A Special Day (Una Giornata Particolare)

A Special Day (Una Giornata Particolare)

Una giornata particolare

Download Turkish Subtitle

Release info

A Special Day 1977 1080p Criterion Bluray DTS x264-GCJM
Una Giornata Particolare 1977 720p BluRay AVC-mfcorrea
A Special Day 1977 Criterion Collection 720p BluRay DD1 0 x264-mfcorrea
A Commentary by bisounours
Resync. UTF-8 * Thanks beyfendi2008 *

Tags

BluRay
x264
720p
720
1080
TS
Published on: 2015-10-27
Downloads: 135
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Berlin'in duygusal vedasýndan ve Almanya içindeki

yolculuðu boyunca Reich'ýn lideri onuruna düzenlenen muhteþem sevgi

gösterilerinin ardýndan Führer'i taþýyan tren Ýtalya'ya girdi.

Hitler'in Roma'ya doðru yolculuðu

Faþistlerin düzenlediði coþkulu törenler ile baþlamýþtý.

Brenner Geçidi'nden Roma'ya, Ýtalyan halký Führer'i

siyasi bir düzen içinde

ve halkýnýn içten ruhuyla selamladý.

Roma þehri,

Führer için görkemli bir ciddiyetle süslendi.

Gamalý haç, faþizmin sembolüyle buluþuyor.

Ýki ulusun bayraklarý rüzgarda yan yana dalgalanýyor.

Mussolini, Ostiense tren istasyonunda,

Dýþiþleri bakaný Kont Galeatzo Ciano'nun eþliðinde,

Ýmparator Hazretlerini karþýlýyor.

Bir top atýþý, Führer'in treninin geliþini duyuruyor.

Führer, Alman Ulusal Marþý ve silahlý kraliyet muhafýzlarýyla selamlanýyor.

Yeni Almanya'nýn Führer'i, Ýmparatorluðun kurucusu,

Ulusal þefimiz Duce ile buluþuyor.

Karþýlama anýndaki selamlamalar ve tebriðin ardýndan, Duce ve Führer

arasýndaki ilk resmi buluþma Quirinale Sarayý'nda gerçekleþti.

Ýmparatorluðumuzun kurucusuna bakanlarý Ciano, Starace ve Alfieri eþlik etti.

Kýsa bir süre sonra iki lider saraydan ayrýlýp,

üstü açýk bir tören arabasýna biniyorlar.

Onlarý izleyen arabada Ýtalyan meslekdaþlarýyla buluþan

Reich bakanlarýndan Von Ribbentrop, Hess ve Goebbels bulunuyor.

Birçok alay taburu antik hipodrom Circus Maximus boyunca

ve Viale Afrika'dan Porta San Paolo ve Porta Kapena'ya kadar dizilmiþ.

Bu bölge, eski Roma Ýmparatorluðu'ndan günümüze kalan en kutsal alanlar.

Meçhul asker anýtýnda...

heybetli bir askeri tören düzenlenecek.

Meydanýn ortasýnda kalabalýk bir lejyoner taburu görülüyor.

Führer dört Alman süvarisi eþliðinde defne yapraklarýndan yapýlmýþ,

gamalý haç ve kýrmýzý kurdelelerle bezeli bir çelengi...

Meçhul Asker Anýtý'na býrakýyor.

Ýki lider, meçhul kahraman için hazýr olda saygý duruþunda bulunuyorlar.

Bir emir üzerine sayýsýz kýlýç göðe yükseliyor.

Aðýr tempolu bir marþ çalýnýyor.

Lejyonerlerin göðüsleri, erkekçe bir coþkuyla kabarýyor.

Bu, lejyonun savaþ marþý.

Ýnsan onu dinlerken, Mussolini'nin savaþçý ruhlu

lejyonerlerinin zorlu çarpýþmalarýn ardýndan

nasýl da kahramanlýk ve fedakarlýk kelimeleriyle

eþ anlamlý hale geldiðini anlayabiliyor.

Führer'in ölümsüz þehirdeki ilk günü

dev bir kalabalýðýn önünde sona eriyor.

Ziyaretin doruk noktasý, Ýtalyan ordusu yarýn Via dei Fiori Imperiali'de

Hitler'in önünde resmi geçit yaptýðýnda yaþanacak.

Müttefik olmak için yaratýlmýþ iki ulusun arasýndaki

barýþ anlaþmasýný güçlendirecek bu tarihi olayý kaçýrmayacak.

Umberto!

- Umberto, Kalkýyorsun. Haydi. - Tamam, anne!

Fabio, Arnaldo. Kalkma zamaný.

Romana, banyoya önce sen gir.

Maria Louise, kalk haydi.

Emanuele.

Emanuele, uyan, geç oldu.

Sabahýn beþinde canýmý sýkmasan.

Aslýnda saat neredeyse altý.

Altý mý? Neden daha önce uyandýrmadýn?

Üç kere seslendim.

- Bu kadar mý? - Ama sert yaptým.

Maria Louise kalk, herkesi bekletirsin, Hitler'i bile.

Görüyor musun, saat altý olmuþ. Jimnastiðe zaman kalmadý.

- Gece erken yatsaydýn. - Nedenmiþ?

Ýnsan erkek arkadaþlarýyla kaðýt da mý oynayamayacak?

Tabii, "arkadaþlarýyla".

Litto, haydi. Kalk artýk.

Uykum var.

Çocuðu bu saatte kaldýrmak doðru deðil.

Bakýn, geç kalýrsanýz beni suçlamayýn.

- Haydi, Umberto, geç oldu. Giyin artýk. - Fabio!

Öbürünü de.

- Tuvalet dolu mu? - Haydi, Fabio.

Maria Louise, yüzünü mutfakta yýka.

Fabio, çabuk ol, baban bekliyor.

Ýtme. Önümden çekil.

- Önce ben geldim. - Hayýr, gelmedin.

- Þimdi patlatýrým. - Patlatýrmýþ! Komiksin.

- Çizmelerim? - Komik kimmiþ, gösteririm.

- Umberto, Littorino'nun balýk yaðýný ver. - Kes sesini, ortadan yok olsan, sersem!

On bir, on üç.

Yarýn tamirciye götürürüm, topuklarý aþýnmýþ.

On dört. Dün niye düþünmedin? On altý, on yedi, on sekiz.

Bana salak diyene bak, sen kendini ne sanýyorsun, Marlene Dietrich misin sanki?

Küçük kardeþler keþke görülse ama duyulmasa...

- Törene mi yoksa dansa mý gidiyorsun? - Ne istiyorsun?

Yugoslavya, Dalmaçya'nýn Yugoslavlara ait olduðunu söyledi:

“Sýkýysa görelim!”

Hep kötü laflar! Hep kötü laflar!

Törende söyleyeceðimiz þarký Vatansever bir parça.

- Olabilir, ama çok kaba. - Ýtme.

Kim itiyormuþ? Önümden çekilsene.

- Anne, bir þey söyler misin? - Defol git!

- Bu da kim böyle? - Nereden bileyim?

Azize Katherine olmadýðý belli. Utanmýyor musun?

Babana söylerim temiz bir dayak yersin.

- Ama bana o verdi! - Eminim.

Oðlunun saðlýðý bozulmuþ. Onun derdinde mi ki.

Böyle yaparsan kör olursun. Rahibe sor bakalým, yarý kör olana.

- Uzun boylu rahip mi? Hani gözleri az gören? - Evet, ona.

Kataraktý var. Aptalýn tekisin sen! Git yüzünü yýka! Komiksin!

- Sen? Sen niye giyinmedin? - Törene gitmek istemiyorum.

Bravo. Sonra da seni sýnýfta býraksýnlar. Neden gitmek istemiyorsun?

Okulda herkes þiþmaným diye dalga geçiyor.

Þiþmanlýk güzellik demektir. Haydi, git giyin.

- Anne, gömleðim delik. - Artýk çok geç.

Maria Louise, süte bak da taþmasýn. Fincanlarý getir.

- Törenden sonra yiyecek verecekler mi? - Ordu açlýktan ölmene izin vermez.

- Anne, bana þunu takar mýsýn? - Maria Louise.

Kalk bakalým.

Çek!

Haydi geçir. Sersem! Anne. Littorino giyinmek istemiyor.

Kolum içerde kaldý.

- Daha dikkatli olamaz mýydýn? - Ne? Böyle mi gideyim?

- Anne, cumartesi ponponumu çaldýlar. - Sümkürmek istiyorsan, bana aldýrma.

Ne var? Sen de sürtük gibi giyiniyorsun!

- Cumartesi ponponumu çaldýlar! - Ponpon deme. O yabancý kelime.

Kurdele de, þerit de, bilmiyorum, Ýtalyanlaþtýr. Pompono de!

Sen de eve getirdiðin dergileri Ýtalyanlaþtýrsana.

Ne diyorsun? Anneniz bu sabah ters tarafýndan kalkmýþ gibi.

Anne, cumartesi törende benim þeyimi çaldýlar. Þimdi ne diyeceðim?

- Sadece iki elim var? - Haydi, acele edin, bütün gün bekleyemeyiz.

- Biz törene Circus Maximus'da katýlacaðýz. - Biz Axum'un oradayýz.

Hâlâ hazýr deðil. Çýkmadan önce yataðýný yapmayacak mýsýn?

Ne kadar üzüldüm.

- Ama bu beyaz. - Þimdi siyaha boyayacaðým!

- Kahvaltý hazýr mý? - Hazýr, hazýr!

- Önden gideceðim! - Haydi, yürüyün. Hep yolu týkýyorsun.

- Bana dokunma. - Kapa çeneni salak.

- Bekle. Þapkan. - Hoþça kal anne.

Eðer çiþin gelirse takým þefine sor. Geçen seferki gibi pantolonuna iþeme.

- Ama sormuþtum zaten. - Haydi, gidelim.

Madem evdesin, bari takýmýmý ütüle. Mavi olaný.

Yarýn Rinaldo'nun terfisini kutlamak için arkadaþlarla yemeðe gideceðiz.

- Onu tanýyorsun, deðil mi? - Hayýr, tanýmýyorum.

- Tanýyorsun. Arþiv bölümünden. - Hayýr, tanýmýyorum.

- Hoþça kal Antonietta. - Hoþça kal.

- Günaydýn Doktor. - Sevgili Tiberi.

- Sýký tutun, General. - Dikkatli olun.

Gördüðünüz her þeyi bu gece bana anlatmalýsýnýz. Her þeyi.

- Günaydýn. - Günaydýn.

- Günaydýn. Katýlmayacak mýsýnýz? - Hayýr.

Tabii, hizmetçiniz yok. Pardon, düþünemedim.

Hoþça kal, Antonietta. Hoþça kal.

Bir tane anne var.

Hâlbuki en az üç tane lazým.

Biri temizlik için, diðeri yemek yapacak.

Üçüncüsü de yani ben... Hiç yataktan çýkmayacak.

Artýk baþlayabiliriz. Marmalade.

Antoneta...

Önce yataklar.

Dokunma.

“Pigmlerin Yurdunda”

Sahiden de sülüklere benziyorlar.” “Ýtalyana saldýrýn”

"Bu kadar ufak insanlarýn böylesine gaddar olabileceklerine inanmazdým."

Lanet olsun! Kaçýþ için tek þansýmýz var.

Antoneta...

Adým Antonietta, Antoneta deðil,

ya doðrusunu öðren ya da hiç seslenme. Tamam mý?

Bu sabahla sana harcayacak vaktim yok.

Bütün günümü seninle geçirmeye vaktim olduðunu sanýyorsan bir daha düþün.

Þimdi kenevir çekirdeði vereceðim keyfin gelir.

Rosmunda. Nereye, buraya gel!

Rosmunda. Geri dön dedim.

Komik mi sanýyorsun? Lanet olsun, Rosmunda!

Ýþte böyle, akýllý kýzým. Orada kal. Sakýn kýpýrdama, tamam mý?

Onu nasýl yakalayacaðým?

Oradakiler! Siz.

Bakar mýsýnýz, Rosmunda kaçtý.

Rosmunda kaçtý. Ýnsan adý olsa da o bir papaðan.

Hani þu konuþan kuþlardan.

Pencerenizden onu yakalayabilirim. Tabii izin verirseniz.

Lütfen.

Ýzninizle. Ýþte, haydi güzelim gel. Gel, mama getirdim sana.

- Dokunma. - Hayýr, bak burada. Haydi, anneye uç.

Dokunma!

Dünden beri mama yemedi. Çok açtýr.

Haydi, gel yanýma. Rosmunda!

- Buraya gel. Bak iþte yemin. - Affedersiniz, bayan.

- Yemi buraya koysanýz, bakalým alacak mý? - Buraya mý?

Rosmunda!

Buraya. Ýþte böyle. Gel. Ýþte buradasýn. Tuttum.

Evet, evet, evet.

Sizi rahatsýz ettiðim için üzgünüm. Ama o ailemizin üyesi sayýlýr.

Eðer kaçsaydý, bu akþam mahvolurduk.

Geçit törenine gitmediðiniz için çok þanslýyým.

Ben de gitmek isterdim

ama uyandýrýlýp giydirilecek bir koca ve o kadar çocukla...

Kaç çocuðum var biliyor musunuz?

Hayýr, hiç sorun deðil.

Hayýr, altý çocuðum var diyordum,

bir tane daha olursa hükümetin kalabalýk ailelere verdiði þu ödülü alabileceðiz.

Tabii sizi pek ilgilendirmiyor.

Neden gülüyorsunuz?

Gülüyorum, çünkü bak hayat deðiþik anlardan oluþur

ve bazen de gülme aný gelir. Ýþte, birdenbire sanki ani bir hapþýrýk gibi.

Size de olmadý mý hiç?

Bana gülüyorsunuz.

Hayýr, hayýr öyle olsa bile size teþekkür etmeliydim.

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left