About Dry Grasses

About Dry Grasses (Kuru Otlar Üstüne)

Download Turkish Subtitle

Release info

About Dry Grasses 2023 1080p iT WEB-DL DD5 1 H 264-WELP
A Commentary by makik34378

Tags

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
1080
720p
720
Published on: 2024-03-03
Downloads: 149
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Al.

Bu senin.

Sağ ol hocam ya. Ne bu?

Zeytinyağı işte. Sevmiştin ya.

- O şeyden mi? - Soğuk sıkım.

Sağ ol ya.

Sen ne yaptın? Gittin mi bir yerlere?

Yok ya. Nasıl gideyim?

Köydekilerin derdi bitmiyor ki.

Peder kötüleşti yine.

Hastanesiydi, iğnesiydi.

Annem desen zaten başka bir hikâye. Derdinden kara bağladı kadın ya.

Yapma ya. Ne oldu?

Ya işte evlenmiyorum diye.

Şu yılan hikâyesi.

Ya ama yani görsen iyice azıttı artık.

Küsüyor, surat asıyor, hastalanıyor hatta.

Valla?

Yani tatilin yarısı resmen yattı kadın bu yüzden.

Hayır, sanki kız var da doğru düzgün, ben beğenmiyorum.

Oğlum bana bak. Bekârdan vergi alınacakmış, ona göre.

Bırak Allah aşkına ya.

Tatilden resmen yorulup geldim ya.

- Hoş geldiniz hocam. - Hoş bulduk.

- Hoş geldiniz hocam. - Hoş bulduk.

Oğlum. Yavaş.

- Günaydın. - Günaydın.

Vay, vay!

Hoş geldin hocaların hocası.

Vay! Nail Efendi, ne haber ya?

İyiyiz, iyiyiz.

Ne oldu, döndün yine kürkçü dükkânına.

Öyle oldu ya, ne yapacaksın?

- Ne yaptı, toplandı mı bizim sinekler? - Toplandı.

Bak hele Samet hoca.

Yeni tavuk aldım.

Bundan sonra yumurtaları benden alırsın.

Tamam ya, bakarız.

Ötekilere de söyle.

Tamam.

Mavisi çok iyi bence bunun esas.

Selam.

Hoş geldin.

Hoş bulduk.

Bu kadar mıyız ya?

Ne oldu, az mı geldik sana Samet hocam? Yetmez mi?

Yeter hocam, yeter ya. Sen varken yetmez mi Firdevs hocam?

Koskoca Firdevs hoca yani.

Değil mi yani?

Öyle ama zamanında gelmiş enayi durumuna da düşmeyelim diyorum.

Yok ya, herkes burada.

Ay bugün o kadar zor kalktım ki ben.

Yemin ederim yataktan o kadar zor çıktım ki.

Böyle insan nasıl tembelliğe falan alışıyor hemen, değil mi?

- Öyle. - Bekir hoca mı yok, ben onu göremedim.

Geldi ya. Odasında. Ettin mi kahvaltı?

Ya etmedim de yemeyeceğim galiba bir şey.

Valla Firdevs hoca yemiyorsa ben de yemem.

Vardır bir bildiği.

Bunun da işi gücü benimle ya.

- Kara kovan getirdim. - Nail abi diğerinden ver.

- Bir tadına bak. - Senin oradan mı?

Biraderin kovanları.

Günaydın herkese, afiyet olsun.

Günaydın.

Ya benim bardağın içinde sigara söndürmüşler Nail abi ya, nedir bu ya?

Tatilde tesisatçılar geldi hocam, onlardır.

Görsem müsaade etmezdim tabii de...

Ama ayıp diye bir şey var abicim ya.

Sen ne diyorsun, adam çatlamış muslukları çantasına koyup gitmiş hocam.

Ayıp ama ya.

Hadi otur. Gel buraya, gel.

Yemek bitiyor. Çay senin.

Oh, elinize sağlık.

Nail yumurtayı benden alın diyor bundan sonra, söyledi mi size de?

Hayırdır Samet hocam, komisyon mu alacaksın?

Öyle valla ya. Ne yaparsın, maaş yetmiyor.

Çocuk okutuyor adam şimdi uzakta, bir desteğimiz olsun.

Ben yiyemiyorum artık buradakilerin şeylerini ya,

valla kimse kusura bakmasın.

Seyyardan parfüm alıyorsun da yumurtayı niye yiyemiyorsun hocam ya.

- Nasıl seyyar? - Ha?

Hayır, onlar orijinaldi.

Yemin ediyorum, gerçekten orijinaldi onlar.

Ben baktım internetten. Çakma olsa almam zaten yani.

Ben de baktım, havaalanlarında unutulan şeyleri satıyorlarmış ihaleyle alıp.

Yani orijinal, kalan ürünler onlar.

Ne ara araştırdın da hemen öğrendin, baktın, Kenan hocam ya?

Nasıl ihaleyle?

- Bayağı. Adam yalan söylememiş. - Evet, ben de baktım.

Ne işi var orijinal parfümün burada dağın başında Allah aşkına ya?

Bana hiç şey gelmedi.

Sana hiç ne gelmedi?

Eşofmanlar çakmaydı mesela.

Onların çakma olduğunu baştan söyledi.

Benim beden eğitimi öğretmeni olduğumu öğrenince söyledi ama.

Nereden anlayacak beden eğitimi öğretmeni olduğunu?

Allah aşkına böyle şey mi olur?

Eşofmanlarla çıktım karşısına. Nasıl nereden anlayacak?

Niye saklasın ki? Sonuçta eşofman satabilme ihtimali de var.

Oğlum var tabii de

yani sonuçta adam sizi daha büyük bir yalana inandırabilmek için

küçük bir havuç göstermiş yani. Olay bu.

Eşofman küçük bir havuç değil ama.

Nereden biliyorsun oğlum?

Sen nereden biliyorsun?

Ya tamam, orijinal. Tamam.

Orijinaldi, zaten ben de alerji yapıyor, mümkün değil yani.

Oh, kurmuşsunuz sofrayı. Kim yaptı bunları?

Kevser hocam yapmış ya, sağ olsun.

Program ne oldu ya hocam?

Bekir hoca yapıyor şimdi içeride.

Gelir birazdan.

Siz bugün yine kendi sınıflarınıza girin.

Defterler burada.

Bakarız.

Çok komik. Ne oldu şimdi, hiç korkmadım.

Yalan söylüyorsunuz hocam. Gördüm, geriye kaçtınız.

Hadi, hadi. Nasıl kaçmışım geriye?

Böyle işte, geriye atıldınız.

Tamam canım, o korku mu ya, onda bir şey yok ki.

Refleksif bir tepki, yani öyle düşün.

İşte korku hocam.

İyi hadi. Neyse, öyle olsun bakalım.

Al bakalım, bu senin.

Bayağı ağırlık yaptı, atıyordum az daha yolda.

- Ay çok güzel. - Beğendin mi?

- Tamam, şimdi... - Ayna.

Koy sen cebine onu, sonra bakarsın evde, tamam.

Çok teşekkür ederim hocam.

Merak etmeyin, göstermem kimseye.

Hocam.

Şimdi siz demiştiniz ya, fazladan karyolanız varmış.

- Birine verecekmişsiniz. - Evet.

- Duruyor değil mi o? - Evet.

- Ben birini biliyorum da ihtiyacı olan. - Kim?

Sekizlerden Emirhan.

Tamam. Ben bakayım onun durumuna.

Sağlam mı, değil mi... Bodruma mı atmıştım, ne...

Hadi, koş hadi. Koş sınıfa.

Ya hoca geldi, geç.

Geç yerine.

- Ya geç. - Tamam, bitti. Oturun yerinize, otur.

Oğlum bak, şu kalemleri atmayın yerlere ya, topla şu kalemi.

Bak, bunlar kayboluyor sonra, kapaklarını da kapatın.

Oturun.

Tatil bitti, tamam.

Evet hocam, bitti.

Nasıl geçti?

İyi.

Özlediniz mi okulu? Özlediniz mi?

Ne oluyor?

Bitti tatil, tamam.

İkinci döneme girdik.

Evet.

Bu dönem sınıf öğretmeniniz benim yine.

Tamam.

Bir sorununuz olursa bana gelirsiniz, oldu mu?

- Tamam. - Ama öyle bak.

Ufak tefek şeyler istemiyorum. Arkadaşım bana vurdu falan.

Ama hocam arkadaşım bana tekme attı.

İşte atmayacak artık.

Atıyor ama.

Hoca, hoş geldin.

Vahit’e uğrayacağım, gel.

Ne yaptın ya, aradım tatilde, ulaşamadım.

Kapandı telefon faturadan.

Zaten lazım mı bize, boş ver.

Senin borcu bile veremedik hocam ama halledeceğim yakında.

Tamam ya, boş ver, ne olacak.

Ne oldu o güvenlik işi?

O yalan dolan hocam ya.

Köpeği alırlar oraya, bize kapı açmazlar.

Bok var umutlandık, salaklık bizde.

Doğru söyledin. Ne yapsınlar senin gibi haini, teröristi.

Tabii.

Hocam, hoş geldin hocam.

Hocam karakolda çay demletiyorum, bekliyorum, ona göre.

Hadi bakalım.

Ama gideceğim hocam buradan.

Bir gazino işi var. Bakalım, haber bekliyorum.

Gazino mu, nerede?

Varto’da.

Varto’da gazino mu varmış ya?

İyi mi bari parası?

Ya işte ne olursa.

Valla iyi ki cigarayı migarayı bıraktık.

Yoksa cami avlusundan izmarit mi toplardık artık, ne yapardık?

İyi. Yine bulanık sulardasın ama hadi bakalım.

İyi ya, gir de biz de gelelim amına koyayım.

Neredesin lan, amına koyduğumun evladı.

Ne neredesin lan?

Bir sürü it kopuğu tıkmışsın buraya. Ne geleceğim?

Lan iki saat önceydi o, iki.

Dalyarak.

Adamın asabını bozma.

Şeref bize üç çay yolla.

Ya çayı mayı geç, kutuların ardındakini çıkar.

Ben sana şimdi şöyle bir tane aparkat çıkartırım da

hocanın yanında ayıp olur şimdi.

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left