The first 200 lines.
Buna ne dersin?
Önce test edilmeli.
Ne? Kimde?
Yirmi yıldır pek değişmemişsin.
Epey değiştim.
Kolyen güzelmiş.
Eski bir arkadaşım vermişti.
Programındaydım ve bana büyüdüğümde ne olmak istediğimi sordun.
Bir astronot.
Sana güvenebilmek istiyorum.
- Param için mi çağırdın? - İyileşmen için çağırdım.
İyileşmeme gerek yok Masha.
Göreceğiz.
Bu adamla ilişkin için yıllarımızı harcadık.
Halletmem gereken son bir şey var.
Sonra müsait olacağım, söz veriyorum.
Cezalandırılmaya geldi.
Ceza değil.
Hesaplaşma.
Bu gece babanla tanışacaksın.
Seks davetiyesi denilen şey mi bu?
Hayır, değil.
Beni yine öldürmeye mi çalışacaksın?
Seni ileri psikedelik bir yolculuğa çıkaracağım.
İleri seviye programa mı alındım yani?
Çünkü şu ana kadar geçirdiğim vakit
Burning Man'de bir hafta sonu gibi.
Daha derine inmekten korkuyor musun?
Hayır.
Benden korkuyor musun?
Beni manipüle ettiğini sanıyorsun, bunu anlıyorum.
Öyle sanmıyorum.
Pek korkmuyorum.
Kafamın içindekilerden de hiç korkmuyorum.
Hadi yapalım madem.
Uzan.
Bir hikâye anlatacağım.
Her şey Prag'da başladı.
2001'de.
Dokuz Kusursuz Yabancı
Sigaran göğsümü yaktı.
İlgimi çekmenin daha iyi yolları var.
İngilizcen var mı?
Havadan sudan saçma sohbetlerle ilgimi çekemezsin.
Konuşma konularımı duymak ister misin peki?
Seni zahmetten kurtarabilirim.
Özgür girişim, konuşma özgürlüğü.
Batı ve Doğu Avrupa arasındaki ortaklığın altın çağı.
Bir şey unuttum mu?
Hayır, çok iyiydi.
Basın özgürlüğüne ve sansürsüzlüğe inanan
bir iş insanıyım.
Şirketimin ortaklığının yeni bir Avrupa'nın yolunu açması
beni gururlandırıyor.
Fena değil, değil mi?
- Daha kötülerini duydum. - Öyle mi?
Her hafta birinizi çağırıyoruz.
Batı'nın zengin iş insanları özgürlük ve hakikat hakkında ahkam kesiyor
ama tek amacınız Demir Perde'yi paramparça edip
kaynaklarını sömürmek.
Ama hepsi sadece iş, değil mi?
David Sharpe'ın mikrofonu takıldı, hazır.
Seni bekliyorlar.
Şirketim tüm Avrupa'da
böylesine güçlü ilişkiler kurmuş olmaktan büyük onur duyuyor.
Buna rağmen,
Batı'dan zengin bir yatırımcının gelip ortaklıktan bahsetmesi
ve bu ülkeleri soyup soğana çevirmesi
herkesin ihtiyaç duyduğu son şeydir.
Şirketiniz Çek Cumhuriyeti'nin geleceğini nasıl şekillendirecek?
Ben bir iş insanıyım. Elbette kâr etmek istiyorum.
Ama Çek Cumhuriyeti'nde, Ukrayna'da, eskiden komünizmin etkisinde olan yerlerde
iyi şeyler yapmak daha küresel ekonomik dünya için
sadece net bir pozitif etki yaratacaktır.
Yani iyilik yaparak iyi işler başarabileceğinize inanıyorum.
Röportaj için sağ olun Signal Op'tan David Sharpe.
Teşekkürler.
Nefes al.
Nefes ver.
Bana geri dön David.
Derin nefesler David.
Karşı koyma, benimle kal.
Nefes alıp ver, odaklan.
Nefes al. Nefes ver.
Ara sıra halüsinasyon görmen çok normal.
Hayati bulguların normal.
İlacı çok iyi tolere ediyorsun.
Bu nasıl...
Bunu nasıl görebildim?
Nörologlar anıların kamera gibi olduğunu düşünürdü.
Algıları sürekli oynatıp duran.
Tekrar tekrar, değişmeden.
Ama artık
biliyoruz ki anılar her hatırladığımızda
yok oluyor ve yeniden oluşuyor.
Ve doğru tetikleyicilerle anılarımızı yeniden yaşayıp
onlara yeni bir anlayışla yaklaşabiliriz.
Ve sana verdiğim ilaç
sanki ilk kezmiş gibi yaşamanı sağlıyor.
Bu güvenli mi?
Göreceğiz.
Yani henüz deneme aşamasındayız.
Ne demek bu? Daha önce hiç yapmadın mı?
Hayır, kendim yaptım.
Diğerlerinde daha geleneksel yaklaşımlar kullandım. Ama sen...
Seni bekliyordum David.
Geleceğini biliyordum. Cesur ve lider olduğunu biliyordum.
Ben... Gurur duydum.
Biraz daha denemek ister misin?
Tabii.
Tamam, yukarı bak.
Nefes al, nefes ver.
Bu his tamamen normal.
Bu his tamamen normal.
Bu his tamamen normal.
Bu his tamamen normal.
...herkesin isteyeceği son şey...
Bu his tamamen normal.
...soyup soğana çevirmesi...
Bu his tamamen normal.
...ihtiyaç duyulacak son şeydir.
Derin bir nefes al. Derin.
Bu his tamamen normal.
Bu his tamamen normal.
Bu his tamamen normal.
Bu his tamamen normal.
Bu his tamamen normal.
Bu his tamamen normal.
Bu his tamamen normal.
Bu his tamamen normal.
Bu his tamamen normal.
Bu his tamamen normal.
Bu his tamamen normal.
Bu his tamamen normal.
Bu his tamamen normal.
Hissettiğim her şey tamamen normal.
Hissettiğim her şey tamamen normal.
- Teşekkürler Signal Op'tan David Sharpe. - Teşekkürler.
Adını hatırlayamadım.
Adımı söylemedim.
Mila Zarutskova.
Mila Zarutskova.
Bu akşam benimle yemek yemeyi düşünür müsün?
Beni anlayabilen akıllı, güzel bir kadından
daha çok sevdiğim bir şey yok.
Fahişeler mahallesinde seni anlayabilecek
çok sayıda akıllı, güzel kadın var. Uygun fiyatlı.
Beni yanlış anladın.
Çok seyahat ediyorum, sıkılıyorum, yalnızlık çekiyorum.
İngilizce konuşabilen biriyle yemek yemek istiyorum.
İstediğin yere gideriz.
Para sorun değil. Şehrin en iyi yeri olur.
Şehrin en iyi yeri.
Evet, öyle kokuyor.
Mila.
Selam Alyona.
Merhaba.
Kim bu adam Mila? Muhasebecin mi?
Sadece bir İngiliz.
Daha da beter!
Evet.
O ne içtiyse ondan alayım.
Hadi ama, burası ne böyle? Test mi?
Hayır David. Burası bir bar.
Berbat. Rusçan berbat.
Burada mı yapıyorlar?
Evet. Kapitalistler, girişimciler, tıpkı senin gibi.
Nesin, komünist mi?
Gazeteciyim.
Peki ben neyim? Son haberin mi?
Kendini beğenmişlik yapma.
Hayır, gazeteci değilim. Olmak istiyorum.
Neden? TZD24 gazetecilik değil mi?
Şirket reklamcılığı.
Gururum okşandı.
Neden yapmıyorsun?
Neyi?
Gazetecilik. Ya da gazetecilik dediğin her neyse.
Bence bu işte çok iyi olursun.
Nereden biliyorsun?
Dikkatlisin.
Beladan ve palavralardan uzak duruyorsun.
Sanırım insanların sana söylemediği şeylerle ilgileniyorsun.
Bana söylemediğin şey ne?
Dans edelim mi?
Dans mı?
Dans edişini göreyim.
Evet. Tabii.
Beni sigaranla yaktın.
Sanırım göğsümde bir iz bıraktın.
- Saçmalık. - Hayır, gerçekten.
Bakayım.
Bu mu?
Zavallıcık.
Buradan gidelim mi?
Açım.
Beğendin mi?
Sana gönderteyim.
Bunu kabul edemem.
Tabii ki edersin.
No comments yet. Be the first to leave one.