The first 200 lines.
Oh, hayır, bana aldırmayın siz.
Daha kötülerini de duydum.
Cephede iki yıl geçirdim.
Kullandıkları dil.
Başlangıçta midem kaldırmadı.
Sonra düşündüm ki--
Bunlar sadece sözcükler.
Kesinlikle.
Gerçekten de bir anlam ifade etmiyorlar.
Önemli olan eylemlerdir, onlarla yargılanırız.
Sence de öyle değil mi?
Herkes kurtarılamaz.
Uygar dünyanın yarısının ölümünü endüstriyel hale getirebiliriz
ama iyi bir golf topu yapmayı deneyin...
Cinayetten daha karmaşık.
Çeviri : Henok
Sizden gelenler epey zengin Bayan Christie.
Burada olma sebebim--
Çimlerde iş konuşmaktan nefret ediyorum.
Biraz golf oynayalım mı?
Golften nefret ederim.
O zaman golf sahasında ne işin var?
Sizinle konuşmaya çalışıyorum, Sör Arthur.
Yazmam için yardıma ihtiyacım var.
Siz oynamadan ben konuşmayacağım.
Elbette oynayabilirsin.
Evet.
Kocam golfü sever.
Şu dedektif, senin Flaman züppe.
Ondan nefret etmeyi öğreniyorsun.
Okurların da öyle.
Eserlerinizin kendilerine ait olduğunu düşünecekler.
Artık yazamazsam, bunların hiçbirinin önemi kalmaz.
Muhtemelen böylesi daha iyi olur.
Bir daha başlamasaydım çok daha mutlu olurdum.
Çok daha yoksul olurdunuz.
Evet.
Ve herkes sizden nefret ederdi.
Doğru.
Ya Sherlock Holmes hiç var olmasaydı?
Hmm.
Bu dayanılmaz heriften iyi kurtulurdum.
Hah!
Ama bahsettiğim bir karakter değil, benim.
Pekâlâ.
Sorun nedir?
Neden yazamıyorsun?
İnsanlar cinayetlerimi çözüyor.
Eee?
En olası adayın kim olduğunu varsayıyorlar
ve doğru tahmin ediyorlar.
Sonra?
İyi ama okurlar ilk beş sayfada katilin kim olduğunu bilirlerse
300 sayfalık zekice çıkarımlarla ve içgörülerle dolu
bir kitabı neden okumak istesinler ki?
Ah!
Akıllı piçler, okurların,
değil mi?
Tahminlerin akıllıca olduğundan emin değilim.
Aylar ve aylar boyunca bir komployu ve alt planlarını adım adım örüyorsun.
Hileli katmanlar oluşturup yanlış yönlendirmeye yol açan kanaatler
ekiyorsun ama sonra bu alçak herifler
bir kestirme bulup dizlerinin bağını koparıyorlar?
Kesinlikle!
Ama ben ne yapacağım?
Yazmayı bırakırdım.
Daha yeni başladım ben.
Hiç kimseye anlatmadım.
Ama tekrar yazmaya cesaret ettim.
Eğer bunu birilerine söylersen inkâr ederim
isminin çamur içinde debelendiğinden emin olana dek de peşinde olacağım.
Anlıyorum.
Bundan hoşlanmayacaksın.
Bu aşamada, her şeyi yaparım.
Bir golf sahası tasarlamak.
Ben de öyle yaptım.
Tanrı'nın elini yönlendirmek gibiydi.
Bir saat demiştin, ama iki saat oldu.
Yazının beklemesi gerekecek.
Bunu nasıl düzgün bir şekilde uçurabilirim?
Bir yanıt bulmam gerekiyor. Daha fazla bekleyemem.
Bunu daha sonra konuşabilir miyiz?
Konuşacak bir şey yok.
Boşanmak istiyorum.
Sadece kabul etmeni istiyorum.
Kabul etmiyorum.
Nancy ve ben...
Ne kadar üzgün olduğumuzu biliyorsun.
Ama ne kadar hızlı sonuçlanırsa herkes o kadar az acı çeker.
Nancy de acı çekiyor.
Evet Carlo, her şey yolunda mı?
Sizi görmek isteyen bir hanım var.
Kimmiş o? Kimseye verilmiş bir randevum yok.
Bayan Rogers.
Çok önemli olduğunu söyledi.
Ne zamandan beri evde hayranlarımı kabul eder oldum?
O bir hemşire.
Başka zaman gelebilir.
Sorun değil Carlo, bu senin hatan değil.
Neden kadının ne istediğine bakmak istemiyorsun?
Eğer bekeyebilecek bir şeyse, onu geri göndereceğim.
Tanrım, senden nefret ediyorum.
Lanet olsun, boşa beni o zaman.
- Hayır! - Neden hayır?
Çünkü seni seviyorum.
Ama ben seni sevmiyorum.
Biliyorum.
Bayan Rogers.
Merhaba Bayan Christie.
Bu profesyonel bir ziyaret mi?
Herhangi bir tıbbi randevu aldığımı hatırlamıyorum.
Hayır, hayır, öyle bir şey değil.
Öyleyse neden buradasınız?
Yardımınıza ihtiyacım var.
Nasıl yani?
Bir cinayeti çözmeme yardım etmenizi istiyorum.
Ne?
Altı yıl önce arkadaşım trende sopayla dövülerek öldürüldü
Katil hiç yakalanmadı
ve ben o günden beri bunu soruşturuyorum.
Davayı bildiğinizden eminim, çok meşhur olmuştu.
Ona Florence diyorlardı.
Hemşire Nightingale'in vaftiz kızıydı.
Üzgünüm Bayan Rogers, ama ne tür bir fantazinizin izini
sürüyorsunuz bilmiyorum ama ben detektif değil,bir yazarım.
Müsaade ederseniz bazı detayları açıklayabilirim.
Bu bir gizem, tıpkı kitaplarınızdan biri gibi.
Kuşkusuz Bayan Rogers, ancak yine de,
bunu yapmamam için yüzlerce sebep var.
Lütfen Bayan Rogers'a yolu gösterir misiniz,
benim işime dönmem lazım.
Lütfen! Gidecek başka yerim yok. O adaleti hak ediyor.
Bayan Rogers bunu bırakmakta ısrar etti.
Ben çabaladım...
Teşekkürler.
Bir yolunu bulacaksınız.
Bunu yapacağımdan emin değilim.
Taslağınızı daktilo edeyim mi?
Basılmış görmek her zaman size yardımcı oluyor.
Hayır, bu sefer olmaz.
Belki bir okuma yapabilirim?
Birlikte gezebiliriz?
Yardım etmek için her şeyi yaparım.
Biliyorum ve minnettarım.
Ama sanırım profesyonel bir bakışa ihtiyacım var.
Bayan Christie?
Sör Hugh sizi görecek.
Teşekkürler.
Bayan Christie.
Araştırma amaçlı bana dönmeniz beni gururlandırdı.
Pek çok yazar kaynak materyallerine son derece kaba davranır.
Tabii ki tasarımın duygusal
dinamiklerini anlamaya çok hevesliyim.
- Yani-- - Teşekkürler.
Golf sahasında birini öldürmek nasıl olur?
Hayır, bir insan neden golf oynamaktan zevk alır?
Suç mahallinden başka yerdeyken.
Nasıl olur da golf oynarken aynı zamanda golf oynamaz.
Hayır, bunun benim yazarlığımla bir ilgisi yok.
Bir golf sahası tasarlamak istiyorum.
Anladım.
- Sahiden mi? - Evet.
Bu durumda korkarım
cevabım oldukça kısa olacaktır.
Yapamazsınız.
Affedersiniz?
Bir kadının golf sahası tasarlamasına
izin verecek bir golf kulübü yok.
Kadınların golf oynamaya
geç de olsa ilgi duymaya başladığını biliyorum.
Ama gerçekten, tasarımcının işinin karmaşıklığı,
o kadın ne kadar yetenekli olursa olsun,
bir kadının yeteneklerinin ötesindedir.
Anladım.
Farkında değildim.
Ama şunu düşünmekle nasıl bu kadar aptallık edebildim?
Bir kadının küçük bir şeyi sokmak üzere
küçücük bir delik açtığını hayal edin.
Bir kadın sadece mevcut olan bir deliği sunabilir,
ve eğlence bunun neresinde?
Damat için başlangıç yapacak bir şey kalmazdı.
Ama zaman ayırdığınız için teşekkürler.
Yararsızdı.
Anne, saklambaç oynar mısın?
Evet, tatlım.
Ne yapıyorsun?
Çalışıyorum.
Bu çalışma değil.
Carlo nerede?
Saklanıyor.
Onu bulman gerekmiyor mu?
Ne kadar süre boyunca saklanacak?
Onu bulana kadar diye biliyorum.
Peki ya onu bulamazsam?
Açlıktan ölür.
Gerçekten mi?
Carlo.
Rosalind.
Geliyorum.
Hazır olsan da olmasan da.
No comments yet. Be the first to leave one.