24 Hours to Live

24 Hours to Live

Download Turkish Subtitle

Release info

24 Hours To Live 2017 1080p BluRay x264-[YTS AG]
A Commentary by strtr
iboarmutlu

Tags

BluRay
x264
1080
TS
YTS
Published on: 2018-01-31
Downloads: 56
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Biliyor musun, ilk kez Afrika'ya ayak bastığım zamanı hatırlıyorum.

Tıpkı Irak gibi, buradan da nefret edeceğimi düşünmüştüm, anlıyor musun?

Sadece birbirimizi öldürmek için lanet bir kum daha olduğunu düşündüm.

Ama yanılmışım.

Burası şimdiye kadar gördüğüm en güzel yer.

Nefesimi kesti.

Sonra Kırmızı Tepe ile ikinci anlaşmamı imzaladım.

Ordunun ödediklerinin dört katını teklif ettiler biliyor musun?

Daha iyi ekipmanlar, ayrıca dağıtım yerimizi seçmemize izin veriyorlar.

Ailemin durumu pek iyi olmadığı için piyangoyu kazandığı mı düşündüm.

Bilirsin? Zenginleri korumak için dünyayı güvende tutmak gerekir?

Kahretsin evet.

Evet, şimdilik bu kadar yeter.

Hey.

Burdan çıkalım!

Kahretsin!

- Geri git! - Buradan çıkalım!

Siktir.

Aah!

Yaşıyor musun?

Evet, yaşıyorum.

Kahretsin.

Al bakalım.

Umarım bu da yemek bıçağı değildir.

Balıklar senden nefret ediyor, biliyorsun.

Öyle mi?

Evet. Balıklar yaşlılar gibidir.

Daha fazla okusaydın, bunları bilirdin.

Ve senden nefret ediyorlar çünkü, hiç bir şey yakalayamadık.

İyi de, neden benden nefret etsinler ki?

Doğal yaşamda ki hayvanlar, insanların ruhlarını okuyabilir.

İçimizden yayılan ışığı görebilirler.

Peki, bu bir teori mi, yoksa okuduğun bir şey mi, yoksa...?

Evet, kütüphanedeki bir kitaptan.

Kütüphane! Lanet kütüphaneye gitttiğini hiç sanmıyorum.

Buna, 'şamanistik ruh hayvanları' denir.

HI-hı. HI-hı. HI-hı.

Bence, senin hiç bir özelliğin yok.

Ve içinde ışık da yok, ve onlar da bunu biliyorlar.

Görüyorlar. Kokluyorlar.

Ama, balıklar koku alamaz.

Sen benden de sarhoşsun, Frank.

Bunu yapmaya hazır mısın?

Hayır.

İyi bir yıl geçirdiğimi söyleyemem.

En azından birlikteler.

- Evet. - Evet.

- Biliyorsun... - Ne?

Kestirme yolu,

iki nokta arasında düz bir hat.

Evet.

Çok parlak bir fikir.

Neden denemiyoruz?

Başardık. Oh, lanet olsun.

Kanepeyi sahil de bıraktık.

Nerde uyuyacaksın?

Yerde yatacağım

Çünkü kıçın çok sert.

Hayır, çünkü... Çünkü halı hoşuna gidiyor.

Biraz su ister misin?

Bütün nehirler denize akar,

eğer deniz dolmadıysa.

İyi geceler, Frank.

Nereye gidiyorsun?

Gidiyorum... Biraz yürüyüş yapacağım.

Travis?

Seni seviyorlardı.

Bunu unutma.

Teşekkürler, dostum.

Bana bir iyilik yap, sakın oraya çıkma.

Hayal bile edemiyorum.

Hey, babacık.

Bu geceki kızları beğendin mi?

Striptiz kulüplerine gitmem.

Karım ve çocuğum var.

Hey! Kapı sıkıştı.

Biri kapıyı açsın!

Bir saniye bekle. Bekle, anladım, anladım.

İşte, bunu al.

Bu da ne böyle?

Kapıyı açın!

Hadi, aç şunu!

Bekleyin, hallediyorum.

Tamam, bana bir saniye verin.

Hadi, aç şunu!

Aç şunu!

Anladım. Bekleyin, bekleyin.

Buyrun. Hadi bakalım. Açtım...

Yardımcı olabilirmiyim çocuklar?

Biz Kırmızı Tepe'deniz!

Sözde seni bulacaktık.

Bizi Jim Morrow gönderdi.

Jim'e ara verdiğimi söylemiştim. Ne demek oluyor bu?

Bir çeşit acil durum sanırım.

Sizin gibi çocuklarla olmak, zaten her zaman acil durumdur.

Yüce isa.

Memişleri sallayın.

Biliyor musun, onlar benim en iyi adamlarımdı.

Etkilenmedim

İşte bunun için,

bozdurduğum çekleri alamıyorsun

HI-hı.

Biliyor musun, bundan sonraki günün balo günü gibi olacağını hissediyorum.

Sana söylemiştim, ara verdim, anlıyor musun?

Biliyorum. Biliyorum.

Peki ne istiyorsun?

Bir içki içmeni istiyorum.

Hmm?

Bir fıstık al. Harikalar.

Birkaç günlüğüne tatiline ara vermeni istiyorum.

Bizim için birini öldürmen gerekiyor.

Hı.

Bunu benim için yap,

vınlayarak gel ve sellektör yapmaya devam et.

Pazartesi günü döndüğüm de beni arasan, ha?

Pazartesi gününe kadar bekleyemez.

O zaman başkasını bul.

Gerçekten ne istediğimi söyleyeyim, ha?

- Duymak ister misin? - Tamam.

- Kimsenin kzıl olmamasını. - Onlar seni istiyor.

En iyisini istiyorlar.

Bunu nasıl buldun?

Bu tarzla biraz zor. Hiç kimse için çalışmıyorum

Bağımsızlık'la kontratım var.

- Öylemi. - Senin gibi kullanışlı mı olsaydım.

Evet, onlar da başına buyruk bir ajan olduğunun farkındalar.

Bu yüzden...

İçkiler için teşekkürler..

Ben ayrılıyorum.

Beni dışarıda mı dinleyeceksin?

Hayır, olmaz. Jasmin'e benden selam söyle.

Wetzler'in teklifi, bir güne bir milyon.

Bir milyon.

Bu onun bile ilgisini çekecek kadar yüksek bir rakam.

Evet, bu yüzden,

karısı işe bir mendille geliyor.

Başkası altına yaptığını görmesin diye.

Yetki derecen ne kadar yüksek?

Bir nokta beş.

Vay be. Ve her zamanki payını alıyorsun.

Biliyor musun?

Artık, buna güldüğün için bu işi yapmıyorum dostum.

Oh, kahretsin.

Teklifi ikiye katlarsan, kabul ederim.

Öyle olsun!

İşte bu.

Bu senin hedefin.

Adı Keith Zera. 26 yaşında.

O da onların malı mı?

Mm, Öyleydi.

O da şimdi B.M.'de bir soruşturma için kameraya tanıklık etmeyi planlanıyor.

- Kırmızı Tepeye karşı mı? - Mm-hmm.

Elinde ne var?

Bak, bu sorunun önemli olmaması için

sana günde iki milyon neden buldum.

Şimdi önemli olan şey şu.

Dün Namibya sınırını karadan geçerken,

ona karşı bir suikast girişimi denedik ancak kurtuldu.

Ve şimdi interpol, onu gözden uzakta tutuyor.

Oraya ifadesini alması için birini gönderiyorlar,

ancak yeri bilinmiyor.

Bunu ne zaman yapacağız?

Cuma öğleden sonra.

Yani boruyu öttürebilmemiz için 72 saatimiz var.

Afrika'da bir yere götürür ve ortadan kaldırırız..

- Işte böyle! - İlk seferinde ters giden neydi?

Kırmızı Tepe, yerel milisleri kullandı.

Bir adam kaçırma olayı gibi göstermeye çalıştılar.

- Gerzekler. - Olmaz olası salaklar.

Gördüğün gibi,

koruma ekibini biraz hafife aldılar

Adı Lin Bisset.

Şimdi, onunla en son görülen kişi o...

Ve hala nefes almasının nedeni.

İnterpol, ha?

Hıhı.

Birinin annesi mi?

- Evet. - Evet.

O kısmı dert etmiyorum.

Çirkin hissettirmeye başlıyor, Jim.

Evet, bu yüzden, hepsi çok çirkin.

25 milyar dolarlık bir şirket.

ABD senatosunun yarısı Kırmızı Tepe'nin olarak görülüyor.

Biliyorum. Biliyorum. Biliyorum.

Saçmalık,

ama onları senatodan çıkarmak istiyorlar.

Bunun için,

okumaya devam et, dostum.

10'da tekerleklerin üstündeyiz.

Bunu nasıl başardın?

İş yerinde kestim.

Ne kadar beceriksiz olabileceğimi biliyorsun.

Büyükannen sana bakabiliyor mu?

Pek sayılmaz.

Christopher.

Ne zaman eve geliyorsun, anne?

Yarın akşam. Söz veriyorum.

Tamam. Seni görmek için sabırsızlanıyorum.

Seni seviyorum anne.

Bende seni çok seviyorum.

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left