The first 200 lines.
NÜFUS YENİLEME TESİSİ
KİTLESEL YOK OLUŞTAN BERİ GEÇEN GÜN:
TESİSTEKİ İNSAN EMBRİYOSU SAYISI:
MECVUT İNSAN NÜFUSU:
DİŞİ
Hadi bakalım.
Korkma, küçüğüm.
Ay nehri, bir milden geniş
Ben...
Sıkıca sarıl bana, kucakla beni
Yaptığın büyü...
Bebeğim benim, sakın ağlama
Bebeğim benim, sil göz yaşlarını
Başını kalbime yasla
Hiç ayrılmamacasına
Benim bebeğim
Küçüğüm, oyun oynarken
Kimseye kulak asma
Bırak o gözler parlasın, pırıldasın
Olmasın tek bir gözyaşı, bebeğim benim
-Başından ayak parmağına -Bebeğim benim
O kadar tatlısın ki, tanrı bilir
Benim bebeğim
O kadar kıymetlisin ki
Senden tatlısı yok
Benim bebeğim
Bebeğim benim, bebeğim benim.
Neden başka çocuk yok anne?
Eskiden vardı.
Savaşlardan önce.
İnsan olmak istemiyorum.
Neden?
Her şeyi mahvettiler.
İnsanlar harika olabilir.
O halde neden sadece bir tane yaptın?
Hadi.
Bir bak.
Kerdeşlerim bunların içinde mi?
Onlarla tanışmak ister miydin?
Şimdi küçükler, ama bir gün
onlar da büyüyecek.
Sence kardeşim erkek mi olacak kız mı?
Ne olsun isterdin?
İkisi de.
Büyük, kocaman bir aile.
Hep birlikte.
Bu seni mutlu eder miydi?
Evet.
Beni de mutlu ederdi.
Neden birlikte doğmadık ki?
Anneler zamanla öğrenir.
İyi bir çocuk yetiştirmek...
Kolay iş değildir.
Sence yakında hazır olur musun?
Belki.
O zaman bir aile olabilir miyiz?
Zaten bir aileyiz.
Büyük bir aile yani.
Eninde sonunda.
KİTLESEL YOK OLUŞTAN BERİ GEÇEN GÜN:
MEVCUT İNSAN NÜFUSU:
Sorun ne?
Ne zamandır böyle?
-Sorun değil. -Anne...
Hadi.
Daha iyi mi?
Çok.
Düşün ki, bir doktorun beş hastası var,
hepsi de organ nakline ihtiyaç duyuyor.
Ancak hiç uygun organ yok.
Bir gün, doktorun ofisine altıncı bir hasta giriyor,
hayati bir hastalığı var.
Hasta tedavi edilebilir ama organları da diğer hastalara uyumlu.
Eğer doktor tedaviyi ertelerse, yeni hasta ölecek
ama organları diğer beş hastanın tedavisinde kullanılabilecek.
Eğer yeni hastayı tedavi ederse,
bir hayat kurtulacak, ama beşi son bulacak.
Doktorun izleyebileceği en iyi yol nedir?
Kızım?
İzleyeceği yol mu?
Okumanı yaptın mı?
Biraz.
Başka bir metin seçebiliriz.
Ancak doğumgünün yaklaşıyor ve puanın geçen yılın öngörülerini
karşılamazsa çok yazık olur.
-Ama karar senin, kızım. - Bentham iyi.
İşte bu.
Temel aksiyomlar der ki,
kişi mümkün olan en çok kişinin
acısını en aza indirmekle etik olarak yükümlüdür.
Şimdi, düşün ki doktor sensin
ve organların da hastalarınla uyumlu.
O halde doğru seçim nedir?
Yani, Comte'ye göre başkalarının yararı için zarar görmeye istekli olmalıyım.
Katılıyor musun?
Bu beş hastayı tanıyor muyum?
İyi insanlar mı?
Dürüst mü, sahtekar mı?
Tembel mi, çalışkan mı?
Ben, hayat kurtaran bir doktor,
hayatımı katil ve hırsızlar için feda ediyor olabilirim.
Fedakarlığım sayesinde daha çok insanı incitebilirler.
Her insanın özünde değerli ,
yaşam ve muttluluk hakkı olduğunu düşünmüyor musun?
Geçen ay düşünüyordum. Kant'ı öğrenirken.
KRITİK
Seni sınavınla ilgili telaşlandırmak istemedim.
Aslında, senden çok benim yeterliliğimi ölçüyor.
Harika iş çıkaracaksın, kzım.
Hep öyle yaparsın.
-Film mi çekiyordun? -Evet.
Yönetmen de Carl Reiner'dı.
-Güzel. -Epey güze.
Onu yine geldiğinde konuşuruz.
-Tamam. -Teşekkürler.
-Çok teşekkürler. -Teşekkürler.
Anne?
Anne, uyan.
Anne!
Selam, küçüğüm.
Senin marifetin mi?
Hadi, hadi.
Elektriğe ne oldu?
Anne, bak.
- Elini sürdün mü? - Hayır.
Nerede buldun?
Hava kilidinin oralarda dolanıyordu.
Sence dışarıdan gelmiş olabilir mi?
Pek mümkün değil.
Ama bu riski alamayız.
Dışarıda hiçbir şey yaşayamaz demiştin.
Belki yüzey artık güvenlidir.
Bu duvarların dışında hayatta kalmış da olsa taşıyıcı olabilir.
Anne, bekle.
Kontrol etmemeli miyiz?
Bekle bir saniye!
Sence hiçbir ihtimali olamaz mı?
Anne, lütfen!
Hüsrana uğradın.
Anlaşılabilir.
Ancak hesaplamalarım sağlam.
Yüzeydeki kirlilik oranı, sen ve bir gün burayı evi bilecek
olan doğmamışlar için hala tehlikeli seviyede.
Üzgünüm, kızım.
Duş alsan iyi olur.
Evet, anne.
Akraba ya da diğer ailelerle seyahat ederler.
Yarı kurt, yarı köpek, bunlar evcil hayvan değil.
Ama onlar olmadan, Eskimolar burada...
Buranın temiz olduğundan
KARANTİNA
Dün geceki pijamaların nerede?
Çamaşırhanede, sanırım.
Bu bir ilk.
Çamaşırhanenin yerini unuttun sanıyordum, kızım.
Şaka yapmaya çalıştım.
Geliştiriyorsun.
Teşekkürler.
Gözlerini açabilirsin.
İyi ki doğdun, kızım.
Açabilir miyim?
PİJAMA DİŞİ
Beğendin mi?
Diğerlerini atmak zorunda kaldım ama favorin olduklarını biliyordum.
Çok güzeller, anne.
Biraz daha ısıtayım mı?
Yok, iyi.
Canını sıkan bir şey var.
Pek aç değilim, o kadar.
Biliyorsun kzıım, bana her şeyi anlatabilirsin.
Başka bir yemek yapabilirim.
Sorun o değil.
Ne o halde?
Ya yanılıyorsan?
Ölçümlerin ya da...
Dışarı çıkmadan nasıl bilebilrsin?
Çıkarsam senin için tehlikeli olabilirim.
Yok edilmem gerekir.
Burada mutsuz musun?
-Hayır, ama-- - Mutlu ol istiyorum, kızım.
-Mutluyum, sadece-- - Hiç yanıldığımı gördün mü?
Belki pastandan istersin?
Yeni bir tarif denedim.
Merhaba?
Merhaba?
Sorun istemiyorum.
Burası terk edilmiş gibiydi.
Hey.
Yardım lazım!
Lütfen.
Vuruldum.
Duyuyor musun? Tek başımayım!
Hey!
O kıyafeti giymen gerekiyor.
Yoksa içeri alamam.
Üzgünüm ama tek yolu bu.
Ne bekliyorsun?
Anne.
Bak, dışarıda ölürüm.
Onun bilmesi gerekmiyor.
No comments yet. Be the first to leave one.