Not Yet (Madadayo)

Not Yet (Madadayo) (まあだだよ)

Download Turkish Subtitle

Release info

Madadayo 1993 720p BluRay x264-CiNEFiLE [PublicHD]
Madadayo 1993 BluRay 720p x264-Ganool
A Commentary by bisounours
NEW RESYNC. 23.976 fps UTF-8 ° Çeviri: T o x i c w o r l D °

Tags

BluRay
x264
720p
720
HD
ganool
Published on: 2015-01-04
Downloads: 26
Hearing Impaired: Yes

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Bir "AKIRA KUROSAWA" Filmi

"MADADAYO" ~Henüz Deðil~

Çevirmen: T o x i c w o r l D

Geliyor!

Dikkat!

Selam dur!

Otur!

Birileri burada sigara mý içti?

Sýnýfta sigara içilmez.

Hâlâ...

...bu dürtüye direnmekte zorlanýyorum.

Anlayacaðýnýz, ben de istisna sayýlmam.

Öðretmenler odasýnda zili duyduðumda, derse girmemek için can atarým.

Ýþte o zaman, caným daha fazla sigara ister.

Bir sigara yakarým.

Arkasýndan bir sigara, bir sigara daha yakarým.

Farkýndasýnýzdýr. Her zaman 20-30 dakika gecikirim.

Profesör, bugün neyiniz var?

"Profesör" olduðumdan beri geçen 30 eþsiz yýlda...

...iþte bu zaman boyunca...

...açýk bir musluktan akan suyu izliyormuþ gibi...

...kirli bir yere ve bir hendeðe...

...gözlerimin önünde öðrenciler kaybolup gitti.

Her birinin yüzünü hatýrlamamýn imkâný yoktur.

Evet.

Onlarýn arasýnda biri var ki;

bugün bile hâlâ hatýrlýyorum.

Bu yüz, dersleri boyunca gözleri açýk uyuyan birine aittir.

Takayama.

Uyuklama uzmaný, senin babandý.

Sýrasý gelmiþken, beyler.

Bugün bana "Profesör" diyeceðiniz son gündür.

Günün sonunda, profesörlükten istifa ediyorum.

Kitaplarým, her nasýl olursa olsun satýlabilir.

Yazarak yaþayabilirim.

Kabul etmeliyim ki, öðretmekten hoþlanmadýðým söylenemez.

Atasözünde de söylendiði gibi,..

"Ýki tavþanýnda peþinden koþan hiçbirini yakalayamaz."

Öðretmeyi býrakmaya karar verdim.

Profesör.

Býraksanýz bile bizim profesörümüzsünüz.

Babam ve arkadaþlarý da bu okulun mezunlarýydý.

Bugün bile onlar, size profesör derler.

Hatta onlar, sizin som altýn deðerinde olduðunuzu söyler.

Som altýn mý?

Aynen saflýðý bozulmamýþ bir parça altýn gibi.

Demek istediðim, sizin gerçek bir profesör olduðunuzdur.

Bir Alman Edebiyatý profesörüsünüz. Fakat, bize daha fazlasýný öðrettiniz.

Bize çok þeyler öðrettiðinizi biliyorum.

~TOKYO, 1943~

Profesör, okulu býraktýktan sonra bu eve taþýndý.

Hanýmefendi, profesörü buradan uzaklaþtýrýn.

Hep yolumuza çýkýyor.

Hayatým.

Onu giriþteki salona koyun.

Orasý, çalýþma odam olacak.

Ayný zamanda, evi sizin gibi bir kalabalýðýn...

...istilasýndan korumak için kapýcýlýk yapacaðým.

"KABUL GÜNÜ" ~Ayýn 1'i ve 15'i~

"ZÝYARETÇÝLERÝN DÝÐER GÜNLERDE GELMESÝ YASAKTIR."

Umarým bir sorun çýkmaz.

Ne?

Ev konusunda... beklediðimden çok daha ucuz.

Bu iþin içinde bir iþ olduðunu biliyordum.

Bugün þehriye almaya gittiðimde, maðazadaki bayan söyledi.

Bu ev, sýk sýk soyuluyormuþ.

Hiç kimse, burada çok uzun süre kalmamýþ.

Ve kýsa bir süre sahipsizmiþ.

Kahrolasý hýrsýzlar.

Burada çalmaya deðer bir þey yok.

Neyse, ben hâlâ korkuyorum.

Endiþelenme. Hiçbir hýrsýz buraya girmeyecek.

Kesinlikle.

Çocukluðumdan beri, hýrsýzlardan çok korkarým.

Hýrsýzlýðýn nasýl önleneceðini çok düþündüm.

Ve onlarý engellemek için bir yöntem buldum.

Gerçekten mi, profesör?

Elbette.

Saat bir.

Hýrsýzlar için mükemmel bir saat.

Ben duvardan atlayýp, kapýyý açacaðým.

Sen, buradan içeri sýzarsýn.

Bekle bir dakika. Hýrsýz gibi davranmýyor muyuz?

Hanýmýn, bize söylediklerinden endiþelenmedik mi?

Buradaki ihtiyati tedbirleri gözden geçirmeliyiz.

Bunu kontrol etmek için tek yolumuz içeri hýrsýz gibi sýzmak.

Þuna bak. Durum sahiden vahim!

Endiþelenme.

Bir hýrsýz uzmaný olmasýyla övünmemiþ miydi?

~HIRSIZ GÝRÝÞÝ~

~HIRSIZ GEÇÝDÝ~

~HIRSIZ DÝNLENME YERÝ~

~HIRSIZ ÇIKIÞI~

Ýþte baþarýmýz burada.

Hakkýndan gelmek için çalmalýydým.

O, profesörün þapkasý deðil mi?

Bunu orduda öðretmenken giydiðini duymuþtum.

Daha fazla ihtiyacý yoktur.

Bugünün bir kanýtý iþte.

Bir aile hatýrasý olacak.

Kapýyý ne yapacaðýz?

Ne olmuþ kapýya?

Kilitli deðil. Kilitlememiz gerekir.

Arkadan kilitleyip, duvardan atlasan daha iyi olur.

Haklýsýn.

Saklan.

Saklan.

- Ne oldu? - Birileri geliyor.

Kahretsin! Bir polis!

Kapý o þekildeyken, gitmemiz sorun olmaz mý?

Olmaz. O uyarýlarla, hiçbir þey çalýnmýþ olmayacak.

Bizim profesör, tam bir...

Evet. "Som altýn."

Profesör!

Davet etmenize çok sevindik.

Hadi içeri gelin.

Hepimiz oraya sýðmayýz.

Bir katip gibi görünüyorsunuz.

Yazarlarýn hepsi aynýdýr.

Ziyaretçileri uzakta tutmak için olmalý.

Böyle þeyleri okuduktan sonra, kim burada kalmak ister ki?

OZAN tarafýndan yazýlan:

"Kýzgýnlýk, ziyaretçin olmasýdýr."

"Bununla beraber, bahsedilen siz deðilsiniz."

EV SAHÝBÝ tarafýndan yazýlan:

"Sevinç, ziyaretçilerinin olmasýdýr."

"Bununla beraber, bahsedilen siz deðilsiniz."

Merhaba.

- Ýçeri girin. - Selam.

Teþekkürler.

Oldu mu?

Yeterince yastýðýmýz yok.

Bu yüzden, birini ben alacaðým.

Sanýrým, bu konuklara karþý kaba bir davranýþ oldu.

Kabalýkla neyi kastettin?

Evimde her yeri kurcaladýnýz, tüm sürme kapýlarý kaldýrdýnýz.

Siz mi iyi misafirlersiniz?

Profesör, bugün sizin ziyaret gününüz deðil.

Bugünün nesi var?

Bugün, özel bir gün.

Özel bir gün mü?

Özbe öz bir ihtiyar olduðum gündür.

Bugün, altmýþ yaþýna basýyorum.

Evet, altmýþ yýlý geride býraktým.

Gerçekten mi? Bundan haberimiz olsaydý...

...size mükemmel bir ziyafet hazýrlardýk.

Tamam tamam, böyle söylemeyin.

Þu anda savaþ zamaný, þaþalý kutlamalarýn zamaný deðil.

Tamamen unutmuþum.

Akrabalarým, biraz geyik eti göndermiþti.

Sizinle biraz geyik etine karþýlýk içkileri deðiþmenin...

...iyi bir fikir olduðunu düþünmüþtüm.

Bizde biraz bira ve saki getirmiþtik.

Ýþte bu güzel oldu.

Bu arada, buraya kaç kiþi geldiniz?

On altý kiþi efendim.

Yeteri kadar tencere ve tavamýz var mý?

Yoksa, gidip alalým.

Beyler.

Nice yýllara, profesör.

Kendi eviniz gibi davranýn.

Böyle oturdum. Çünkü, bu þekilde daha rahatým.

Tabaðýna et isteyen var mý?

Hanýmefendi, sizde bize katýlýn.

Endiþelenme. O, katýlamaz.

Asla at eti yemiyor.

At eti mi, efendim?

Bu geyik eti, deðil mi?

Ýkimizin yiyebileceðinden daha fazla geyik eti aldýk.

Bu yüzden, sizi davet etmeye karar verdim.

Fakat, sizin iþtahýnýzý düþününce bayaðý az et aldýðýmý fark ettim.

Geyik türlüsü, az bulunan, lezzetli bir yemektir.

At etiyle karýþýnca ilginç bir karýþým olmalý.

"At" ve "geyik", aptalca demek.

Anladým, profesör.

Bu da bizim aptal olduðumuz anlamýna geliyor.

Keyfimizi kaçýrmayalým.

Sýðýr eti, domuz eti ve tavuk eti bulmak, bugünlerde çok zor.

At etinin olduðunu duyunca sevindim.

Geyik türlüsüne, at eti koymanýn inceliðini keþfettim.

Buradan epey uzakta olan kasaba gidip, at eti aldým.

Bundan dolayý aðlamalýsýnýz.

Çok sevdiði öðrencileri için...

...yaþlý bir adam, yaþlý kemiklerini, at eti almak için sýzlatýyor.

Hayal edebiliyor musunuz?

Tipik bir durum, "Öðretmenimize bakýyoruz,..

...ona olan borcumuzu düþünüyoruz."

Beyler!

Kasabýn orada kendimi...

...mahcup bir durumda buldum. Yerin dibine girdim.

O at, ordu akademisinden bildiðim askeri bir attý.

Bir süreliðine eðitmiþtim.

"Oradan ne satýn alýyorsunuz, bayým?" dermiþçesine,..

...bana dikkatlice bakýyordu.

Çok utanmýþtým.

Yerin dibine girmek istedim.

Sýrasý gelmiþken beyler,..

...atlarýn bu kadar büyük gözleri olduðunu hiç fark etmemiþtim.

Hadi, artýk yiyelim.

Etler hazýr olmalý.

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left