Star Trek: Strange New Worlds

Star Trek: Strange New Worlds

Download Turkish Subtitle

Season 2

Release info

Star Trek Strange New Worlds S02E10 1080p WEB h264-ETHEL tr
A Commentary by BartuW
Çeviri: joseywales72

Tags

webdl
Published on: 2026-07-27
Downloads: 12
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Star Trek Strange New Worlds'de Daha Önce...

Bilinmezi araştırdığımızda,

bize meydan okuyacak şeylerle karşılaşacağız.

Yardımcı olmak istiyorum, ama belli ki,

herşeyi daha kötü bir hale getiriyorum.

- Yanlız kalmaya ihtiyacım var. - Beni yuvama getirdin.

Rigel VII'de olan buydu.

Bu da ne?

Gorn.

Gemiden ayrılmak güvenli değil.

Gemi de güvenli değil.

Av biziz.

Korkuya boyun eğmiyoruz.

Hayır!

Kaptan'ın seyir defteri, yıldıztarihi 2344.2.

Cayuga Federasyon sınırının hemen dışındaki

koloni gezegeni Parnassus Beta'da yörüngede.

Koloniyi kuranlar küçük kasaba modelini örnek almışlar.

Eski orta batı Amerika'sına benzetilmiş yerleşim.

Bir kaç yönde aynı anda zorluk yaşayan kolonicilere

destek vermekle görevlendirildik.

Gerekli aşılamaları sağlamanın yanında tarımsal üretimlerini de

düzenli hale getirmek için yardım ediyoruz.

Tamam, hazır mısın?

3, 2, 1.

Tamamdır.

Bu sonuncusu.

Herkesin en son aşıları bitti böylece.

Yardımın için tekrar teşekkürler.

Benim için de değişiklik iyi oldu.

Dr.Korby erken gitmene birşey demiyor mu?

Ne desin, uzaydayız işte.

Kim söylediği zamanda varıyor ki gideceği yere?

Bak bu da doğru.

Bana daha fazla ihtiyacınız yoksa

gemime döneyim ben artık.

Yarın ayrılmadan önce yapacak çok şey var da.

Seni alıkoymayayım. Tekrar sağol Christine.

Chapel'den Cayuga'ya, bir kişi ışınlanacak.

Işınlayın.

Selam kaptan.

Bu aramanı neye borçluyum?

Aramam için sebep mi gerek?

Bunları aştığımızı sanmıştım.

Öyle, ama ben çok meşgul bir kadınım.

Bana gelen her altuzay çağrısına cevap veremem.

Öyle olsun. Bir dahaki sefere yaverinden

randevu alırım.

Çok makbule geçer.

Nasıl gidiyor orada?

On dakikada bir şarkı patlatmadığıma göre,

bu da birşeydir diyorum.

- Çok küçük bir şey. - Parnassus Beta'nın saygıdeğer ahalisi nasıl peki?

Burası biraz karışık.

Federasyona üyeliğin onları koruyacağını

ama aynı zamanda kendilerini bir hedef

haline de getirebileceğini düşünüyorlar.

Problemli işte.

- Şunu denemiş... - Chris.

Bu benim işim, biliyorsun değil mi?

Biliyorum.

Sadece... Seni özlüyorum.

Vay vay vay.

Saati ve tarihi bir kenara not edelim.

Bunu söylemek bu kadar mı zordu?

Pek zor değildi.

Doug.

İletişimle sorun mu yaşıyoruz? Benimki gitti de.

Cayuga'ya sorayım.

Appel'den köprüye. Beni duyuyor musunuz?

Bu bizimkilerden mi?

Cayuga'ya ulaş, hemen.

Teğmen?

Tanrım.

- Kaptan. - Dinleyelim Nyota.

Menzil içindeki tüm federasyon gemilerine...

acil çağrıdır...

Kaptan Batel, Cayuga... Yardım gerek...

Acil tahliye... Saldırı altındayız... Gorn...

Tekrar ediyorum, Gorn'lar tarafından saldırıya uğradık.

Ortegas, Parnassus Beta'ya.

Herşeyinle.

Nyota, bana güvenli hat üzerinden Amiral April'i bağla.

Federasyon, Gorn Hegemonyası ile olan ilişkisinde çok

tehlikeli bir aşamada.

Bir süredir sınırda yığınak yaptıklarını biliyordum.

Şu anda ise, olan her ne ise,

teknik olarak Federasyon sınırı dışında oluyor.

Bu olay bizimle Gorn arasında bir savaşı başlatan kıvılcım olabilir.

Yıldızfilosu bundan kaçınmak istiyor.

Ama nasıl bir bedelle?

- Gorn bize saldırdı. - Bize saldırmadılar.

Yetki alanımızın dışında bir koloniye saldırdılar ve

bunun nedenini öğrenmek zorundayız.

Gorn'ları anlamadığımızı söylemek yanlış olmaz herhalde.

Onları gayet yakından gördüm Bob,

anlaşılmaları o kadar da zor değil.

Canavar onlar.

"Canavar" bizi anlamayanları

tarif etmekte kullanılan bir kelime.

Canavar bazen sadece canavar demektir.

Burada azami derecede ihtiyatlı olman gerekiyor Kaptan.

Sadece haberalma ve keşif, durumu daha da

alevlendirme riskini göze alamayız.

Chris, Marie ile yakın olduğunuzu biliyorum.

Bunun muhakemeni etkilemeyeceği

konusunda emin olmam gerekiyor.

Bükümden çıkıyoruz efendim.

Etkilemeyecek.

Pike, tamam.

Sarı alarm.

Yavaşça uydunun uzak yüzünden döndür bizi Erica.

Hay hay kaptan.

Uzay.

Son sınır.

Bunlar Yıldızgemisi Atılgan'ın yolculuklarıdır.

Beş yıllık görevi:

Tuhaf yeni dünyalar keşfetmek,

yeni yaşam ve

uygarlıklar bulmak,

ve kimsenin gitmediği yerlere cesaretle gitmektir.

Hiç bir varsayımda bulunmuyoruz.

Spock, yaşam izleri ve kaçış kapsülleri için tarama yap.

O mürettebata ne olduğunu bilmiyoruz.

Tarama işlevsiz.

İletişim de öyle.

- Işınlama da çalışmıyor. - Neler oluyor?

Gezegenden gelen bir karşı frekans algılıyorum.

Gezegenle aramızdaki tüm taramaları, iletişimi ve

- ışınlama sinyallerini engelliyor gibi. - Sebep konusunda fikri olan?

Gorn'ların istila sırasında kullandıkları, sinyalleri bozan

türden bir alan oluşturan silahları olduğunu düşünüyorum.

Düşmanlarını körleştirip, hareketsiz ve iletişimsiz bırakan bir alan.

Öyleyse ne gezegenden, ne de o gemiden kimseyi ışınlayamıyoruz?

Doğru Kaptan.

Öyleyse daha çok kafa yormalıyız.

Kaptan Batel'le son konuştuğumda yüzeydeydi ki

bu da muhtemelen hala orada olduğu anlamına gelir.

- Mürettebatının çoğuyla birlikte. - Eğitimini hatırla.

Yıldızfilosu protokollerine göre Cayuga'da sağ kalan kim varsa

dinleyebilecek birine ulaşmanın yollarını arıyor olmalı.

İletişim hala kesik, ama görsel temas hala var.

Haklı.

Hayatta kalanlar bunu bize sinyal göndermek için kullanabilir.

Ateş, ışık, duman.

Gözlemlere başlayın.

Orada yaşayan biri kaldıysa bilmek istiyorum.

Parnassus Beta'nın yörüngesine

- yaklaşan bir büküm izi saptandı. - Kırmızı alarm.

Görsel temas var mı?

Evet kaptan.

Sanırım bu bir Gorn avcı gemisi.

La'An, fazerleri hazırla ama ateş etme.

Fazerler kilitlendi ve beklemede efendim.

Kaptan,

Sinyal paraziti alanı dışından

güvenli bir bağlantı sinyali alıyorum.

- Yıldızfilosundan geliyor. - Ne diyor?

Gorn'lardan bir mesaj almışlar efendim.

Mesaj mı? Ne diyormuş?

- Bir görsel. - Ekrana ver.

Beklemede kalın.

Geçici bir sınır çizgisine benziyor.

Parnassus Beta ve tüm güçleri sınırın

öteki tarafında kalıyor.

Yıldızfilosu, sınırı

aşmamamızı emrediyor.

Komuta kadrosu, konferans salonuna, hemen.

Yıldızfilosu'nun emri üzerine, sınırın ötesine geçmiyoruz.

Ve Gorn'lar da, şu ana kadar, kendi taraflarında kaldı.

Ama ne yazık ki, insanlarımızın da

diğer tarafta tutulduğunu düşünüyorum.

Onları bırakmak gibi bir niyetim de yok.

Sınırı aşmak mı istiyorsun?

İşte bu nedenle hiçbirinize bu göreve katılmayı emretmiyorum.

Gönüllüleri kabul ederim, ama gerekirse yanlız giderim.

Ben gelirim.

Kaptan Batel'i ve gezegene dönebildiğini umduğum Hemşire

Chapel'i kurtarmak için elimden geleni yapmak istiyorum.

Ben de kesinlikle aynı şekilde düşünüyorum.

Mürettebat adına konuşmayayım ama hepimiz aynı düşünüyoruz.

Teşekkürler Bir Numara, Bay Spock, Teğmen Uhura.

Ama siz üçünüzün becerilerinin bizi

burada Gorn'larla savaş dışı tutmakta

işe yarayacağını düşünüyordum.

Eğer gönüllü arıyorsanız,

beni de yazın.

Gorn'ları en son gördüğümde korkudan aklımı kaybetmiştim.

Ama onları yakından incelemek için

çıkan yeni bir fırsatı kaçırmak istemem.

Bir fazerle mi?

Onları öldürmenin en iyi yolunu başka nasıl bulabiliriz ki?

Bu çalışmada yardımcı olmak isterim.

Ben de en az sizler kadar

onların öldüğünü görmek istiyorum.

Ama bu yeterli değil.

Aşağıda neyle karşılaşacağımızı bilmiyoruz.

Fazerler yeterli olmayabilir.

İşe yarayacak bir şey var bende sanırım.

Pike'dan ışınlanmaya, Şef Jay,

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left