The Silencing

The Silencing

Download Turkish Subtitle

Release info

The Silencing 2020 720p BluRay DD5 1 x264-iFT
A Commentary by sub.Trader

Tags

BluRay
x264
720p
720
Published on: 2020-09-29
Downloads: 28
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Bu benim.

Ben gördüm onu pislik.

Aslında bu geyik benim ve siz iki pislik arazime izinsiz girmişsiniz.

Hadi ama Rayburn, yokluğunu hissetmezsin.

- Burası hayvanat bahçesi gibi. - Mesele de bu zaten.

Burası bir koruma alanı seni salak. Şimdi tüfeklerinizi yere bırakın.

Rayburn Swanson. Lanet çevreci.

- Kim derdi ki? - İnsanlar değişir.

Hayır, değişmezler.

Tüfeklerinizi sonra alabilirsiniz

ama sizi bir daha burada görmeyeyim, tamam mı?

Beni bırakmazsınız diye düşünüyorum.

Selam Thor.

Nasıl gidiyor? Yorgun musun?

Aktivite var mı?

Bulaşıkları yıkaman gerekmiyor muydu?

Sawbill Bölgesi'ndeki kullanılmayan bir kâğıt fabrikası

artık uyuşturucuyla savaşın hedef noktası oldu.

Yerel halk oraya "fabrika" diyor.

Sawbill halkı, kâğıt fabrikasını önümüzdeki ay...

...kamulaştırmak için dün gece oy birliği yaptı.

Karl Blackhawk, kabile polisiyle birlikte ve onlarla iş birliği yapıyor.

POLİS

ŞERİF

- Bu sefer nerede buldun onu? - Fabrikada.

Her yerde belayı buluyor Alice.

Burayı temizlemeye çalışıyoruz ama bence savaşı kaybediyoruz.

- Üzerinde kan var. - Ne oldu?

Ona sorarsan hiçbir şey. Sadece takılıp düşmüş.

Kasabada dün bir olay var mıydı?

Olay olmayan bir an hatırlamıyorum.

Onun dâhil olduğu bir şey oldu mu?

Bildiğim kadarıyla hayır.

Ama ben... Çok emin olmazdım.

Sağ ol Karl. Ben onu eve götürürüm.

Sana iyilik edip duramam.

Kardeşin bir olaya karışırsa

onu çıkaramazsın.

Hadi. Çık.

Dün gece orada ne yapıyordun Brooks?

Seni ilgilendirmez.

İlaçlarını alıyor musun?

Her gün.

Şunu... Yapmayı keser misin?

Tişörtündeki kimin kanı?

Daha çok benimki.

Sam Moonblood beni dövdü.

Ne? Neden?

Kadın meselesi.

- Neden arka yoldan gitmiyorsun? - Ne kadını Brooks?

Moonblood ne iş yapıyor bir fikrin yok, değil mi?

Her ne yapıyorsa benim yetkimin dışında bir şey.

Olson denen o tuhaf herifle beraber ellerinden geleni yapıyorlar.

Uyuşturucu. Kumar.

Kadın satışı.

Parayla seks mi yapıyorsun?

Hayır.

Fahişe değildi.

Eve başka bir yoldan gider misin? Buradan gitmek istemiyorum.

- Buradan gitmeliyim. - Ben istemiyorum! Dönsene!

Kahretsin... Ben...

Lanet. Üzgünüm Brooks.

Düşünemedim.

ALICE GUSTAFSON'A OY VERİN MEMLEKETTE DOĞUP BÜYÜMÜŞ

Hâlâ bu işe uygun olduğunu düşünüyor musun?

Hangi gün olduğunu unuttum sanma.

Daha sonra otele gelirim.

Buralarda olacağımı sanmıyorum.

Ben yine de gelirim.

Bir-üç-bir birimi.

Bir-üç-bir dinlemede.

Buck gölünde muhtemel bir cinayet vakası var.

Anlaşıldı. Gidiyorum.

KAYIP YAŞ: 14, CİNSİYET: DİŞİ

Lanet olsun.

Selam çocuklar.

Bizi kabul ettiğiniz için teşekkürler Bay Swanson. Bu gerçekten çok hoş.

Benim için bir zevk hanımefendi.

Alkollü müsünüz?

Endişelenmeyin, çocuklar anlamaz.

Gwen Swanson Vahşi Yaşam Koruma Alanı'na hoş geldiniz.

Koruma alanı nedir, bilen var mı?

Kimse mi?

Peki, koruma alanı, tuzak ve avın yasak olduğu yerdir.

Hayvanlar için güvenli bir bölgedir.

Bu bölgeyi görüyor musunuz? Neredeyse 80 kilometrekare.

Burası benim koruma alanım.

Babam sizin herkesten çok hayvan öldürdüğünüzü söyledi.

Cidden kötü tuzaklar kullanırmışsınız.

Buradaki herkes gibi ben de bunu yaptım.

Ama artık yapmıyorum.

Neden?

Kızımın hoşuna gitmiyordu.

Bu yüzden artık, kürkleri için hayvanları avlamak yerine

sorunları olanları yakalamak için daha masum tuzaklar kuruyorum

ve sonra onarı buraya salıyorum,

onlar da insan tehdidi olmadan yaşayabiliyor.

Şimdi, zaman zaman ben...

...çocuklara da tuzaklar kuruyorum.

Sıra almadan konuşurlarsa.

Onu çevirebilir misin?

Ceset suya öldükten sonra atılmış.

Muhtemelen bir hafta kadar önce.

Sizce bu nedir?

Emin değilim. Ama not alırım.

Adli tıbbı buraya getirin.

Şerif!

Sizce onu öldüren, spor olsun diye mi avlamış?

Spor demezdim ama evet, avlanmış.

Biri bir testere getirip şunu çıkartsın.

KAYIP

ECHO ŞELALESİ

KAYIP GWEN SWANSON

GWEN SWANSON VAHŞİ YAŞAM KORUMA ALANI

Tanrım, hamile misin?

Bunun için biraz yaşlı değil misin?

Hâlâ görgüsüz müsün Rayburn?

Hâlâ kişiliksiz misin Blackhawk?

Seninle bir şey konuşmalıyım.

İçeri gelsen iyi olur.

Sen değil.

Seni özledim.

Seni özledim.

Blackhawk'la buraya puro dağıtmaya geldiğinizi sanmıyorum.

Karl ve ben Gwen için... Bir cenaze düzenlemek istiyoruz.

Yani, beş sene uzun bir zaman, değil mi?

Bunu sensiz yapmak istemiyorum.

O benim de kızım.

Biliyorum.

Bunu söylemek hakkım ve hayır diyorum.

Bunu zorlaştırma.

Blackhawk'ın lanet bebeğiyle Gwen'i değiştiremezsin.

Hey! Bu haksızlık! Onu sadece sen mi özlüyorsun sanıyorsun?

Hâlâ içiyor musun?

Kapa çeneni.

Sadece formalite.

İmzalarsan mahkeme resmî bir ölüm belgesi çıkaracak.

Dinle, bir arazi aldık ve orası çok güzel bir yer.

Cenaze iki hafta içinde yapılacak.

ECHO ŞELALESİ POLİSİ

İçeri gel.

Kolay olmadı ama çıkardık.

Birçok insan senin şerif olmandan memnun.

Herkesi memnun edemezsin.

Sağ ol Hansen.

KİŞİSEL EŞYA ENVANTERİ

Şimdi gelen bir son dakika haberini veriyoruz.

Buck Gölü, Echo Şelalesi'ndeki bir olay yerindeyiz.

Burada genç bir kadının cesedi bulundu

ve kimliği henüz açıklanmadı.

Polisle görüşmeye çalışıyoruz,

ama görünen o ki cesedi kaldırmaya hazırlar.

GENÇ KIZ CESEDİ ŞELALENİN ALTINDA BULUNDU

Bilgi geldikçe size aktarmaya devam edeceğiz.

Şimdilik sana geri dönüyoruz...

Bana bir şey getirmek zorunda değildin.

Fazla bir şey değil.

Bunu nereden buldun?

Tavan arasındaki eşya kutusundaydı.

Babam çok genç görünüyor.

Biz...

Ahırda sana ne olduğunu konuşmalıyız.

Hayır.

Annemle babam öldüğünde seni evlat edinmeliydim.

Seni de yanımda Şikago'ya götürmeliydim.

Çocuk büyütmekle ilgili hiçbir şey bilmiyordun.

Evet ama o lanet insanlardan daha fazla şey biliyordum.

Alice?

Evet?

İşleri batırıp kötü bir şey yapsam ne yapardın?

Sen neden bahsediyorsun?

Bir şeylerin içine edip aptalca bir şey yapsam bana yardım eder miydin?

Şerif?

Bir saniye bekle, tamam mı?

- Ben Rayburn Swanson. - Biliyorum. Ne istiyorsun?

Merkezden sizi burada bulabileceğimi söylediler. O kızı görmem gerekiyor.

O benim kızım olabilir.

- Şu an meşgulüm. - Lütfen.

Pekâlâ. Döndüğümde bunu konuşuruz, tamam mı?

Evet?

Hayır.

Hayır.

Lanet olsun.

Daha önce kardeşini gördüm.

Biri onu sağlam dövmüş.

Umarım senin başına bela olmamıştır.

Dürüst olmalıyım. Bazı kötü alışkanlıkları var.

Bazı mı? Tanrım. Some? Jesus Christ. En çok canımı sıkan ne, biliyor musun?

Yumruğum beni öldürüyor.

Onu muayene ederken altılı bira içmişti.

Sadece o kadar mı? Genelde bir kasa içer.

Doktor, Rayburn hakkında ne biliyorsunuz?

- Çocuğunuz var mı? - Hayır.

O zaman onun neler yaşadığını bilemezsiniz.

Sana katılabilir miyim?

Elbette.

Selam Pete.

Selam Alice. Uzun zaman oldu.

Kızının kaybolmasıyla ilgili söylenenleri hatırlıyorum.

Buralarda böyle şeyler pek olmaz.

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left