Euphoria

Euphoria

Download Turkish Subtitle

Season 1

Release info

Euphoria US S01E03 Made You Look 720p AMZN WEB-DL DDP5 1 H 264-KiNGS
Euphoria US S01E03 Made You Look 1080p AMZN WEB-DL DDP5 1 H 264-KiNGS
A Commentary by RagnarLothbrok
Translated by ichabodonline

Tags

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
1080
720p
720
Published on: 2020-05-11
Downloads: 224
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Kat 11 yaşındayken

ailesi ile birlkite Jamaica'ya tatile gitti.

Yardım edin! Birisi şu denizanasını üzerimden alsın!

Okyanustan nefret ettiğinin çabucak farkına vardı.

O andan itibaren Kat'in çok daha iyi bir hayatı oldu.

Demek istediğim, hayatı harika değildi

ama kendini öldürmekle ilgili fanteziler de kurmuyordu.

Bu yeterince iyiydi. Yeterince popülerdi, yeterince akıllıydı.

Gerçekten harika olan tek şey ise Danieldı.

Daniel bir rüya gibiydi, gözalıcı, gerçekten hoş.

Her gece yatmadan önce onunla mesajlaşarak şöyle söyleyecek türden bir çocuktu...

El ele tutuşup koridorda yürüyebilmeleri için

her sabah okulun önünde onunla buluşacak türden bir çocuktu.

Daniel'ın ona olan yakınlığını,

onda tam olarak ne bulduğunu hiç çözemedi.

Sadece bunun çok iyi hissettirdiğini biliyordu.

Her neyse. Önemli değil. Uğursuzluk getirmemek en iyisi.

- Bir tane daha alabilir miyim? - Tabii.

O aptal adada kaldıkları sekiz gün boyunca

Kat 72 tane virgin piña coladas içti.

Cennette gibiydi.

Ve daha sonra eve döndüler.

Aman tanrım. Ne oldu?

Kat Jamaica'ya gitmeden önce 48 kiloydu

döndükten sonra ise çok kilo almıştı.

Sığ hadi!

Yaşıtlarına göre boyunun uzunluğuna rağmen

vücudu fazladan 9 kiloyu barındırmaya hazırlıklı değildi

Bu çok aşikardı.

Kat fazlalıklarını saklamak için elinden geleni yaptı.

- İki sweatshirt mü giyiyorsun? - Hayır.

En azından Daniel bunu çok önemsemedi.

Kat bu yüzden ondan hoşlanıyordu. O insanların düşüncelerini kafaya takmazdı.

Her ne sebepten olursa olsun, ondan hoşlanıyordu

ve fazladan 9 kilo bunu asla değiştiremeyecekti.

4. sınıfa kadar.

Bu Daniel'ın elyazısı bile değildi.

Kendra Sutherland'ınkiydi.

Neyse, ikisini de siktiredin.

Daniel'dan gerçekten hoşlanmıyordu. Daha sadece 11 yaşındaydı.

Ve 11 yaşındayken herkese ve her şeye aşık olabilirdiniz.

Bu gerçek aşk değildi.

Gerçek aşk, onsuz vârolamamaktır,

ayrı kalmaktansa ölmeyi göze olmak,

ve tüm dünya kararıp, hiçbir şeyin önemi kalmadığında

o kişinin yanında olduğunu bilmek.

Bilmeni istiyorumki varım. Bütünüyle varım.

140 yıl sonra ilk kez,

Tamamen kaybettiğimi sandığım bir şeyi hissettim.

Beni bekleyeceğini söyle.

Birbirimizi seviyoruz.

Gerçek aşk budur ve onlar da seven adamlardı.

Asla terk etmeyecek, hayal kırkıklığına uğratmayacak, ve kalp kırmayacak adamlar.

Aşkından yanıp tutuşturabilecek adamlar.

Kat liseden önceki yaz, hayran kurgusu yazmaya başladı.

Yıl sonuna doğru, Tumblr'daki

en üretken yazarlardan biri haline gelmişti.

Alternatif evrenleri bir araya getirmesiyle ve 18 yaş üstü hikayeleriyle tanınıyordu.

Ama onu ünlü yapan şey ise "İlk Gece" adlı hikayesiydi.

7,000 kelimelik, fazlasıyla tanınan öykü

Larry Stylinson'ın komplo teorisini konu alıyordu.

One Direction'dan Harry Styles ve Louis Tomlinson gizlice sikişiyordu.

"Take Me Home" turunun ilk gecesiydi.

Londra, bu gece sizin için küçük bir parçamız var!

Louis aşırı derecede gergindi.

Ağzı kurumuş, avuç içleri terliyordu.

Aniden Harry'nin vücudunu ona dayadığını hissetti.

Harry Louis'in sert vücudundan yayılan yüksek gerginliği hissedebilirdi.

- Ne yapıyorsun? - Seni sakinleştiriyorum.

- Sen benim en iyi dostumsun ve işte dostlar bu günler için vardır.

- Ama Harry, ya biri görürse? - Bırak görsünler.

Harry Louis'i rahatça ağzına alırken,

büyük bir hazla sikini yalamaya başladı.

Kat'in astımı yok ki.

Sadece kilolu ve egzersiz yapmak istemiyor.

"İlk Gece," yayaınlanalı ilk 72 saatinde

184,265 yorum aldı

ve üç hafta sonra Kat 53.000'den fazla takipçi topladı.

İnternette çok popüler biri haline geldi.

Ama gerçek hayatta kimse onun ünlü olduğunu bilmiyordu.

Ve internette ise hiç kimse onun sıkıcı bir hayatı olduğunu bilmliyordu.

Çıkar şunu.

Sürekli olarak takipçilerine

okulundan, kasabasından ve diğer herkesten

ne kadar nefret ettiğini anlatmakla ilgili fanteziler kurardı.

Onlardan okulu kuşatarak sabah zilinden

hemen sonra ortaya çıkıp savaşa hazırlanmalarını isterdi.

Kraliçelerinin serbest bırakılmasını talep ederlerdi.

Ve eğer içlerinden biri karşı çıkarsa...

Korkutucu olan şu ki, onu gerçekten öldürürlerdi.

O ne istese yaparlardı.

İşte onu bu kadar seviyorlardı.

Ama, onun kim olduğunu ve nasıl göründüğünü bilmiyorlardı.

Benim, ThunderKitKat.

Ve sonra o video ortaya çıkmıştı. Onun kim olduğunu öğrenseler de

onu yine de seviyorlardı.

Ve sadece sevmekle kalmayıp, onu sikmek istiyorlardı.

Merhaba, Ben Rue. Ben bir bağımlıyım.

Merhaba, Rue.

Ve 60 gündür temizim.

Kayıtlara geçsin, doğruyu söylemiyorum.

Aslında gerçekten iyi gidiyordum.

Ama bütün o yüzü dövmeli...

uyuşturucu satıcısı olaylarından sonraki sabah

Başım... biraz belaya girdi.

Siktir.

16 saat ortalıktan kaybolmak gibi.

Neredeydin?

- Üzgünüm. Telefonumun şarjı bitmiş. - Hadi ordan. Uyuşturucu kullanıyorsun.

- Uyuşturucu kullanmıyorum. - Neredeydin o zaman?

Ve neden telefonlarımı açmıyordun?

- Ve neden eve gizlice girmeye çalışıyordun? - Biriyle birlikteydim.

- Kim? - Bu... önemli değil anne.

Önemli, Rue.

Önemli. Uyuşturucu kullanıyorsun.

Gia, uyumaya devam et.

- Rue, sen... sen iyi misin? - Ben iyiyim. Uyumaya devam edebilirsin.

O iyi, bebeğim. Sorun yok, yatağına git. İyi geceler.

Sabahın 5:30'unda bu evde elini kolunu sallayarak

yüzüme karşı yalan söylemene izin vermeyeceğim.

O yüzden şimdi bana doğruyu söyle. Neredeydin?

Hayatımda olup biten her şeyi sana söylemek zorunda değilim anne.

Uyuşturucu testi yapmak istiyorsan, yap gitsin.

Benim için üzülen tek kişi o değildi.

Şaka yapmıyorum, Rue. Kendini öldürecek biriyle

en yakın arkadaş olma niyetinde değilim.

Biliyorum.

Demek istediğim bu değildi..

Hayatımda zaten yeterince...

boktan şeyler yaşıyorum bu yüzden ben...

- Ben... - Anlıyorum.

Anlıyorum.

Eğer uyuşturucu kullanmayı bırakmazsan hayatında olmak istemiyorum.

Tamam.

Ciddiyim.

Biliyorum. Bırakacağım.

Söz.

Sadece benim için bir iyilik yapmana ihtiyacım var.

Pek hoşuna gitmeyecek.

Yine de şeye kadar cezalısın... bilmiyorum bile.

- Bilmediğim bir şey söyle. - Sana söyledim. Yalan söylemiyordum.

Bu yüzden temiz kalmaya karar verdim. Ve öyleydim de. Bir süreliğine.

Ama aynı zamanda bu toplantılara gelmeye devam ediyordum.

Kızım, bu gün 60. günün, değil mi?

Aman tanrım. Bu çok iyi!

Bilmemiyorum. Sadece kimsenin canını sıkmak istememiştim.

Ama, gerçekten de deniyordum, bu da bir şey sayılır en azından.

İki ay önce komadan uyandım.

Ne olduğunu bilmiyordum,

ama annem ve kız kardeşimin yüzündeki ifadeden,

anladım ki...

Her ne olmuşsa, her ne yapmışsam...

...iyi değildi.

Onları korkutmuştum.

Onları gerçekten korkutmuştum.

Ve o andan itibaren, En azından çaba gösterip değişmeye karar verdim.

Çünkü bunu onlara borçluydum.

Bunu sevdiğim ve, beni seven diğer herkese borçluydum.

En zor kısmı ise, Bunu...

...kendime de borçlu olduğumu hissetmemdi.

Ve, belki zamanla kolaylaşır.

Umarım. Teşekkürler.

Bilemiyorum. Ondan sonraki birkaç hafta biraz tuhaf geçti.

Bunu o zaman bilmiyordum ama, Jules aşık olmuştu.

Aşık oldum demiyorum.

Sadece ondan gerçekten, gerçekten ama gerçekten hoşlandığımı söylüyorum.

- Kimden? UtangaçÇocuk118 mi? - Onun adı Tyler.

Fark etmez. İkiside yavşak isimleri.

Öyle değil. Gerçekten, o çok tatlı.

- Hangi okula gidiyor? - St. Mary'e.

Özel okul.

Kıskanıyorsun.

Bunu söylemesinin aptalca olması bir yana, üstelik doğru bile değildi.

Tüm hafta boyunca çok garip davranıyordu.

Kıskanmıyorum.

Demek istediğim, tüm hafta boyunca çok garip davrandın.

- Ne? - Evet.

ne zaman telefonu elime alsam konuşmayı kesiyorsun.

- Tıpkı babam gibisin. - Ügünüm.

Sorun değil.

Sikini görmek ister misin?

Çıkar bakalım!

Ne kadar da küçük.

Kes şunu. Ver gitsin...

Bu da ne?

Hadi bakalım dışarı çık. Çok küçük,

- Bu seni asla tatmin edemez. - Kat! Yemeğe!

Onu getireyim.

Kızım.

Kat! Hey!

Ne?

Ayaklarının fotoğrafını sonra çekersin. Yemek hazır.

Görüşürüz. Seni seviyorum. Sonra görüşürüz.

Sana ailemin ne kadar çılgın olduğunu söylemediğime inanamıyorum.

Bütün hafta boyunca babamdan...

ne kadar nefret ettiğini söyleyip durdu

Yani, bunu benim yanımda yapamazsın. O benim babam.

Bilemiyorum. Sorunlu olduğunu biliyorum ama anneminde pek bir farkı yok.

Ve benimle onun hakkında hiç konuşmuyor.

Evet. Annenin seni bu duruma sokması hiç hoş değil.

More Turkish subtitles for Euphoria

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left