Blackbeard's Ghost

Blackbeard's Ghost

Download Turkish Subtitle

Release info

Blackbeard's Ghost 1968 WEB-DL DSNP
A Commentary by ChristopherCavco
Türkçe

Tags

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
Published on: 2022-07-04
Downloads: 12
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

18. yüzyılın başlarında Kaptan Karasakal olarak bilinen

bir korsan yaşarmış.

İspanyol Anakarası'ndan Carolina'ya kadar

vahşeti ve dehşetiyle eşi benzeri olmayan

kanlı bir yıkım hikayesi yazdı.

Karasakal Amerikan kıyılarındaki

bir deniz savaşında öldürüldü.

Korkunç korsanın öldüğü haberi yayılınca her yeri büyük bir neşe kapladı.

Peki gerçekten ölmüş müydü?

KAYIP HAZİNE KOYU

GODOLPHINE'E 5 KM

-Benzin mi istiyorsunuz bayım? -Evet, doldur.

Kendiniz halleder misiniz? Dükkanı kapatmam lazım.

Godolphin'deki Karasakal'ın Oteli ne tarafta?

Ben oraya gidiyorum. Götürürseniz yolu gösteririm.

-Kabul. -Teşekkürler.

-Otelde mi kalacaksınız? -Evet.

Genelde orada yaşlı kadınlar kalır.

Satıcılar merkezdeki Ye Jolly Roger'da kalırlar.

Felekten bir gece çalma şansı daha fazla.

Ben satıcı değilim. Godolphin Üniversitesi'nin yeni atletizm koçuyum.

Koç! Tanıştığımıza memnun oldum.

Adım Gudger Larkin. Atletizm takımınızdayım.

Kaptanıyım.

Pekâlâ.

Dünya küçük, değil mi?

Bir bakalım kaptan. Sanırım sen koşucusun, ha?

Yok artık, hayır. Kağnı gibiyimdir.

Yardım edebilir misin koç?

Evet.

Branşın ne Larkin?

-Ben gülleciyim koç. -Gülleci mi?

Ağırlıkçılar genelde takımın en güçlüsü olurlar.

Evet, koç.

İşte otel burası, koç. Karasakal'ın Oteli.

Burayı o korsan mı yaptı?

Evet, körfezde çıkan bir savaşta öldürüldü.

Şehrin tarihini gözden geçirmeliyim.

Oteli işleten hanımlarla tanış bir de.

Karasakal'ın tayfasının torunları

ve bundan gururlular.

"Korsan kermesi, bu akşam. Karasakal'ın oteline yardım edin."

Bu ne demek?

Birileri oteli yıktırmaya çalışıyor

ama yaşlı hanımlar epey iyi savaşıyorlar.

Yıkmaya başlamadıklarından emin misin?

Çoğunlukla körfezde harap olmuş

gemilerin döküntüleriyle, keresteleriyle yapılmış.

-Şuraya park edebilirsin. -Tamam.

Bu da ne böyle?

Hey, dostum…

Bu İpek Seymour. Burada kumar oynatıyor.

Ona bulaşmasan iyi olur.

Yaşlı kadınların kermesinde ne işi var?

Onların ipoteklerini bankadan satın aldı.

Yaşlı hanımlar parayı bulamazlarsa gidecekler.

Bu Seymour her istediğini yapıyor gibi.

Hemen hemen.

EV YAPIMI TURTA VE KEKLER

Bayan Jeffrey, Bayan Stowecroft'u gördünüz mü?

Bu beyefendinin rezervasyonu var.

Dışarıdaki çadırda, fal bakıyor.

-Dean Wheaton. -Buyurun?

Sizi yeni atletizm koçumuzla tanıştırayım.

Steve Walker. Henüz geldim. Sanırım sabah görüşeceğiz.

-Godolphin'e hoş geldiniz, Bay Walker. -Çok teşekkür ederim.

Olumsuz görünmek istemem ama gerçek şu.

Önceki koçumuz haber vermeden ayrılınca yerine yeni birini

-getirmeyi istemedim. -Ha.

Yıllar atletizm takımı Godolphin Üniversitesi'nin adına

pek bir şey katamadı

o yüzden devam etmenin bir anlamı yok.

Duyduğuma üzüldüm.

Ne olursa olsun, 63 yıldır Broxton Oyunları'nda yarışıyoruz,

mezunlar bir kez daha denememizi istiyorlar.

Oyunlara pek fazla zaman kalmadı

ama umarım çocuklara olan güveninizi tazeleyebilirim.

Bay Walker, hiç olmadı ki.

Tamam, peki…

Dekan beyin sıcaklığı beni sarhoş etmeden

Bayan Stowecroft'ı bulup odama yerleşeceğim.

Sabah 5'ten beri yoldayım.

Tamam koç. Yarın görüşürüz.

Gudger…

Diğer atletizm koçuna ne oldu?

Bilmiyorum. Ama çok tuhaf davranmaya başlamıştı.

Kendi kendine saçma sapan konuşuyordu.

Bir gün birden ortadan kayboldu.

Böyle… Bir anda gitti.

İyi geceler Gudger.

İyi geceler koç.

Bay Walker.

Bu futbol koçumuz Bay Purvis,

şüphesiz şöhretini duymuşsunuzdur.

Duymayan var mı?

Bay Purvis bizimle çalıştığı için çok şanslıyız.

Kazanan futbol takımları yaratıyor,

bu da gelir elde etmemize ve gururlu mezunlarımızdan

bağış toplamamıza olanak sağlıyor.

Bay Walker atletizm takımı dediğimiz takımın yeni koçu.

"Atletizm takımı."

Walker, üç hafta bile dayanamazsın. Bu dediğime inan.

Sakıncası yoksa bunu kendim görmek isterim.

Bir tavsiye dostum.

Godolphin'de bütün olay futboldur.

Burayı döndüren o…

-Futbol. -O yüzden…

Büyük şeyler bekleme.

Hayalini bile kurmuyorum.

Gidelim Bay Purvis. Eminim Bay Walker duruma hemen alışacaktır.

Atletizm takımı!

İHTİYAR KADIN

Bayan Stowecroft?

Otur, Ishmael.

Hayır adım Steve Walker, Bayan Stowecroft.

Üniversiteden adıma bir oda ayırtmış olmaları lazım.

Yaşam alanı, bilir misin?

Yaşayanları barındırıyoruz

ama ölüleri kim barındıracak?

Bana elini ver Ishmael.

Hayır, hayır. Fal baktırmak istemiyorum.

Sadece bir oda Bayan Stowecroft.

Burada bir şeyler açığa çıkıyor. Karanlık işler ve şiddet.

Çürümeye bırakılması daha iyi olan şeyler ayağa kalkıyor.

Anahtarların yerini söylerseniz Bayan Stowecroft, memnuniyetle…

Daha da çok şey açığa çıkıyor.

Burada da iyi şeyler görüyoruz.

Bu iyi.

Eski bir bela, Godolphin halkına

hoşluk ve mutluluk getiriyor

ve bu mutluluğu gelirken

hayatını feda ettiğin için minnettarız Ishmael.

Işık sönüyor.

Hepsi bu kadar.

Oda Bayan Stowe…

-Hepsi bu. -Evet ama ben…

Dışarıya çıkarken ruhların iyiliği ve refahı için

kâseye para bırakabilirsin.

YAŞLI KADIN FAL BÜYÜ

Teşekkürler. Yine bekleriz.

Selam.

Hey! Ne yapıyorsun?

Öpücük bir dolar.

Ben burada çalışmıyorum.

Okuyamıyor musun? Ben yürütme kuruluyum.

Ben çalışıyorum.

Pekâlâ, demek sen çalışıyorsun.

İşte ben buna gerçek bir dolar öpücüğü derim! Paranın karşılığı.

Şunu tutar mısın lütfen?

Beş dolarlık spesiyale ne dersin?

Beş dolarlık spesiyal.

Rozetimi alabilir miyim? Teşekkürler.

Ah, hayır. Çok üzgünüm. Her müşteriye bir tane.

İzninizle.

MÜZAYEDE BU AKŞAM SAAT SEKİZDE

Bayan Stowecroft. O odayı alabilir miyim?

Ah, Ishmael, gel lütfen. Müzayede başlamak üzere.

Godolphin'in ve komşu ahalinin

bayları ve bayanları,

hepiniz bu kermesin amacını biliyorsunuz.

Yakın arkadaşlarımız Korsan'ın Kızları

yıllar önce bu harabeyi devraldılar ve kültürel bir simge haline getirdiler.

Çay ikram ettiler, tavuk yemekleri pişirdiler,

hatta bir kısmını pansiyona çevirdiler.

Bunu devam ettirmek için her şeyi yaptılar ama yeterli olmadı.

Bu gece yeterli para toplanmazsa

yıllardır evleri olan bu yer

yabancıların eline geçecek.

O yüzden…

Bayan Stowecroft, bu iyi hanımların

bu amaç için cömertçe bağışladıkları

değerli hatıraları, güzel antikaları

ve aile yadigârlarını müzayede başladığında

elinizi vicdanınıza koyarak ve neşeyle, cesurca

ve çok çok cömertçe teklif vermenizi istiyorum. Teşekkürler.

Bayan Stowecroft.

Teşekkürler Profesör Baker.

Bir numaralı parça.

Yıllardır Korsan Kızları'nın başkanı olan

Bayan Emily Jeffrey'nin

birinci dereceden akrabalarına ait

güzel bir antika tabanca.

-Şimdi… -Bir dolar.

Bundan daha iyisini yapamaz mıyız?

Kim bana 20 dolar verecek?

Biri 20 dolar mı dedi?

Arkadaki beyefendi elini kaldırdı.

Arkadaki beyefendi "20 dolar." diyor.

Kim 30 dolar verecek?

30 dolar.

-35 dolar -40.

50 dolar.

-60 dolar. -70.

Biri 80 dolar mı dedi?

-80 dolar! -100 dolar!

Teklif 100 dolar. 110 dolar mı duydum?

Profesör Baker, arkadaki yakışıklı genç adama ne dersiniz?

Sanmıyorum. Az önce kabuğuna çekildi.

Tamam o zaman. Yüz dolara satıyorum.

Yüz dolara satıyorum.

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left