The first 200 lines.
NETFLIX ORİJİNAL DİZİSİ
Nihayet İyi Yer'e gidiyoruz.
Tam benlik bir yer.
Kabul edildiğim için artık böyle konuşabilirim.
Doğru yolda olduğumuza emin misin?
Daha önce İyi Yer'e hiç gitmedim.
Ama evet, eminim.
Nasıl?
Çünkü...
...eve gidiyormuş gibi hissediyorum.
Uçan yavru köpek!
Az kaldı. Birazdan varacaksınız.
Uçan yavru köpekler mi?
Ah be Michael.
Kendi mahallende bunu neden düşünemedin?
Adamlar yapmış.
HOŞ GELDİNİZ! ŞU AN GELMİŞ OLDUĞUNUZ YER...
BÖLÜM 51
Oz ülkesine varan Dorothy gibiyim.
Heyecanlı, kuşkucu
ve etrafındaki herkesten uzun.
İlk ne yapmak istersiniz?
Maymunlarla go-kart yarışı.
Tabii.
Hayatım boyunca hayalini kurdum.
Maymunlar ideal go-kart rakipleridir.
Hareket çekecek kadar komik ama kazanacak kadar zeki değiller.
BURADAN KAYDOL!
- Beni mi kastediyor? - Sen İyi Janet'sın.
İyi Yer'deyiz. Başka kimi kastedebilir?
Tamam. Gerilmek yersiz.
Bunun için doğmuşum. Gerçi doğmadım.
Tamam.
Artık İyi Yer'le ilgili her şeyi biliyorum.
Özetle, on numara bir yer.
İlk söylenmesi gereken,
insanlar İyi Yer'i bir anda göremezmiş yoksa beyinleri çapraşırmış.
Süper. Belki benim de beynimde o kıvrımlardan çıkar.
Doktora göre beynim yumurta gibi pürüzsüzmüş.
Alışabilmek için biraz bekleyin.
Hazır olduğunuzda, İyi Yer tarafından sihirle,
karakterlerinize özel planlanmış bir hoş geldin galası verilecek.
Kişiye özel Instagram reklamları gibi.
O reklamlar sayesinde süper bir güneş gözlüğü almıştım.
Bakın.
Sanki internetin içindeyim.
Pekâlâ.
Devam edelim mi?
Biraz solgun gibisin.
Balon mu tuttu acaba?
Kesin kelebek filan kusarsın.
Ben iyiyim.
Sadece...
Buraya ait değilim.
Buraya ayak basan bir iblisin başına ne geleceği bilinmiyor.
Buharlaşsam bile eğlenmeye devam edeceğinize söz verin.
Tanrım, bu melodi huzur verici.
Sanki yavru bir geyik beynime...
- ...masaj yapıyor. - Eyvah.
Ya polise geldiğimi haber veren bir iblis alarmıysa?
- Esrarını tutayım mı? - Esrarım yok.
Bir dakika.
Evet, artık var.
Tut şunu.
Sizi almaya hazırlar.
İyi Yer Heyeti bizi bekliyor.
12 YAŞINDA SAHİP OLDUĞUNUZ ENERJİ
İKİZ TEPELER'İ TAM OLARAK ANLAMAK
Şuraya bakın.
ARKANIZDAN SÖYLENEN TÜM GÜZEL SÖZLER
Karlie Kloss beni seviyormuş.
Biliyordum.
- Parti konusunda... - Evet.
İyi Yer'deki herkes davetli mi?
Mesela Aristo gelecek mi?
Aristo köleliği savunduğu için maalesef Kötü Yer'de.
- Ya Sokrates? - Hayır.
Gıcık. Ağzını şaplatıyor.
- Eflatun? - Yine kölelik.
Ama kim burada dersin?
İskenderiyeli Hypatia. Biliyor musun?
Hypatia mı?
- İskenderiyeli olan. - Evet.
Tabii ki biliyorum.
Hypatia. Ona bir sürü sorum olacak,
evrenle ilgili büyük sorular.
Mesela... "Neden?"
Bir de... "Nasıl?"
İyi Yer'e hoş geldiniz.
Michael, gelebilmene sevindik.
Resmen parıldıyorsun.
Bir bomba arama köpeğinin sakinleştirici ama güven veren duruşuna sahipsin.
Burada,
dostlarımın yanında olmama izin verdiğiniz için sağ olun.
Benim gibi birinin İyi Yer'i ziyaret etmesi
pek alışıldık değil ama gerçekten olağanüstü.
Ayrıca esrar taşımıyorum, o yüzden polise gerek yok.
Michael, sen ve dostların birer kahramansınız
ve başımızın üstünde yeriniz var.
Hatta büyük bir müjdemiz var.
Geri kalanınız yerleşedursun,
Michael'a bir yemin töreni düzenleyip
onu resmen İyi Yer mimarı yapacağız.
İnanamıyorum.
Michael, lütfen bizimle gel.
Vay anasını, melodi cidden huzur veriyor.
Gerçekten duyduğum en müthiş melodi bu.
Dünyanın en meşhur saati olan
bir dedenin torunu olarak söylüyorum.
Big Ben deden mi yoksa?
Bu ses,
parti vakti demek.
O kapıdan geçtiğinizde etkinlik mekânı,
ruhlarınız için özel tasarlanmış bir partiye dönüşecek.
Kol kola girip birlikte yürüyelim.
İlginç.
Burası Jacksonville SuperSuites otelinin balo salonu, mezuniyetim
ve trafik duruşmam burada oldu.
Ama bence bu benim partim
çünkü şu, 1998'de Stone Cold Steve Austin'in
Vince McMahon'ı döverken kullandığı lazımlık.
Efsane bir andı. Beni ayıplamayın.
Üzgünüm çocuklar.
İyi Yer, kusursuz parti için hayat deneyimlerinizi kullanıyor
ama tek kişi için tasarlanmış bir sistem.
Grup olarak geldiğiniz için...
Dördümüzün bir karışımı oldu.
VIP ALANI
KARİDES!
Mükemmel.
Hayır, mükemmel değil
çünkü go-kart pisti ve maymunlar yok.
Tam bir pürüzsüz beyin gibi davranıyorsun.
Şu yeşil kapılar var ya?
Hayalî veya gerçek, herhangi bir yeri ve zamanı ziyaret edebilirsiniz.
Gitmek istediğiniz yeri
ve ne yapacağınızı düşünerek kapıdan girmeniz yeterli.
Yani dinozorların arasında yürüyüp
Globe Tiyatrosu'ndaki ilk Hamlet oyununu izleyebilir miyiz?
Maymunlarla Tokyo Drift'e gideceğim. Bin seneye görüşürüz.
Hypatia'yla görüşebilir miyim?
Söz veriyorum, tamamen platonik.
Aslında neoplatonik denebilir.
Bu espriyi unut ve benimle gel. Çok heyecanlıyım.
Saçmalarsam konuyu değiştirecek soğukkanlı biri lazım.
Tabii. Bir saniye.
Tahani, gelmiş geçmiş
en ilginç tipler burada.
Onlarla sohbet et, hayatlarını öğren,
sonra burada buluşup onlarla dalga geçeriz.
Eleanor Shellstrop, hayatım boyunca bu güne hazırlandım.
Bu jestten büyük onur duydum.
Gerçekten içime sindi. Yeni gayem bu olacak.
Her şey yerli yerine oturuyor.
Harika. Başlayalım. Şu cübbeyi giy bakalım.
Omuzlarına da tam oturdu.
Parşömeni imzala.
Daha önce hiç imza atmamıştım.
Hangi tarzda imzalasam?
"Doktor Kist." Hayır...
"Çocuğu umursamayan sporcu."
Hayır...
"Zac Efron hayranı ortaokullu kız" tarzı.
Böylece "ı" harfinin üzerine ufak bir kalp çizebilirim.
- Harika. - Resmî madalyanı da takalım.
Mary Lou Retton'ın neler hissettiğini anlıyorum.
Harika.
Artık İyi Yer'in idaresi resmen sende.
- Pardon, "idaresi" mi? - Evet. Patron sensin.
Bu belgeler yasal olarak bağlayıcı, biz de istifa ediyoruz.
Bu karar nihai ve artık hepsi senin sorunun.
Peşimizden gelmeye kalkma. Vazgeçmek yasak, hoşça kal!
Koşun, çabuk! Hadi!
Kimse yok mu? İyi Yer sakinleri?
Burada kimse var mı?
"İyi Yer'i geliştirme fikirleri."
"Yenebilir müzik."
Eyvah.
Devasa mini donut'lar, sıradan donut'lar değil.
Dave açıklayacak."
Dave? Açıklayabilir misin?
Merhaba, acaba sen... İskenderiyeli Hypatia mısın?
Evet. Nasıl gidiyor?
Çok iyi gidiyor.
Aslına bakarsan eski Yunan tarzı biri olmanı bekliyordum.
Burada herkes zamana ayak uydurur.
Yakın tarihin önemli olaylarını sayayım.
Sanayi Devrimi, Manhattan Projesi, "Gangnam Style"...
Sanırım olayı kaptım.
- Gerçekten o! - Evet.
Bir şekilde belli oluyor. İskenderiyeli Hypatia o.
Biliyorum tatlım. Evet, o.
Merhaba, pardon, ben Eleanor. Bu sevindirik çatlak da Chidi.
Buraya yeni geldik.
İlk soru, ismindeki "li" eki nasıl alınıyor?
Bir yerde çok takılınca mı veriyorlar?
Mesela ben Cheesecake Factory Bar'lı Eleanor muyum?
Peki "Haypeyşa" diye mi okunuyor, "Hipatya" diye mi?
Ya da eski Yunancadaki "Hupatya" gibi mi? Bu konu bayağı tartışmalı.
Aslında bana Patty diyebilirsiniz.
No comments yet. Be the first to leave one.