet?

N'aber?

Tam da kötü bir yargıcı cezalandırıyordum.

Kötü yargıç mı?

Udon

Burası biraz dağınık ama alışırsınız.

Hiç değişmiyorsun, değil mi?

İşte, buyur iç.

Bu ne?

Göremiyor musun? Geleneksel yeşil çay.

Çay?

Sadece kahve ekledim.

İşte şeker.

Leydi Natsu, bunun gibi şüpheli bir teklif önce test edilmelidir.

İzin verin Leydi Natsu.

Duygularımı incittin.

Kabalaşıyorsun Kasumi.

Sen de al.

Teşekkür ederim.

Ömrü bu kadarmış.

Keşke gökyüzünden bir kılıç düşse.

Ah, şimdi aklıma geldi.

Galan, sana bir hediyem var.

Aslında bu yüzden bugün buraya geldim.

Hediye mi? Bayan Natsu'dan mı?

Neyse. Elini uzat.

Böyle mi?

Evet.

Al.

Bu...

Beğendin mi?

Harika! Bu fena!

Bunu nereden aldın?

En azından zehirli değil.

Evimde öyle duruyordu.

Alabilirsin.

Ciddi misin? Gerçekten mi?

Evet. Tabii.

Hoppa.

Çok teşekkür ederim Bayan Natsu.

Dikkatli kullanacağım.

Ne oldu?

İyi misiniz bayan? Bayan Kasumi'ydi değil mi?

Leydi Natsu! Gerçekten mi? Bunun anlamı ne?

Ona mı verdin? Ciddi olamazsın!

Leydi Natsu! Majesteleri!

Ne demek istiyorsun? Ona verdim işte.

Ona mı verdin? Ne yaptığının farkında mısın?

Şu anda yanımda tek bu var ama...

...evimizde hoşuna gidecek...

...çok daha fazla Japon kılıcı var.

Ne? Bu doğru mu?

Gerçekten.

Üzgünüm ama onu geri almalıyım.

Hemen şimdi.

Yapma, Kasumi!

Bu mu?

O şey...

Ne dersin Galan? Gelmek istemez misin?

İsterim! İsterim! Gelmek isterim!

Onu geri ver!

Of, Kasumi. Kendine hâkim ol!

Kasumi! Dilin pabuç kadar olmuş!

Anladın mı? Tamam mı? Anladın mı?

Cevap ver.

Ay, canım. Yine mi kansızlık nöbeti geçirdin?

Tanrı aşkına! Neyse!

Sanırım gitmeliyiz Kasumi.

Acaba bunu...

Bir şey olmaz, bir şey olmaz.

O ailemde nesilden nesile aktarılan kutsal kılıç değil.

Ayrıca, müstakbel kocamı seçmemle hiçbir ilgisi yok. Hem de hiç!

Öyleyse, bir dahaki sefere seni evime götürürüm.

Neredeyse unutuyordum! Evime gelirken bu kılıcı da getirmeyi unutma.

Anladın mı? Sakın unutma!

Tamam.

Hoşça kal Galan! Kasumi, güle güle de.

Sağlıcakla

Bir dakika bekle!

Bayan Natsu, uçmam mı gerekiyor?

Korkarım ki öyle. Aksi takdirde evime gidemeyiz.

Gidemez miyiz? Hangi cehennemde yaşıyorsun sen?

Hadi, çabuk ol!

Leydi Natsu, onu gerçekten eve götürecek misin?

Evet.

Anlıyorum. Yakın zamanda fikrini değiştireceğini sanmıyorum.

Sonuçlardan beni sorumlu tutma.

İşte gidiyoruz Galan.

Bayan Natsu, önden sen buyur.

Hayır. Zamanın doldu!

Başlıyoruz!

Hayır! Ölmek istemiyorum.

Nefes alamıyorum! Öleceğim!

Altıma işeyeceğim!

Acaba o?...

İyi misin Galan?

Hayattayım galiba. Evet.

Çok güzel.

Kim olduğunu merak ediyordum.

Senmişsin, Leydi Natsu.

Bay Datenoşin!

Bayan Natsu, şuna bak. Kafamda yumru var.

Eve geleceğini haber vermeliydin.

Sürpriz yapayım dedim.

Tam sana göre bir hareket. Arkadaşın kim?

Sizi tanıştırayım.

Bu üniversitemden Galan. Aramız çok iyidir.

Merhaba ben Galan.

Merhaba, ben Datenoşin.

Memnun oldum.

Japon samuraylarının büyük bir hayranıdır.

Öyle mi?

Bayan Natsu, evinde gerçek Japon kılıçları olduğunu söyledi.

Bugün göz atmaya geldim.

Anlıyorum. Bu kadar yolu gelmen ne kadar güzel.

Ya sen Datenoşin? Burada ne yapıyorsun?

Ben mi?

Kasabamızı bir ziyaretçiye gösteriyordum.

Merhaba, ben Carrie.

Serbest çalışan muhabirim. Memnun oldum!

Yani halkımız hakkında yazı yazıyorsun he?

Evet.

Şehriniz ve Japonya'nın feodal döneminin son yıllarıyla ilgili olacak.

Savaşın harap ettiği topraklardan kaçan feodal bir efendinin

okyanusu geçerek vatandaşlarıyla bu ülkeye yerleştiği hikâyesini duydum.

Bağlantıyı kontrol etmek için geldim.

Anlıyorum.

Bu, Bayan Natsu'nun evinde neden kılıçlar olduğunu açıklıyor.

Burada biraz zaman geçirmeyi planlıyorum, bu yüzden iyi geçinelim Natsu.

Memnun olurum.

Bu harika bir kamera!

Dikkat et!

Çok önemli bir iş ekipmanım. İzinsiz elleme!

Özür dilerim.

Bay Datenoşin.

Görünüyor.

Demek Bayan Natsu'nun memleketi orası, ha?

Leydi Natsu.

- İşte prenses! - Majesteleri!

Hoş geldiniz Leydi Natsu.

Herkese merhaba.

Sen prenses misin acaba?

Acabası falan yok, o bir prenses.

Geldik. Burası benim evim.

Vay! Çok büyük!

Buyurun.

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left