The first 200 lines.
Ne yapacağınızı biliyorsunuz. Maça hazırlanmam gerek.
-Kahretsin. -Bay Jeffries!
İmzanızı alabilir miyim?
Evet. Tabii evlat. Ricky!
Kaşe mi?
Rica ederim evlat. Okulu bırakma. Jamal gibi ol.
Jamal'dan bir canavar smaç daha. Çocuk bu gece coşuyor.
Kenny, işte bundan bahsediyorum.
Altı maçlık ceza ona iyi gelmiş. Kafası yerinde.
-Gel de bundan biraz al oğlum. -Göster bakalım kendini Şirin?
Göreyim seni hadi Koca Şirin. Ha?
Güm! Biri beni yakalasın.
Üstüne mi çıktım? Üstüne mi çıktım?
Biraz daha iyi oynasaydın belki ağlamazdın.
Biraz daha uzun olsaydın. Birazcık daha uzun.
Yine başlıyoruz.
-Bu ne şimdi dostum? -Geçmene izin mi verecektim?
-Bu beşinci mi? -Evet.
İşte sorun bu. Jamal'ın beşinci faulü oldu.
Bir tane daha yaparsa bugünlük işi biter.
Bu, diskalifiye konusunda takım rekoru olur.
-Hearn, Jeffries'in yerine gir. -Hocam topa hamle yapıyordum.
Maçı izlemelisin. İyi bir maçı kaçırıyorsun.
-Jamal, çıktın dostum. Ben giriyorum. -Hiçbir yere gitmiyorum.
-Git başkasına el ver. -Mola!
Mola!
Bu yetenek doğuştan bebeğim. Kıskanma!
-Jamal, çıktın. -Ne demek çıktım?
Çıktım mı? Nereden çıktım koç? Ne yapacaksın, beni kovacak mısın?
Koç benim. Kararları ben veririm.
Bekle. Kararları sen verebilirsin ama tüm sayıları ben atıyorum.
Koç, şunu görüyor musun? Skor tabelasına bak.
O benim dostum. Bu lanet takımın koçu olabilirsin ama takım benim.
Bu ligde benim gibi bir oyuncu için canını vermeyecek tek bir takım yok.
-Seni alabilirler. -Öyle mi? Sen de şunu alabilirsin...
Koç.
Evet, yuhalayın bakalım. Yuhalayacak bir şey mi istiyorsunuz?
Ha? Şuna ne dersiniz?
-Evet, size de yuh. -Yuh!
Evet, evet, yuhalayın. Evet, size de yuh.
Bu, hayatımda gördüğüm en iğrenç sportmenlik dışı davranış.
Ya şuna ne dersiniz?
-Tanrım! -Vazgeçtim, ikinci en iğrenç davranış.
-Alın bakalım! -Tanrım.
Hoşunuza gitti, değil mi hanımlar?
Şimdi nasıl buldunuz beni?
Dün gece Beat takımının oyun kurucusu Jamal Jeffries
Charlotte Arena'da duşa girmeye biraz erken karar verince
taraftarlara, beklediklerinden
çok daha fazlasını verdi.
Küçük dostuma merhaba de.
Şimdi nasılım?
Büyütülecek ne var bilmiyorum. Hepimiz çıplak doğarız.
Çıplak olmayı seviyorum. Sen sevmiyor musun?
J.J. bu gece kendini kaybetti ama olur böyle şeyler.
Bence profesyonel sporcular olarak çocuklara örnek olmalıyız
çünkü toplumda bizi örnek alıyorlar.
Hey Rasheed, berbatsın!
Gel de yüzüme söyle mankafa.
Lig bu durumda ne yapmaya karar verirse versin
bizim tarafımızdan bir itiraz gelmeyecek.
Basketbol komisyonu daha sonra bir basın toplantısı düzenleyerek,
ligin hangi cezaları uygulayacağını açıklayacak.
Jamal’ın menajerinin görüşünü almayı başardık.
Bugün Jamal'la konuştum.
Doğal olarak, kontrolü kaybettiği için oldukça pişmanlık duyuyor.
Hatta tam şu anda
uygunsuz davranışlarını sessizce gözden geçirdiğini biliyorum.
Ver bana, ver bana.
Bu oyunu seviyorum bebeğim!
N'aber? Eğleniyor musunuz? Herkes eğleniyor mu?
Üç hatun olmazsa keyfim yerine gelmez.
Eller havaya.
Şuna bak, dışarıda üç tane sürtükle takılıyor.
Kızım, buna nasıl katlanıyorsun bilmiyorum.
Tatlım, bu heriflerin hepsi köpek.
Ama bir köpek kulübesinde uyuyacaksan, burası gibi görünse iyi olur.
Doğru.
Hadi bakalım! Devam et!
Hey, hey! Telefonu duyduğunu biliyorum!
İş konuştuğumu görüyorsun. Telefonu aç. Git, telefonu aç!
Sağır değilim.
Klonlama işini tekrar düşünmeliyim.
Evet!
-Telefon var. -Ne yapmamı istiyorsun? Meşgulüm.
Burada olmadığımı söyle.
Üzgünüm, Ruby Teyze...
-Ruby Teyze mi? -...ama Jamal telefona gelemiyor.
Dışarı.
Beni duydunuz. Dışarı!
Oğlum, senin derdin ne? Aklını mı kaçırdın?
Tamamen kafayı mı yedin sen?
Seni aramaya hazırdım...
Seninle konuşurken sözümü kesme.
-Biliyorum ama... -Sözümü kesme dedim!
Peki efendim.
Dün gece burada oturmuş kız arkadaşlarımla maçı izliyordum
ve bir de baktım ki senin çıplak kıçını izliyorum.
Televizyon rehberine baktım Jamal, ve hiçbir yerinde
yeğenim Jamal'ın cılız kıçını Kanal 18'de göreceğim yazmıyordu.
Biliyorum Ruby Teyze ama...
Sırf canın öyle istedi diye her istediğini yapabileceğini mi sanıyorsun?
Seninle konuşurken bana cevap ver evlat!
-Ama az önce sözünü kesmememi söyledin. -Ne dediğim umurumda değil.
Bir dakika. Oradan gelen müzik sesi mi?
-Parti mi veriyorsun? -Hayır. Şu aptal kız televizyonu açtı.
Sen... Biliyor musun? Tansiyonumu yükseltip
bu saçmalık yüzünden kendimi üzmeyeceğim.
Sakin ol.
-Evet, derin bir nefes al. -Aman Tanrım.
Televizyonda senden bahsediyorlar J.J!
-Televizyonda benden mi bahsediyorlar? -Bu telefonda yankı mı var? Evet!
-Aç şunu! Kapatmam lazım! -Alo?
Ligin artık canına tak etti.
Profesyonel basketbol yönetimi artık eli kolu bağlı oturup
oyuncularının bu oyunun dürüstlüğüne zarar vermesini izleyemez.
Bugün itibarıyla Jamal Jeffries süresiz olarak uzaklaştırılmıştır.
Başka soru yok, lütfen.
Bunların hiçbirini dert etmeyin millet.
Bunların hepsi geçecek. İşler böyle yürüyor.
Kardeşinizi ezmeye çalışıyorlar işte. Nasıl yaptıklarını bilirsiniz.
Basketbolun Jamal Jeffries'e ihtiyacı var. Bu olay unutulup gidecek.
Unutulacak. Güvenin bana.
Hayır, cuma günü bana uymaz.
Biliyor musun? Seni sonra aramam gerekecek.
Chippendale'den müşterim çıkageldi.
Evet, tamam. Hadi hoşça kal. Selam, Jamal.
Ne haber bebeğim? Bana dürüst ol.
Bir saat önce Beat ile konuştum ve sözleşmeni feshetmişler.
Beat için kötü olmuş. İstedikleri kadar feshetsinler.
Benim param garanti. Jamal'ın sözleşmesi garantili.
Garantiliydi.
Evet. Sözleşmede "ahlak maddesi" denen küçük bir şey var
ve senin de pek ahlakın var gibi görünmediği için
sözleşme hükümsüz, sadık yardımcısı da geçersiz kalıyor.
Yani yardımcı sensin, değil mi? Öyleyse paranı hak edip telefonlara sarıl.
Beni diğer takımlara pazarla. Hadi bakalım Tonto, iş başına.
Bütün günümü aşağı yukarı böyle geçirdim.
Her takımla konuştum, istisnasız her takımla.
Kimse seni istemiyor. Neden biliyor musun? Çünkü sen sorunlu bir tipsin.
O zaman boş ver onları. Salla. Jamal'ın onlara ihtiyacı yok.
Beni Avrupa'ya gönder. Yabancı kadınları severim.
Biliyor musun, aslında fena fikir değil.
Ancak maalesef, ona boşuna "World Wide Web" demiyorlarmış.
-Yani hapı yuttun. -Onu geç.
Peki ya CBA? Globetrotters'a ne dersin?
-Yani, bir şeyler bul işte. -Globetrotters mı? Eğlenceli olurdu.
Hayır. Kimse seni istemiyor, Clippers bile.
-Arkadaşım olduğunu sanıyordum Lorne. -Bak işte, sorun da bu ya.
Arkadaşın değilim. Menajerinim.
Menajerindim. O da artık geçersiz.
Bekle. Ne diyorsun? Artık menajerim olmayacak mısın?
Evet, bitti. Menajerin olamam. Bu saçmalık.
Ama sana iyi şanslar dilerim. Gerçekten.
Umarım paranı akıllıca yatırmışsındır
çünkü yakın zamanda taze para geleceğini sanmıyorum.
Duymama bile gerek yok. Paralar bende.
Jamal Jeffries'in bir sürü parası var.
O yüzden beni merak etme. Tamam mı? Jamal Jeffries'in durumu sağlam bebeğim.
Meteliksiz mi? Ne demek meteliksizim?
Artık hiç paran yok dostum. İflas bayrağını çektin.
İflas mı? Nasıl oldu bu?
-Aptal mısın? Para yok dostum. -Söyle bana Bay İşletme Müdürü
-tüm paramla ne yapıyordun? -Hepsini harcadın.
-Hepsini mi harcadım? -Aynen öyle. Hepsini harcadın.
-Ben mi? -Belki çok fazla kürkün vardır.
-Neden beni durdurmaya çalışmadın? -Denedim dostum.
-Denedin mi? -Tabii ki denedim.
Hey, Tina!
Bebeğim, her şey yoluna girecek. Kesinlikle girecek.
Hâlâ modellik yapabilirsin.
Eskiden kazandığıma kıyasla çerez parası olur
ama komisyonun aklı başına gelene kadar bizi idare eder.
Hadi bebeğim. Neredesin?
Yatak odasındayım. Bir dakikaya çıkarım.
Hadi ama. Dünyada o kadar makyaj yok.
Zor birkaç gün geçirdim, biliyorsun. Bana masaj yapıyor olman lazım.
Banshees.
-Kontrolü kaybediyorlar. -Ve geri döndüler.
Kapışmaya hazırım. Ya siz?
-Biletlerinizi bugün alın. -Seninle kapışırım.
Seninle bütün gece kapışırım.
-Kadın basketbolu mu? Şaka gibi. -Jamal, ben gidiyorum.
Tamam. Hazır çıkıyorken bana yiyecek bir şeyler alsana.
Ben...
Bebeğim, ne yapıyorsun? O en iyi bavulum.
İşlerini kolaylaştırma. Şunu koy...
-O ne? -Eşyalarım. Seni terk ediyorum.
Ne demek terk ediyorsun?
Senin gibi yalancı, aldatan biriyle kalmamın tek sebebi
zengin ve ünlü olmandı.
Ama artık ikisi de değilsin, o yüzden ne anlamı var?
Neden bahsediyorsun?
Peki ya burada gördüğün onca sevgi ne olacak?
Onu paketledim. Pilleri de. Hoşça kal Jamal.
Git bakalım. Git. Evet, geri gelmeye çalışırsan
listenin en altından başlaman gerekecek.
Tabii, tabii. Bu yüzden senin gibi bir çulsuzu bırakıyorum.
Evet, ayrıca ayakların kokuyor!
Beni dinle. Bu işi kazanmak istiyorsan her şey çok basit.
No comments yet. Be the first to leave one.