Season 1

Release info

Kotaro Lives Alone S01E09
A Commentary by balloumowgly

Tags

other
Published on: 2022-04-29
Downloads: 29
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

BİR NETFLIX DİZİSİ

Çalıştığım Ohba Diş Kliniği'nde

yetişkinlerin muayenesi yarım saat, çocuklarınkiyse bir saat sürüyor.

Ne? O zamana kadar bu acıya katlanmak zorunda mıyım yani?

Yeter artık!

Yine aynısı oldu…

Namie, bir bakabilir misin?

Sizi görmek ne hoş, Dr. Ohba.

Bugünkü programı söyleyebilir misin?

Doktor!

Ne oldu?

Çocukların muayene süresini biraz kısaltabilir miyiz?

-Hayır. -Ne?

O fazladan sürede çocuklarla ne yapıyorsunuz?

Konuşuyorum.

Ne?

Konuşuyorum.

Anlamıyorum.

İyi günler.

Merhaba Kotaro. Her zamanki gibi yine vaktinde geldin.

Evet. Ben "Bay Dakik"im.

YARIM SAAT SONRA

Bugün bu "konuşma" mevzusunun ne olduğunu öğreneceğim.

-Anaokulunu seviyor musun? -Evet.

Üç öğün yiyor musun?

Konuşmadan ziyade sorgulamaya benziyor!

Evet. Bu sabah soya fasulyeme yumurta koydum.

Anladım.

Hiç anlamadım.

Tamam. Haftaya tekrar görüşürüz.

Evet. Tekrar görüşmek üzere.

Şimdi düşünüyorum da

Kotaro'nun neden o kadar çok çürüğü vardı?

Gizlice dinliyordun, değil mi?

Doktor, çocuklarla konuşmak için

neden fazladan zaman ayırdığınızı merak ediyordum.

Önceden buna zamanım yoktu.

O zaman neden?

Konoe, içeri gel.

Tamam. Ağzını aç lütfen.

Dişlerinin yarısından fazlası çürük, çoğunun durumu da ciddi.

Şimdiye dek buna nasıl dayanmış?

Cidden. Bu çocuğun ailesinin aklı neredeymiş?

Bir sonraki randevu dört beş gün sonra.

Annene "Dişçi düzenli şekilde dişlerini fırçala dedi" de.

Doktor, az önce Konoe geldi,

dişi ağrıyormuş.

Ama bugün hiç boş saatiniz yok…

Sanırım yarın sabahki ilk randevu onundu,

bugün yazdığım ağrı kesicilerden verelim.

Yarın randevu saatinde annesiyle birlikte gelmesini söyle.

Konoe ondan sonra bir daha kliniğe gelmedi.

Ne? Neden?

BİR DERİ BİR KEMİK KALAN KIZ (5) KORUMA ALTINA ALINDI

Yazıda bahsedilen çocuk Konoe mi?

Evet. Anormal sayıdaki çürükleri gördüğümde

ne olduğunu anlamalıydım.

Kotaro'nun da o yüzden mi o kadar çok çürüğü var?

Evet.

Ama o, içinde bulunduğu o durumdan uzaklaşmayı başarmış.

Çocuklardaki çürükler

bazen kimsenin duyamayacağı bir yardım çığlığı olabilir.

Bir daha o yardım çığlığını kaçırmak istemiyorum.

O yüzden konuşuyorsunuz.

Buyurun, Ohba Diş Kliniği.

Evet. Çocuğunuza mı randevu alacaksınız?

Kliniğimizde çocukların muayeneleri tam bir saat sürüyor.

SHIMIZU İSTASYONU

Hâlâ yağmur yağıyor.

Bayan Takei, siz misiniz?

İşten eve dönüyor olmalısınız. Yorulmuşsunuzdur.

Evet.

Burada ne işin var? O tabela da ne?

Yağmurlu gün geleneği. "Şemsiye Paylaşma Servisi."

Şemsiye Paylaşma Servisi mi?

Evet. Şemsiye Paylaşma Servisi'm ustamdan öğrendiğim bir hüner.

Usta mı?

Ne dersiniz? Gelmek ister misiniz?

Hayır! Gerek yok! Kendi şemsiyem var.

Doğru, bana yakın olmak sizin için bir işkence Bayan Takei.

Özür dilerim.

Hayır, işkence değil.

Çocuklarla aram kötü olduğundan değil!

Kotaro! Her zamanki yere kadar şemsiyeni benimle paylaşır mısın?

Sonra da benimle.

Ben de istiyorum.

-Ben de! -Ben de!

Sırayla götüreceğim.

Bu kadar popüler mi?

BAŞKA BİR GÜN

Yağmurlu gün geleneği olduğunu söylemişti,

gerçekten de her seferinde yapıyor.

Kotaro, omzun yağmurdan ıslanmış. İyi misin?

Endişelenecek bir şey yok.

Bu, profesyonel bir şemsiye paylaşımcısı olmanın gereği, ustam öyle öğretti.

Teşekkürler!

Sayın Erkek Arkadaş!

Şemsiyeyi tutuş şekliniz yüzünden kız arkadaşınızın omzu ıslanmış.

Üzgünüm! Fark etmemiştim.

Sorun değil.

Şemsiyemin altına girmek ister misiniz?

Sizi yağmurdan korurum.

-Tamam. -Ne?

Şemsiye Paylaşma Prensi!

Omzumun ne kadar ıslandığına bakın.

Bununla gurur duyuyor.

Hatta omzuna kafayı takmış durumda.

Merhaba Bayan Takei. İşte yine zorlu bir gündü sanırım.

Omzun sırılsıklam olmuş!

Şemsiye paylaşımcısı olmanın kanıtı.

Eminim ustam gurur duyardı.

Yine bu "usta" muhabbeti. "Usta" da kim?

Kotaro, şemsiyeni paylaşma ve omzunun ıslanması konusunda

niye bu kadar isteklisin?

Çok uzun zaman önce yağmurlu bir günde

ustamla birlikte eve gidiyorduk…

Belki de ustası…

Islanıyorsun! Omzun!

Babana bir şey olmaz.

Şemsiye paylaşmakla ilgili sana önemli bir şey öğreteyim.

Önemli mi?

Şemsiyeyi yanındaki düşünerek tutmalısın.

Omzunun ıslanması da bunun kanıtıdır.

Harika, şemsiye paylaşma konusunda profesyonelsin!

Vay be! İnanılmaz!

Bir gün anne ve babamla şemsiyemi paylaştığımda

onlara ıslak omzumu gösterebileceğim.

Göstereceğine eminim. O zaman hislerini anlarlar.

Bugün şemsiyeni benimle de paylaşır mısın?

Bu sürpriz oldu. Emin misiniz?

Ne? Eminim.

O zaman lütfen buyurun.

Şemsiyeyi ben tutacağım.

Ne diyorsunuz? Ben tutacağım.

Ne olacak? Sadece bu seferlik.

Yüzünüz terden sırılsıklam oldu.

Sana öyle gelmiştir.

Bayan Takei, bir dahaki sefere şemsiyeyi ben tutayım.

Sabırsızlıkla bekliyorum.

Muz mu?

Körili muz mu? Öyle bir şey yok, değil mi?

Muzla köri yakışmaz ki.

O zaman size ev yapımı körimden getiririm.

Denemelisiniz.

Tamam, maharetini göster.

Yaşadım! Bedava yemek!

Sonunda buldum! Seni arıyordum.

Ne haber? Uzun zaman oldu. Hoş geldin!

Hemen eve dönelim. Göz göze gelirsek taşa dönüşürüz…

-Bay Tasuku. -Ne?

Bay Tasuku, sizsiniz!

Selam! Uslu bir çocuk muydun Kotaro? Tamam, yapalım!

Üç, iki, bir!

Harikasın Kotaro!

Bay Tasuku!

Onu tanıyor musun?

Bay Tasuku da yetimhanede kalıyordu.

Şu anda konsomatris olarak çalışıyorum! Evet!

Bay Tasuku, odama gelin!

Teşekkürler, rica ederim!

Bay Karino, köriyi daha sonra yeriz.

Bay Tasuku!

Eskiden çok yakındınız herhâlde.

Geçen gün Ryota'yla karşılaştım!

Senden bahsedince seni görmek istedim, ondan geldim.

Seninle görüşmek için!

Çok memnun oldum. Teşekkürler Bay Tasuku!

Buraya birlikte geldiğin adamla çok sık görüşüyor musun?

Bay Karino'yla mı? Kendisi komşum olur.

Beni anaokuluna bırakıp alıyor,

alışverişe gidiyoruz, çok vakit geçiriyoruz.

Sakın…

Efendim?

…gardını çok düşürme.

Afiyet olsun!

Çok lezzetli!

Yetimhanede de körili yemeği çok sık yaparlardı. Sıcak!

Evet, ben de hatırlıyorum.

Yemeği karıştırıp yemen bile değişmemiş.

Karıştırman da çok baştan savma. Olamaz!

Bana ver.

Üzgünüm.

Bu arada duyduğuma göre her hafta bağış parası alıyormuşsun.

Evet.

Senden küçük bir ricam olacak.

Ne?

-Özür dilerim. İyi misiniz? -Evet.

Siz…

-Göbek atan avukatsınız. -Adım Kobayashi!

Kotaro'ya haftalık parasını getirmiştim

ama son zamanlarda sürekli meblağı artırmamızı istiyor.

Ne?

Tutar gittikçe artıyor.

Ona sordum ama daha fazla paraya ihtiyacı olduğunu söyledi.

Bay Karino, sizin bir fikriniz var mı?

Son zamanlarda bir şeyler değişti mi?

Aslında…

BİRKAÇ GÜN SONRA

Peki, sonra görüşürüz Kotaro!

Merhaba. Tasuku'ydu, değil mi?

More Turkish subtitles for Kotaro Lives Alone

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left