The first 184 lines.
Ne ekinimiz var ne de stoğumuz.
Son büyük sürü tüm hayvanları korkutup kaçırttı.
Yeni bir bölge bulabiliriz.
Zamanımız yok. Yiyeceğe ihtiyacımız var. Hem de çok ve hemen.
Bize saldıran insanlar hakkında
bildiğimiz iki şey var:
Gece geliyorlar.
ve onları gördüğünde çoktan ölmüş oluyordun.
Kaçın!
Köpek!
Elijah!
Hayır!
--- Çeviri: Henok --- İyi seyirler, sağlıklı günler
30'da görüşürüz.
Kel. Kel, Kel.
Bu sabah seni bulamadım.
Birlikte bir vardiyamız olduğunu sanıyordum.
Pardon. Bir şey çıktı.
Hâlâ benimle nöbet tutmak istiyor musun?
Eğer istemiyorsan sorun değil.
Bir sonrakinde. Söz veriyorum.
Kel.
Sen...
bu konuda konuşmak ister misin?
Konuşacak bir şey yok.
Hadi, çekin!
Selam. Bir yere mi gidiyorsun?
Atlarımızı geri almalıyız.
İçeri girdiğinde doğu duvarını görüyor musun?
Görüyorum.
Bugün yardım etmek için seçildin.
Görünüşe göre zaten bir ekibin var.
Bütün sabah yoktun.
Sensiz başladık.
Kusura bakma, Aaron. Bugün gelemem.
Yakalayacağına dair bir umudun
olmayan atları takip ettiğin için mi?
Daryl ve ben daha önce o yolu denemiştik.
Pek bir işe yaramadı.
Paketlenmiş gıdalarımız bitmek üzere,
tarlalarımız şaka gibi
ve duvarlarımız bitik halde.
Eğer o atları geri alamazsak,
bir çuval arpadan daha ağır hiç bir şeyi
yerinden oynatamayacağız.
Ya da herhangi bir şeyi toplamak için yeterince
uzağa gidersek hepimiz açlıktan öleceğiz.
Birkaç saate dönerim.
Ben de acıktım.
Annen gittiğinde hiç endişeleniyor musun?
Alıştım artık.
Yetişkinler her zaman bir şeyler yapıyor sonra da kaçıp gidiyorlar.
"Söz veriyorum, Yakında görüşürüz.
Seni seviyorum."
...bu eski zamanlardaydı, değil mi?
Şimdi söz veremezler ama yine de söylerler.
Bir daha geri dönmeyeceklerini düşünmemizi istemiyorlar.
Kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlamalrı gerekiyordu.
Kendilerini daha iyi hissetmek için söylüyorlar.
Yine de...
annem her zaman geri döner.
Evet.
Lanet olsun.
Tanrım, benim sığınağım ve gücümsün...
Sığınağım ve gücüm...
Sığınağım...
Alden.
Maggie.
Yüce İsa.
Bakayım mı?
Bak tabii patron.
İyi görünüyor, değil mi?
Yürüyebilecek durumda mısın?
- Deneyene kadar bilemeyiz. - Hop hop.
Cidden devam edeceğimizi düşünmüyorsun, değil mi?
Geri gelecekler. Devam etmeliyiz.
Tamam, bekleyin. Buradaki plan tam olarak nedir?
Plan değişmedi.
Yiyeceğe ihtiyacımız var.
Radyo kulesine gideceğiz, erzak deposunu bulup
diğerlerini bekleyeceğiz.
Peki ya diğerleri öldüyse?
Dinle, tiyatrodan anlarım.
Bu insanlar bize tam olarak
ne kadar gözü dönmüş deliler olduklarını anlattılar.
Yola koyulamayız.
Onların kullanabileceği herhangi bir yoldan geçemeyiz.
Bu boktan bir plan.
Öyleyse bana hepimizin açlıktan ölmeyeceği
başka bir plan söyle.
Doğru.
Seninleyim Maggie.
O zaman bana yardım et.
2, 3, kalk.
Olmaz.
Coco fantaastik âlemlere doğru yolculuk yapmasını istemiyorsan tabii.
Evet ama sadece bir haftalktı en fazla, değil mi?
- İyi misin? - Evet.
İyiyim. Gabriel bir görevde ve ben de
evde tıkılı kaalmaktan usandım.
Neden sordun? Siz ne yapıyorsunuz öyle*
Bekle.
Kahretsin!
Dördüncüsü tılsımlı olur.
Hadi gidelim.
İyi misin?
Bu iş bittiğinde daha iyi olacağım.
Son zamanlarda Abraham'la alakalı rüyalar görüyorum.
Eee?
Evet, bana bir şey anlatmaya çalışıyor.
Önemli bir şey olduğunu biliyorum, yapmam gereken bir şey.
Ama genellikle onu duyamıyorum
tam onu duyacakken de...
kafasından vuruluyor.
Bu karanlık bir rüya.
Evet, bunu sana neden anlattım bilmiyorum.
Evet, anlıyorum seni.
Eskiden bu rüyalar beni korkuturdu
ama şimdi anlyorum ki bu bizim için, Alexandria için bir mesaj.
Sence ne söylemeye çalışıyor?
Bilmiyorum.
Eğer bir at kulağına dokunmana izin verirse,
bu sana güvendiği anlamına gelir.
Bir yerde okumuştum.
Sence onları geri getirecek miyiz?
Atlar vahşi yaratıklardır.
Asla bilemezsin.
İki mil. Düşündüğümden daha fazla.
Harekete geçsek iyi olur.
Elini tutunca daha hızlı yürümeyeceğim.
Eee? Bunlardan birisinin
senin yüzünü parçlayacağı fikri seni endişelendirmiyor mu?
Madem korkuyorsun, neden bir işe yarayıp
onları öldürmüyorsun?
Hadi canım? Cidden bu çığlık sesine doğru mu gideceğiz?
Harika.
Agatha!
Maggie. Duncan burada.
Duncan.
Duncan.
Çok ama çok üzgünüm.
Tüm bu olanlar için.
Neden?
İyiydik.
Şanslıydık.
Bir süreliğine.
Evimize gitmelisin.
Söz ver.
Bu taraftan.
Hayır.
Hayır.
Bu olamaz.
Tamam.
Kalan diğerlerini aramaya devam edeceğiz.
Suya yakın dururlar.
Cesetlerle doluysa gitmezler.
Carol, vakit geç oluyor.
Haklı.
Bunu şimdi yapmak zorunda değiliz.
Yarın geri gelelim.
Hayır, dün Alexandria'nın bu atlara ihtiyacı vardı.
Carol...
Hadi eve gidelim.
Tekrar deneyeceğiz.
Bir dahaki sefere.
Hey.
Belki de şimdi yaparız.
Dope.
Mandıraya doğru gidiyorlar.
- Yani? - Mandırada çayırlık alan var.
Onları ağıla alabiliriz.
Hadi, gidelim.
Sakin, sakin.
Kementleri bırakın.
Neden?
Siz indirin.
Kaçmıyorlar.
Sanırım eve gelmek istiyorlar.
Hey.
Yavaş.
Karanlık ölüm vadisinden geçsem bile,
Kötülükten korkmam, Çünkü sen benimlesin..
Karanlık ölüm vadisinden geçsem bile,
Kötülükten korkmam, Çünkü sen benimlesin..
No comments yet. Be the first to leave one.