The first 200 lines.
Merhaba.
Anlıyorum.
Demek bir arkadaşını kaybettin.
Bu dünyada her gün insanlar ölüyor.
Yakın zamana kadar bu benim için rüzgârın esmesinden farksızdı.
Ama artık olaylara daha farklı bakıyorum.
İlk defa bir arkadaşım var.
Bunun senin için iyi mi yoksa kötü mü olduğunu söyleyemem.
Olaylara bu şekilde mi bakıyorsun?
Sonuçta, insanlar sadece tek başlarına yaşayabilir.
Başkalarıyla bağ kurmaktan kaçınmak en iyisidir.
Onları kaybettiğinde bu sadece acı ve ıstıraba yol açar.
Bir şeye ne kadar değer verirsen ver, bir kez gitti mi, gitmiştir.
O yüzden hiç zahmet etmeseydin senin için daha iyi olmaz mıydı?
Hiçbir şeye ihtiyacın yok.
Hiçbir şey istemiyorsun.
Son zamanlarda bir şeyden daha da emin oldum.
Bahsettiğim o sonu biliyorsun değil mi? Bazıları buna "Çöküş" diyor ama neyse...
Gittikçe yaklaşıyor.
Ama belki de Çöküş, gerçekten bir kurtuluş olarak görülebilir.
Sevdiğin birini kaybettikten sonra acı çektiğin bir dünyada yaşamaktansa,
kendini yok edip hiçliğe dönmek çok daha kolay olmaz mıydı?
Gel.
Hüküm vakti geldi çattı!
Acınası.
Chidori!
Kes şunu!
Geliyor!
Palladion!
Takeba!
Bende!
Tüm üzüntün ve ıstırabın son bulacak, sen de öyle.
Aslında mutlu olmalısın.
Kendini suçlayıp duruyorsun, değil mi?
Onun ölümünün senin suçun olduğuna gerçekten inanıyorsun.
Sen böyle bir insansın işte.
Ne yazık ki bu acıyı hafifletmek için yapabileceğim hiçbir şey yok.
Kimse yapamaz.
Lakin...
Yapabileceğim tek şey, Çöküş'ün gelişini seninle birlikte beklemek.
Biliyorum.
Gerçekten ne zaman duracağını bilmiyorsun, değil mi?
Henüz bitmedi!
Burada ölemem!
Bu şekilde olmaz!
Yoksa senin yüzüne asla bakamam...
Shinji!
Ama çektiğin acıya rağmen, ilerlemeye devam eden arkadaşlarını öylece yüzüstü bırakamazsın.
Aragaki...
Beni affetmeni istemeyeceğim.
Kendimi sana affettiremeyeceğimi biliyorum.
Ama yine de...
Senin başlattığın işi bitireceğim!
Başka birini daha kaybetmek istemediğini biliyorum.
Ve insanların yine senin yüzünden ölmesini görmek istemediğini de.
Bu yüzden sen...
...savaşacaksın.
O halde kararına saygı duyacağım.
Makoto!
Vay be! Gelmen epey zaman aldı!
Yuki, savaşabilir misin?
Persona.
Polydeuces!
Hadi bakalım!
Nemesis!
Yine gaza gelmeye başladılar!
Durun!
Bir adım daha yaklaşırsanız, bu herif...
İşlerini bitir!
Siegfried!
İşlerini bitir, Yuki!
Hadi göreyim seni!
Sonunda bitti.
Bugün gerçekten de yepyeni bir gün.
İkimiz için de.
Hafızamın tüm kırıntıları...
Nihayet bir araya geldi.
Artık ne yapmam gerektiğini biliyorum.
Vakit geldi.
Ne kadar zor olsa da, sana bir şey söylemem gerek.
Korkarım ki bu bir veda.
Seninle tanışmak başıma gelen en güzel şeydi.
Bugün son günümüz olsa bile,
aramızdaki bağ asla kopmayacak.
Bunu asla unutma.
Bilmeni isterim ki...
Benim için arkadaşlığımız bir mucizeydi.
Ama mucizeler sonsuza dek sürmez.
Sürdüğü sürece eğlenceliydi.
Bekle!
Elveda.
Başardık, Aragaki.
Doğru olanı yaptık, değil mi?
Amada...
Görünüşte herhangi bir dış yarası yok gibi.
Herhangi bir direnç de göstermedi.
Chidori...
Yine de sorduğumuz soruların hiçbirine cevap vermedi.
Takaya ve Jin miydi adları?
Ortadan kayboldular, nereye gittiklerini o biliyor olabilir.
Bu kimin umurunda?!
Chidori sapasağlam ya!
Bu kadarı bana yeter!
Anlıyorum.
Üstelik bu geceki zafer kutlamamızda bir sürü leziz şey yiyeceğiz!
Doğru.
O halde gidelim mi?
Babam bile bu gece bize katılacak.
Cidden mi?!
Herkesin siparişi geldi mi?
Evet.
Tüm sıkıntılarımızın kaynağı olan 12 Gölge, çabalarınız sayesinde yok edildi.
Özel Müfredat Dışı İnfaz Timi, bu gece yarısı itibarıyla feshedilecektir.
Tebrikler, gençler. İyi iş çıkardınız.
Minnettarlığımı ifade edecek kelime bulamıyorum.
Aferin, Mitsuru.
Evet, efendim.
Baban kesinlikle partiye katılmalıydı!
Maalesef kendisi çok yoğun bir adam.
Ah! Bizim için çoktan sushi sipariş ettiniz, değil mi?
Keşke bir an önce getirseler!
Sushi, ha?
Kalkan balığı ve deniz kestanesi bende, ona göre.
Kaptım bile!
Şey... O zaman yağlı ton balığı da benim!
Şimdiden paylaşıyor muyuz yani?
Somon yumurtasını bana ayırın.
Hey, bir dakika bekleyin! Öyle yağma yok!
Yağlı ton balığı, normal ton balığı,
karides,
kalamar,
deniz tarağı,
ve ton balıklı sushi rulosunu kendime rezerve ediyorum.
Ve biraz da deniz yılanbalığı alayım.
Hey, bu haksızlık ama!
Üstelik sen yemek bile yemiyorsun!
Kendinizden utanmalısınız.
Kirijo, lütfen benim için yumurtalı sushi sipariş et.
Bir şefin ustalığının, yumurtayı nasıl hazırladığından anlaşıldığını söylerler.
Şey, sen kaç yaşındaydın sahiden?
Valla, küçük bir çocuğa göre hiç de sevimli değilsin.
Ha? Lavaboya mı gidiyorsun?
Makoto?
Bir sorun mu var?
Kendimi pek iyi hissetmiyordum sadece.
Anlıyorum.
O halde, bu gece erken yatmanı tavsiye ederim.
Bizi bırakıp bir yere kaybolmayacaksın, değil mi Aigis?
Hayır.
Ikutsuki, tüm savaşlarımız bittikten sonra bile beni devre dışı bırakmayacağını söyledi.
Sen ve Yukari bunu yapmamasını rica ettiğiniz için oldu.
Bundan sonra, bakım kontrolü için bir süreliğine laboratuvara döneceğim,
ama hemen ardından yurda geri geleceğim.
Endişelenmenizi gerektirecek bir durum yok.
Anlıyorum.
Neredeyse gece yarısı oldu.
Bu da neyin nesi?
Olamaz!
Neler oluyor?!
Karanlık Saat...
Hey! Duyuyor musunuz?
Çan sesleri mi?
Nereden geliyor bu ses?
Şu taraftan.
Olamaz!
Haklıymışım.
Tartarus'tan geliyor!
A, merhaba gençler!
Epey geciktiniz, farkında mısınız?
Ikutsuki!
Bugün ne kadar da muazzam bir gün.
Çöküş gününün habercisi olan çan seslerini kendi kulaklarımla duydum!
Çöküş günü mü?
Neden bahsediyorsunuz siz?
12 Gölge'yi yenersek Karanlık Saat ve Tartarus'un yok olacağını söylemiştiniz.
Ikutsuki?
Neden gülüyorsunuz?
Siz gençler harika bir iş çıkardınız.
Dileğimi gerçekleştirmek için çok çabaladınız.
Teşekkürlerimi sunmaya kelimeler yetmez.
Dileğinizi gerçekleştirmek mi?!
Bizi kandırdınız mı yani?!
Gölgeleri yendiğinizde Karanlık Saat ve Tartarus'un ortadan kalkacağını mı sanıyordunuz?
Şey, o koca bir yalandı.
Hatta, şimdiye kadarki çabalarınız tam tersi bir etki yarattı.
Ne...
diyorsunuz siz?
Yakında, yüce Ölüm uyanacak ve beraberinde Çöküş'ü getirecek!
Ölüm mü?
Ne saçmalıyor bu?
Aklını mı kaçırmış ne?
Pek sanmıyorum.
Önce şunun ağzını burnunu kıralım, soruları sonra sorarız.
Okulunuzun kurul başkanına el mi kaldıracaksınız? Yazıklar olsun!
Sen ne dersin, Aigis?
Baba!
Mitsuru!
Aigis!
Boşuna uğraşmayın.
Sesleriniz ona ulaşmayacaktır.
No comments yet. Be the first to leave one.