The first 200 lines.
Teşekkürler efendim.
Her şeyi yöneticilerin bana verdiği eğitime borçluyum.
Öğrenmem ve kendimi ifade edebilmem için bana bir sürü fırsat verdiler.
Ding,
sendeki bu feraseti nasıl fark edememişim?
Sana güvenim tam.
Umarım ileride bana daha çok rehberlik edersiniz.
Daha çok çalışmam için fırsat tanırsınız.
Peki.
Son tıp başlıklı popüler konumuzdan faydalanmanın tam sırası.
Dr. Jiang ile bir röportaj yapalım istiyordum.
Aklıma ilk sen geldim.
Dr. Jiang biraz sanki...
Seninle aynı evde oturuyor gibiydi, değil mi?
İşte bu Ding.
Bu akşam fazla mesai yapmak zorundasın.
Ayrıca o röportaj da yapılsın.
Tamam mı?
Ding?
Ding?
Kendine gel, az önce seni övdüm.
İfadenden anladığım kadarıyla
bu büyük fırsatı pek istemiyorsun.
İstiyorum.
Yapacağım.
Siz genç nesilde idman eksikliği var.
3. Bölüm
[Birini kurtarınca bir şey kaybetmezsin]
Cehenneme yürüyorum.
Büyütme.
Nasıl büyütmeyeyim?
O aptal kendini beğenmişle soğuk savaş var aramızda kaç gündür.
Onunla röportaja göndermeleri beni yerin dibine sokmak değil mi?
Sessiz Tepe filmini oynayacağız desene.
İş hayatında ego diye bir şey olmaz.
Göreyim seni.
İzninle.
Bu arada, gitmeden önce
Dr. Jiang'dan randevu almayı unutma.
Sakın atlama.
Paydos arkadaşlar!
Hocam, not almıştım.
Sabah dediklerinizi de işaretledim.
Sağ ol.
Hocam, biz...
Hocam
Geniş Açıdan Jiangxi'dan röportaj için kim gelecek?
Ding Liaoliao.
Liaoliao mu?!
Niye oturuyorsunuz o zaman?
Hemen kalkın!
Geç vakitlere kadar mesai yapıp sizinle röportaja geliyor.
Gece atıştırmalıklarından söz açmayacağım
ama birkaç yiyecek ve içecek hazırlamamız lazım.
Dolapta su var.
Hocam, kendisi
sizi bu güvenli alanınızdan er ya da geç çıkaracak.
Ayrıca
Liaoliao sizin ev arkadaşınız.
Siz-
Wen Ya ve Yi Fan,
yarınki tezin çevirisini
doğrudan Juzi'ye paslayabilirsiniz.
Hocam
yarın görüşürüz.
Tamam, kaydedip direkt gönderirim.
Geldim, sonra görüşürüz.
Bir tek sen mi kaçmak istiyorsun sanki?
Benim de kaçasım var erkenden.
Sarılmak, sarılmak
Yakın olmak istiyorum sana
Sarılmak, sarılmak
Nefesini dinlemek istiyorum
Senin bu tuhaf sinirini özlüyorum
Tezinle meşgul değil miydin? Ne işin var burada?
Bir şeyler alıyordum.
Yukarı çıkalım.
Ben mesaiye kalayım sen kalk, alışveriş yap.
Yine de yakın olmak istiyorum sana Seni çok seviyorum
Sarılmak, sarılmak
Yakın olmak istiyorum sana
Sarılmak, sarılmak
Nefesini dinlemek istiyorum
Kendine çok iyi bakıyorsun.
Fazladan çalışmana rağmen yiyecek bir şeyler almayı biliyorsun.
Sağlık önce gelir.
Şefimiz, daha önceki röportajları geri çevirdiğinizi söyledi.
Bugün için bile bayağı yalvarmışlar.
Sebebi nedir?
O kadar mı popüler birisin?
Yanlış bir şey söylemekten korkuyorum.
Ne gibi?
Tıp, çok ciddiye alınması gereken bir meslek dalıdır.
Doktorlar, halkın karşısında ağızlarından çıkacaklar konusunda
ince eleyip sık dokumalıdır.
Aksi hâlde
halkta kötü fikirler oluşabilir.
Tıp alanı toplumdaki herkes kapsar.
Yanlış bir cümle nelere mal olur, biliyor musun?
Artık ciddiliğinin boyutunu öğrenmiş oldun.
Meydandaki "Sana yemek yapmak zorunda değilim" cümlesi.
Aramızdaki ilişkiyi bizimkilere açıklayana kadar neler çektim, haberin var mı?
Bizi gizlice evlendik sandılar.
Ama ben gerçeği söyledim.
Jiang Bey, gerçeği söylemenin de belli yeri ve zamanı vardır.
Hazırım ben.
Taslağın? Bir bakayım ona önden.
Buyurun.
Tek profesyonel sen değilsin.
Ben de oldukça titiz ve ciddi bir gazeteciyim.
Tamam mı?
İkincisi
sodyum alendronat, aminofilin gibi özofagus mukozasına daha fazla zarar veren ilaçlar.
Üçüncüsü, alındıktan sonra terlemeye yol açan ateş düşürücü ve analjezik ilaçlar
Çeşitli ilaçların değişik bileşenlerinden ötürü
ilacı almadan önce prospektüsün çok dikkatli okunması gerekmektedir.
Tamamdır. Bu kadar yeterli.
İlaçlarla ilgili diğer bazı yaygın bilgiler burada sıralanmış hâlde var.
Gerek olursa direkt buraya atıf yapabilirsin.
Teşekkür ederim.
Toparlan da çık.
Eve erken gitmek istemiyor muydun?
Erken kelimesini yanlış anlıyorsun sanırım?
Yemek ısmarlayayım sana. Daha yemedin, değil mi?
Bildiğim bir mekân var. İyi bir yer sayılır.
Bir markete uğrayacağım. Hemen dönerim.
Masayı saat sekize ayırtmıştın. On beş dakika kaldı, yetişebilecek misin?
Yetişirim, hemen gider gelirim.
Çantayı bana ver.
Hemen gelirim.
Buyurun.
Kartınızda biriken puanların süresi yakında doluyor.
Puanlar da ancak iki anahtarlığa yetiyor.
- Teşekkür ederim. - Rica ederim.
Poşetinizi alabilirsiniz. Yine bekleriz.
Seçin birini.
Az önce aldığım bir hediye.
Biri de senin için.
Bugünkü kayıt için teşekkür ederim.
Yemeğe davet etmedin mi zaten?
Bunu takacak yerim yok.
Nasıl yok?
Şuraya takabilirsin.
İşte oldu.
Şurada bir adam bayıldı!
- Yığıldı kaldı. Ne oldu acaba? - Gidip bir bakalım.
Beyefendi, kendinize gelin.
Müsaade edin.
Ben doktorum.
Beyefendi.
Biraz açılalım lütfen.
Ding Liaoliao!
Ambulansı arıyorum ama düşmüyor.
Bağlandı!
Alo?
Burası, 36 numaralı marketin önündeki Guangming Jingwei Caddesi.
Evet, az önce biri bayıldı.
Teşekkürler.
Çantasında kimlik var mı, bir bak.
Tamam.
Buldum.
Adı neymiş?
Liu Zhiguo.
Seslen!
Liu Zhiguo.
Bırakma!
Liu Zhiguo, beyefendi.
Liu Zhiguo, kendinize gelin!
Kendinize gelin Liu Zhiguo.
Kendinize gelin Liu Bey!
Liu Zhiguo.
Nefes alıyor.
Nabzı
geri geldi.
Ambulans gelir şimdi.
Geldi.
Ambulans geldi.
İyidir umarım.
Doktor hanım.
Sekiz dakikalık kalp masajı sonrası karotis nabzın yok olduğunu teyit ettim.
- Kalp atışı zayıf döndü. - Doktor musunuz?
Evet.
Yardım almadan mı yaptınız kalp masajını?
- Peki ya elleriniz? - Sıkıntı uok.
Peki, dönüp dinlenin.
Telefon numaranızı da buraya bırakın.
Olur.
Jiang Kan.
Elin incinmiş. Sana sargı aldım.
Evde sararım.
Şu an yorgunum.
Ben yardım ederim.
Ne yapsak ki? Rezervasyon yandı başka masa da vermezler.
Bir dahaki sefere yeriz.
Orası da çok güzel yapıyordu.
Beni yemeğe götüremediğin için epey üzülmüş gibisin.
Sayılır.
Az önce korktun mu?
Hayır.
O zaman gidelim, geç oldu.
No comments yet. Be the first to leave one.