The first 200 lines.
dokuz yıl önce
Bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor!
Umarım sağ salim dönerler.
Dikkat! Andy geliyor!
Andy, yemek zamanı.
Evet! Karnım zil çalıyor!
Ellerini yıkamayı unutma!
Peki, anne!
-Onu görüyor musun? -Hayır.
Hapı yuttu.
Kaybolacak! Sonsuza dek!
Jessie. Buzz. Slink. Molly'nin odasına.
Siz de, olduğunuz yerde kalın.
-Bo! -Durum nedir?
Kayıp oyuncak. Yan bahçede.
Billy. Goat. Gruff. Storları kaldırın.
İsimleri mi var? Hiç söylemedin.
Hiç sormadın.
O nerede?
Orada!
Ona nasıl ulaşacağız?
Çekçek Operasyonu!
-Slink! -Tamamdır, Woody!
Barbie bebekler!
Atlayın!
El feneri.
Dayan, R.C.!
Daha fazla uzanamıyorum!
Çok güzel.
Bu eski lambanın emin ellerde olacağına seviniyorum.
Molly'nin bebekliğinden beri bizdeydi.
Molly, bundan emin misin?
Evet, artık istemiyorum.
Teşekkür ederim.
Woody nerede?
Merhaba. Sanırım anahtarlarımı burada bıraktım.
-Woody. -Çabuk!
O dönmeden çitleri geçeriz.
Woody, sorun yok.
Ne? Hayır! Hayır, hayır. Gidemezsin!
-Andy için en iyisi... -Woody.
Ben Andy'nin oyuncağı değilim.
Ne?
Gelecek çocuğun zamanı geldi.
Her şey için tekrar teşekkür ederim. Minnettarım.
Rica ederim. Hallolduğuna sevindim.
Çocuklar her gün oyuncaklarını kaybeder.
Bazen onları bahçede bırakırlar...
...veya yanlış kutuya koyarlar.
Ve o kutuyu götürürler.
Anne, Woody nerede?
Andy! İçeri gir!
Woody'yi bulamıyorum!
İyi geceler.
Hoşça kal. Dikkatli kullan.
İşte buradasın.
Anne, onu buldum! Onu buldum!
İyi. Hadi içeri gir.
Dostunum ben senin
Gökyüzüne ulaşalım!
Dostunum ben senin
-Sür onları, kovboy! -Hayatta her şey zor olsa
-Çizmemde bir yılan var. -En güzel günlerin
Geride kalsa
Bu sözlerimi asla unutma
-Dostunum ben senin -Sonsuzluk ve ötesine!
Dostunum ben senin
Benim kovboyum!
Benden daha güçlü Ve akıllı olan çıksa da
Buna hiç aldırma
Woody, gidelim!
Bil ki
Kimse seni benim kadar sevemez asla
Benim en sevdiğim şerif yardımcımsın!
İnan sen buna
Yıllar geçse bile
Dostluk ölmez yine de
Gökyüzüne ulaşalım!
Güzelleşir bizimle birlikte
Kaçtılar ve tam üstümüze doğru geliyorlar!
Dostunum ben senin
-Tam gaz ileri! Oley! -Dostunum ben senin
Dostunum ben senin
Burası gittikçe ısınıyor!
-Kulağım nerede? -Ayağımın üstündesin!
-Kıpırdanmayı bırak. -Özür dilerim!
-Kenara çekilir misin, lütfen? -O benim boynuzumdu.
Sonsuzluk ve ötesine!
Sen yaptın biliyorum, Patates Kafa.
Millet, dinleyin. Dedim ya...
...Anne yatak odasını böyle hızlıca temizleyince...
...dolaba konmaya hazır olun.
Ne kadar sürer?
Biraz sessiz ol, Rex.
Derin nefes al, Jessie. Derin nefes al.
Sakin ol, Slink. Otur. Aferin oğlum!
Şerif, endişelenmeli miyim?
Hayır. Benimkiler deneyimlidir. Dayanırlar.
Güzel. Biz durumu anlayana kadar sessiz olun.
Peki, hanımefendi.
Bugün için nasıl hissediyorsun?
İyi, iyi. Evet, iyi.
İyiyim.
İyi.
Hazırız! Bonnie kahvaltısını yaptı!
-Az kaldı. -Duydunuz mu?
Az kaldı.
Kurun kendinizi.
Pilleriniz temiz olsun, eklemleriniz açık...
Teşekkürler, Woody. Hallederim.
Evet, özür dilerim. Haklısın, haklısın.
Şehir açıldı!
Merhaba, Belediye Başkanı!
Bankacı!
Merhaba Dondurmacı Adam! Merhaba, Şapkacı!
Postacı!
Ve şerif!
Tamam. Hoşça kalın, oyuncaklar!
Şerif Jessie!
Deh, Bullseye!
Şu tarafa gittiler!
Onları takip et!
Ne güzel bir şapka dükkanı! Bir sürü şapkan var...
Vay canına. Şapkacı oyunu oynuyorlar.
Bunu en son ne zaman oynamıştık?
Evcilik oynadığını hatırlıyor musun?
Evciliği severdim.
Hey gidi günler.
Çok basit. Bir ev yapıyorsun, içinde yaşıyorsun, bu kadar.
Bu hafta üçüncü kez seçilmiyorsun.
Bilmiyorum. Saymıyorum.
Gerek yok.
-Ben sayarım. -Tamam, tamam, anlıyorum.
Uzun zaman oldu.
Şuna bak. Bu ilk toz topağın.
Ne kadar sevimli.
Adını ne koyacaksın?
Tozlu'ya ne dersin?
-Francis! -Harry!
-Karen! -Tüy yumağı!
-LeBron? -Hayır, Pofuduk.
-Yumru'ya ne dersin? -Çalı topağı!
Çalı topağı. İşte bu güzel. Güzel.
O bir kovboy, yani cuk oturuyor.
Çok seçenek var.
Karar veremiyorum!
Bonnie? Ne yapıyorsun? Gitmeliyiz.
Kreş uyum gününe geç kalmak istemezsin, değil mi?
Ama gitmek istemiyorum.
Bunu konuşmuştuk.
Öğretmenlerinle tanışacağız, sınıfını göreceğiz...
Oyuncak götürebilir miyim?
Oyuncaklar okula gitmez, kural böyle.
Kıpırdamayın! Kimse kıpırdamasın!
Bonnie hep bir şey unutur.
Her an geri gelebilir.
Bu senin için de geçerli, Hamm.
Ama para bu!
İyi misin, Woody? Gelecek sefer seni seçecek eminim.
Yapma, ben iyiyim. Sorun yok.
Woody. Al.
Teşekkür ederim, Jessie.
Yanındayız, dostum.
-Fırıncı olmak istemiyorum. -Pricklepants.
Ben şapkacı rolü oynamak için doğmuşum!
Tamam, Pricklepants, fırınına dön.
İzin verir misin, Dolly?
Woody, herkesi tehdit ediyorum, görmüyor musun?
-Dolaba dön. -Biliyorum. Sadece...
Bonnie için endişeliyim. Bir oyuncak onunla kreşe gitmeli.
Baba'yı duymadın mı? Bonnie'nin başı belaya girer.
Evet, ama kreş çok farklı bir yer.
Bir çocuk bunu kaldıramayabilir.
Yanlarında bunu atlatabileceği bir dost olsa iyi olur.
Andy'yi hatırlıyorum, okula onunla giderdim...
Özür dilerim, Woody, yine aynı şeyi söyleyeceğim...
...ama Bonnie, Andy değil.
Hayır, hayır, elbette, anlıyorum.
Ama beni bir...
Herkes yerine!
Bonnie?
Orada ne yapıyorsun?
Hadi, gitmeliyiz.
Aferin benim kızıma.
Hadi. Acele etmeliyiz, tamam mı?
Sırt çantanı unutma.
Çok eğleneceksin.
Pekala. Ne diyordun, Woody?
Woody?
İşte geldik.
Bonnie, tatlım, merak etme.
Merhaba! Sen Bonnie misin?
Benim adım Bayan Wendy. Kreş öğretmenin ben olacağım.
Sırt çantanı koymak için özel bir yerimiz var.
Görmek ister misin?
İşte burası, Bonnie. Sadece senin için.
Pekala, çocuklar, hepimiz bir yere oturalım...
...böylece el işi dersine başlayabiliriz.
Okulun ilk günü, kalemlerinizi koymak için bir yere ihtiyacınız olacak.
O yüzden bugün, kalemlik yapacağız.
No comments yet. Be the first to leave one.