The first 200 lines.
Yakıyor!
Hayır!
Eli?
Eli?
İyi misin?
Aynı rüyayı gördüm.
İyileştiğini gördüğün rüya mı?
Evet.
İyileşeceksin, tatlım.
O yüzden bunu yapıyoruz.
Bir sefer daha kaldı, tamam mı?
-Söz mü? -Söz.
Güneş batmadan orada olacağız.
İyileşmemi diyorum.
Söz veriyorum.
Seni seviyorum, biliyorsun değil mi?
Biliyorum.
BÜLBÜL OTELİ
Bu da reddedildi.
Ne dedin?
Reddedildi.
Tüm param bu.
Üç kişi, iki gece mi?
240 dolar eder.
Bir gece kaldık.
SABAH 9'DAN SONRA ÇIKIŞ YAPAN MÜŞTERİLER BİR GECELİK ÜCRET ÖDER
Güzel saatmiş.
Gidelim.
Güneş yakmaya başladı.
Hazırız.
Hadi gel, tatlım.
Ha siktir lan, şuna bak.
Ne biçim şey o öyle?
Houston, bir sorunumuz var.
Hey, astronot.
Hangi gezegendensin, Uranüs mü?
Uranüs.
Eli!
Benim.
Tamam, ben burdayım.
Anne, yırtıldı. Anne...
Yırtıldı. Bantı getir.
-Bana bırak. Ben yaparım. -Bayılacak.
Eli, iyisin. Hallediyorum.
Nefes al, Eli.
-Üzgünüm. -Eli, sakin ol.
Nefes alması gerek.
Nefes al, tatlım.
Eli, bana bak. Tam buradayım.
Aman ne sertsiniz, puşt herifler, hasta bir çocukla uğraşıyorsunuz.
Onlara bakma. Sadece sen ve ben varız, tamam mı?
Onlara bakma. Bana bak, tamam mı?
Nefes al.
-Büyüyün biraz. -Nefes al, tatlım.
Fırından yeni çıkmış o doğum günü pastasının kokusunu alıyor musun?
Tamam, nefes al. Kokuyu alıyor musun?
Mumları üfle.
Dudaklarını birleştir.
İşte böyle. Güzel.
Birkaç tane daha kaldı. Üfle hadi.
Güzel.
Şimdi bir dilek dile.
Ne diledin?
Nefesimle şunların canına okumayı.
Başka bir şey dile.
Dr. Horn'un beni iyileştirmesi.
Gidelim mi artık?
-Hadi. -Görüşürüz.
-Gidin bakalım! -Evet!
Güle güle!
Ha siktir!
Göt herif!
Hay anasını.
Eski araba böyle yapmazdı.
Arabadan bahsetmiyorum, senden bahsediyorum.
Paul!
Ne? Şaka yaptığımı biliyor.
Ama seni doktora götürmek için kemer sıkmamız gerekiyordu, dostum.
Biliyorum.
Her kuruşuna değecek ama. Mucizeler yaratıyor o doktor.
Değil mi?
Kartımı bana gösterecek misin?
Kartın
bu mu?
Kartım o.
Nasıl yaptın?
Kartın o değil.
Daha iyi hissedeyim diye öyle dedin.
Sakin ol, sana yalan söylemem, bebeğim.
Değil mi, Paul?
-Biraz gergin. -Evet.
Washington'u özlüyorum.
Kalacağımız yer burası mı?
-Evet, dostum. -Evet.
Kısa bir süreliğine.
Eşyalarını al. Gidelim.
Kapı zili nerede?
Bilmiyorum.
Hoş geldiniz, Miller ailesi. Ben Dr. Horn.
Evin bütünlüğünü korumak adına,
dekontaminasyon odası tek giriş veya çıkış noktası.
Eli, lütfen önce sen tek başına girer misin?
Arkanda olacağız.
İyi olacaksın.
Yapabilirsin.
Kollarını kaldır lütfen.
TEMİZ
Selam, Eli.
Ben Dr. Horn.
Merhaba.
Rose.
Paul.
-Nihayet yüz yüze tanışmak ne güzel. -Dr. Horn.
Bunlar hemşirelerim, Barbara ve Maricela.
Çok memnun olduk.
Kolayca buldunuz mu?
-Merhaba Bay ve Bayan Miller. -Lütfen Rose deyin.
Burada olduğunuz için çok memnunuz. Emin ellerdesiniz.
-Biliyorum. -Burası ne kadar hoş.
Soyutlanmak ruha iyi geliyor bence.
Affedersiniz.
Giysini artık çıkarabilirsin.
Burada güvendesin.
Ya kirleticiler varsa?
Yok, hayatım.
Burası temiz bir ev.
-Biraz utangaçtır. -Acelemiz yok.
Önce kendine güvenmelisin.
-Millerların bagajlarını alır mısınız? -Elbette. Hemen.
Lütfen beni takip edin. Odanızı göstereyim.
-Ne kadar sürecek? -Tedavi mi?
Üç aşamada yapıyoruz.
Viral gen terapisi deniyor.
Bağışıklık sistemin çok fazla kötü immunoglobülin üretiyor.
Vücudumda kusurlu RAG1-RAG2 geni var.
Şifrelenmiş bir virüsle düzelteceğiz.
Epey bilgilisin.
Okuyorum.
Rose ve Paul, siz bu katta olacaksınız ama önce Eli'nın odasına gidelim.
Bizimle uyuyamaz mı?
Ne yazık kı hastalarımız tedavi süresince kendi odalarında olmalı.
Ne zamandır doktorsun?
25 yıldır immunologum
fakat bu temiz evi üç yıl önce kurdum.
Kaç hasta tedavi ettin?
Epeyce.
Hepsini iyileştirdin mi?
Hepsini iyileştirdin mi?
Eli, gergin olduğunu biliyorum ama buna gerek yok.
Seni iyi edeceğim.
Merak etme.
Hava filtresinin sesi o.
Eski boruları titreştiriyor bazen.
Eski bir ev burası.
Ben almadan önce Tanrı bilir kaç yıl boş kalmış.
Gidelim mi?
Aşağıda ne var?
Evin her tarafı temiz olacak şekilde yeniden düzenlenmedi.
Ama merak etme.
Bu yalıtım hava geçirmez.
Devam edelim mi?
Eli.
Burası senin odan, Eli.
Alışacak çok şey var, biliyorum
ama umarım burayı bir tıbbi tesis gibi görmezsin.
Benim için bir yuva, artık senin için de öyle.
Su güvenli mi?
Tamamen filtrelenmiş bir su,
şişe sulardan bile saftır.
Uzun zamandır duş yapmamışsındır.
Dr. Horn'a güvenebilirsin, tatlım.
Nefes al.
Nefes alabilirsin.
Sorun yok.
İşte bu kadar.
Çok uzun olmuştu.
Seni seviyorum.
Biliyorum.
Onu nereden aldın?
Eve gidince giymesi için. Beğendin mi?
Giysiyi çıkardığında yüzünü gördün mü?
Çok mutluydu.
Hatırlıyor musun?
Mutlu olmayı?
Kafam çok meşgul.
Biliyorum.
Ama işe yarayacak.
Hep istediğimiz gibi.
Olması için dua ettiğim her şey burada.
İyi olacak.
İnançlı olmalıyız.
İnanıyorum.
İnançlı biri oldum hep.
Selam.
İçeri girmek ister misin?
Eli?
Tanrım, titriyorsun.
Bu gece yatağınızda yatabilir miyim?
Günaydın, Eli.
Nasıl hissediyorsun?
No comments yet. Be the first to leave one.