The first 200 lines.
Çeviri: NeOttoman
SAMURAI III
GANRYU ADASINDA DÜELLO
Yapımcı KAZUO TAKIMURA
EIJI YOSHIKAWA'nın kitabından uyarlama.
Senaryo TOKUHEI WAKAO ve HIROSHI INAGAKI
Sinematografi KAZUO YAMADA
Sanat Yönetmeni HIROSHI UEDA ve KISAKU ITO
Ses MASANOBU MIYAZAKI
Işık TSURUZO NISHIKAWA
Müzik IKUMA DAN
Oyuncular
Musashi Miyamoto - TOSHIRO MIFUNE
Kojiro Sasaki - KOJI TSURUTA
Otsu - KAORU YACHIGUSA
Omitsu - MICHIKO SAGA Akemi - MARIKO OKADA
Mahkeme Görevlisi - TAKASHI SHIMURA
Yönetmen HIROSHI INAGAKI
"Örtülü sopa" benim zavallı kılıcım.
Senin sahibin, büyük ustalığına rağmen hâlâ çok tanınmıyor.
Bu daha ne kadar sürecek?
Kojiro Sasaki'nin hayalleri ulaşılmaz mı?
Anlayışsız ahmaklar!
Zavallı kırlangıç.
Bunu yapabilecek başka kimse yok.
"Kırlangıç dönüşü" hareketi. Musashi'yi böyle öldüreceğim.
Niçin onunla dövüşeceksin?
Rüyalarımda bile buna can atıyorum.
Onun sana karşı bir yanlışı olmadı. Neden öldürmek zorundasın ki onu?
Söyle bana!
Sen bir şeytansın!
O sözkonusu olunca niye heyecanlanıyorsun?
Lütfen. Onu unut.
Bundan sonra onun hakkında konuşmanı istemiyorum. Lütfen.
Kibirli kız!
Senin yüzünden onun peşinde değilim.
O çok iyi.
Bugün bu ülkede karşıma çıkabilecek tek insan o.
Bütün hayalim onunla dövüşmek.
O da bunu hayal etmeli.
Akemi, dur!
Hayır.
Beni korkutuyorsun. Beni korkuttun.
Musashi'yi mi arıyacaksın?
Madem öyle... git.
Eğer onu görürsen söyle...
Kojiro Sasaki ile dövüşecek.
Biz dövüşene kadar hayatını hafife almasın.
Musashi!
NARA
Hozoin Tapınağı rahiplerince düzenlenen askeri sanatlar turnuvası.
Sıradaki?
Haydi!
Sen mi?
Hayır, ben yokum.
- Peki ya sen? - Belki başka zaman.
Eğer ortaya çıkacak kimse yoksa, bırakıyorum.
Kendimi bugünün galibi ilan ediyorum!
İtirazı olan var mı?
Söyleyin!
Bir grup olarak gelmelisiniz.
Hiç kimse mi?
Hiçbir yarışmacı mı? Oh, güzel.
Gidelim.
Lanet rahipler!
Ne? Bekle, evlat!
Cesaretini sevdim. Beni küstahça aşağıladın.
Bana meydan okudun. Gidelim!
Seninle dövüşmek mi?
Olmaz mı? O halde niye bunu söyledin?
O sadece bir çocuk.
Bağışla onu.
-Sen kimsin? -Arkadaşıyım.
-Onu sen mi teşvik mi ettin? -Hayır, benim kendi fikrim.
O halde benimle dövüşeceksin.
Eğer isterseniz, ikiniz birden saldırabilirsiniz.
-Lütfen. -Onu affetmeyeceğim.
Onun adına özür dilerim.
Hayır!
Küstahça aşağılandım.
Bunu kabullenemem.
Aptal.
Aptal Agon!
Agon, kes şunu.
Hayır!
Dur!
Onun dengi değilsin!
O emsalsiz biridir. 60 küsür maçta henüz kaybetmedi.
Kes şunu!
Musashi Miyamoto mu?
Bu dövüş değil.
Turnuva galibi Rahip Agon!
Senin yaşlı Rahip Agon'un bizzat kendisi olduğunu hatırladım.
- Evet - Mükemmelliğine şaşıyorum.
Güç tek başına samurayı hünerli yapmaz.
O güçlü olmalı. Aynı zamanda adil olmalı.
Pişmanlık duymadan dövüşebilmeliyim.
Geçen karşılaşmamızda bunlarla doluydun.
"Bir kimse ancak 10 yıllık hacılıktan sonra tatminkar gülebilir."
Musashi, hala öğrenmen gereken çok şey var.
Bu geceden çok memnun kaldım.
Daha önce hiç birini sevmiş miydin?
Senin hasretini çeken birini tanıyorum.
Onunla karşılaşmak ister misin?
Şey...
Demek kalbinde birisini taşıyorsun.
Endişelenme.
Bir adamı kastediyorum.
- Bir adamı arzulayan bir adam mı? - Evet, bir adam.
Seni daha önce görmemesine rağmen tanışmak istiyor.
Kim o?
Efendi Yagyu.
Ne? Efendi Shogun'un öğretmeni mi?
Neden Edo'ya gidip Yagyu'yu görmüyorsun?
Efendi Karasumaru'dan bir mektup mu getirdin? Anladım.
O zaman senin adın Otsu.
Musashi Miyamoto ile bir ilgin var mı?
Evet efendim. Onu arıyorum.
Geç kaldın.
Bu sabaha kadar buradaydı.
- Burada mıydı? - Ancak şimdi Edo'ya gitti.
Dur.
Onun peşine düşme.
Onu görmeliyim.
Anlıyorum, onunla ilgileniyorsun.
EDO
Ben Okaya.
Bir saniye.
Mızrağının ucunu niçin kapadın?
Lütfen, beni yaralamasından endişe etme.
Fakat -
Çıkar onu.
Kendine güvenine bir bakın Efendim.
Şimdi ucu açık, sen de kılıcını kullan.
Hayır, böyle iyi.
- Böyle dövüşmeyeceğim. - Sorun değil.
Hayır, kılıcını kullan.
Hayır.
Ben sadece işsiz-güçsüz bir samurayım.
Kılıcımın kullanılması, Lord Hazretlerine saygısızlık olur.
Kendine çok güveniyor Efendim.
Okaya, bu şekilde dövüş onunla.
Fazla abarttı.
Çok mahcup oldum.
İzleyenler beğendiler mi?
Peki...
Korkmadım. -Neden? Senin yeteneğinde bir insan!
Bu doğru.
Rakibim çok güçlü değildi. Kibar davranmak zorundaydım.
-Kazandın mı? -Kazandım.
Doğru. O yaşayacak.
fakat bir sakat olarak...
Hiçkimse onun adamlarından sakat olanlarına iş vermeyecek.
Daha fazlasını yaptım.
Bunu sevdim. Her zaman ciddisin.
Yanlış birşey yaptığımı düşünmüyorum. Fakat insanlar aynı fikirde değil.
Ne yapıyorsun?
Hediyeni yırtıp attıktan sonra da hala beni seviyor musunı?
Bugün benzer birşey yaptım.
İşsiz-güçsüz biri olarak kalacağım.
Bunu sevdim.
Açıksözlü davranışlarından hoşlandım.
Omitsu.
Benimle kaç.
Seni seviyorum.
Lütfen, hayır!
Özgür olmak istemiyor musun?
Beni sevmiyor musun? Eğer seviyorsan, peşimden gel.
Edo'dan ayrılıyorum.
Nereye gidiyorsun?
İşte günün adamı!
Ne küstah! Kendini beğenmiş!
Lütfen.
Bugünkü karşılaşmada nasıl endişelendiğini bilmiyorsun.
- O mu söyledi bunu? - Hayır baba.
Sadece... Bunu hissedebiliyorum.
Çok mu acıyor, Okaya?
Evet.
Şanslıydım ki...
o bir kılıç değildi.
İnan bana, çok üzgünüm.
Sadece başka karşılaşma olsun istemiyorum.
Kendimden utanıyorum, fakat bu senin suçun değil.
İşi alabildin mi?
Kendine dikkat et.
Sanırım kibirlinin teki.
Ancak oldukça iyi.
Öyle olduğunu asla bilmiyordum.
- Kojiro Okaya'yı mı ziyaret etti? - Okaya söyledi efendim.
Senin önerin ne?
Eğer gerçekten Okaya'yı teselliye gittiyse önemli biri olmalı.
Onu yanımda tutmalıyım.
Kim daha iyi, senin Musashi mi, yoksa o mu?
Musashi'nin benzersiz bir kılıç ustası olduğunu duydum.
Musashi'yi görmeliyim.
Onu benim için bulmaya çalış.
Ya Kojiro?
Bunu bir daha düşüneceğim.
Dikkat et aptal!
Hey, evlat!
No comments yet. Be the first to leave one.