Lucy in the Sky

Lucy in the Sky

Download Turkish Subtitle

Release info

Lucy In The Sky 2019 1080p WEB-DL H264 AC3-EVO
A Commentary by sub.Trader
𝓦𝓔𝓑-𝓓𝓛 | 🔥💎 𝓟𝓮𝓻𝓪𝓴𝓮𝓷𝓭𝓮. İ𝓵𝓴 𝓿𝓲𝓭𝓮𝓸 / 𝓪𝓵𝓽𝔂𝓪𝔃ı / 𝓼𝓮𝓼 𝓪𝓵𝓪𝓷 𝓴𝓲ş𝓲 𝓸𝓵𝓶𝓪𝓴 𝓲𝓼𝓽𝓮𝓻 𝓶𝓲𝓼𝓲𝓷𝓲𝔃? 💎 👉 𝘴𝘶𝘣.𝘵𝘳𝘢𝘥𝘦𝘳@𝘺𝘢𝘩𝘰𝘰.𝘤𝘰𝘮

Tags

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
AC3
1080
Published on: 2020-02-19
Downloads: 19
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Geri sayım başlıyor, son on, dokuz, sekiz,

yedi, altı, beş.

Motorlar ateşlendi.

İki, bir.

Mekik havalandı.

Mekik, 32 geçe kuleden ayrıldı.

Yönlendirme sistemleri devrede.

Houston, iticiler çalışıyor. Tüm motorlar iyi.

Rotamızda ilerliyoruz, virgül altı iki.

Houston, geliyor...

Cola.

Lucy.

-Uzman. -Evet. Buradayım.

Toparlanma vakti.

Eve dönüyoruz.

Birkaç dakika daha.

Sadece birkaç dakika daha.

Anlaşıldı Houston.

Yörüngeden çıkıyoruz.

Anlaşıldı.

Kumanda bende. Atmosfere girişe başlıyorum.

Kuyruk kısmı ışık şovu yapıyor.

-Sahiden mi? -Aynanla bak.

-Aynan var mı? -Var. Dur, alayım.

Gerçek olaylardan

esinlenilmiştir.

Giriş açısına dikkat et.

Anlaşıldı Houston. Ayarlıyorum.

Göstergelere göre...

Merhaba.

Şey nasıl...

Pardon.

Okul nasıl geçti?

Dondurmacıya gidelim mi?

Hayır.

Sağ ol.

Peki.

Açelyalar iyi görünüyor.

Her gün suladım da ondandır.

Yani unutmasam sulardım.

Bunlar yeni, dün saksıya koydum.

Seni özledim.

Sahiden mi?

Tatlım, uzaya gittin ya.

Seninle gurur duyuyorum.

Nasıl desem...

Bilemedim.

Kelimelere dökmek zor.

Ona ne şüphe.

Ta yukarıda olmak...

Selam uykucu.

"Roket lag" nasıl?

Saat kaç?

Iris nerede?

8.30. Onu çoktan servise bindirdim.

Rica etsem şunu...

Seni özledim.

Ne oldu?

Görev tamamlandı.

Nasıl, alışmaya başladın mı?

Alışmakla vakit kaybedemem.

Bunu büyükannemden öğrendim.

Bedenen nasılsın?

Sapasağlamım efendim.

Mikro yer çekiminde birkaç gün bile

kemik ve kas kütlesinde ani kayıplara neden olur.

On gün uzaydaydın.

Ayakta duramayan erkek astronotların mekikten taşındığını gördüm.

Şey...

Pekâlâ.

Deniz Harp Okulunda sınıf birincisiymişsin.

Lise ve üniversiteyi de birincilikle bitirmişsin.

Durabilir misin?

Ne konuda?

Çalışma.

Birkaç gün izin aldım.

Yeğenim bizde kalıyor. Blue Iris.

Blue Iris mi?

Aslında ikinci tercihiydi. Abimin yani.

Eşi olmasa kızının adını Sanctuary Rose koyacaktı.

Eşi Annabelle ailenin aklı başında olanıydı.

Ampul değiştiren. Yemek yemeyi hatırlayan.

Ama öldü.

Neyse...

Iris bizimle kalıyor, kız kıza takılıyoruz.

Dün seni koşu pistinde, bugün de spor salonunda görmedim mi?

Kemik yoğunluğu. Kas kütlesi.

Frizbi oyna. Uçurtma uçur.

Ne oldu?

Büyükannem frizbiler köpekler içindir der.

Bana onu anlatsana.

Üç adam bir gün babamı okuldan elinde sopalarla eve kadar kovalamış,

ninem ilk uyarı atışını yere sıkarak yapmış.

İlk derken?

San Angelo'da bacağa sıkmak uyarı atışı sayılır.

Neden kovalamışlar?

Babanı yani.

Benzin depolarına işemiş.

Michael Collins'i biliyor musun?

Evet. Elbette.

Apollo 11. Neil ve Buzz için komuta modülünü uçurdu.

Evet.

Yani onları bıraktıktan sonra

ayın etrafında saatlerce dolandığını biliyorsun.

Dünya'ya en uzak mesafeye giden insan oldu.

Ne ışık var ne de telsiz.

Karanlığa gömüldüğünde ağlamış,

sonra güneşi görünce

daha da ağlamış.

Modülün içinde şunları yazmış,

"Şu anda gerçekten yalnızım,

bilinen tüm canlılardan tamamen koptum.

Bir ben varım."

Ben iyiyim.

Oksijen makinesinin dibinde sigara yakarak ölmekten daha iyi yollar da var.

Ne gibi mesela kerata?

Geri geldim.

Bir yere mi gitmiştin?

Yani, yukarı çıkıp aşağı indim.

O Ivy League götlerine bu iş nasıl yapılırmış gösterdin mi?

Hem de nasıl.

Baban eskiden golf oynardı.

İşleri artırıyor derdi.

İşsizdi.

Salağın tekiydi.

Nefes aldığımdan emin olmak için mi geldin?

Drew çöp öğütücünün bozulduğunu söyledi.

Orası doğru.

Tatilde olmam gerekiyor.

Evde üç odaya renk tanımlaması yaptım

ve mahallenin güvenliğine katkıda bulunuyorum.

Benim gibi kendine bir hobi edin.

İçki içmek bir hobi değil.

Devlete göre bunu profesyonel olarak yapamayacak kadar yaşlıymışım.

Bu tamam.

Sana madalya verecekler mi?

NASA mı? Ne için?

Sadece işimi yaptım.

Aferin sana. Özel muamele yok.

Ben uzaydayken Sebastian yine Iris'i bize bırakmış.

İnanabiliyor musun?

Onu arabada mı bıraktın?

Okulda.

Abin beni yoldan aradı.

San Francisco'da elektrikli alet yarışması mı ne varmış.

Ona ne dedim, biliyor musun?

İş bul dedim.

İşi var.

Şiir yazıyor.

Bir sonraki görevin ne zaman?

Polaris birkaç haftaya gidiyor.

Orion 13 ay sonra. O zaman gidebilirim.

Gençleşmediğin kesin.

Dolayısıyla daha çok çalışman gerekecek.

Kıyafet içi hava dolaşım dönüş valfi.

Ters oksijen umbilikalleri. Tamam.

Paketi, süzgeci, peteği boşalt. Tamam.

Önüne baksana.

Gevşe biraz. Daha hızlı koşarsın.

Çok kasma.

Acele etme. Akışına bırak.

İyi iş çıkarmaya devam et!

Günaydın.

Günaydın.

Günaydın, dedim.

Günaydın.

Şimdi oldu.

Bu odadaysanız ve mavi üniforma giyiyorsanız

bir sonraki Orion görevine adaysınız demektir.

Henüz detayları kesinleşmedi

ama şimdilik

iki haftalık bir görev olduğunu varsayalım.

Görevimiz, istasyonun sancak tarafına iskele sistemi ve güneş paneli takmak.

Bugün seni koşu pistinde gördüm.

Koşarken başını kaldır.

Bazılarınız bu yolculuğu daha önce yaptı.

Tebrikler.

Gelelim kötü habere.

Tekrar gitmek istiyorsanız...

Tüyo için sağ ol.

...hak etmeniz gerekecek.

Çok ciddiyim.

Dağılabilirsiniz.

Destiny görevindeydin, değil mi?

Aynen. Adın neydi?

Adım Erin Eccles. SAIL'den yeni geldim.

Vay canına.

Başımı dik tutmam dışında tüyon var mı?

Duruma göre değişir. Pilot musun?

Robotik uzmanıyım.

O hâlde iki koltuk gitti bile.

Orion'daki koltuğu istiyorsan asla pes etme.

Yeter ki bana bir koltuk bırak. Tamam mı?

Anlaşıldı.

Noel ışıkları hâlâ duruyor.

Anlaşıldı Orion.

Oksijen seviyesi normal.

DFS, sistemi yeniden başlat diyor, Houston?

Orion, onaylıyoruz. Yeniden başlatın.

Oksijen hızla düşüyor.

More Turkish subtitles for Lucy in the Sky

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left