The first 200 lines.
- Ne oldu gördün mü? - Belli ki bana vurdun.
Sana soldan vurdum, soldan. Bir sol daha geleceðini düþünmüþtün ki
bu sefer saðdan vurdum.
Sana hep söylüyorum boks denen þey budur. Tamam mý?
Rakibine birþey gösterirsin.
Ama baþka birþey yaparsýn.
Ali de Foreman'dan ünvanýný ayný þekilde kapmýþtý.
Köþeye sýkýþmýþ ve ters-yüz yapmýþtý. Hatýrladýn mý?
Ne gündü ama!
Herkes Ali'nin kollarýnda derman kalmadýðýný düþünmüþtü.
Aslýnda Foreman'ý yoruyordu.
Onun kendi kendini yormasýný saðladý.
Sekizinci rountta ise, fýrtýna gibi esti!
Zavallý George'dan geriye birþey kalmamýþtý.
Bruce Lee filmlerini hep sevmiþimdir.
Hey, öðreniyorsun!
Ellerime bakma, omuzlarýma bak!
Yumruk oradan çýkar! Gördün mü?
Hala ellerime bakýyorsun! Haydi bir daha deneyelim.
Haydi! Odaklan.
Omuzlara!
- Ýþte. - Hayýr, sende kalsýn.
Hadi ama, kazanan sensin.
Öyle ama ben hep kazandým. Yani artýk suçluluk duymaya baþlýyorum.
Kapa çeneni ve al þunu!
Bugün beni neden yenemedin biliyor musun, Hale?
Yirmi yýldýr boks yaptýðýn ve benden daha iyi olduðun için mi?
Hayýr.
Çünkü içinden kazanmak gelmiyor.
Pekala,...senin iç dünyan bayaðý güçlü anlaþýlan.
Bugün de bunu sen saðladýn.
Beni nakavt edebilirdin, ama tereddüt ettin. Yanýlýyor muyum?
Aslýnda biz öylesine ter atýyorduk, dostum.
O þekilde düþünmen kaybetme sebebindir. Al þunu.
Hayýr, o senin.
Hayýr, al. Oyuna kendini tamamen vermiyorsun, ben de istemiyorum.
- Haydi. - Hayýr, bu gerçekten senin.
Sen duþ alýrken cüzdanýndan almýþtým.
- General. - General.
Binbaþý, benden üst bir rütbeye terfi mi aldýnýz?
Hayýr, efendim.
Öyleyse, neden brifing odamda sigara içiyorsunuz?
Þey... üzgünüm efendim. Bir daha olmayacak.
Oturun.
Stealth'dan gece 0.30'da havalanacaksýnýz.
Sýnýra alçak mesafe gözdaðý uçuþu gerçekleþtirin. Toprak yüzeyi belirgin olsun.
Her zamanki gibi... inekleri korkut, çiftçileri uyandýr.
Bu akþam olmaz, dostum.
B-3'le iki hazýr nükleer bomba uçuruyoruz.
Palmdale bilgisayarda görünen yetersiz gama görüþ
...açýsý ve x-ýþýný difüzyonu konusunda endiþeli, radarlar etkilenebilir.
Þafak sökmeden bir çift göndermek istiyorlar. Görünen bir þey var mý diye.
61'leri mi?
Büyüklerini. 83'leri.
Peh! Tantanacý herifler.
- Baþýn nasýl? - Sorun yok. Ýyiyim.
- Bunun için üzgünüm. - Endiþelenme. Seni haklayacaðým.
Ah! Þimdi de hayal mi görüyorsun!
Önden buyrun, binbaþý.
Biliyorsun, bu tatbikatlar fantastiktir.
Ne zaman Utah'a karþý savaþsak, kýçlarýný hep tekmeleriz!
Yer kontrol. Kalkýþa hazýrýz.
Park korucusu!
Bu kamp ateþi hakkýnda sizinle konuþmak istiyorum!
- Ben gidiyorum. - Hayýr, Wanda, içerde kal.
Evet, biliyorum ki...
Parkta hiç orman yangýný çýkmaz.
Ama Wanda soðuk almýþtý onu ýsýtmam gerekiyordu.
Efendim, bu bölgede hiç yol gezgini yada kampçý gördünüz mü?
Yýlýn bu zamanýnda görmedim. Peki bunun cezasý nedir söyler misiniz?
Oldukça fazla.
- Aaah! - Oh!
Aaah!
Burasý tamam.
Tanrým!
Onu buradan kaldýrýn!
Bütün gece et koklayacaðýz.
2-8-7 yönünde yükseliyoruz. Uçuþ seviyesi 2-0-0.
Kýsaca 2-8-7. 2-0-0.
Aurora projesi benim için gerçekleþmez herhalde.
Dostun Taylor söyledi. Savaþçý eðitimi için yeterince tecrübem yokmuþ.
Ona ne söyledin?
- "Saðolun, efendim. Güle güle, efendim." - Hiç deðiþmeyeceksin deðil mi?
Bu da senin bir gün tepetakla edecek.
- Serin sorunun ne biliyor musun? - Evet. Hep haklý oluþum.
- Hep haklý olduðunu düþünüyorsun. - Bu sorgulanabilir.
Þimdiye kadar albay olman gerektiðini söylemiþtin.
Ama hep baþkalarýný buna ittin.
Pekala...
Albaylýk büyük bir sorumluluk demektir, öyle deðil mi?
McMurran kontrol, burasý Hayalet-7.
Albay! Utah'daki çocuklar, siz uyanýk mýsýnýz?
Anlaþýldý, Binbaþý Deakins. Hazýrýz ve bekliyoruz.
Bilin ki bu sabah kýçýnýzý yaklayacaðýz ve fena ýsýracaðýz!
Bunu Yüzbaþý Hale'e iletin. Hürmetlerimi bildirmeyi de unutmayýn.
Ooh! Wilkins bizi taciz ediyor! Devam etmek ister misin?
Ona bununla bir kulaðýndan girip ötekinden çýkacaðýmý söyle.
Orada olduðumuzu farkedemeyecek bile!
Anlaþýldý, albay. Hale, bizi herhangi biri yakalayabilirse,
o da yakalar diyor.
Herkes hazýr olsun!
Iþýklarý kapatmak üzereler!
Hazýr mýsýn, yüzbaþý?
Emrinizdeyim, binbaþý.
Savaþa!
Hayalet konumuna geçiliyor.
Nehir vadisine yaklaþýlýyor, iþte baþlýyoruz.
Albay, hayalet konumuna geçtiler.
Onlarý radarda kaybettik! Orada olan var mý? Orada olan?
- Isý göstergelerini yakaladýk, efendim. - Güzel.
Isý kaybetmeye baþlayabilirler, Ama hava daha soðuk zaten.
Çok iyi, Frenchy. Bunu sevdim.
400 feete inin AGL. Yükseklik ayarlanýyor, 3-0-0-1.
Rüzgarýn hýzý 400 feette .7 Mach. 3-0-0-1.
Topraðýn yüzeyi belirgin, þimdi baþlýyoruz.
Terry? Bu gece Needles giriþine gittin mi?
- Hayýr. Neden? - Bayan Parker demin aradý.
Oh, tanrým! Bu seferki ne? Baþka bir UFO mu?
- Yoksa akþam yemeðine Elvis mi gelmiþ? - Öyle birþey demedi,
ama bazý kamyonlarýn bir saat önce Needles giriþinden geçtiðini söyledi.
Þüpheli göründüklerini söylüyor.
Clyde, þüpheli bir kamyon tam olarak nasýl görünebilir ki?
Bilmiyorum ve bir fikrim de yok!
Benim de!
Evet, ama yine de kamyonlardan birinin bizimki olduðunu söyledi.
Bu gece burada olan tek insan sensin, eðer öyle deðilse...
Muhtemelen yine halüsinasyon görmüþtür. Endiþelenme, kontrol edeceðim.
- Onlarý kaybettik. - Lanet olsun!
Haydi, aramaya devam. Aramaya devam!
Görüþ ve duyuþ sýnýrlarýnýn altýndayýz. Ana hedefe ilerleyin.
200 feete alçalýyoruz.
Daðlar altý saniye sonra.
Anlaþýldý.
Voov! Çok iyi oldu!
Mükemmel.
- Otomatik pilota geçiliyor. - Benim kadar iyiydin.
Yine de bir kaç aðacý býraktým. Gelecek sefer daha iyi yapmaya çalýþacaðým.
Bu b.ka bayýlýyorum, sen de öyle deðil mi?
Baþka nerede 2 milyar $'lýk uçak uçurabilirsin
Hem de 100 feette iken saatte 1400 km ile ha?
Pekala, bu bir gerçek. Bu bir gerçek.
Hep hava kuvvetlerinde kalacaksýn, ha?
Beni tuttuklarý müddetçe. Sen kalmayacak mýsýn?
Hayýr, hayýr, hayýr. Sanmýyorum.
Yani, hadi ama...
Sen bile söyledin.
Þimdiye kadar albay olmam gerekirdi.
Bunun yerine, Boone gibi bazý salakalar general oluyor.
- Boone o kadar da kötü biri deðildir. - Oh, yapma!
Onun aklýndan geçirdiði bir düþünce, Amrerika'da en hýzlý olan türdendir!
Hayýr...
Uçuþ benim için eski anlamýný yitirdi artýk.
Hayýr, uçuþ deðil. Nükleer bomba taþýmak.
Parmaklarýnýn ucunda dehþet bir güce sahip olmak çok hoþuna gidiyordur.
Tam üzerine bastýn.
Pencereden bir dýþarý bak.
Altýmýzdaki bitki örtüsünde bir yanlýþlýk var.
Þu sað kanadýmýzdaki sýnýrýn sol kanadýmýzda olmasý gerekmiyor muydu?
Ýþte geliyor.
Hayýr!
Ne yapýyorsun?
Clyde, vadinin yarýsýna bakýyorum da orada hiçbir þey...
Lanet olsun!
Onlarý yakaladým!
McMurran!
Ben Deakins! Hale kontrolü kaybetti! Uçaktan çýkýyorum!
Oh, kahretsin!
Arama kurtarmaya haber verin! Ýki pilotumuz düþtü!
Uçak 18 dakika önce düþtü.
Beyaz Saray Personel Þefi geliyor.
Günaydýn, beyler!
Yani, baþkaný uyandýrayým mý?
- Bill. - Jack.
Pekala, sorun nedir?
Bunu okuyacaðýz.
Rick'in takýmý hazýrladý.
Birleþik Devletler Hava Kuvvetleri üzülerek duyurur ki bu sabah
bir C-141 aðýr kargo uçaðý
Utah çölü üzerinde düþmüþtür. Mürettebatýn durumu henüz belli deðildir. Vesaire vesaire...
Pekala, oldukça hoþ bir saçmalýk, Rick.
- Saðolun, efendim. - Bunu okuyacaðýz.
Bekleyin!
Bir hata yapýyoruz.
Giles?
Bizimle paylaþmak istediðin bir þeyler var mý elinde?
Evet, efendim.
Havacýlýk dergisi
bir kaç yýldýr B-3'lerdeki geliþmeleri inceliyor.
Bazý yetkililerle baðlantýlarý var,
Whiteman sýnýr tellerinin oradaki çoraklýkta kamp yapan bu herifler
hep bu uçaklardan birinin havalanýþýný seyretmek için beklerler.
Bir tanesinin
dün gece havalandýðýný ve geri dönmediðini
biliyor olacaklar.
Basýn açýklamamýz bir C-141'in Utah'da düþtüðünü yönünde olursa,
bu iki hadise birbirini çok iyi tamamlar.
Havacýlýk dergisi abartýlý bir hikaye hazýrlar.
Herkes gerçekte ne olduðunu bilir.
Hepimiz de suratýmýzda aptal bir ifadeyle kalýrýz.
Gerçeði söylesek iyi ederiz.
No comments yet. Be the first to leave one.