The first 200 lines.
Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı altyazı ve...
...işaret dili çevirisini kapsayan eşerişimi...
...Medya Fikir Kulübü Yapım tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
Selamünaleyküm. Hayırlı işler.
Hayırlı işler kardeşler.
Hayırlı işler.
Teşekkürler. Yine bekleriz.
Güle güle efendim. Yine bekleriz.
-Hoş geldin baba. -Hoş bulduk oğlum. Nasılsın?
İyiyim. Sen nasılsın?
Bu ne oğlum ya? Unla ne işin olur senin? Tamam.
Hayırdır, sen sinirli misin?
Niye sinirli olayım oğlum?
Pide hazırlığımız tamam, bak ramazana giriyoruz.
Her şeyimiz tamam, gireceğiz, bu muhtar yüzünden ramazana giremiyoruz.
Bir davulcu bulamadı. Sanki kıran girdi.
Evet, biliyorum.
Bulur ama o, biliyorsun.
Kibar söylüyorum bak, yaşlı adam, kalbini kırmak istemiyorum abi.
Muhtar, yapamıyorsan yapma bu işi.
Tamam, sinirlenme.
-İyi, bir çay söyle hadi. -Söyleyeyim baba.
Yok, söyleme. Ben şu muhtara gideyim de...
...nedir, ne değildir, buldu mu, bulmadı mı, uyuyor mu, uyumuyor mu?
Bu ne biçim adam. Kalbini kıracağım...
...kırmak istemiyorum. Bir de bana sinirli diyorlar.
-Sakin ol. -Hadi, geleceğim ben.
Allah Allah! Bunu kim sinirlendirdi? Annemler mi?
Allah'ım ya Rabb'im! Bir de durmuş kapısını açmışlar.
Bekliyor, sanki iş yapacak gibi.
Nüfus cüzdansız iş yapılmaz.
Senin ne işin olur nüfus cüzdanıyla? Muhtarsın sen.
Öyle mi?
Bir de böyle deneyelim bakalım yapabilecek mi.
Oh! Keyfe bak. Bak hele muhtar.
Aa, Veysel Usta, hoş geldin.
Al.
-Ne bu? -Kredi kartı.
Benim nüfus cüzdanım. Kapıya yazmışsın öyle nüfus cüzdansız iş yapılmaz diye.
Al sana nüfus cüzdanı. Davulcu bul, hadi.
Yahu Veysel Usta, o muhtarlıktan işlem yaptırmak isteyenler için.
Ben bununla davulcuyu nasıl bulayım?
Sinirlenmeyeyim, sinirlenmeyeyim diyorum, sinirlendiriyorsunuz adamı.
Davulcu bulacaksın. Yapacağın iş bu, muhtarsın ya!
Veysel Usta, kimse bahşiş vermiyor. Muhtar nasıl bulsun?
Davulcular diyor ki bahşiş olmayan yerde biz çalmayız diyorlar.
Senelerdir çalmışlar, çalmışlar, bahşişlerini alamamış adamlar.
Onun için gelmek istemiyorlar. Ben ne yapayım?
Bahane, bahane, bahane. Bahane bilmiyorum ben.
Herkes bekliyor. Vallahi davulcuyu bulmadan bize görünme.
Kimse seni görmek istemiyor. Ben demiyorum, onlar diyor. Hadi.
Tamam da Veysel Usta, şimdi ben...
Allah Allah! Ben cebimden mi vereceğim bunun parasını?
Açılıyor şimdi, açılıyor.
Algıladı. Buyurun.
Aferin evladım. Aferin.
Aferin evladım, hep böyle ol.
Lan!
Lan, ne yapıyorsun sen burada?
İlan yapıştırıyorum hocam.
Bateri ve gitar dersi almak ister misiniz?
Yoo, istemem. Ne ilanı bu?
Hocam, yazıyor işte. Şimdi bizim küçük bir rock grubumuz var.
Evet?
-Biz kendi çapımızda takılıyoruz falan. -Evet?
-Şimdi biz bir festivale katılmak istedik. -Bana ne festivalden!
Hocam, anlatıyorum, bir dakika.
Festival şeymiş... Klip istedi bizden. Bir müzik klibi çekmemizi. Bizim paramız yok.
O yüzden dedik ki böyle özel ders olaylarına falan girelim.
Allah Allah! Benim üniversitem İş ve İşçi Bulma Kurumu mu acaba?
Götür onu, başka yere as.
Bu akademik ilan panosu.
Buraya sadece akademik ilanlar asılır.
Bu akademik ilan?
Evet. Götür onu başka yere as.
Hocam, iki gün dursun şurada bari, ne olur.
Götür, götür!
-İki gün. -Lan!
-Hocam. -Yürü!
Bari yanlışlıkla yere falan düşüreyim, biri bulur.
Al onu oradan, al onu oradan.
Başka yere, başka yere as.
Başka yere!
Kardeş, enstrüman--
Alma, alma çocuğum! Alma evladım.
Hocam, bulaşmasana.
Alma çocuğum. At onu, at evladım.
Metrobüste bak çantanın arkasına.
Şuraya bak. Nereye gidiyor lan o?
Nereye gitti acaba?
"Bu mevsimde çok güzel olursun"
"Düşlerimin içinde"
"Ben kendi sokağımda kayboldum mavilerin içinde"
"Mavilerin içinde"
"Salını da salını da düştün içime"
"Hadi çıkar çıkarabilirsen"
"Döndüm yedi kere kendi üzerime"
"Sekizi de dön dönebilirsen"
"Salını da salını da düştün içime"
"Hadi çıkar çıkarabilirsen"
"Döndüm yedi kere kendi üzerime"
Seyfi abi!
Seyfi abi, duyamıyoruz abi, sesimiz gitti!
-Ne diyor? -Abi, duyamıyormuş.
Bağırıyorum ya işte, nesini duyamıyormuş?
Kendi sesini duyamıyormuş abi.
Ben de duyamıyorum.
Abi, çok bağırıyorsun abi. Haklıyken haksız duruma düşüyorsun.
Bak, yanlış yapıyorsun.
Bunu da al...
Bunu da aldık oğlum gruba.
Abi, öyle demesene, adam ne güzel elinden geleni yapıyor...
...bizimle oğlunun hayalini gerçekleştirebilmek için.
Biliyoruz oğlum.
Ben de Toprak'ın hayali için katlanıyorum zaten.
Abi, festival böyle sahnelerde yapılıyormuş.
Düşünsenize abi, böyle binlerce insanın önünde...
...bir sürü ünlü grupla beraber biz de sahne alıyoruz.
Abi, süper olur.
Size bir şey söyleyeyim mi, biz de bu ünlülerle fotoğraf çektiririz...
...sonra onu İnsta'ya koyarız. Sonra bize de milyonlarca takipçi gelir.
Sonra biz de buraya çıkarız abi.
Doğru, biz zaten çıktık İnsta'ya fotoğraf koymadan önce.
Zaten niye aynı yerde çıkalım ki? Gider başka yerlerde çıkarız abi.
Gençler, kapılmayın boş hayallere, almazlar ki bizi oraya.
Hem biz bağımsız müzik yapıyoruz abi. Bize ne festival işlerinden.
Gökçe, deme öyle.
Sen istemez misin böyle yaptığımız müziği binlerce insana ulaştıralım?
Yoo, istemem.
Müziği binlere, milyonlara ulaşan insanları görmüyor muyuz...
...şimdi ne kadar kötü müzik yapıyorlar. Gerek yok abi, bize bozar.
Vallahi benim en büyük hayalim bu.
Bu festivale katılmadan ölürsem, gözüm açık giderim.
İlanları da o kadar yere astık, bir arayan çıkmadı.
Kimse ilgilenmiyor demek ki.
Oha!
Ya da şöyle oldu. Biri numaramızı aldı, attı çantasına sonra ararım diye.
Müzik dersi almaya karar verince de...
...hemen enstrüman almalıyım diye sokağa bir fırladı.
O sırada sokaktan geçen freni patlak bir tane araba onu altına aldı, ezdi.
Off abi, tek müşterimizdi o bizim.
Oğlum, niye araba ezdi, ne diyorsun?
Freni patlakmış ya, işte duramamıştır fren yapınca.
Oğlum, ne diyorsun, saçma sapan konuşuyorsun.
Olduysa diyorum abi, ya olduysa?
Tabii, oldu.
Bak, biz ne yapalım biliyor musun bence.
Biz gidelim böyle ilanın yanında bekleyelim.
Birileri ilgileniyor gibi yapınca, pat, hemen gider tanışırız, işi kaparız. Nasıl?
Çok iyi.
Abi, Mert ne yaptı acaba? Onun astığı ilanlardan çıkar belki bir şey.
Oğlum, Mert'te kafa mı var? O ilanları asmayı unutmuştur.
Çocuklar, ilan için arayan oldu mu?
Off abi!
Ses deneme! Bir, iki, üç!
Hah! Bir, iki, üç! Hah!
Ses! Bir, iki!
Allahümme salli ala.
Seyyidina...
Hah, hah!
Hah, hah! İdris! İdris, ses geliyor mu?
Allahümme salli ala... Durum ne?
İdris, ses geliyor mu İdris?
-Geliyor hocam. -Hah, iyi.
Bu ışıkçı nerede kaldı?
Hocam, ben de tam size onunla ilgili bir şey söyleyecektim.
Söyle.
Bu ışıkçı da gelip mahyayı takınca ramazan ayına giriyoruz inşallah.
Evet.
Cenabı-ı Allah bize bir kez daha rahmet ve bereket ayı olan...
...ramazanı idrak etmeyi de nasip etti.
Evet.
Hocam, ben diyorum ki...
...bu ay camimizde yapılacak olan hatmimizde Kur'an tilavetini...
...naçizane ben gerçekleştireyim.
Tabii siz de münasip görürseniz.
Tabii canım, tabii. Niye olmasın?
Sen de hafızlık var mıydı?
Yok hocam ama yüzünden güzel okurum.
İdris, yüzünden herkes iyi okur.
Sen yine caminin işlerini yap, temizliğini yap.
Bunlar önemli işler, sevabı çok büyük.
Doğru. Onlar da çok önemli işler.
Ama bu çocuk küçümsüyor.
Adam olmaz bu çocuktan.
Neyini küçümsüyor?
Bu çocuk mahallenin her işine gıkını çıkarmadan koşturuyor.
Üniversitenin işine koşturuyor. Caminin her işine koşturuyor.
Kur'an'ı okusa ne olacak?
Doğru, o okusa ne olacak Kur'an'ı?
Yani bizim imamın hâlleri işte. Kimseyi beğenmiyor. Onu kim beğensin?
Ana, bu mikrofon açık kalmış.
Ne demek o okusun? Kaç yaşında bu çocuk daha?
O zaman herkes gelsin Kur'an okusun.
Okusun! Bu kitap okunsun diye inmiş zaten.
Veysel, tamam. Bir şey demedik ki.
Zaten sinirliydin.
Fırını da oğluna bıraktığından beri sürekli bize sarıyorsun.
Ramazan da geldi. Oruç yüzünden iyice sinirli olursun.
Vallahi bu ay nasıl geçecek ben de bilmiyorum Naci.
No comments yet. Be the first to leave one.