The first 200 lines.
AŞK
-Lanet olsun! -Dur. Bekle. Bir şey var...
-Çok az kaldı! Sus! -Bekle.
Bu da ne böyle?
Bekle.
-Neler oluyor? Nereye? -İşini bitirmene müsaade edeyim.
-Böyle bırakacak mısın? -Memnun oldum.
Yapma. Bir el atamaz mısın?
Kendin halledebilirsin.
Kendini becer.
Beceriyorum. Daha hızlı oluyor.
-Gözünü yoldan ayırma. -Önüne bak.
Geri geri yürüyorsun, ben mi önüme bakayım? Çok mantıklı.
Bayan Kelly
Veli toplantısı.
-Tabii. Bayan Kelly. -Beni yakaladın.
Anaokulu öğretmeni tipim yok.
Kapalı alanda sigara içmek on yıldır yasak, haberin yok mu?
Ne? Hayır. Kesin birinden duyardım.
O sigarayı yakmamalısın.
Sakin ol nöbetçi öğretmen. Kanser olan benim.
Lanet olsun.
Kanser Destek Grubu
-Bu... -Seks bağımlıları mı?
Bir oda dolusu var. Sosis partisine hoş geldin kızım.
İlkokulda mı buluşuyorsunuz? Sapıkça değil mi?
St. Patrick'in bodrumunda buluşurduk...
-Kahve iyi mi? -Daha iyilerini içtim.
-Adım Sunny. -Ne güzel.
Üzgünüm, geciktim.
Erkekler tuvaleti epey kalabalık.
-Grup lideri o mu? -Hiç sorma.
İşimizi kolaylaştırmadığı kesin.
Pekâlâ, bu tuhaf oldu.
Burada olmama gerek yok
ama şu kâğıdı imzalayabilirsen
işi daha da tuhaflaştırmadan defolup gidebilirim, olur mu?
Bugün açılışı atlayıp
yeni katılımcımızı dinleyelim mi?
Darla başlayacak.
Merhaba Darla.
N'aber? Ben de tam gidiyorum.
-Şunu imzalarsan... -Şimdiden mi?
Sorun ne? Yaptığımız bir şey mi yoksa yapmadığımız bir şey mi?
Hayır, sadece geldiğime pişman oldum.
Mahkeme emriyle katılmak zorundaymışsın.
Evet, bu işler nasıl yürüyor bilmiyorum. Yani...
Öğrenebileceğine eminim.
Neden oturmuyorsun?
Aramızda olman güzel.
Pekâlâ.
O yıl çoğu çocuk oyuncak ya da evcil hayvan aldı.
Ben bir paket sigara aldım.
Ailemde ergenliğe geçiş töreni gibidir.
Şimdi buradayım.
Yedi kardeşin en küçüğü ve tek tedavi göreni.
Cesaretin için teşekkürler Ayita.
Umarım bu grubu da ailen olarak görmeye başlarsın.
Kim konuşmak ister?
Bailey?
Tekrar hoş geldin. Epey oldu.
Nasıl gidiyor?
Sadece uğradım.
Yıllık kontrolümü yaptırdım.
Sonuçları bekliyorum.
Muhtemelen temizdir.
Tedirginliğin gayet normal.
Hepimiz yaşadık.
Başka kim konuşmak ister?
ANNEM
SNYDER BİRLİĞİ
Sesli mesaj - Annem
Bailey, ben annen.
Lütfen beni telesekretere düşürme. Teknolojiyi biliyorum.
Babanın yeni salonunun önündeki bir resmini attım.
Yakışıklı çıkmamış mı?
Şehre geldiğinde yeni yerini göstermek istiyor.
BÜYÜK AÇILIŞ
Bu arada Karen Carthright
haftaya emeklilik partisi veriyor.
Duydum ki Liz de orada olacakmış!
Sen de orada olmalısın.
İkinizi de görmek isteriz. Birlikte.
Pekâlâ, seni seviyorum.
Zamanı geldi dostum. Ciddiyim.
Masadaki fotoğraftan kurtulmalısın. Tuhaf kaçıyor.
O hâlâ... Doğru. Evet, neyse.
Biriyle yatıp geride bırakmalısın.
Yeri gelmişken kız seni kesip duruyordu. Hem de nasıl.
Git, selam ver. Kendin gör.
SPOR SALONU
Selam Liz!
Neden geldin?
Çöpçüler kutuyu alacaktı.
Defalarca almaya geleceğini söylememe rağmen.
-Üzgünüm. -Sorun değil. Bu sonuncu.
Aslında bunlara beraber bakarız diyordum.
Bunların çoğu senin. Mesela bu.
O benim değil.
Geçen yıl yaş gününde aldım. Bende de var.
Çok incesin ama bence çift pijamaları giymemeliyiz.
İkimiz de yetişkiniz.
Tuhaf, artık çizim yapmıyorum.
Dediğin gibi vaktimi daha verimli şeylere harcıyorum.
Güzel. Tamam. Gitmeliyim.
Sonra ne yapacaksın?
Belki öğle yemeği yeriz diyordum.
-Yeni bir sergi var... -Bunu konuştuk.
Başkalarıyla takılmalısın.
En azından aileni ara.
Annem endişelendiklerini söyledi. Gitmeliyim.
-Tamam. -Tamam.
Güzel. Seni görmek güzeldi.
Darla Beene!
-Evet majesteleri. -Buraya gel! Hemen!
Selam Frank. Masa yeni mi?
Beğendim.
Bu ne böyle?
Durumuna bakılırsa son köşe yazım. Sanırım beğenilmedi.
"Cuma akşamı ofiste sevişmenin keyfini
sabah kürtajı kadar bozan bir şey yok."
Hashtag sabah kürtajı!
-Komik mi sence? -Evet.
Hangisi daha kötü, bilmiyorum. Kürtaj şakası mı...
-Şaka bu... -...yoksa bu mu?
Evet!
-Hadi stajyer! -Ne?
-Becer beni! -Beceriyorum!
Masayı beğenmene sevindim. Tazminatınla ödenecek.
Ofis aşklarını yazmamı istedin.
-Sen de seks kaseti çektin. -Kürtaj mı oldun?
-Benden miydi? -Evet Franklin.
Öyle kısa sürdü ki hemen kliniğe gittim.
-Bu şaka değil. -Sağlık dersiniz yok mu?
Seni taciz davasından kurtardım.
Flört ediyordum.
Şimdi de stajyerle yatıyorsun.
Erotik bir köşe yazın oldu.
O da bir skor daha yaptı. Herkes kazandı.
Saçmalıklarına katlandım çünkü öykülerin iyiydi
ama artık samimi değiller ve doğrusu uygunsuzlar.
Yani...
Kovuldun. Sen de öyle.
Ama maaş almıyorum ki.
-Tanya, beni kovamazsın. - Beni daha sert becer!
Köşem yayınımızın ayrılmaz bir parçası.
Köşen öyle ama sen yazmayacaksın.
Köşe benim zaten.
Kadınları seks hayatlarını canlandırmaya teşvik ediyorum.
Âdeta orgazmın Oprah'ıyım.
Her kadına bir tane!
Bunu bir başkası yapacak.
En tuhaf, en müstehcen şeyleri buluyorum. Bunu başka kim yapacak?
Cümle kurabilen tek nemfomanyak değilsin.
-Bana Tanya de! -Ne?
-Bana Tanya de! -Tanya!
-Patron sensin de. -Patron sensin!
-Patron benim! -Evet!
Anlıyorum.
Çuvalladım. O sapık grubuna gitmeye devam edeceğim,
çalışanlarla yatmayacağım, sorumlu olacağım.
Çıkarken İK'ya uğra. Tazminatınla ilgilenecekler.
Tanya, ben sabıkalıyım.
Beni kimse işe almaz.
İyi olduğum tek şey bu.
Üzgünüm ama artık öykülerin mücadele etmeye değmiyor.
-Lütfen çıktığını söyle. -Tamam.
-Nereye? -Öykü bulmaya.
Bu saçmalığı kapatacak kadar iyi bir öykü.
Kahretsin! Dur.
Makyaj videolarına geri dönün.
Tanrım! Evet!
-Üzgünüm. -Sürekli olur.
Otursan iyi olur.
Rapscallion - MAHALLE BİSTROSU
Beni telesekretere düşürme. Teknolojiyi biliyorum.
-Burada ne işin var? -Hikâyeni gördüm.
Instagram'ımı rahat bırakmalısın.
Çok kötü bir haber aldım. Acaba biz...
-Harika. -Hayır.
Bir tane daha getirir misin?
Vay be. Çok iyiymiş. Buranın olayı ne ki?
Hipsterların takıldığı bir şapka barı falan mı?
Hemen gitmelisin.
-Liz, durum ciddi. -Hep öyledir.
Kendin halledebilirsin.
Teşekkürler.
Randevum onunla değil. İçki vermeyin.
-Randevun mu var? -Evet, senin de olmalı.
Şimdi git.
Tamam, üzgünüm.
Seni pek rahat bırakmadım, biliyorum ama...
Bu kez farklı. Lütfen konuşabilir miyiz?
Daha az şapka olan bir yerde.
Yani... Hepsi aynı. Sanki burada satılıyorlar.
Olmaz. Bu gece şehirden ayrılıyorum.
-Temelli mi? -Hayır.
Annemin emeklilik partisi için.
Ve bence bir süre görüşmemeliyiz.
Ama Liz...
No comments yet. Be the first to leave one.