The first 200 lines.
Krystal!
Krystal!
Reign!
Sıçayım.
Bırak.
-Bırak dedim! -Ne öldürmüş?
Reign!
Ne yapıyorsun?
O neydi?
Hiç.
Her gün köpek havlamasıyla uyanmak istemiyorum.
Teşekkürler.
Hey!
Köpeğin dün gece tavuklarımdan birini aldı. Zincire bağlayın demiştim.
-Hayır almadı. -Nasıl "Hayır, almadı" diyorsun?
Bir daha o köpeği görürsem tüfeğimi çıkartacağım.
Nasılsın?
-İyiyim. -Öyle mi?
Ne haber?
İyi misin?
-Evet. -Yorgun görünüyorsun.
-Her zaman buraya gelene dek uyur. -Selam anne. Ne haber?
-Saçın epey uzamış. -Evet.
Hoşuma gitti.
Teşekkürler.
Sana yakışıyor.
Ne var ne yok?
İyilik.
-Öyle mi? -Evet.
Krystal bana biraz sıkıntı çıkartıyor.
Yaramazlık mı yapıyorsun?
Ne demek bu?
-Ne yapıyorsun? -Okulda kavga ediyor.
-Ne? Neden? -Orospunun biri saçma sapan konuşuyordu.
-Hey. -Ve...
Ben de kendimi savundum.
-Okulun dışında hallet. -Hiç kavga etmemesi gerekir.
Anlıyorum anne, inan.
Ama öte yandan, yani, anlamayan insanlar da var.
Seninle uğraşıp duruyorlar.
Bazen onlara deli yanını göstereceksin ki seni rahat bıraksınlar.
Tanrım, Janis.
-Ne? Diyorum ki... -Onu yüreklendirme.
Sadece fikrimi söyledim.
Senden ne haber ufaklık?
Uslu musun bakalım?
-Büyükannene iyi davranıyor musun? -Neler yaptın?
Pek bir şey yapmadım.
Yeni bir kız geldi, Cheryl diye.
Çok komik.
Beni bir programa sokmaya çalışıyor.
Bir hapishane çiftliği açmaya çalışıyorlar.
Yeterli iyi hal puanın varsa...
...gidip çiftçilik yapabiliyorsun.
Onu yapmayı deneyeceğim.
-İnek mi sağacaksın? -Deneyeceğim.
-"Bu ineği sağacağım" diyeceğim. -Janis.
-Eminim yapabilirim. -Duruşma gününü belirlediler mi?
Bu hafta haberinin gelmesi lazım.
İyi.
-Bana dışarıda lazımsın. -Ben de dışarıda olmak istiyorum.
-Yardımın gerek Janis. -Biliyorum anne. Burada olmak istemiyorum.
-Olmak istediğim yer burası değil. -İyi hale odaklan.
Odaklandım zaten.
Bunu mahvetme Janis.
Biliyorum.
Hey, bırak artık yesin.
Julia, çekil! Bırak yesin.
-Yarısını hatırlıyorum. -Bir bok hatırlamıyorum.
O çocuk... AJ geldi ve tüm biramı içti.
Reece, eşyalarını bozuyor!
-Reece, rezilsin dostum! Hadi. -Hadi.
-Tamam. Evet! -Evet!
-Reign! -Ne yapıyorsun sen?
Yakala oğlum!
Hey, Kris!
Islanma.
-Mesajımı aldın mı? -Evet.
Hey, Daryl! -Bekle!
Acele et!
-Ne oldu? -Bu gece parti nerede?
Bende olmaz. Babam evde. Sigaradan alabilir miyim?
-Sonuncu, ama olsun. -Tamam.
-Sahte kimliğin var mı? -Yok.
Lanet olsun. Tamam. İçki alabilirseniz mesaj atın.
Bizimkilerin hepsini içmeyin.
Asla olmaz! Böyle davranacaksan o sigarayı geri ver.
Vay anasını, düştü.
Salak!
-Kaza oldu! -Evet, tabii!
Nerede kaldınız?
-Sen neden ıslaksın? -Yüzmeye gittik.
Krystal, onu nehre mi götürdün?
O suyun kirli olduğunu sana kaç defa söyledim?
Nehre gitmedik bile. Başka bir yere gittik.
Bana yalan söyleme! Kımıldama.
-İstemiyorum. -Bir şeyi yok.
-Sus. -Dur!
-Yalan söylediğinde anlıyorum. -Yalan söylemiyorum!
Artık annenle görüşmeye gitmeyeceksin.
Gitme ki yola gel.
Büyükanne dur!
O köpeği de evimden çıkart!
Toprak üstündeki en sert sporun 25. yıl dönümüne hoş geldiniz!
Dünyanın tek PBR etkinliği!
Oh, kötü haber.
Umarım iyi haber de gelir.
-Seninle konuşmak güzeldi dostum. -Sıkı dur.
Bunu mümkün kılan çocuklar için bir alkışa ne dersiniz?
Boğa güreşçilerimiz olarak öne çıkıyorlar.
Nate Jestes, Lucas Teodoro ve Abe Turner'a tekrar merhaba deyin.
San Antonio, 19 yaşındaki genç JW Allen'ı desteklemeniz gerek.
Bu adam binmek zorunda.
Ve başlıyoruz!
Millet, bu iş böyle yapılır.
Döndü.
-Fena değil. -Evet.
SAN ANTONIO KLASİK
Ve şimdi de Fabiano Nunez adındaki Brezilyalı süperstara
geçmek için hazırlanıyoruz.
Hey, Lucas, Lucas, Lucas!
-Hadi. -Gidelim!
Boğa güreşçileriniz girip boğayı alıyor.
Buradan puan gelmeyecek.
Evet, Teksas, genç adama buraya geldiği için teşekkür etmeye ne dersiniz?
Evet dostum!
Teşekkürler. Çak! Evet kovboy.
Oh, hey dostum!
Geleceğin boğa binicisi!
NEREDESİN
-Ne haber sürtük? -Sen neye bakıyorsun kuş oğlan?
Götüne.
O şişeyi götüne sokmadığıma şükret.
Denemeni görmek isterdim.
-Burası sizi eviniz mi? -Amcamın.
Amcan zenci mi?
-Seni ırkçı orospu çocuğu. -Bu gece eve gelecek mi?
Hafta sonları hiç gelmez. Pikabı otoparkta yok.
Soğuk birası kalmış mı?
Aslında benim amcam değil. Hikayeyi uydurdum.
Kris çok komik değil mi?
Çok tuhafsın be.
Bakın ne buldum.
-Evet! Gel. -Dik, dik, dik!
-Sikeyim. -Ödlek herif!
Evet! Hadi. Hadi!
Kıçına yediğin tekme nasıldı?
Bir şampiyon gibi yedim, ne diyeyim?
-Çoğu insandan iyi karşıladı. -İyi misin?
Hey, Daryl.
Daryl!
Ne oldu?
Bir oyun fikrim var.
Siyahı al.
Hadi!
Al.
Bu çok komik.
Sikeyim.
Tamam, yat.
Hassiktir, bu oyundan nefret ediyorum. Bu kısmından.
-Hey, hey! -Hey, hey.
-Alın şunu. -Çıkartın.
Üstümden alın.
-Üstümden alın! -Üstüne koyalım!
Siktiğimin tavuğunu al...
Ne oluyor be?
Hey!
Hey!
Bahçemden uzak durun!
Hey!
Gel buraya!
Bırak beni!
Bırak!
Bırak gideyim!
Ne yaptı?
-O zaman görevinizi yapmıyorsunuz. -Elimden geleni yapıyorum. Lütfen.
Bunu bir şekilde halledebilir miyiz?
Yaptıkları için özür dilerim.
Annesi hapiste. Salak salak hareketler yapıyor.
Bir anlaşma yapalım.
CRUZ VALLEY POLİSİ
Senin işlerini yapsın.
Lütfen.
Yanlışını düzeltmen için sana bir şans verecek.
Beni çocuk cezaevine götürsen olmaz mı?
Hadi, gel.
Temiz olsun.
Haplarım nerede?
Başka bir şey aldın mı?
Hayır.
Her şey temizlendi.
Yani...
...ödeştik mi?
Şu odunları pikaba koy.
Yarın gelip köpeğinin girdiği kümesi tamir edeceksin.
Cash! Cash!
Şunları kaldır.
Abe.
-Nereden aldın? -Snead'in arabasına ağaç düştü.
-Ne? -Evet dostum.
No comments yet. Be the first to leave one.