The Jerk

The Jerk

Download Turkish Subtitle

Release info

The Jerk 1979 1080p BluRay DTS-HD x264-BARC0DE
The Jerk 1979 1080p BluRay x264 DTS-FGT
The Jerk 1979 BluRay 720p 650MB Ganool ag
The Jerk 1979 720p-1080p BluRay x264 AAC-Ozlem
The Jerk 1979 720p-1080p BluRay H264 AAC-RARBG
The Jerk 1979 BRRip XviD MP3-RARBG
The Jerk 1979 720p-1080p BluRay x264-ROUGH [PublicHD]
The Jerk 1979 720p BRRip x264-x0r
The Jerk 1979 720p BluRay x264 YIFY
The Jerk 1979 1080p BluRay x264 YIFY
A Commentary by bisounours
UTF-8 srt resync ♥ Thanks Pre Ariant ♥

Tags

BluRay
720p
720
ganool
x264
1080
HD
brrip
TS
XviD
Published on: 2016-01-10
Downloads: 36
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Ben bir evsiz deðilim.

Ben bir gerzeðim.

Bir zamanlar zengindim...

...güçlüydüm...

...ve güzel bir kadýn beni seviyordu.

Þimdi hayatta sadece iki þeyim kaldý...

...dostlarým...

...ve...

...termosum.

Hikayem ne mi?

Tamam.

Benim için hayat hiç kolay olmadý.

Fakir bir zenci olarak doðmuþum.

O günleri hatýrlýyorum.

Ailemle verandada oturup...

þarký söyler, dans ederdik...

Mississippi'de.

- "Ey Tanrým! - "Pamuk toplayalým.

- "Ey Tanrým! - "Her gün bir balya

- "Eðilip kalkalým. - "Pamuk toplayalým.

- "Eðilip kalkalým. - "Her gün bir balya.

- "Ey Tanrým! - "Pamuk toplayalým.

- "Ey Tanrým! - "Her gün bir balya.

- "Ey Tanrým! - "Pamuk toplayalým.

Umarým herkes acýkmýþtýr.

- Ben açým. - Ben de bunu bekliyordum.

Mýsýr ekmeði geldi.

Lahana yaptým. Bir de çok sevdiðiniz domuz iþkembesinden.

Anneciðim, bir þey unutmadýk mý?

Hayýr, unutmadým. Bugün Navin'in doðumgünü.

Mutlu yýllar!

Navin'in doðumgünü!

Ve senin için en sevdiðin yemeði yaptým.

Beyaz ekmek üzerine mayonezli ton balýklý salata...

diyet kola ve kraker.

- Al hayatým. - Anne, sað ol.

Bu yemeði seveceksin evlat.

Sana bir hediyem var.

- Tanrým, Elvira. - Kendim yaptým.

Bizden de yarým þiþe leylak aromalý enerji içeceði.

Ben de bu resmi yaptým.

- Al. - Teþekkürler.

Ben de sana çakmaðýmý veriyorum.

Baba, bu çakmak savaþtan beri sende.

Saðol.

Herkese teþekkür ederim.

Tanrý bizi korusun...

hepimizi.

Navin!

Patatesle lahanayý uzatýr mýsýnýz?

- Navin, hayatým. - Özür dilerim, partiyi berbat ettim anne.

Partiyi berbat falan etmedin.

Sana kraker getirdim.

Aç deðilim anne.

Yine kendini farklý mý hissediyorsun?

Ben buraya uymuyorum. Sanki buraya ait deðilim.

Bugün senin doðumgünün ve artýk öðrenme vaktin geldi.

Sen bizim öz evladýmýz deðilsin.

Deðil miyim?

Seni kapýnýn önünde bulduk...

ama kendi evladýmýz gibi büyüttük.

Yani ben hep bu renk mi kalacaðým?

Babun kýçý gibi kýrmýzý da olsan seni yine severdim. Sarýl bana.

Navin, sandviçini senin sevdiðin gibi alüminyum folyoya sardým.

Ýçeri gelip bizimle blues söylemek ister misin?

Hayýr, saðol Taj.

Bu þarkýlarda bir þey var.

Beni bunalýma sokuyorlar.

Sarýl bana hayatým.

Ýþte oldu hayatým.

Bak ritmi yakalýyorsun, gördün mü?

St. Louis, Missouri'deki "Kurtuluþ Kilisesi'nden"...

"canlý yayýmladýðýmýz"...

ayin þarkýlarýna yer veren "bu pazarki program sona eriyor".

"Muhterem peder Wýllard Wýllman".

"Ve þimdi gece boyunca müzik".

"Hafif müzik".

- Büyükanne! - Ne oldu?

- Bak! - Ne oldu?

Radyoyu kapatma! Kapatma sakýn!

Sesini aç! Sesini aç!

Daha önce hiç böyle bir müzik duymamýþtým!

Tam bana göre! Taj! Baba!

Bu inanýlmaz. Seyredin bakýn.

Eee?

Eðer dýþarýda böyle müzik yapýlýyorsa, kim bilir daha neler vardýr!

Bu öyle bir müzik ki bana buradan gidip adam olmamý söylüyor.

- Ama Navin... - Býrak gitsin.

Madem ki artýk hayatla yüzleþeceksin...

bilmen gereken bir þey var.

- Bunu görüyor musun? - Evet.

Bu, bok.

Bu da ayakkabý cilasý.

Bok.

Ayakkabý cilasý.

Bu iþi becereceksin evlat.

Peki önce nereye gideceksin?

Galiba St. Louis'e gideceðim, çünkü radyo programýný orada yapýyorlardý.

Unutma, Tanrý çalýþaný sever.

- "Tanrý çalýþaný sever." - Evlat...

sakýn ama sakýn beyazlara güvenme.

"Beyazlara güvenme. Tanrý çalýþaný sever, beyazlara güvenme."

Yavrum.

Baba.

Pierre. Sana bir sarýlayým.

Kocaman bir adam ol, tamam mý?

- Ýyi þanslar kardeþim. - Bana kartpostal gönder.

Tamam, býrakýn da çocuk gitsin artýk.

- Güle güle. - Yapacak çok iþ var, hadi.

Umarým aradýðýn neyse onu bulursun.

Bulacaðým anne. Orada bir yerlerde olduðunu biliyorum.

Evet orada, ama hastalýk kaparsan bir doktora git ve hemen tedavi ol.

- "Doktora git ve tedavi ol." - Ýyi þanslar.

"Tanrý çalýþaný sever. Beyazlara güvenme.

"Doktora git ve tedavi ol."

Hoþçakal büyükanne!

Navin'i özleyeceðim.

Geri dönecek mi?

Sandalyesini kaldýr. Onu görmek hepimizi üzüyor.

Ýyi mi acaba?

Navin? Ýyi misin?

Beni merak etmeyin. Galiba bir araba geliyor.

Hayýr, deðilmiþ. Bu bir kamyon.

Tanrým...

küçük oðlumuza yardým et.

- Otostop çekiyorum. - Nereye gidiyorsun?

St. Louis'e. Siz nereye gidiyorsunuz?

Þu çitin sonuna kadar.

Tamam.

Adým Navin Johnson. Sizinki ne efendim?

- Geldik. - Tamam.

Getirdiðiniz için saðolun.

"Umarým bir gün size borcumu ödeyebilirim".

Ne oldu oðlum? Kayýp mý oldun?

Oynamak mý istiyorsun? Bir þey mi oldu?

Bir þey mi oldu?

Kaza mý oldu?

Biri mi boðuldu?

Yangýn mý çýktý?

Yangýn!

Herkesi uyarmamýz lazým.

Senin gibi köpekler olduðunu duymuþtum. Ünlü olacaksýn.

Fotoðrafýný çekip gazetede basacaklar!

Bu çok heyecan verici!

Hayatýmý kurtardýn!

Yangýn! Yangýn var! Yangýn! Yangýn var!

Herkes kalksýn! Uyanýn! Yangýn var!

Yangýn var! Bu köpek hepimizin hayatýný kurtardý!

Ýnanýlmaz bir hayvan bu! Müthiþ bir köpek! O bir cankurtaran!

Onun adýný da böyle koyacaðým! Cankurtaran! Ýsmin bu olacak!

Yanlýþ alarm. Yangýn falan yok.

Bayým, sakýn o köpeðin ismini "Cankurtaran" koymayýn.

- Öyle mi? - Ona "Bokkafa" deyin.

Güzel. "Bokkafa."

Bu çok heyecan verici.

Böyle yollarda geçirilen bir hayat çok heyecan verici.

Bir adam ve köpeði.

St. Louis mi?

Hayýr. Navin Johnson.

Hayýr, St. Louis'e mi gitmek istiyorsun?

- Evet, teþekkürler. - Atla.

Ben burada ineyim.

Teþekkür ederim.

- Nereye gidiyorsun? - Tuvalete.

- Anahtar olmadan giremezsin. - Anahtarý alabilir miyim?

Anahtarý yalnýzca benzin alan müþterilerime veririm.

Ben de benzin alacaðým.

Arabaný göremiyorum.

Çakmaðýmý dolduracak kadar yeter.

Þuna bak!

Bir de karým evde kalmamý söylemiþti. Neler kaçýracakmýþým!

Koca çakmaðý doldurmamý istiyorsun ha?

- Anahtar duvarda asýlý. - Saðolun.

- Yanýnda götüreyim deme. - Götürmem.

Ahbap.

Aksaçlý, sana söylüyorum!

Texaco Petrolleri'nin baþkaný olmak ister misin?

- Tabii! - O zaman oradaki klozeti temizle.

O zaman Texaco Petrolleri'nin baþkaný olabilir miyim?

Eskiden iþe sýfýrdan baþlanýrdý.

Benim için daha 10 dakikadýr çalýþýyor ve þimdiden baþkan olmak istiyor. Bu ne cüret.

Çalýþmaya baþla!

Ama efendim, ben burada çalýþmýyorum ki.

Saatine bir dolar on sent versem bile mi?

"Sevgili ailem, "bir benzin istasyonunda harika bir iþ buldum".

"Ne kazandýðýmý söylemek istemiyorum"...

"ama inanýn bana çok para!

"Size 2 dolar gönderiyorum!"

Ne iyi çocuk!

"Çalýþmak çok zevkli "ve Bay Hartounian çok iyi bir insan".

"Bana nasýl sabýrsýz olunacaðýný öðretiyor".

"Artýk iþe dönmem lazým. Bütün gün oturup mektup yazdýðýmý mý sanýyorsunuz?"

- Burada mý uyuyorsun? - Evet. Mahzuru yok ya?

Benimle gel. Sana kalacak güzel bir yer göstereceðim.

Lþýðý aç. Burayý seveceksin.

Sevmek mi? Bayýldým! Burasý muhteþem!

Tuvaleti bile var!

Burasý mutfak olmalý. Deðilmiþ.

Ne yaparým biliyor musunuz?

Bu duvarý söküp yerini deðiþtiririm...

More Turkish subtitles for The Jerk

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left