Release info

The French Dispatch of the Liberty Kansas Evening Sun 2021 1080p WEB-DL DD5 1 H 264-EVO
A Commentary by sub.Trader
Berkcan Navarro, Deluxe

Tags

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
1080
Published on: 2022-03-03
Downloads: 47
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

İzleyeceğiniz filmde bir VEFAT İLANI, bir GEZİ REHBERİ,

ÜÇ MAKALE vardır ve hepsi FRANSIZ POSTASI'NDANDIR

(Ennui, Fransa'da basılan bir Amerikan dergisi).

FRANSIZ POSTASI LIBERTY, KANSAS EVENING SUN

HASTALIKLAR VE ÖLÜMLER BÖLÜMÜ « Genel Yayın Müdürü 75'inde Öldü »

Arthur Howitzer, Jr.

KANSASLI BİR GAZETE SAHİBİNİN OĞLU, DERGİNİN KURUCUSU

Ennui-sur-Blasé, FRANSA

Her şey bir tatille başladı.

Üniversite öğrencisi Arthur Howitzer Junior,

Büyük Ovalar'daki parlak geleceğinden kaçma emeliyle

Liberty, Kansas Evening Sun gazetesinin sahibi babasını,

kendisini transatlantik seyahate göndermesi için ikna etti.

Pazar günleri çıkan

Piknik dergisinde yayımlanacak seyahat yazı dizisi

aile işini öğrenmesine vesile olacak bir eğitim fırsatıydı.

Gelecek on yıl boyunca dönemin en iyi gurbetçi gazetecilerinden kurduğu kadroyla

Piknik'i zamanla Fransız Postası'na çevirdi.

Bu haftalık dergi, uluslararası politika,

hem yüksek hem popüler sanat, moda, lüks restoranlar, kaliteli içkiler

ve şehrin ücra köşelerinden insan manzaralarıyla dolu bir mecmuaydı.

Arthur Junior dünyayı Kansas'a getirdi.

Yazarlarının kitapları Amerikan kütüphanelerinin demirbaşıdır.

Berensen,

Sazerac,

Krementz,

Roebuck Wright.

Bir muhabiri dakika başına cümle kalitesinde

devrin en iyi yazarı kabul ediliyor.

Biri, tek makale bile yazmadan

30 yıldır koridorlarda neşeyle takılıyor.

Bir diğeri, körlüğünü gizleyip başkalarının gördükleriyle yazıyor.

Biri de dil bilgisinin tartışmasız uzmanı.

Kapak illüstrasyonlarını Hermès Jones çiziyor.

Yazarlarını el üstünde tutan Arthur Junior

derginin diğer çalışanlarına aynı nezaketi göstermezdi.

Olamaz, o ne öyle?

Bana bir hindi lazım.

Yanında tüm garnitürleriyle içi doldurulmuş fırın hindi!

Para idare sistemi çok karmaşıktı ama iş görüyordu.

15 sene boyunca kendisine haftada 150 frank ver,

masrafları düştükten sonra kelime başına beş sent.

Yazın konusunda en sık verdiği tavsiye, ki asılsız olabilir, şuydu...

Öyle bir yaz ki bilerek öyle yazmışsın gibi görünsün.

Liberty'ye, şehirden ayrılışının tam 50. yıl dönümünde,

kendi cenaze töreninde döndü.

Bu noktada derginin tirajı

elli ülkede yarım milyonu aşmıştı.

İçinde sayısız prestijli rozet, plaket, takdirname barındıran

söğütten yapılmış bir sepet,

Andretti Ribbon-mate daktilo

ve Mısır pamuğundan üretilmiş bir top kâğıtla birlikte gömüldü.

Tam bir yayın müdürü gibi defnedildi.

Ölür ölmez yapılması gerekenler

vasiyetnamesinde şöyle sıralanmıştı...

Matbaa sökülüp eritilecek.

Yazı işleri ofisleri boşaltılıp satılacak.

Personele ikramiye dağıtılıp sözleşmeleri feshedilecek

ve derginin yayımı temelli durdurulacak.

Böylece,

editörün vefat ilanı aynı zamanda bu mecmuanın vefat ilanı olacak.

Yıllık abonelikleri olanlara elbette

kalan döneme ait para iadesi yapılacak.

Mezar taşı yazısı, ofis kapısının üstündeki

stensilli uyarıdan harfiyen alınacak.

Berensen'ın makalesi. Beton Başyapıt.

Üç gereksiz ortaç, iki fiil hatası, dokuz imla hatası, hepsi ilk cümlede.

Onların bir kısmı kasti.

Krementz'in Bir Manifestonun Düzeltmeleri.

2.500 kelime dedik, 14.000 kelime yazmış,

artı dipnotlar, sonnotlar, lügatçe ve iki epilog.

En iyi işlerinden biri.

-Sazerac? -İçeriği doğrulayamayız.

İsimleri değiştiriyor, tek yazdığı berduş, pezevenk ve keşler.

Onları iyi tanıyor.

Ya Roebuck Wright?

Kapısı kilitli, daktilo sesi geliyor.

Sıkıştırmayın.

Kim yayımlanmayacak?

Yine çifte sayı yapsak bile bir makale fazla,

ki zaten buna bütçemiz yetmez.

Matbaa ustası baskıya bir saat kaldı, dedi.

Kovuldun.

Sahiden mi?

Yazıhanemde ağlama.

AĞLAMAK YOK

Künye küçülsün, reklamları azaltın ve usta daha çok kâğıt alsın.

Tüm makaleler basılacak.

İyi yazarların üstüne titrer,

onları tatlı dille ikna eder, canı pahasına korurdu.

Ne düşünüyorsun?

Ben mi?

Açılışı Bay Sazerac'le yapardım.

Onları iyi tanıyordu.

YEREL RENKLER BÖLÜMÜ

KISA KISA

« Bisikletli Muhabir » Yazan Herbsaint SAZERAC

ŞEHRİN ENSTANTANESİ 300 KELİME

Ennui pazartesi ansızın uyanır.

Tecahülüarif zaman makinemizle

turistik bir geziye çıkalım.

Ennui'nin 250 yılını bir güne sığdıralım.

Bu büyük şehir ilk başlarda bir esnaf köyleri öbeğiydi.

Yıllar içinde değişmeyen tek şey isimleri.

Lostracılar Mahallesi.

Geçmiş - Gelecek

Duvarcılar Semti.

Kasap Pasajı.

Yankesici Çıkmazı.

Burası meşhur bir pazardı.

Cam ve dökme demirden dev bir kubbenin altında,

her türlü erzak ve yiyecek satılırdı

ama sizin de gördüğünüz üzere

yerine çok katlı bir AVM ve otopark yapılması için yıkıldı.

Her yaşayan şehir gibi

Ennui'nin de zararlı hayvanlar açık hava müzeleri var.

Yer altı metrosunu işgal etmiş sıçanlar.

Eğimli çatıları işgal etmiş kediler.

Sığ drenaj kanallarını işgal etmiş anguillette'ler.

Ayinde şarabı fazla kaçıran koro gençleri,

kafaları güzel hâlde emeklilere musallat olur

ve ortalığı birbirine katar.

Bezginler Yakası'nda, öğrenciler.

Aç, huzursuz, laubali.

Virane Mıntıkası'nda,

yaşlı insanlar.

Tükenmiş ihtiyarlar.

Otomobil.

Hem iyi hem kötü. Bir yanda

korna, fren gıcırtısı, hız, motor ve egzoz sesleri,

zehirli gaz emisyonu ve hava kirliliği,

tehlikeli kazalar, daimi trafik, yüksek...

Hay sokayım!

Yerel İstatistik Dairesi.

Ortalama yağış miktarı, 750 milimetre.

Ortalama kar yağışı miktarı, 190.000 kar tanesi.

Her hafta Blasé Nehri'nden 8,25 ceset çıkarılır.

Sağlık ve hijyen alanında yaşanan gelişmelere

ve nüfus artışına rağmen bu oran sabittir.

Güneş batarken kuryelerle esnafın evlerine çekilip

vesikasız çalışan fahişe ve jigoloların sahneye çıkmasıyla

şehre uçkuru gevşeklerin sükûneti çöker.

Geceye hangi sesler damgasını vuracak?

Ne tür gizemlerin habercisi olacaklar?

Belki de o eski ve müphem vecize doğrudur.

Tüm büyük güzellikler

en derin sırlarını saklar.

"Sıçanlar, zararlı hayvanlar, jigololar, fahişeler."

Sence fazla ahlaksız kaçmamış mı bu sefer?

-Yo. -Edepli insanlar için.

Bence sevimli detaylar.

"Yankesiciler, cesetler, kodesler, pisuvarlar..."

Bir çiçekçi veya sanat müzesi

-eklesen? -İstemem.

Hoş bir mekân falan?

Çiçeklerden nefret ederim.

Bu arada, ikinci paragrafın ikinci yarısını atabilirsin.

Sonra tekrar etmişsin zaten.

Tamam.

SANAT VE SANATÇILAR BÖLÜMÜ

HİKÂYE NO.1

« Beton Başyapıt » Yazan J.K.L. BERENSEN

BİR RESSAMIN VE TABLONUN PORTRESİ

Bu akşamki konferans konumuz,

Fransız aksiyon resmi, damlatma ekolünün

öncü isimlerinden olan

Bay Moses Rosenthaler.

Bildiğiniz üzere, Rosenthaler

cesur, çarpıcı tarzı ve orta döneminin devasa eserleriyle tanınır,

özellikle çok panelli

On Betonarme Agrega Taşıyıcı Duvar Resmi ile.

Kendisi bence ait olduğu kaba saba neslin

en dokunaklı ve kesinlikle en sanatsal temsilcisi.

Peki bu başyapıt nasıl oldu da

Clampette Koleksiyonu'nda kalıcı bir enstalasyon olarak

ayrıcalıklı yerini aldı?

Hikâye bir yemekhanede başlar.

Ennui Cezaevi-Tımarhanesinde yatan

amatör sanatkârların el işlerinden oluşan

Kül Tablaları, Çömlekler ve Makrame adlı sergi,

sanat tarihinin tozlu yapraklarında unutulabilirdi.

Neyse ki o sırada çifte cinayetten 50 yıl yatmakta olan

Bay Rosenthaler'a ait

ufak bir tablo sergiye dâhil edilmişti

ve ikinci dereceden vergi kaçakçılığı sebebiyle

bitişik koğuşta yatan Levanten sanat simsarı

Bay Julian Cadazio

kaderin bir cilvesiyle bu tabloyu gördü.

Gardiyan.

Bu tablo kimin eseri?

Yurttaş 7524'ün.

Yanlış bilmiyorsam o numara yüksek güvenlikte tutulan delilere verilenlerden.

Koğuşuna kadar bana refakat etmen mümkün müdür,

derhâl?

Simone, Çıplak, J Koğuşu, Hobi Odası.

Satın almak istiyorum.

Niye?

Beğendim de ondan.

Satılık değil.

Evet, öyle.

More Turkish subtitles for The French Dispatch of the Liberty, Kansas Evening Sun

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left