The first 200 lines.
KARA KUVVETLERİ POSTA HİZMETLERİ
Güzel. Üsteğmen Karan Shergill.
-Emredin komutanım. -III. Pencap'a hoş geldin. Changiram!
-Yaveri sensin. -Emredersiniz.
-Koğuşu hazır mı? -Hazır komutanım.
Güzel.
Hemen Alay Komutanı'na rapor vermelisin.
-Benimle gel. -Emredersiniz.
Gel.
-Sen bekle. -Emredersiniz.
Komutanım, Üsteğmen Shergill geldi.
-Gelsin. -Üsteğmen Shergill, gel.
-Çıkabilirsin Satish. -Emredersiniz.
Üsteğmen Karan Shergill, emredin!
Rahat.
Karan, gel.
Emredin.
Sence bu çerçeve diğerleriyle aynı hizada mı?
-Efendim komutanım? -Diğerleriyle aynı hizada mı?
-Komutanım, biraz… İzninizle komutanım. -Buyur.
-Şimdi oldu komutanım. -Güzel.
Her şey mükemmel olmayınca içim rahat etmiyor.
-Karan Shergil. -Emredin!
19.00'da gazinoda ol. Tüm subaylar gelecek.
-Tamam mı? -Emredersiniz.
Çıkabilirsin.
Shergil.
-Emredin. -Binbaşı Kaushal Verma.
-Haber vermişlerdi. Kara Harp'tan. -Evet komutanım.
-Yarbay Pratap Singh hâlâ orada mı? -Evet komutanım.
Eski dostumdur.
Çok disiplinlidir.
-Akbar, Mishra, gelin. -Emredersiniz.
-Günaydın komutanım. -Günaydın çocuklar.
-Bu, Üsteğmen Karan Shergil. -Merhaba.
Yüzbaşı Jalal Akbar. O da Kara Harp'tan.
-Devreniz? -Millî Güvenlik 91, Kara 100'üncü devre.
-Bu da Dr. Yüzbaşı Sudhir Mishra. -Merhaba.
Epey fitsin Doktor Bey!
Düzenli koşuyorsun.
Komutanım, endişem Akbar için.
Yolda bayılırsa doktora ihtiyacı olabilir.
Komutanım, valizinizi koğuşa koydum.
Bir bak.
Neye? Valize mi, koğuşa mı?
-Koğuşa tabii. -Evet, valizini zaten görmüştür.
Sen geç Karan. Bunlar hep böyledir.
-Tamam komutanım. -Görüşürüz.
Duydum ki evleniyormuşsun. Bekârlığa veda partin ne zaman?
-Siz ne zaman boşsanız. -Bu gece nasıl?
Hoş geldin Karan. Buyur.
-İyi akşamlar komutanım. -Merhaba.
Yüzbaşı Manjeet Singh Dhingra.
-Merhaba, memnun oldum. -Ben de.
Üsteğmen Vishal Srivastav.
-Merhaba. -Selam.
Yüzbaşı Ramanna.
Tanrım, gördünüz mü? Ramanna gülümsedi!
Bir şey söylemedi ama gülümsedi.
Karan.
-Müsaadenizle. -Tabii.
-Komutanım. -Binbaşı Binod Sengupta.
-Merhaba komutanım. -Nasılsın Karan?
-Bu da… -Tanıştık komutanım.
Güzel!
-Akbar, yarın 21. Karakol'dasın. -Emredersiniz.
-Harekât kayıt ve analizlerini hazırla. -Emredersiniz.
-Karan'ı da götür. -Emredersiniz.
Git de neyi savunmakla görevli olduğunu gör.
Emredersiniz.
Şerefe.
-İçer misin? -Sağ olun komutanım.
Sağ ol.
Şuna bak.
Bu ödüller, madalyalar, sertifikalar,
bu alayın cesur askerleri sayesinde
birçok savaşta kazandığımız zaferlerin sonucu.
Canları pahasına cesaret gösterdiler.
Bu alay, ülkemize ve ordusuna
daima başarılar ve zaferler kazandırdı.
Artık sen de bu mirasın bir parçasısın.
Bunlar senin de ödüllerin.
Onların şerefini ve haysiyetini korumak senin vazifen.
Bir milyar insanın
inancı ve duaları da bunu yapmana yardımcı olacak.
Bize güvenen bir milyar insan var.
Sağladığımız koruma sayesinde huzurlu hayatlar sürüyorlar.
Bu güven, büyük bir şeref
ve büyük bir sorumluluktur.
-Anlıyor musun? -Evet komutanım.
Güzel.
-Şerefe beyler. -Şerefe!
Kaldır! Üzerinden! Hadi.
Hayır! Filenin üzerinden, altından değil!
Kaç kaç? Kim kazanıyor?
-Günaydın komutanım. -Günaydın. Hazır mısın?
Kıyafetleriniz koğuşta mı kalsın?
Evet. Anahtarı da vereyim, sende dursun.
-Eşin mi? -Hayır.
-Sevgilin mi? -Bilmiyorum.
-Gidelim mi komutanım? -Peki.
Hoş geldiniz komutanım. Gidebilirsin.
-Bugün oynamıyor musunuz? -Hayır Pritam Singh.
Karan, bu Astsubay Başçavuş Pritam Singh.
-Üsteğmen Shergill. -Hoş geldiniz komutanım.
Pritam Singh çok iyi adamdır. Çok deneyimlidir.
Birçok cephede, birçok savaşta görev aldı.
Sizin gibi subaylar bana ilham veriyor.
Gitmemiz gerek.
-Var ol Hindistan. -Var ol.
Burası Kontrol Hattı'na en yakın köy.
Soopra Köyü.
-Nerelisin? -Delhi.
Başkentlisin demek.
Ben Malihabad'lıyım.
Hiç duydun mu?
-Evet komutanım. -Nerede duydun?
Şimdi duydum komutanım.
Bu yol nehir kıyısından Srinagar'ı Leh'e bağlıyor.
Keşmir ile Ladakh'ı bağlayan tek yol.
Şu dağlara bak. İşte Kontrol Hattı o dağların ardında.
Kısaca KH.
Orada Hindistan ve Pakistan karakolları var.
Bugün görürsün.
-Her şey yolunda mı? -Evet komutanım, yolunda!
-Yüzbaşı Ravindran nerede? -Sığınakta.
Tamam, iyi nöbetler.
Karan, şu Pakistan karakolunu görüyor musun?
Vay canına! İnanılmaz!
Bu sütun, Kontrol Hattı'nı gösteriyor.
Arada kalan kısım, tarafsız bölge.
Kimsenin değil.
Pakistanlılar ateş açtığında mecburen karşılık veriyoruz.
İnanılmaz. Yani, Hintli olduğumu hep biliyordum
ama hiç bu kadar yoğun şekilde hissetmemiştim.
Ben Hintliyim.
İlk gördüğümde ben de öyle hissetmiştim.
Seni çok iyi anlıyorum.
Hadi içeri girelim.
LAHOR'DAN CANLI YAYIN
Bana gösterdiğiniz ilgiye ve misafirperverliğinize
hayran kaldım.
Bana eşlik eden saygıdeğer dostlarıma da teşekkürü borç bilirim.
Jammu ve Keşmir,
şu anda konuştuğumuz meseleler arasında.
Çeşitli müzakereler kapsamında bunları görüşüyoruz.
Wagah sınırından canlı yayındaydık.
Bugün, tarihî bir gün.
Bugün, Hindistan ile Pakistan, bu girişim sayesinde
iki ülke arasındaki farklılıkların çözülmesini umuyor.
HABERLER
Sırada, İngilizce haberler. İzlediğiniz için teşekkürler.
-Kestik! -Gurvinder, iyi miydi?
Müthişti.
-Romila, biri seni arıyor. -Teşekkürler.
Alo? Selam Rajiv. Buyur.
Akşam sekiz haberlerini sunacağım, ondan sonra buluşalım. Görüşürüz.
Teşekkürler.
Romi.
-Aramızda özel bir şey var. -Nasıl yani?
Şans eseri tanıştık ve sürekli birbirimize rastladık.
Şimdi de yakın arkadaş olduk.
-Kesinlikle özel bir şeyler var. -Olabilir.
Peki ya evlilik konusunda ne düşünüyorsun?
Rajiv, çok naziksin ama biz yakın arkadaşız.
Öyle kalalım.
Düşmanınla mı evlenecektin?
Beni iyi tanıyorsun, seviyorsun da. Öyle umuyorum yani.
Tabii ki seviyorum! Bunu biliyorsun.
-O zaman sorun ne? -Bunu hiç düşünmedim.
Bir düşün o zaman.
Lütfen düşün.
Çok mu üzerine geldim?
Yok canım!
Düşüneceğim.
Selam anne.
-Ne ara geldin? -Az önce.
-Yemekte miydin? -Evet.
Ne okuyorsun?
Sabah dersim var, not çıkarıyorum.
Rajiv bana evlenme teklif etti.
-Ne dedin? -Diyecek bir şey bulamadım.
Romi, Karan'la aranızda her ne vardıysa
artık geçmişte kaldı.
Evet. Öyle denebilir.
Ne düşünüyorsun?
Ömür boyu onun arkasından üzülemezsin.
Haklısın ama…
Ama ne?
Hiç.
Hadi!
-Hadi! İşte bu! -Hadi, at!
İyi atıştı!
-Yürü be Karan! -Hadi!
-Merhaba komutanım. -Merhaba Karan!
-Gördün mü? -Neyi komutanım?
Bak.
Karlar eriyor. Yaz geldi.
Kışın orası kaç derece oluyor?
-Eksi 40-50 civarı. -Gerçekten mi?
No comments yet. Be the first to leave one.