The first 200 lines.
NETFLIX SUNAR
İşte.
Beton bu Lino.
Clio'yla betonu mu geçeceksin?
Ne? Hayır, olmaz.
Kimin yüzünden buradayız?
On bin kazanmanın başka bir yolu olmalı.
Vitrinden dalıp, alabildiğimizi alıp çıkacağız.
Parayı başka bir şekilde bulurum.
Öne ağırlık lazım.
Araba buna dayanmaz Lino.
Kemerini tak.
Siktir.
Sıçayım.
Siktir, sıkışmış.
-Açamıyorum. -Kaç.
Kaç!
Lino, koş!
Çık hadi. Siktir!
Sıçayım.
Bende!
Hadi, devam!
Hadisene, pas ver.
Arkanda. Salak!
Dön! Gel. İşte böyle.
-Gelmene sevindim. -Hiç başlama.
-Hangisi? -Şu.
Bırak!
Hadi!
Şu herif...
İkile.
...dört kat betonu aştı.
Bak, çekil!
Hem de Clio ile. Burnu bile kanamadan.
Umurumda değil.
Kaçakçılığı durdurmak istiyorsan onu bana bırak.
Yargıç kabul etti.
Hadi!
-Hapiste olmayan biri olmaz mıydı? -Olmazdı.
Bana bir sihirbaz lazım, o da bir sihirbaz.
Güven bana.
Tamam, bir ayın var. Bir gün fazlası değil.
İki sandalye çeker misin?
Hızlı kaçakçılık timinin başındayım.
-Benim işim değil. -Biliyorum.
-Bak. -Aradığın ben değilim.
Biliyorum.
Al.
Araçlarım yetersiz kalıyor.
Sıfır güç.
Sıfır dayanıklılık.
Sıfır şans.
Ne sürüyorsun?
Renault 21, 2,000 motor, turbolu.
Gülme lütfen.
Emniyetin kullandığı ilk müdahale aracı bu.
Biliyorum, babamda da vardı.
Ne istiyorsun? İyi bir çekici mi lazım?
Hayır, önümüzdeki birkaç yıl boşta olan bir araba ustası lazım.
Nasıl yani?
Ekiplerimin kirpi gibi ezilmesinden bıktım.
Bu sikik tacirleri durduracağım. Şoförlerim üst düzey.
-Sen de arabaları üst düzey yapacaksın. -Şaka mı bu?
Bu gece öldürülmemeye çalış.
Sabah tam yedide seni alacağım.
ULUSAL EMNİYET KURULU
ŞAHIS BİLGİLERİ
ULUSAL POLİS
ARS 762 plakalı gümüş BMW, kaçıyor.
Peşindeyiz!
Anlaşıldı merkez. BMW'yi görüyoruz.
-Hızlı kaçakçılık vakası. -Anlaşıldı.
Yaklaşıyorum.
Bırak Areski, Julia halledecek.
Güzel.
Hadi oradan.
Kaçırma. Ensele onu.
Hayır!
Trafiği durdurun.
Patron kimmiş?
Biz yakalayacaktık lan.
Paris'te mi?
Bakın.
Şahane.
Bakayım.
Vay anasını.
Jeff, 300'e spoiler sipariş etmiş miydin?
Jeff!
-Ne? -Spoiler diyorum.
Aylardır bekliyorum.
Ayın 21'inde gelecek.
Gelmezse başka...
Julia.
-Ne yapıyorsun? -Hiç, duruyordum.
Aynen öyle. Durma, arabanın altına dön.
-Charas. -Efendim?
-Gece burada kalabilir miyim? -Yine mi?
Tamam, cezaevini ararım.
Ama sabah hücrene döneceksin.
-Sonuç? -Herifleri mahvettik.
-Hız? -Önden çarptık, 85'le.
-Maksimum hız? -150'ye çıktık.
Ağırlık transferini iyileştirebilirim.
Başlama yine şu muhabbete. Öldürteceksin bizi.
Jeff, askıya çıkaralım.
-Kutlayacağız, geliyor musun? -Hayır.
-Korkma, Julia zamanla gelişir. -Derdim Julia değil.
Derdin ne? Senin için canımı tehlikeye attım.
-Altı aya kaçakçıları bitireceğiz. -Hikâye o iş, biliyorsun.
Bir kaçakçı yakalıyorsak 200-300 kilo mal elimizden kaçıyor.
Çuvalla malı feda ediyorlar.
Yem olarak. Biz de yiyoruz.
İçeriden bilgi alıyorlar, eminim.
Kim alıyor? Ne diyorsun?
Yakında öğreneceğim.
Düşmanı gözünde büyütüyorsun.
Sen bu savaşı kazandın Charas.
Biraz da benim sayemde.
Karar değiştirirsen bekleriz.
-Konuşabilir miyiz? -Hayır.
Jeff, bara geliyor musun?
Pazartesi görüşürüz Lino.
Yapma artık şunu.
Atla hadi.
Diyorum ki klasik bir araban var ama bakmama izin vermiyorsun.
Kimse 2L Turbo'ma dokunamaz.
-Şuna bak. -Ben yürüyenden çok iyi anlarım.
Bir kerecik...
Hayır dedim. Asla. Uzatma artık, yeter.
Bas bari.
-Sekizde hücrede olmazsam tepeme binerler. -Korkma. Kuralları ben koyuyorum.
Bugün programdan sapacağız.
Beğendin mi?
Müstakbel garajımıza hoş geldin Lino.
Keşke yüzünün hâlini görebilsen.
Dur.
En iyisi de bu.
Şaka mı bu?
Önümüzdeki haftadan itibaren geçerli.
Moss onayladı mı?
Bizzat.
Benimle oyun oynama Charas.
Gaza gelme. Erken tahliye olacaksın ama şartları var.
Ama bunu hak ettin. Bu garajda senin de payın var.
Diğerlerine söyle sen onu.
Ekipte mahkûm olması iyi durmamıştır tabii.
Dokuz ay teşekkür bile almadan çalıştın.
Ben ikinci şanslara inanırım.
İnsanlara çok güveniyorsun ama hiçbir şeyi değiştiremiyorsun.
Bir şey daha.
Güven demişken, bunu dün enselediğimiz araçta buldum.
Hakkında bilgin var mı?
-Bir tür enjeksiyon valfi. -Evet.
Motor gücünü üçe katlar ama maksimum 200 metre dayanır.
En son kuyumcuya dalan bir Clio'da görmüştüm.
-Tıpatıp aynısı. -Yani?
O gece yalnız değildin.
Bana bunu sorma Charas. O benim kardeşim.
Peşinde olduğum kişi o değil ama çalıştığı adamları istiyorum.
Quentin'in kafası çalışmaz, anca bela çeker.
Areski'nin tamponunda parçalanan bir arabanın direksiyonuna geçmesi
sadece an meselesi.
Bana söz ver.
Söz.
-Kesin burada mı? -Bilmem.
-Areski'yi bekleyelim. -Telefonunu açmıyor.
İki dakikan var.
Ağzına sıçayım Areski, aç şu telefonu.
Lino'yla birlikteyim. Ters gidebilir. Beni ara.
Sikeyim böyle işi.
Sürpriz!
Vay, chip tuning mi?
Elleme, çekil abi.
Önce abine bir sarıl.
Numaranı ver, ben seni ararım.
-Şey... -Selam.
Bir şey mi lazım?
Kardeşimi görmeye geldim.
Kardeşin meşgul, başka zaman gel.
Birkaç saat izin versen olmaz mı? Bir şeyler içeriz, geri bırakırım.
Sen mi çağırdın?
Hayır. Lino, git artık.
Sakin ol Quentin. Sözleşmiştik, takılalım işte.
Kad, postala şunu.
Hayırdır? Alo!
Lino!
İki dakikada hemen boka batmışsın.
Üstünü ara.
Sıçayım.
Bu güzel yüzü tanıyorum ben. Bak bakayım.
Adın ne?
Lino, aracı getir.
Marco. Marco!
Şunları kelepçele.
Öttüreceğiz.
Mevzu ne?
Bunu ben alırım.
-Yok, o bende. -Depoda görüşürüz.
Bende dedim.
-Çocuğu almasın. -Kapa çeneni.
No comments yet. Be the first to leave one.