Extremis

Extremis

Download Turkish Subtitle

Release info

Extremis 2016 WEBRip Netflix
Extremis 2016 WEB-DL Netflix
A Commentary by ChristopherCavco
Turkish

Tags

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
webrip
BRip
Published on: 2022-05-16
Downloads: 5
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 186 lines.

Nasılsın?

Biliyorum, saçma bir soru.

Şu anda pek iyi olduğunu sanmıyorum.

Acaba biraz yazarak konuşabilir misin

yoksa şu anda hâlin yok mu?

Yazmak ister misin?

Tamam.

Tamam, daha iyi bir fikrim var. İlk harf ne?

-T. -T.

Hayır.

Tamam.

Bir daha başla.

Biliyorum, üzgünüm.

Üzgünüm.

Bu harflerle denesek olur mu?

B.

F mi? Hayır.

Ben...

Tekrar söyle.

Tüple mi ilgili?

Solunum tüpüyle mi ilgili?

Çıkmasını mı istiyorsun? Çıkarmamı mı istiyorsun?

İstiyor musun? Çıkardığımda ya ölürsen?

NETFLIX BELGESELİ

Ben, Highland Hastanesi

Yoğun Bakım Ünitesi'nden Violeta.

Ölüm saati 14.19, evet.

Altmış altı yaşında erkek, HIV geçmişi var.

Bunama geçmişi, KOAH.

Olası madde kullanımı, kokain ve şu anda da metadon.

Kim bu? Acil müdahale arabasını çağırın. Sakin olun.

-EKG çekelim. -EKG.

Bence şunu konuşmalıyız,

"O ne istiyordu?" Çünkü antibiyotik bile istememişse

şimdi solunum cihazına bağlayacağız, sonra sağ kalırsa

makineye mahkum edeceğiz.

En iyi senaryoda bile şansı pek yüksek değil

ama 30 yaşında

ve karar mekanizmasının

hastalıktan ne kadar etkilendiğini bilmemiz imkânsız.

Şu anda ölmesine izin verme kararını vermekte zorlanıyorum.

Gerçek şu ki

hepimiz öleceğiz, bu odadaki herkes günün birinde ölecek

ve nasıl öleceğimiz üzerinde söz sahibi olmak iyi bir şey.

Biliyorum, kayışlar var. Biliyorum canım.

Huzursuz ediyor, biliyorum. Biliyorum.

Endişelenme. Korkma. Biliyorum.

Kayışları kazara bir şeyleri çıkarmayasın diye taktılar.

Seni korumak için.

Tamam mı?

İletişim kurmak zor, biliyorum.

Bacak... Bacaklarını

çözmemi mi istiyorsun?

Yapamam... Bunu yapamam, biliyorsun.

Kalkmak mı istiyorsun?

Seni kaldıramam.

Söylemeye çalıştığın buysa anlıyorum.

Tamam mı? Seni götürmemi istediğini biliyorum.

Tamam. Pekâlâ.

Demem o ki, eğer kas gücü artmazsa...

Eğer kas gücü artarsa bu birçok sorunu ortadan kaldırır.

Ama eğer genel hastalık durumunda bir gerileme olursa...

Ya da aynı bile kalırsa.

Aynı kalırsa

nefes almasına yardımcı olması için bir tür makineye ihtiyacı olacak.

Başka bir seçenek var mı

yoksa bu solunum sistemi ya da o makine,

sadece bu iki seçenek mi var?

Açıkçası soluk borusu açma ameliyatı,

şu anda sunabileceğimiz

tek müdahale şekli.

Tabii bir makineye bağlı olmayı kabul edecek olursa.

Bu onun isteyeceği ya da kabul edebileceği türden

bir şey mi?

Bu sadece...

ZİYARETÇİ

...onu arafta tutabilmek için mi?

Yani... Yani bu

neredeyse aynı şey.

Haklısınız, bir bakıma arafta olacak.

Bunu aşmam için yardımınıza ihtiyacım var.

Onun için doğru olanı yapmalıyım.

Senin için doğru olanı yapacağım.

Yani hastaneye arabayla geldi ve sonra...

Hayır, arabadaydı.

Onu hastaneye getirmeye çalışıyorlarmış ve kalbi durmuş.

Kan dolaşımı tekrar sağlanana dek 16 ila 26 dakika geçmiş.

On altı ila 26 dakika ölü kalmış yani.

Aile, arabada kalp masajı mı yapmış?

-Evet. -Tamam.

Uyandınız ve "Anne, seni hastaneye götürüyorum." dediniz.

Ambulans çağırmamı istemedi çünkü 2.000 dolar olduğunu sanıyordu.

-Yani şu anda... -Sonunda "Tamam, biniyorum." dedi.

-Mali durumu pek iyi değil. -Üzüldüm.

Evet, sonra kocamın arabasına atladı, yola çıktık

ve "Çocuklar, acele edin" deyip şöyle oldu...

Sonra da onu arabadan çıkarıp kalp masajıyla

-canlandırmaya çalıştık. -Korkunç olmalı.

Dehşet vericiydi.

Çok etkileyici bir hareket ve anneniz şanslı biri.

Şu an ne durumdayız? Anladığınız kadarını anlatın.

-Büyük tepkiler istiyorlar. -Evet.

Her türlü tepkiyi yakalamaya çalışıyorum.

İlk geldiğimde eline dokunuyordum,

ne yapsam gözlerini açmıyordu.

Şimdi gelip eline dokundum, gözleri fal taşı gibi açıldı.

Selena? Elimi sıkabilir misin?

Elimi sık.

Elimi sık tatlım.

Tamam.

Gerçek manada bana bakıp komutlara uyduğunu

görmek ister miydim?

-Evet. -Elbette isterdim.

Bundan ileri gidemeyeceğiz diye

hâlâ endişeleniyor muyum? Evet.

Bana göre tüm bu durum zaten başlı başına bir mucize.

Yani sürekli başka bir mucize bekliyorum.

Açıkça belli ki annesini seven ve onun için ne gerekirse yapacak biri,

gerçekten de savaşıyor, mücadele ediyor

ve bazen böyle bir kararı tek başına vermek çok ağır...

-Evet. -...gelebilir.

Bence çok duyarlı dayılarsınız ve o şanslı bir kız.

Annesinden başka kimsesi yok. Tek çocuk.

-Biliyorum, evet. -Yani gerçekten zor.

Herhangi bir şekilde,

hiçbir koşulda

iyileşme imkanının olmadığını gösteren

kesin bir tahlil var mı?

Komadan anlamlı bir şekilde uyanmayacak ve bu size

net olarak söylendi mi bilmiyorum.

İlk defa duyuyorum.

Her gün

nörolojik prognozu çok kötü hastalar

daimi olarak makinelere bağlanıyor

ve ne yazık ki

biz doktorlar için de duygusal açıdan çok zor

çünkü içindeki insan orada yokken bedenini yaşatmaya çalıştığımızı hissediyoruz.

Ama Tanrı bana kanıtladı ki

mucizeler oluyor ve ondan bir mucize istiyoruz.

Pekâlâ.

Eğer bu kararı kendim için verecek olsaydım,

makinesiz nefes alabiliyorsam Tanrı'nın istediği bu diye düşünürdüm.

Alamıyorsam da iyi, yine Tanrı'nın istediği bu derdim.

Çünkü duanın gücüne inanıyorum...

-Evet. -...ama doğanın işleyişine de inanıyorum.

Zor bir durum.

Solunum cihazına hayır diyemem

çünkü o benim ablam.

Ama ben...

Bunu kaldıramıyorum.

Anlıyorum.

Elimden gelen her şeyi denemek istiyorum.

Ne olursa olsun denemek istiyorum işte, bir şey değiştirmese de.

Kesinlikle emin olabildiğiniz çok az şey var

ve yanılıyorsanız insanlara zarar verebilirsiniz.

Endişem şu ki, eğer süreci uzatırsak

ve ona daha fazla müdahale etmeye devam edersek

-daha çok acı çekecek... -Evet.

...ve işe de yaramayacak.

Genç bir doktorken,

birinin boynuna büyük bir sonda takmam istendi.

Kadın ölüyordu.

Can kurtarma moduna geçtim.

Hazırlanmaya başlamadan önce kafamı kaldırdım,

kapıda bir hemşire gördüm

ve gözlerimin içine bakıp dedi ki,

"Polisi arayın. Yoğun Bakım Ünitesi'nde bir hastaya işkence yapıyorlar."

Başımdan aşağı kaynar sular döküldü ve o anda anladım. "Tanrım, haklı.

Bu yaptığımın ona faydası olmayacak.

Onu öldüren hastalıktan kurtarmayacak."

Artık bunu yapmak istemiyorum.

Evsiz, dermanı yok, bir gelişme olmadan yaşıyor...

Uzun bir süredir hastanede.

İyi hissettiğinden emin olmak için

yakından takip ediyoruz.

Ailenden birileri

ya da akraban var mı?

Bildiğim kadarıyla...

Anlayamadım?

Bildiğim kadarıyla yok.

-O hâlde seninle biz ilgileneceğiz. -Tamam.

Tedavi edeceksek bu tedavi ventrikülostomi.

Buna katılmıyorsanız

ve "Hayır, bu adam her türlü müdahaleyi isterdi.

Sonsuza dek solunum cihazına bağlı ve borulardan beslenerek

bitkisel hayatta kalmak isterdi." diyorsanız ventrikülostomi yapmalıyız.

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left