Wu Assassins

Wu Assassins

Download Turkish Subtitle

Season 1

Release info

wu-assassins-s01e05 tr
A Commentary by tenjinoichi
as seen on https://www.x264.video/episodes/wu-assassins-1x5/

Tags

other
Published on: 2019-08-11
Downloads: 35
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Nereden bildin?

Rusça biliyorum.

Ha siktir.

Olamaz.

Sikeyim, ne oldu böyle?

Bak, bizi öldüreceklerdi.

Ha siktir.

Hey. Ne yapıyorsun?

-Bu boku temizlememiz lazım. -Lu Xin, bekle.

-Bekle mi? Neyi bekleyeyim? -Kai'ı aramamız lazım.

-Kai'ı mı? -Lu Xin, lütfen, beni

-dinle işte. -Neden? Kai bir bok yapamaz.

Batırdık, amına koyayım. Neyin var senin?

Beni dinle. Dinle, sana bir şey söyleyeceğim,

ve beni dinlemen lazım.

Ben polisim.

Ne?

McCullough'nın peşindeyim, senin değil.

-Ne oluyor, anasını sikeyim? -Yemin ederim. Her şeyi açıklayacağım.

Hayır.

Sikeyim!

Sakın kıpırdama!

Olduğun yerde kal ve kılını bile kıpırdatma.

Kai'ı aramamız lazım.

Hemen.

MASTER WAH RESTORANI

Kai, ne oldu?

Bu adamı gördün mü?

Önemli.

Hayır, sanmıyorum. Neden sordun?

C.G.?

Kehanetin...

Kehanetin gerçek oldu.

Neredesin?

Lee'nin Galerisi'nde.

Tamam. Hemen geliyorum.

Benimle gelmelisin.

-En yoğun saatte mi? Delirdin mi? -Her şey yolunda mı?

Benimle gelmelisiniz. İkiniz de.

Hemen.

Çim mahallesi bana ait.

Orada senin için muazzam bir ölümden başka hiçbir şey yok.

Gideceksin.

Bugün.

Çinlilerin alkolü sevdiğini biliyorum.

İskoçlar gibi.

İkimizin...

...birçok ortak noktası var.

Sorununa bir alternatif sunmak

-isterim. -Benim sorunum sensin.

İtiraf etmeliyim,

bu beni biraz neşelendiriyor.

Söylesene.

Çin mahallesini niye bu kadar önemsiyorsun?

-Sen neden önemsiyorsun? -Şey...

Mahalle bile değil, değil mi?

San Francisco'nun en iyi mülklerinin olduğu gecekondu bölgesi.

Öte yandan dünya

bir bakıma

her şey demek.

Dünyayı sana bırakıyorum.

Çin mahallesi benim.

Evet, şey.

Deli Kral gibi

Benim de sağım solum belli olmaz.

Bu yüzden galiba kalacağım.

Bu

eşsiz bir numara dostum.

Ama bu

buradan canlı çıkmanı sağlamaz.

Sadece söylüyorum.

Dediğim gibi,

ikimizin

pek çok ortak noktası var.

Kimsin sen?

Düşündüğüm kişi olduğunu gördüğüme göre

belki de anlatmama değer.

Birkaç dakikan varsa.

Dinliyorum.

Pekâlâ.

Sorduğuna göre

baştan başlayayım.

Seni arıyordum Alistair.

İsmimi nereden biliyorsun?

Savaşabiliyorsun, güzel.

Al.

Seni Şeytan alsın cadı!

Korkma. Bu, iyiliğin gücü, kötülüğün değil. Wu'yu yenmene yardım edecek.

Seni olduğun yerde öldürecek.

Seçildin.

Kim seçti?

Dao.

Dao adında kimseyi tanımıyorum.

Şeytan işlerini al, götür başımdan.

Defol git!

Bu, Keşiş Taşı.

Sana güç katacak.

Peki, öldürür gibi.

Ölürsen Wu Savaş Beyi seni öldürür, bu değil.

Ancak ölümünden sonra peşini bırakır.

Ölünce senden kurtulacaksam seve seve ölürüm.

Çağrıyı kabul et yoksa sevdiğin herkes ölür.

Kiralık asker günlerim geride kaldı.

Savaşına katılmak istemiyorum.

Savaş geliyor.

Artık bir ailen var.

Bu onları ve diğerlerini koruyacak.

Sen Wu Suikastçısısın Alistair.

Seçildin.

Al.

Al.

Korkma.

Korkmuyorum.

Ama bu Keşiş Taşı sana güç veriyor.

Ve Uncle Six'in

farklı tür bir gücü mü var?

Ateş Wu'su.

Evet.

Kai, ciddi misin?

Burada üç ceset var. Bu iş şaka değil.

Kai doğruyu söylüyor.

Kendi gözlerimle gördüm.

Bana güvenin.

Sana güvenelim mi? Seni tanımıyoruz bile.

Ve bilginiz olsun, bu Wu Suikastçısını kendi gözlerimle gördüm.

Kai değil.

Kel moruğun teki.

Sana söyledim ya.

Yüzler beni koruyor.

Yapma dostum, kafam o kadar da iyi değil.

Ha siktir! Vay, tamam.

Siktir.

Şunu yapmayı kes.

Bakın,

söylediği her şey doğru.

Bu işte birlikteyiz. Bu şey her neyse

planlandığı gibi gidiyor.

Ne yapacağımızı, Kai'a nasıl yardım edeceğimizi ve bu işten nasıl

sağ çıkacağımızı çözmemiz gerek.

-Yerde üç ceset var. -Biliyorum.

Kendini toparla. Sonraki ceset senin olabilir.

Kendimi toparlayayım mı?

Kai, yüzünü nasıl öyle yaptın, anlamadım ama söylediklerin mümkün değil.

Saçmalıyorsun.

Ve dünya böyle yürümez, değil mi?

Sihir güçleri olan insanlarla?

Ne oldu veya onu niye savunuyorsun, bilmiyorum

ama inanmıyorum. Üzgünüm.

-Fark etmez. -Ben inanıyorum.

Sıçayım, gördüm. İnanıyorum.

Ne gördün ki?

Az önce adamın... Bir şeyler gördüm Jenny.

Tanrım.

Üzerimde kan var.

Bir rüya gördüm, evet.

Ve o kadını gördüm.

Ve seninle Liam'ı gördüm.

Boğuluyordunuz.

Gecenin köründe ormana kaçmamızın sebebi bir rüya mı?

Burada güvendeyiz.

Denizden uzakta

ve o kadından güvende.

Peki kim bu kadın?

Su ruhu Kelpie'yi biliyor musun?

-Şekil değiştiren varlığı? -Evet, gayet iyi bilirim.

Bu bir hikâye değil.

O gerçek.

Gerçek, öyle mi? Duydun mu?

O gerçek.

Ve kim olduğumu biliyor.

Ve ne yapabileceğimi biliyor.

Beni kıskandırmaya mı çalışıyorsun?

Hayır, yüzüğüm var

ve yüzük benim olduğunu söylüyor.

O kadın beni bulabilirse...

...seni de bulabilir.

Buna izin vermeyeceğim.

Ben Kelpie'den korkmuyorum baba.

Tabii ki korkmuyorsun delikanlı.

Çünkü sen bir McCullough'sın. Yaban domuzu kadar cesursun.

Bu gece dinlen.

Bir Kelpie öldürmenin imkânsız olduğunu

hepimiz biliyoruz.

Yani söylediklerin gerçekse Alec

sanırım sonsuza dek kaçacağız, değil mi?

Bana mistik güçler bahşedildi.

Alec.

Kes şunu aşkım.

Maggie, lütfen. O kadını yenebilmem için

bana mistik güçler bahşedildi.

Ama güvende olduğunuzdan emin olmadan bunu yapamam.

Hasta olmandan korkuyorum aşkım.

Sana hiç yalan söyledim mi?

Dene de dilini koparayım senin.

Bana inansan iyi olur.

Baba, acıktım.

Ne zaman...

Liam!

-Liam! -Kaç Maggie!

-Hayır! -Maggie, dikkat et!

More Turkish subtitles for Wu Assassins

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left