The first 200 lines.
NETFLIX ORİJİNAL DİZİSİ
Dünyalar arasındaki bariyer çökmeye başlıyor.
Gücünü kontrolüme alırsam durdurabilirim.
Yoksa bu dünyayı içine çekecek.
Peki sözünü tutacak mısın?
İstediğini alacaksın.
Sabırlı ol.
Sherlock Holmes adi biri. Sadece...
Seni bırakıp onunla gittiğine inanamıyorum.
Seni yüzüstü bıraktı.
Birbirinize göz kulak olun.
Bea.
Keten Takımlı Adam senin de aklına girdi, değil mi?
- Ne görüyorsun? - Annemi.
Annemin gittiği gece bize veda edişini.
Geri dönmeyeceğini biliyordur.
Düşünsene, ne kadar korkmuştur. Ne kadar üzülmüştür.
Ama gidişini hatırlamıyorum bile.
Hatırlayacak yaşta değildim.
Aklında olduğu sürece onu bulabilir.
Belki burada kalsan daha iyi.
Aklına girdiği çoğu insan üzüntüyle paramparça oldu...
Ben iyiyim Jess. Yok bir şeyim. Bunu kaldırabilirim.
Onu durdurduğumuzda hepsi bitecek.
Bu kilidin şifresi şu bilmecede saklı.
"Hangi iki asal sayı altının kareköküne bölündüğünde
büyük veya eşit..."
Bilmecelerden bıktım.
Sokaklar daha tehlikeli olacak.
Yarık'la canavarlar artacak.
Hazırlıklı olmalıyız.
İyi seçim. Görünüşe göre Amazon.
İnsanları nasıl tüfekleyeceğim?
Doğrult ve tetiği yavaşça çek.
Bir anda çekme. Bunu asla yapma.
Doldurmak için de bu sürgüyü kullan.
Şimdi değil.
Bildiğiniz gibi ben pek dövüşçü sayılmam.
Sence ben öyle miyim?
Dostum, şöyle söyleyeyim.
Kıçlarınızı kuğu boynuyla siliyorsunuz.
- Pardon? - Kuğu boyunları mı?
Sence İngiltere'deki tüm kuğular neden kraliçenin?
Bu abesle iştigal.
Yani kısacası, işini bitirdiğinde aşağı bakıp
şemsiyelikte hiç kuğu boynu kalmadığını düşün.
İşin özü, hazırlıksız yakalanma.
Güven bana. İhtiyacın olacak.
Yarık genişledikçe şehirde kargaşa artacak.
Birbirinizden ayrılmayın.
Şu hâlinize bakın.
Sizden ilk yardım istediğimde endişeliydim.
Çocuk bunlar demiştim.
Öyleyiz.
Başlıyor.
YAŞAM COŞKUSU
ALDGATE İSTASYONU İÇ HALKA HATTI
Barikat kurmuşlar. Aklıma gelmişti.
Gelin.
Ayrılmadan önce talimatnameye bakmıştım.
Eski kanallar, tünel hattından geçiyor.
Yer altı çalışmalarına gidebiliriz.
Yardım et.
Fena değil Watson.
Sonuçta beni kaşım gözüm hatırına getirmedin.
- İn madem. - Ne?
Hayır, ben iskeletim, testis değil.
Bu ne?
İlk insem de olur.
Bill.
Mutlaka bir arada kalın.
Olabildiğince sessiz olun. Yaklaştığımızı duyarlarsa işimiz biter.
Bu tarafta.
Benim sorumluluğum değil.
Bu şekilde...
Beatrice...
Cesur bir kız olmanı istiyorum.
Benim için güçlü olmalısın.
Annene bir şey oldu.
- Hayır! - Beatrice!
Hayır!
Böyle. Pes edin.
- Geldiler. - Bir bütün olalım.
Geldiler!
Daha tamamlanmadı. Bitmedi.
Hayır!
Artık şunu bitirelim.
Tünel çöküyor. Hemen gitmeliyiz.
Sakin olun.
Bir şey duyuyor musunuz?
Hayır. Sessiz ol.
Merhaba küçük Bill.
Billy?
- Uzaklaş! - Git!
- Çocuklar. - O burada.
- Burada kalın. - Hayır Jessie.
Beatrice, hayır. Bu oyuna boyun eğme.
Tanrım, lütfen.
Ona yardım et!
Ölüyor!
"Babam cesur bir askerdi. O bir kahramandı."
Senin için babaya en yakın şey benim. Öyle değil mi Bill? Benim.
Etkilendim Jessie.
Ustalık yolundaki ilerlemeni hafife almıştım.
Ama artık seni öldürmeliyim.
Jessie, şuraya bak. Çok güzel bir aklın var.
Onu yok etmek yazık olacak.
Bakalım işi bitirecek ne bulabiliriz.
O kim?
Sensin. Bunlar senin anıların.
Bu benim değil,
senin aklın.
- Bana yaptığına bak. - Hayır!
Onların bana yaptıklarına bak. Billy oğlum!
Bu gerçek değil. Savaş onunla. Karşı koy.
Karşı koy!
Kardeşin bebek olduğu için bebek odasında. Sen burada uyuyacaksın.
Ağlama. Kimse gelmeyecek.
- Beatrice! - Lütfen!
- Ağlama... - Annemi istiyorum.
Savaşmalısın. Kendini toparlamalısın!
- Beatrice! Buna zamanımız yok. - Annemi istiyorum.
Aklımda olduğun için korkmam mı gerekiyor?
Burada beni yıkacak kadar güçlü bir korku ya da anı yok.
En iyi arkadaşındı.
Çıktığı kızı kıskanıyordun.
Mahvettiğin ilk kişiydi.
Sonrakilerin ilki.
Korkularını gördüğün yüzlerce insana her işkence ettiğinde
hissettiklerinden bir parça aldın.
Acıyı hissetmeden sebep olamıyorsun.
Şimdi hisset!
Hepsini hisset!
İşkence ettiğin insanların korkularını aynı anda hisset.
Ona yardım et!
Hayır!
Dövüş benimle Billy!
Leo!
Leo!
Kanıyordum...
Gerçek değildi dostum.
- İyisin. Bir şeyimiz yok. - Tamam.
Spike!
İşte! Buradayım!
Zaman az. Diğerlerini bulalım.
Evet, tuttum seni. Hadi gidelim. Gel.
Billy! Leo!
Bacağım.
Bacağım çok kötü.
Leo!
Billy! Leo!
Bea! Buradayız!
Billy yaralandı!
Sanırım bacağı kırıldı.
Mahzene geri dönüp orada kalın!
Orada kalsın!
Mahzene dönmeyeceğim.
Sizi bırakmam.
Bu tüneller güvenli değil Billy!
- Kazabiliriz. - Zamanımız yok.
Mahzene dönüp orada kalın.
Birbirinize göz kulak olacağınıza söz verin.
Tamam.
Peki.
Billy!
Billy, bana söz ver!
Beatrice.
Billy! Bana söz ver!
Tamam.
Jessie!
Buradayım Bea! Aşağıdayım!
Jess, geliyoruz!
- İyiyim. - Jessie!
Yarık'ı kapatmaya çalışırsan
anneni öldürdüğü gibi seni de öldürür.
Belki.
Bedeli ne olursa olsun en iyisini istiyorum. Onun gibi.
Neye gülüyorsun?
Arthur'un aklına girdiğimde
sadece Yarık'ın yerini görmedim.
Kimin açtığını da gördüm.
O ne demek?
Sherlock'a sana katılması için ne söyledin?
Yarık'ı kim açtı? Kim?
Derinlerde bir yerlerde biliyor olmalısın.
Kimden bahsediyor Jess?
Jess!
Bu, aklımın bir ürünü mü?
Jessie! Bunu aklımın yapmadığını söyle.
Bu, gerçek.
Kızlar.
Yavrularım.
- Anne. - Yavrularım benim.
Sizi öyle özledim ki.
Hem de tüm kalbimle.
Size şöyle bir bakayım.
Biricik Jessie'm. Ne kadar da büyümüşsün.
Bea-Bea'm. Çok güzel olmuşsun.
Herkes çok güzel.
Sizi öyle çok özledim ki.
No comments yet. Be the first to leave one.